ANA SAYFA

ANA SAYFA

BİZE ULAŞIN

BİZE ULAŞIN

SİTE HARİTASI

SİTE HARİTASI

RSS

RSS

13 MART 2010 CUMARTESİ   

ENGLISH
Kütüphane RADYO TMMOB

SİTE İÇİ ARAMA: 

BASIN
AÇIKLAMALARI

ODA
HABERLERİ

İKK
HABERLERİ

ETKİNLİK
AÇILIŞ
KONUŞMALARI

GÖRÜŞLER/
BELGELER

SONUÇ
BİLDİRGELERİ

SAYFAYI YAZDIR

YAZDIR

ÇALIŞMA PROGRAMI - 40. DÖNEM

TMMOB 40. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI 
 

1. SUNUŞ 
 

TMMOB 40. (2008-2010) Çalışma Dönemi‘nde de; TMMOB 40.Olağan Genel Kurulu‘nda alınan kararlar doğrultusunda, dünyanın, ülkemizin, insanımızın ve üyelerimizin içinde bulunduğu bu günkü koşullarda, bir meslek örgütüne, bir mesleki demokratik kitle örgütüne düşen görevlerin güçlüğü, büyüklüğü ve bunlara karşı sorumluluklarının bilinciyle çalışmalarını sürdürecektir. 

TMMOB‘nin bu Çalışma Dönemi, küresel sermayenin yeni bir dünya krizine girmekte olduğu, kapitalizmin kural tanımaz uygulamaları sonucu dünyamızın hızla doğal dengesini kaybettiği, küresel ısınmanın tüm canlıları yok edebilecek düzeylere yükselme eğilimi taşıdığı günlere denk düşmektedir.  

1980‘li yıllardan bu yana dünyamız küreselleşme adı altında yeniden yapılandırılmaktadır. Küresel sermaye, dünyadaki tüm ekonomik yapıları hegemonyası altına almakta, IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlar aracılığı ile kendi programlarını gelişmekte olan ülkelere dayatmaktadır. Küresel gelirin %55‘i nüfusun sadece %5‘i tarafından gasp edilmektedir. Bu durum gelir dağılımı uçurumunu daha da derinleştirmektedir. 
 
Sermaye, yeni yatırımlar yapmak yerine, özelleştirmeler sonucu hazır bir pazar olan kamu işletmelerine ve kamu tarafından sağlanan hizmetlere el koymakta, ancak uygulanan bu politikalar pazarın daralmasının önüne geçememekte ve yeni bir dünya krizinin başladığı artık herkes tarafından kabul edilmektedir. Geçtiğimiz aylarda ABD‘de konut kredilerinde başlayan kriz, petrol ve gıda krizi ile birlikte yayılmaktadır.  

Tek kutuplu dünyamızda jandarmalığa soyunan ABD, özellikle enerji kaynakları üzerinde hegemonya sağlamak için dünya halklarına saldırılarını artırarak sürdürmektedir. Bu emperyalist politikalar, Afganistan ve Irak‘ta işgaller, Lübnan ve İran‘da ise askeri saldırı politikaları olarak sergilenmektedir. Her ekonomik bunalım ABD ve AB güçlerini pervasızlaştırmakta, saldırganlaştırmaktadır. Emperyalizm sadece finansman ve ekonomik gücü ile değil, askeri gücü ile de egemenlik alanlarını genişletmektedir. 

ABD‘nin Büyük Ortadoğu Projesiyle gündeme getirdiği kendine bağlı kukla ve ılımlı İslam‘ın iktidar olduğu devletler oluşturma çabaları ülkemizi de büyük bir çatışmanın içine yuvarlamaktadır. 

Türkiye kapitalist küreselleşmeye eklemlenme doğrultusunda bir değişim süreci yaşamaktadır. Ekonomiden siyasete ve gündelik hayata kadar her şey sermayenin yeni düzenine uygun olarak yeniden düzenlenmektedir. 12 Eylül ve ANAP ile başlayan ve bugüne kesintisiz süren bu değişimin son ve en güçlü aktörü ise AKP‘dir. AKP, emperyalist odaklardan aldığı güçle, "üsttekilere han hamam, alttakilere din iman" politikaları ile iktidarını kamusal alanda ve gündelik hayat içerisinde giderek yerleştirmektedir. 

Türkiye‘de emperyalizmin ve egemen sınıfların taşeronu AKP Hükümeti, kapitalist küreselleşme ve neo-liberal politikalar ekseninde, her alanda özelleştirme, kuralsızlaştırma ve piyasalaştırmayı uygulamakta, dışa bağımlı yapıyı pekiştirmektedir. 

Ülkemizde sınai yatırımlar durmuş, KOBİ‘lerin önemli bir kısmı pazardan çekilmiş, işsizlik kronik bir sorun haline gelmiştir. Ülkemizi IMF‘ye teslim edenler, meslektaşlarımızı işsizliğe, düşük ücrete, meslek alanı dışında çalışmaya ve beyin göçüne zorlamaktadırlar. 

İstihdam verileri büyük olumsuzluklar taşımaktadır. İşsizlik oranı gayri resmi rakamlara göre %20‘leri bulmuştur. Özellikle sanayi yatırımları çok sınırlı kaldığından yeni istihdam alanları açılamamaktadır. Verimlilik artışı senaryosu ile işgücü sömürüsü katmerleşmiştir. Genç işsizliğinin tırmandığı ülkemizde, nüfusun yarısını oluşturan kadınlar, sınırlı ölçüde katıldıkları istihdam alanından uzaklaştırılarak evlerine kapatılmaktadır. Yeni yayınlanan istihdam paketi ile gençlere iş bulma adı altında yaş grupları arasında yer değiştirme yapılacak, 30 yaş üstü işsizlik artırılacak, böylece sermayeye ucuz iş gücü temin edilmiş olacaktır. 

Yıllardan beri izlenen ekonomik politikalar ülkemizi ucuz işgücü deposuna çevirmekte, her türlü sağlıksız ve güvenliksiz koşullarda işçi çalıştırılmasına yol açmaktadır. Son yıllarda bu koşullarda çalışan tersanelerde, maden işletmelerinde ve benzeri pek çok işyerinde iş kazaları/cinayetleri meydana gelmektedir. 

Ülkemizde esnek üretime, doğal kaynakların kuralsız tüketimine, kamu varlıklarının satışına, katma değeri düşük üretime dayalı bir büyüme masalı halkımıza anlatılmaktadır. Ayrıca söz konusu büyüme oranları ile bugünkü Avrupa Birliği kişi başına gelir ortalamasının yarısına, bu hızla ancak 2050 yılında varılabilecektir. 

Suni anayasa tartışmaları ile laik, demokratik, sosyal hukuk devletine dayalı, eşitlikçi bir anayasa yerine, toplumsal uzlaşı aranmaksızın türbanla örtülmüş piyasa usulü bir anayasa halkımıza dayatılmaktadır.  

Toplumumuz bugün cemaat ve tarikat yapıları eliyle gerici düşüncelerin etkisi altına alınmaktadır. 12 Eylül ile başlayan bu gericileşme dalgası AKP iktidarına yaslanarak güç kazanmakta, etkinliğini arttırmaktadır. Bu siyasetin simgesi haline getirilen türban, toplumun muhafazakâr bir yaşam biçiminin baskısı altına alınmasının, özgürlüklerin tehdit edilmesinin, özellikle kadınların toplumsal yaşamdan tecrit edilmesinin bir unsuru haline gelmiştir. 

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasaları ile çalışanların kazanılmış hakları budanmakta, Sağlık ve eğitim piyasanın insafına terk edilmektedir. 

Sıcak paraya dayanan ekonomimiz gittikçe büyüyen cari açığı, dışa bağımlılığı ve 500 milyar dolara yaklaşan iç ve dış borçları ile toplumu hızlı bir çöküşe sürüklemektedir. 

AKP iktidarı toplam yatırımlar içinde bütçeden GAP‘a ancak %7 kaynak ayırmış, tarımın yatırımlar içindeki payını %33‘ten %8‘e, sulama yatırımlarının tarım içindeki payını ise %29‘dan %7‘ye indirmiştir. Şu anda büyük bir kuraklığın hüküm sürmekte olduğu Güneydoğu Bölgesinde, GAP‘a adeta bir çivi bile çakmayan AKP iktidarının bugün eylem planı açıklıyor olması, bölge halkına yönelik bir siyasi manüplasyondur. Siyasi iktidar köylümüzü çok uluslu şirketlerin marabası haline indirgemiş, üreticinin alın terinin karşılığını almasını, aracı ve tefeciyi zenginleştirerek tüketicinin uygun fiyatla gıdaya erişimini engellemiştir. 

Ülkemizin su kaynakları hızlı nüfus artışı, çarpık sanayileşme ve endüstriyel tarım ile kirlilik unsurlarının baskıları altındadır. Havzalarımız kurumsal, yasal, yönetsel ve sosyo-ekonomik unsurlar ile birlikte, planlama/karar verme sürecinden uzak bir anlayış ile piyasalaştırılmaya çalışılmaktadır. Esas olarak bugün çoğu ülkede olduğu gibi Türkiye‘de de yaşanan su sorunlarının temelinde yanlış ve eksik, yönetim ve politikalar yatmaktadır. 

Türkiye‘nin en temel sorunlarından biri olan Kürt sorunu ekonomik, toplumsal, kültürel, tarihsel, siyasal ve sosyal boyutları olan bir sorundur. Bu sorunun demokratik yollarla çözülemeyişi, askeri yöntemlerin sürdürülmesi, demokrasinin Türkiye‘de tüm kurum ve kurullarıyla köklü bir şekilde yerleşmesinin önünde engeldir. Siyasi erkin yaygınlaştırdığı çözümsüzlük ülke kaynaklarını tüketmekte, ülkenin gelecekteki ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel gelişimini ipotek altına almaktadır.  

1980 öncesi ve sonrası dönemde gerçekleşen faşist saldırı ve katliamların derin acısını yaşamış olan halkımız, yakın dönemde gerçekleşen bombalı, silahlı, bıçaklı saldırı, suikast ve katliamlar ile bir kez daha sarsılmıştır. Özellikle Hrant Dink‘e sıkılan kurşun Türkiye‘de eşit ve özgür yaşamak isteyen, tek tip olmayı reddeden, buna karşı mücadele eden bütün insanları hedef almıştır. 

Demokrasinin tüm kurul ve kurallarıyla çalıştığı bir siyasal-sosyal-kültürel ortamın yaratılması, kararlılıkla ve düzgün doğrultuda olmak üzere, geçmişte, günümüzde ve gelecekte darbe yapmış, hazırlığı içinde olmuş ve olacak çetelerin üzerine gitmekle mümkündür. 

1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Gününde İstanbul‘u sıkıyönetim alanına çeviren, vatandaşlarına polis terörü uygulatan siyasal iktidar; emek ve meslek örgütlerine ve toplumsal muhalefet güçlerine saldırılarını sürdürmektedir.  

Bu değerlendirmemiz sonucunda herkes bilmelidir ki;  

TMMOB, emperyalizme karşı başka bir dünya kurma mücadelesinin içinde olduğunu vurgulamaya kararlıdır.  

TMMOB, ülkemizin emekten ve halktan yana güçlerinin kararlılığını, mücadele azmini, birlik ve dayanışma bayrağını yükseltme iradesinin önemini bir kez daha dile getirmektedir.  
 

2. TEMEL İLKELERİMİZ ve ÇALIŞMA ANLAYIŞIMIZ 
 

TMMOB ve bağlı Odaları;  
 

Mesleki demokratik kitle örgütüdür. Demokrat ve yurtsever karakterdedir. Emekten ve halktan yanadır. Anti-emperyalisttir, Yeni Dünya Düzeni teorilerinin, ırkçılığın ve gericiliğin karşısındadır. Siyasetin dar anlamını aşar, yaşamın her olayını siyasetle ilişkili görür. Barıştan yanadır. İnsan hakları ihlallerine karşıdır, insanlık onurunun korunmasından yanadır. Örgütsel bağımsızlığını her koşulda korur, gücünü sadece üyesinden ve bilimsel çalışmalardan alır. Meslek ve meslektaş sorunlarının, ülkenin ve halkın sorunlarından ayrılamayacağını kabul eder. Politikanın oluşturulmasında ve uygulanmasında demokratik merkeziyetçi yöntemleri uygular. Karar alma süreçlerinde demokratik ve katılımcıdır. Bağlı Odaları ile birlikte mühendis, mimar ve şehir plancılarının meslek alanlarını düzenler, üyesinin ve halkın çıkarlarını korur. Sanayileşme ve demokratikleşme alanlarında durum tespitleri yapar, politikalar ve çözüm önerileri üretir. Ülkenin demokratikleşmesi için çaba sarf eder. Kamuoyu oluşturmaya yönelik çalışmalar içinde tartışmasız yer alır. Demokratik Kitle Örgütleri ve sivil toplum örgütleri ile ilkeli ve demokratik işbirliği içerisindedir. 
 

TMMOB ve bağlı Odaları;  
 

Toplumdan soyutlanmış seçkin mühendis ve mimarların örgütü değil, aksine toplumun içinde yer alan, onun bir parçası olarak toplumla etkileşim içinde bulunan, Temsili demokrasi alanının daraltılması ve biçimsel uygulamalar yerine, birlikte düşünme, birlikte üretme ve birlikte yönetme mekanizmalarını güçlendirici çabalara yönelen, Rant gruplarının otoriter, sınanamayan, hesap vermeyen yönetimlerin aksine, örgüt içi demokrasisi güçlendirilmiş, seçim dışında da katılım mekanizmalarını yaşama geçiren, Profesyonellerin ve uzmanların örgütü anlayışını reddeden; aksine kitle örgütü niteliği ile organlarına dayalı çalışmayı yürüten, Siyaset dışı kalma anlayışlarının tam tersine; her koşulda ve her zaman siyaset yapan, siyasetin dar tanımını aşan anlayışları yapıya egemen kılan, Üye ile ilişkilerini, devlet ve egemen kesimlerle olan ilişkilerinin önüne koyan, resmi otorite ile her türlü diyaloga ve işbirliğine açık ama işbirlikçi yaklaşımların dışında kalan, Örgüt işlevinin deforme edilmesi anlamındaki hizmet üretimini reddeden, aksine üyelerinin hizmetlerinin niteliğini yükseltecek düzenlemeler yapan, norm ve standartları oluşturan ve bunların gelişimine hizmet edecek şekilde denetleyen, Egemen kesim ve egemen kesim söylemleri ile ters düşmeme anlayışlarını reddeden; aksine, üyesinin söz ve kararlarda yetki sahibi olmasını sağlayan, Kamu hiyerarşisi içinde yer edinme ve örgüt etkinliklerini buna bağlama anlayışlarının yerine, örgütün kamuoyu önünde saygın yerini korumayı ve geliştirmeyi hedefleyen, örgüt etkinliklerini kendi iç dinamikleri ve kendi kararları ile belirleyen, Meslek örgütü kavramını, demokratik kitle örgütü özelliğinin önüne çıkartarak, meslekçi eğilimleri güçlendiren anlayışların aksine, mesleki-demokratik kitle örgütü anlayışlarını yaşama geçiren, Her türlü yapılanma ve örgütlerle olan ilişkisinde, anlamsız hiyerarşik eşitlik anlayışları yerine, ilişkilerinde bu yapıların toplum içindeki işlevselliklerini ölçü olarak alan, Hiçbir üyesinin sorununu dışlamayan, ancak üyesinin büyük çoğunluğunu oluşturan ücretli çalışan mühendis ve mimarların konumları gereği, ücretli çalışan kesimlerle ve onların örgütleri ile ilişkilerini güçlü hale getiren, Örgütün uluslararası ilişkilerini güçlendiren, Dünyayı, ülkeyi ve yaşamı tanıyan, anlayan ve ona göre politikalar üreterek yaşama geçiren, bir çalışma anlayışı içerisindedir.  
 

3. MÜCADELE ALANLARIMIZ 
 

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği bu dönemde;  
 

- Ülkemizin tüm varlıklarının özel sermaye istismarından kurtarılarak özelleştirmelerin durdurulması, özelleştirilen halka ait varlıkların kamulaştırılması ve kamu kuruluşlarının yeniden güçlendirilmesi,

- Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) ile kamu hizmeti alanlarının piyasalaştırılarak yabancı sermayenin istilasına açılmasına karşı çıkılması,

- Toplumsal gönencimizin arttırılmasına yönelik ulusal, bölgesel ve kentsel düzeyde planlı ve kamusal bir ekonomi politikası doğrultusunda, kamusal kaynaklara dayalı ve planlı modeli esas alan istihdam odaklı sanayileşme ve kalkınmanın sağlanması,

- Dünya Bankası, IMF, AB ve benzeri kuruluşların dayattıkları, yerli işbirlikçilerin uyguladıkları "yapısal uyum ve istikrar programları"nı reddederek, emeğin iradesini egemen kılan ekonomik ve toplumsal politikaların üretilmesi,

- Ülkemize dayatılan dışa bağımlı enerji politikalarının terk edilmesi, yenilenebilir, yerli enerji kaynaklarına ve hidroelektrik esaslı santrallere öncelik veren tüm yatırım ve düzenlemelerin kamu tarafından yapılması,

- Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasında sürdürülebilir enerji ve kalkınma modeli izlenmesi ve "kirlet bedelini öde" politikasının tamamen terk edilmesi,

- Standart dışı ve enerji yoğun teknolojilerin ithal edilmesinin önlenmesi, mevcut tesislerde enerji verimliliğini artıracak, çevreyi koruyacak, çevre dostu teknolojiler uygulanması,

- Nükleer enerji santralleri ile yabancılara imtiyaz tanıyan maden aramalarından vazgeçilmesi ve ulusal kaynaklara dayalı, maden arama, işletme ve enerji politikası izlenmesi,

  • Madenlerimizin, jeotermal kaynaklarımızın, kıyı ve ormanlarımızın yerli ve yabancı sermaye tarafından yağmalanmasına karşı çıkılması,
  • Özel sektöre tahsis belgesi ile verilen hidroelektrik santral projelerinin çoğunluğu doğanın tahribatına yönelik unsurlar içerdiğinden bunların iptal edilmesi,
  • Karayollarına ağır bir yatırım gerektiren duble yolların ulaşım politikasında tek çözüm olarak sunulmasına karşı çıkılması,

- Üniversitelerde özerk ve katılımcı bir eğitim ortamı sağlanması,

- Eğitimde öğrencileri müşteri olarak gören girişimlere ve eğitim hizmetlerini bütünüyle bir pazar haline getirme çalışmalarına karşı durarak; ilköğretimden üniversiteye parasız, eşit, bilimsel, demokratik ve fırsat eşitliğine dayalı anadilde eğitimin savunulması,

- Mimarlık, mühendislik, şehir planlamacılığı eğitim ve öğretim programlarının çağdaş teknolojiye ve bilim politikalarına uygun olarak emekten ve halktan yana yeniden düzenlenmesi,

- Sağlık ve eğitimin temel insan hakları olduğunu esas alarak, her türlü özelleştirmeye son verilmesi, yeni sağlık ve güvenlik yasasının çalışan lehine ve kamu yararına düzenlenmesi,

- Yeniden düzenlenen ihale yasasının giderek yozlaştırılmasına, rant ve talana açılmasına karşı çıkılması,

- Meslek alanlarımızı yakından ilgilendiren Yabancılar Yasa tasarısına ve mesleki düzenlemeler adı altında TMMOB‘nin yetkilerine yapılacak her türlü saldırıya karşı çıkılması,

- Bir deprem ülkesi olan ülkemizde deprem gerçeği siyasi iktidarlarca umursanmamakta ve kabul edilmemektedir, Ulusal Deprem Konseyi dağıtılmıştır. Deprem gerçeğini sürekli gündemde tutmaya ve gerekli önlemlerin alınmasına yönelik çalışmaların etkin olarak yapılması,

- Siyasi iktidarın TOKİ öncülüğünde halka konut yapma adı altında sunduğu projelerin, zamanla rant sağlamaya dönüşmesine karşı çıkılması,

  • Kentsel mekanın, toplumsal yarar ve kullanım değeri ilkesi etrafında üretilmesi-paylaşılması, ve doğal-kültürel varlıkların koruma-kullanma dengesi içerisinde yaşatılması,
  • Hasankeyf‘te, Bergama‘da, Eşme‘de, Belek‘te, Kazdağları‘nda, Fırtına Vadisi‘nde, Munzur‘da, Sinop‘ta, Aloinoi‘de, Efem çukurunda ülkemizin tarihi, kültürel, doğal ve tarımsal varlıklarını yok edenlere, doğanın tahribine zemin hazırlayanlara dur denilmesi,

- Kentsel dönüşüm projeleri ile rant çevrelerine çıkar alanları açılmasına karşı çıkılması,

- Kadına yönelik şiddetin ve toplumsal hayatın her noktasında cinsiyet ayrımcılığının önlenmesi, politik, ekonomik ve kültürel alanda pozitif ayrımcılığın desteklenmesi, TMMOB örgütlülüğü içinde kadın örgütlenmesinin geliştirilmesi, tüm emekçi kadınların mücadelelerinin yanında olunması-birlikte mücadele edilmesi,

- Tarım arazilerinin yok olmasına, kirlenmesine, genetiği değiştirilmiş tohum ve gıdaların ülkemize sokulmasına, çiftçimizi üretimden, tarlasından koparan işsiz, yoksul bırakan politikalara karşı durulması, gıda güvenliği ve denetiminin sağlanması için gerekli yasal çalışmaların başlatılması,

- GAP Projesi kapsamındaki sulama projelerinin IMF ve Dünya Bankası dayatmalarına karşı çıkılarak hızla bitirilmesi ve bölgedeki halkın yararına gerçek bir toprak reformuna gidilmesi,

- Yabancılara karşılıklılık ilkesi gözetilmeksizin yapılacak toprak satışlarına karşı çıkılması,

- Dünya Bankası‘nın baskıları ile suyun özelleştirilmesine karşı çıkılması, suyun, özellikle temiz suyun bir hak olduğunun vurgulanması,

- Küresel ısınmanın olumsuz etkilerinin yanında, sulamada ve sanayide aşırı su tüketimi, kaçak yeraltısuyu kullanımı, çarpık kentleşme, şehir şebekelerindeki kayıp ve kaçaklar, evsel ve endüstriyel atıklarla suların kirletilmesi gibi su kaynaklarının yok edilmesine ve kirletilmesine neden olan uygulamalara karşı çıkılması,

  • Su ve suya bağlı hizmetlerde çevre ve insan esas alınarak suyun mülkiyeti ve hizmetlerinin kamuda kalmasının sağlanması amacı ile 2009 yılında yapılacak Alternatif Dünya Su Forumu çalışmalarına katkı sağlanması,

- 12 Eylül Anayasası ile gasp edilen grevli, toplu sözleşmeli sendikalaşma hakkının bütün çalışanlara yeniden tanınması,

- Kapitalizmin emeği baskı altına alan stratejilerine karşı, istihdamın bir hak olarak tanınması, artırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi,

- İş sağlığı ve güvenliği konusunda acilen yasal ve idari önlemlerin alınması,

- Başta düşünce ve örgütlenme özgürlüğü olmak üzere tüm demokratik hak ve özgürlüklerin, demokrasinin önündeki engellerin kaldırılması,

- 1 Mayısların özgürce 1 Mayıs alanlarında tüm emek ve meslek örgütleri ile birlikte kutlanması,

- Saldırı ve katliamların ardındaki gerici-faşist çete tipi örgütlenmelerin her türlü bağlantıları ile ortaya çıkarılması ve sorumlularının adalete hesap vermesinin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması,

- Toplumsal ilişkilerde tehlikeli bir şekilde gelişmekte olan "linç kültürü" ve "darbe çığırtkanlığı"nın önlenmesi,

  • 12 Eylül Faşist Cuntasının hazırladığı mevcut Anayasa ve AKP tarafından hazırlanan yeni Anayasa Taslağı yerine, tüm toplumsal ve siyasi oluşumların katılımının sağlandığı, eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik yeni bir Anayasa yapılması,

- Ülkemizin ırkçı şoven yaklaşımlar temelinde kamplaştırılmasına karşı çıkılması, Kürt sorununu çözmek için; bir arada kardeşçe yaşamı, barış, demokrasi ve halkların kardeşliğinin savunulması ve demokratik yaklaşımların egemen kılınması,

- Emperyalizmin savaş ve işgal politikalarına hayır denilmesi, ABD‘nin, İncirlik başta olmak üzere savaşa lojistik destek olan üsleri, limanları ve nükleer başlıkları ile ülkemizi derhal terk etmesi,

- AB müzakere sürecinde, AB yetkililerinin ülkemize yaptıkları hukuk dışı müdahalelerine karşı çıkılması,

- Emeğin Avrupa‘sı için mücadele eden emek ve meslek örgütlerinin, siyasal ve toplumsal hareketlerin katıldığı 2010 yılında ülkemizde yapılacak olan Avrupa Sosyal Forumuna katkı sağlanması,

- "Gençlik geleceğimizdir" şiarını her zaman her alanda daha güçlü haykırılması, gençliğe pozitif ayrımcılığın yaşama geçirilmesi,

- Eşitlikçi bir toplum yaratma mücadelemizde, özgürlüklerimizi savunmak, gündelik hayatın her alanını kuşatmaya çalışan gerici ablukaya karşı mücadele edilmesi,

- Kendi örgütlü özgücümüze dayanarak, bütün emek ve demokrasi güçlerinin birlikte mücadelesi ile küresel kapitalizmin ve onun temsilcisi AKP‘nin saldırılarına karşı olunması,

- Üreterek büyüyen ve paylaşarak gelişen bir ülkede insanca ve barış içinde yaşanması,

- Birlikte karar alma, birlikte üretme, birlikte yönetme ilkesinin yaşama geçirilmesi  için, 
 

Odaları ve üyeleriyle birlikte ülkemizdeki ve dünyadaki emek güçleriyle dayanışma içinde, bağımsızlıkçı, eşitlikçi ve özgürlükçü bir Türkiye ve Dünya için çalışmalarını ve mücadelesini sürdürecektir. 
 

TMMOB; "Kapitalizmin ve emperyalizmin askeri, ekonomik, politik ve kültürel tüm örgütlerinden bağımsız, "Bir Başka Dünya, Bir Başka Türkiye Mümkün"dür." demektedir.  
 

4. ÇALIŞMA ALANLARIMIZ: 
 

TMMOB‘nin 40. Çalışma Dönemi, emperyalizmin ve onun işbirlikçilerinin uygulamalarıyla, Türkiye‘yi yeniden yapılandırmak amacıyla siyasi iktidarlarca hazırlattırılan ve reform olarak sunulan IMF, Dünya Bankası, DTÖ ve AB isteklerini yansıtan yasal ve kurumsal düzenlemelerin yapıldığı bir tarihsel süreçte yaşanacaktır. Genel anlamda "Kapitalist Küreselleşme" olarak tanımlanan bu süreç; içinde yaşadığımız döneme damgasını vuran kapitalizmin çok uluslu şirketler aracılığıyla dünya boyutunda kurduğu ekonomik egemenliğin son aşamasıdır. Küreselleşme aynı zamanda, tekellerin aşırı kâra dayanan birikimi için savaş, gerginlik, çevre sorunları, dünya kaynak ve değerlerinin yağmalanması demektir. Uluslararası sermaye, sendikasızlaştırma, uluslararası tahkim yoluyla, IMF, Dünya Bankası ve DTÖ baskısıyla özelleştirme ve rant ekonomisini egemen kılma uygulamalarıyla gelişmekte olan ülkelerin geleceklerini karartmaktadır. Bu ülkenin mühendisleri, mimarları ve şehir plancıları ve onların örgütü TMMOB, küreselleşmeye ve onun yansımalarına, özelleştirmelere ve rant ekonomisine karşı çıkışını sürdürmek zorundadır.  
 

ABD emperyalizminin 11 Eylül sonrasında dünyayı hegemonyası altına alma hamlesinin parçası olarak Afganistan‘ın ve Irak‘ın işgali, İran ve Suriye‘ye saldırı planları ile ABD nin himayesinde İsrail‘in Filistin‘de uyguladığı insanlık dışı saldırı ve izolasyonu, ABD‘nin, Ortadoğu‘daki hakimiyetini arttırdığı ve Ortadoğu‘yu yeniden şekillendirmeye çalıştığı açıktır. Biz mühendis, mimar ve şehir plancıları çok iyi biliyoruz ki, bölgemizde uzun yıllar içerisinde yaşanan ve son dönemde ABD tarafından giderek yoğunlaştırılan çatışma ve gerilimlerin nedeni, ne Ortadoğu‘da demokrasinin geliştirilmesi, ne kitle imha silahlarının varlığı ne de terörist faaliyetlerin engellenmesidir. Esas neden, Ortadoğu‘nun, dünyadaki enerji kaynaklarının önemli bir bölümüne sahip olması ve bu kaynakların ABD tarafından ele geçirilme çabasıdır. İşte bu bilinçle mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları ve onların örgütü TMMOB, savaşı durdurmak için gösterdiği çabanın devamı olarak Irak‘ın işgaline, Irak halkının katledilmesine-zulme uğratılmasına ve aşağılanmasına karşı durmak zorundadır.  
 

Ülkemizde uygulanan ekonomik programın temel felsefesini, dünyada yaşanan gelişmelerden bağımsız olarak değerlendirmek olanaklı değildir. Türkiye, 1980‘li yıllardan itibaren uluslararası sermayenin istemlerine uygun olarak enerjiden haberleşmeye, eğitimden sağlığa, tarımdan sosyal güvenliğe kadar hemen tüm alanlarda yapısal bir değişim programına tabi tutulmaktadır. Ülkemizde de giderek artan bir ivmeyle sanayi yatırımı azalmakta, çiftçi tarladan uzaklaşmakta, işsizlik oranı büyümekte, çıkan krizlerin sık ve dayanılmaz boyutları yoksullaşma sürecini kronik hale getirmektedir. Bu çerçevede istihdam daralmakta, işsizlik artmakta ve ücretler gerilemektedir. Bu durumdan mühendisler de büyük çapta olumsuz olarak etkilenmektedir. Siyasal iktidarların biat eden tutumları nedeniyle ülkemiz, emperyalizmin küresel ölçekte yürüttüğü yeniden yapılanma süreçlerine en hevesli uyum gösteren ülkelerden biri konumuna sürüklenmektedir. Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Bankası ve IMF gibi örgütlerin direktifi ve denetimi altında uygulanan yapısal uyum politikaları ve ekonomik programlar ile ülkemiz kaynakları talan edilmekte ve sömürgeleştirilmektedir. Hizmet Ticareti Genel Antlaşması (GATS) ile genel olarak bütün kamusal hizmet alanları piyasalaştırılarak, hükümetlerin verdiği sınırsız taahhütlerle ülkemiz yabancı sermayenin istilasına açılmakta; özel olarak GATS Antlaşmasında "Uzmanlık Gerektiren Hizmetler" kapsamında değerlendirilen mühendislik mimarlık hizmetlerinin de bugün dünya pazarının yüzde 72‘sini elinde bulunduran 4 büyük emperyalist ülkenin kontrolüne geçmesi süreci yaşanmaktadır. Bu nedenle ve yaşanmakta olan bu süreç nedeniyle, mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının; yaşamımızı ve geleceğimizi planlama süreçlerinden koparılışına karşı mücadelesi önümüzdeki dönemin de değişmez gündem maddelerinden birisi olacaktır.  
 

İçinde yaşadığımız dönemde emperyalist sistemle eklemlenme doğrultusunda dayatılan Petrol, Doğalgaz, Enerji Piyasaları, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve Serbest Bölgeler, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Yasası, İhale, Maden, Kamu Yönetimi ve Yerel Yönetimler ile Personel Rejimi Yasası gibi birçok yeni yasa çıkarılıyor. Sermaye dolaşımının ve hizmet sektörleri ticaretinin serbestleştirilmesi, bunların önündeki engellerin kaldırılması, ulusal sınırların yok edilmesi, kamu yönetimi ve denetiminin daraltılması, toplumsal refleksin yok edilmesi, doğal zenginliklerimizle ilgili yetkilerin yerel yönetimlere devredilmesi, özelleştirme ve serbest piyasa yöntemleri ile elden çıkarılması, devletin planlama, yönlendirme ve denetleme işlevlerinden ve sosyal devletten uzaklaştırılmasını hedefleyen bu yasalar, mühendislik, mimarlık uygulamalarını da birçok alanda doğrudan ve olumsuz etkileyecek hükümler içermektedir. Bundan dolayı TMMOB, bundan önce olduğu gibi, bundan böyle de; IMF ve sermaye çevrelerinin değil halkın çıkarı için yasa çıkarılması talebini sahiplenecek ve yükseltecektir. 
 

Önümüzdeki dönem, dünyada neo liberal politikaların ısrarla sürdürüleceği ABD ve koalisyon güçlerinin Ortadoğu‘daki işgali sürdürecekleri ve İran ile Suriye üzerindeki baskılarını artıracakları ancak buna karşı başta ABD‘de olmak üzere dünyanın dört bir yanında neo liberal politikalara karşı, işgale karşı protestoların örgütlendiği bir dönem olacaktır. TMMOB, emek ve demokrasi güçleri ile birlikte bu konuda üzerine düşeni yapmaya devam edecektir. 
 

Önümüzdeki dönem, Türkiye‘de siyasal iktidarların IMF ve Dünya Bankası politikalarını harfiyen uygulayacağı bir dönem olacaktır. Şüphesiz bu dönem bu politikalardan zarar gören emekçilerin ve onların örgütlerinin de taleplerini yükselterek mücadele edeceği bir dönem olacaktır. TMMOB bu mücadelenin odağında yer almaya devam edecektir. 
 

AB‘nin bir sermaye projesi olduğundan hareketle, insan hakları, demokrasi v.b alanlardaki kriterlerinin önemini göz ardı etmeden, sosyal haklar konusunda zorlayıcı normlar getirmediği açıktır. Asıl bağlayıcı olan Maastricht kriterleri gibi AB‘nin ekonomiyle ilgili kriterleridir. Ekonomik kriterlerdeki bağlayıcılık sosyal haklarda yoktur. Örneğin yayınlanan ilerleme raporlarında İMF ve Dünya Bankası patentli programa gösterilen uyuma büyük övgüler yer almaktadır. Bu tespitten hareketle önümüzdeki dönem AB müzakere sürecinin egemenler açısından zorlu geçeceği ve emekçiler açısından da bu sürecin mücadele sürecine çevrileceği bir dönem olacaktır. TMMOB, gerek tarama, gerekse müzakere sürecinde 35 konu başlığı üzerinden sürece emekçiler, halk ve ülke çıkarlarını savunma yönünde müdahale edecektir.  
 

Atmosfere salınan sera gazları birikimlerinin neden olduğu küresel ısınma ve bağlı olarak küresel iklimde beklenen değişim, artık bilimsel olarak tartışılmayan bir gerçeklik durumuna gelmiştir. Günümüzde iklim değişiminin etkileri daha çok makro ölçekte görülse de orta ve uzun vadede dünya ve ülkemiz koşullarındaki etkileri çok daha yoğun olarak yaşanacaktır. Bu dünya ikliminde yaşanacak bir değişim sürecidir ve uzun yıllar sürmesi beklenmektedir. Değişim sürecinde özellikle ülkemiz koşullarında yaratacağı olumsuzluklar ön plana çıkmaktadır. Olumsuzluklar tarımdan enerjiye, kentleşmeden turizme ve bölgesel politikalara kadar oldukça farklı alanlarda yaşanacaktır. Bu nedenle küresel iklim değişiminin ülkemizde yaratacağı olası olumsuz etkilerin araştırılarak elde edilecek bulgular ile alınacak önlemlerin belirlenmesi ve bunun kamu ile paylaşılması önemlidir. TMMOB, bu dönemde, insanımızın geleceğine dair böylesine önemli bir konuda, ülkemizde söyleyebilecek sözü olan herkes için bir platform oluşturma çabası içerisinde olacaktır.  
 

Bu dönem; siyasal iktidarın, teknik nedenlerden doğan bir ihtiyaçtan öte; siyasal bir tercih olarak nükleer enerji santrallerinin ülkemizde kurulmasını gündemde tuttuğu bir dönem olacaktır. Bu politikaya karşı TMMOB, "Türkiye‘nin, bugün nükleer santrallerden elde edilecek elektrik enerjisine ihtiyacı yoktur. Türkiye‘nin, kendi doğal kaynaklarına ve yenilenebilir kaynaklara dayalı planlı bir enerji politikasına ihtiyacı vardır." sözünden hareketle, bir yandan ülkenin enerji politikasının oluşturulması mücadelesini sürdürürken, öte yandan da Nükleer Santral kurulmasının ülke gündeminden çıkarılması için mücadelesine devam edecektir. 
 

Bu dönem; siyasi iktidarca 2B adı altında mali kaynak sağlama gerekçesiyle orman arazilerinin işgalcilere satışını yeniden gündeme getirileceği bir yıl olacaktır. TMMOB, önceki dönemlerde olduğu gibi etkin bir kampanya ile bu talana da karşı çıkacaktır. Bu konuda başta diğer emek ve meslek örgütleri olmak üzere konuya duyarlı tüm kesimlerle birlikte hareket edecektir. 
 

Bu dönem; kamunun yeniden yapılandırılması projesi kapsamında, kurumlar ve çalışan personel açısından zor bir yıl olacaktır. Kamu Personel Rejimi Yasasının gündeme getirileceği süreçte, yanlışları engellemek, doğruları söylemek açısından TMMOB, üyelerinin ve tüm çalışanların insanca yaşayabilecekleri bir ortama kavuşmaları açısından üzerine düşeni yapmaya devam edecektir. 
 

Bu dönem; kentsel dönüşüm projelerini bilim ve tekniğin dışında yaşama geçirmeye çalışanların, kentsel rant alanları yaratarak yandaşlarına peşkeş çekecekleri, ancak buna karşı TMMOB‘nin ve bağlı odalarının dik duruşları ile olanı biteni halkımızla paylaştığı ve bunlarla mücadele edeceği bir dönem olacaktır. 
 

Bu dönem yerel yönetim seçimlerinin de yapılacağından hareketle TMMOB, kent halkının iradesinin özgürce ifade edebileceği, kent yaşamının tüm yönlerine tam katılacağı koşulların yaratılması gerekliliğine inanarak, yaşadığımız coğrafyaların yerleşimlerinde insanlığın binlerce yılda geliştirdiği yönetim modelleri ve halk katılımının sağladığı olanakların ve birikiminin değerinden yola çıkarak, kentlilere evrensel, bölgesel ve ulusal ölçekte tanınan haklardan, yerel ya da merkezi yönetimin uyguladığı politikalar nedeniyle yoksun bırakılan kent halkından, binlerce yıllık geçmişe sahip olan tarihsel, kültürel, mimari, çevre ve doğa değerlerinden, emekten, emeğin yarattığı değerlerden yana taraf olduğunu ifade edecek ve kentsel rant yaratma özel amacına dönük merkezi ya da yerel yönetim politika ve uygulamalarına karşı kenti, kentliyi ve değerlerini savunmayı sürdürecektir. 
 

Bu dönem gerek meslektaşlarımız açısından gerekse halkımız açısından yoksulluğun arttığı, işsizliğin arttığı bir dönem olacaktır. Bu sözden hareketle TMMOB, "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz" diyerek emek ve demokrasi güçleri ile birlikte mücadelesini bu dönemde de sürdürmeye devam edecektir. 
 

Bu dönem, "Başka Bir Dünya, Başka Bir Avrupa, Başka Bir Türkiye Mümkündür" diyenlerin 2. Türkiye Sosyal Forumunu, 6. Avrupa Sosyal Forumunu gerçekleştirecekleri bir dönem olacaktır. TMMOB, bu dönemde de, bu çalışmalarda aktif olarak yer alacaktır. 
 

Bu dönemde de, TMMOB, geçmişte olduğu gibi taraf olacaktır. TMMOB, bu toplumu kim çatışma ortamına sürüklüyorsa; kim şiddet ve baskı politikalarında ısrar ediyorsa; kim çok kimlikli, çok kültürlü bir toplumsal modeli dışlayarak, barışın kalıcı hale getirilmesinden kaçınıyorsa; kim iç ve dış politikada gerilim yaratmaktan medet umuyorsa; kim demokratikleşmeyi AB ile pazarlık sınırında tutup, hak arama mücadelesini anti-demokratik yöntemlerle engelliyorsa onlara karşı taraf olacaktır. TMMOB, kim karşısındakinin kimliğine, kültürüne, inancına saygı gösteriyorsa; kim "Kürt Sorunu" dâhil, ülkenin sorunlarına özgürlük ve demokrasi zemininde çözüm arıyorsa onlardan yana taraf olacaktır. 
 

TMMOB, mühendislerin, mimarların, şehir plancılarının sorunlarının halkın sorunlarından ayrı tutulmayacağı, sorunlarının çözümünün büyük ölçüde emekçi sınıfların sorunlarının çözümünde yattığı gerçeğini ifade eder. Bu ifade gereği, TMMOB, kendi meslek alanları ile ilgili olarak ülkemizdeki siyasal sistemi tüm yönleri ile sergilemeye çalışır ve emekten ve demokrasiden yana olanlarla ortak mücadele eder. TMMOB, demokrasiyi, halkın kendi siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel sistemlerini belirlemek için, iradesinin özgürce ifadesine; kendi yaşamlarının tüm yönlerine tam katılımına dayandığı temelinde, insana saygı ve hukukun üstünlüğü olarak tanımlayan uluslararası belgeler kapsamında ve sorunun sınıflar arası ilişkiler temelinde ele alınması gerekliliği çerçevesinde değerlendirmektedir. Demokrasi; barış, düşünce ve ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü gibi temel ve güncel kavramlar ile birlikte, yaratılan değerlerin bölüşülmesiyle ve bölüşümü belirleyen siyasal yapıyla iç içe bir kavramdır. Sosyal devletin yok edilmesi, sermayenin koşulsuz egemenliğinin hayata geçirilmeye çalışılması, demokrasinin sınırlarını daraltmaktadır. Demokrasi bağımsızlıkla ve insan haklarıyla bir bütündür. TMMOB bu dönemde de bağımsızlık, demokrasi, barış ve insan hakları talepleri doğrultusunda çalışmalarını etkin bir şekilde sürdürecektir. Bu çalışmaların da gücünü sadece bağlı Odalarından ve Odalarının örgütlü üyesinden alacaktır. TMMOB bu yöndeki çalışmaların emek ve demokrasi güçleri ile birlikte yürütüleceğinin bilincindedir.  
 

Gerçekleştirdiği Demokrasi Kurultayında, Mühendislik Mimarlık Kurultayı‘nda örgütlülüğünün geldiği noktayı tanımlayan, Genel Kurul sonuç bildirilerinde dünyaya ve ülkeye bakışlarını kamuoyuna ileten TMMOB, güç görevler güçlü örgütlenmeler ile yerine getirilir sözünü önemser. Bu düşünce ile daha demokratik, daha işlevsel, daha etkin bir TMMOB örgütlülüğü için örgüt içi tartışmaların düzenlenmesi, örgüt ile ilgili çeşitli konularda ilke kararlarının alınması ana çalışma alanlarından biri olacaktır. Bir yandan daha kurumsal bir örgütlenme için, Birlik, Oda, Şube, Temsilcilik ve İKK yapılanmaları ile üyelik durumları tartışılırken, öte yandan da ülke insanının TMMOB‘ye olan ihtiyacının karşılanması doğrultusunda, TMMOB‘nin bir dayanışma ve mücadele ortamı olma konusunun içselleştirmesine yönelik çabalar sürdürülecektir. TMMOB‘yi 24. oda olarak gören her türlü anlayış bu dönemde de reddedilecektir. "Bu ülke insanının TMMOB‘ye, TMMOB‘nin Odalarına, Odaların üyelerine ihtiyacı vardır" sözünün gereklerinin yerine getirilmesine çaba harcanacaktır.  
 

TMMOB ve bağlı Odaları her dönem olduğu gibi bu dönemde de meslek alanları ile ilgili her konuda bilgiyi biriktirmeyi ve bilgiyi kamuoyu ile paylaşmayı ana çalışma alanı olarak görecektir. Dünya çapında emperyalist saldırının açık ifadesi olan küreselleşme olgusunun, tüm emekçilerin ve demokrasi yanlılarının üzerine gerek ideolojik saldırı olarak gerekse de yaptırımlar olarak kabus şeklinde çökmesine karşı duruş, ancak meslek alanlarımız ile ilgili ülke gerçeklerinin ortaya konulması, sorunların nedenlerinin belirtilmesi ve çözümlerine yönelik tespitlerde bulunulması, bunu emek ve demokrasi güçleri ile paylaşmanın koşullarının yaratılması, bu dönemin de ana çalışma konuları arasında olacaktır. TMMOB ve bağlı Odaları, bilimi ve tekniği halkın kullanımına sunulması görevini bu dönemde de yerine getirecektir. Bağlı Odalarımız ile birlikte çok sayıda ve meslek alanlarımız ile ilgili her konuda bilimsel etkinlikler gerçekleştirilecek, bu etkinliklerin sonuç bildirileri ortaya konulacaktır. 
 

TMMOB, meslek ve uzmanlık alanları hukukunun geliştirilmesi, yetkilerin tanımlanması, örgütümüzde var olan mesleki çatışma konularının giderilmesi amacıyla yapılacak çalışmalarda kendi iç dinamikleri ile ortaya koyduğu ilkeleri göz önünde bulunduracaktır. TMMOB, her uzmanlık alanının, örgütün bütün kademelerinde kendisini ifade etme olanağının bulunmasını gözetecek, mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları arasında disiplinler arası çalışma gereksinmesinin bilincini yerleştirmek için çalışacak, mesleklerin gelişmelerine koşut olarak disiplinler arası çalışmayı özendirecek, kolaylaştıracak ve örgütleyecektir. Meslekler arasındaki yetki sorunları TMMOB tarafından çözülecek ve TMMOB bu yetkisini ilgili Odaların kararlarını ortaklaştırmayı hedefleyerek kullanacaktır. 
 

TMMOB, bu dönemde de emek güçleri ile demokrasi güçleri ile emekten ve halktan yana olanlarla, onların örgütlü yapıları ile ilkeli işbirliklerine girecektir. Her türlü yapılanma ve örgütlerle olan ilişkisinde, anlamsız hiyerarşik eşitlik anlayışları yerine, ilişkilerinde bu yapıların toplum içindeki işlevselliklerini ölçü olarak alacaktır. TMMOB bu dönemde, emperyalizme karşı safları daha fazla sıklaştırmanın bilincindedir. Savaş karşıtı platformlarda, özelleştirme karşıtı platformlarda, barış yanlısı platformlarda geleneksel TMMOB tavrı bu dönemde de sürdürülecektir. TMMOB bilgi birikimi ve mücadele deneyimlerini, bu platformlarda emek ve demokrasi güçleri ile paylaşacaktır.  
 

Şimdi tam da; karanlığa karşı aydınlık; baskıcı, otoriter yönetim anlayışına karşı, özgürlük, demokrasi; ırkçı ve milliyetçi anlayışın beslediği linç kültürüne karşı, bir arada kardeşçe ve barış içinde yaşama; her şeyin para -  kâr olduğu piyasa anlayışına karşı eşitlik; emekçi sınıfların haklar mücadelesi; işsizlik, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele taleplerine sahip çıkma zamanıdır. Şimdi tam da, eşit, özgür, demokratik bir Türkiye‘de bir arada yaşamı savunma, bunun için mücadele etme zamanıdır. TMMOB, korkmadan, sinmeden, geri adım atmadan temel hak ve özgürlüklere sahip çıkacak, inisiyatif kullanacak ve mücadele edecektir. 
 

İşte tam da bu mücadele ortamında, TMMOB‘nin "onurlu yürüyüşü ve dik duruşu" bu dönemde de devam edecektir. TMMOB bu ülkenin bir nefes alma-verme alanıdır. Bu ülkenin ve bu ülke insanının önemli bir mevzisidir. Bu ülkenin, bu ülke halkının ve dolayısıyla üyenin TMMOB‘ye ihtiyacı vardır, bu ihtiyaç devam etmektedir. Bu ihtiyacın gereklerinin yerine getirilebilmesi için de, TMMOB‘nin Odalarına, Odaların Şubelerine, Şubelerin de örgütlü üyeye ihtiyacı vardır. TMMOB bu dönemde de bu ihtiyacın gereklerini yerine getirmeye devam edecektir. 
 

5. GERÇEKLEŞTİRECEĞİMİZ ETKİNLİKLER: 
 

Gerçekleştirilecek etkinliklerin Düzenleme Kurulları ilgili Oda Yöneticilerinden oluşturulacaktır. Düzenleme Kurulunda yer alan Yönetim Kurulu üyesi TMMOB Yönetim Kuruluna karşı sorumluluk üstlenecektir. Sekreteryası Odalara verilen etkinlikler, "TMMOB Adına Sekreteryası Odalar Tarafından Yürütülen Kongre, Kurultay ve Sempozyum Düzenleme Yönetmeliği" çerçevesinde yürütülecektir. Her etkinliğin sonucunda ortaya konulacak Sonuç Bildirisi kamuoyu bilgisine sunulacaktır. Dönem içerisinde gerekli görüldüğü durumlarda başkaca etkinliklerin yapılması da gündeme alınabilecektir. 
 

Teoman Öztürk‘ü Anma Etkinlikleri                            

TMMOB Kent Sempozyumları (Her İlde ayrı olmak üzere İKKlar tarafından)         

TMMOB Enerji Sempozyumu (Elektrik Mühendisleri Odası)                                      

TMMOB Sanayi Kongresi (Makina Mühendisleri Odası)                                                    

TMMOB Yerel Yönetimler ve Kentleşme Sempozyumu (Şehir Plancıları Odası)                                  

TMMOB İklim Değişimi Sempozyumu (Meteoroloji Mühendisleri Odası)

TMMOB Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi (Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası)

TMMOB Afet Sempozyumu

TMMOB Jeotermal Kongresi

TMMOB Ücretli ve İşsiz Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı  

TMMOB Kadın Mühendisler, Mimarlar ve Şehir Plancıları Kurultayı                              

TMMOB Öğrenci Üye Kurultayı (Tüm Odalarımızın öğrenci üye kurultaylarını tamamlamalarından sonra TMMOB tarafından)                                
 

Bu etkinliklerin dışında, hem ülke gerçeklerini ifade etmek, hem de üyelerimizin, halkımızın sorunlarına sahip çıkmak için, alanda sözümüzü tüm üyelerimizle birlikte bir kez daha söylemek için TMMOB MİTİNGİ düzenlenecektir. 
 

6. ÇALIŞMA GRUPLARIMIZ  
 

Çalışma Gruplarının oluşumunda konuyla ilgili Odaların temsilcileri, Odalarınca bir asıl bir yedek üye şeklinde belirlenecektir. Toplantılara katılamayan asıl üyelerin yerine, yedek üyelerin katılımı Odalarınca sağlanacaktır. Odalarca önerilecek Çalışma Grubu üyelerinin daha önce TMMOB ve Oda organlarında görev almış olmaları zorunludur. Ataması yapılan Çalışma Grubunun üyeleri, yapacağı ilk toplantıda kendi arasından bir başkan seçerek çalışmalarını sürdürecektir. Çalışma Gruplarına gözlemci olarak TMMOB Yönetim Kurulu Üyeleri katılacaktır. Her Çalışma Grubu öncelikle Çalışma Programını TMMOB Yönetim Kurulu onayına sunacaktır. Çalışma Gruplarının sekreterlik hizmetleri TMMOB Genel Sekreterliği tarafından yürütülecektir. Yönetim Kurulu dönem içerisinde gerekli gördüğü durumlarda başka çalışma grupları oluşturulmasını da gündemine alabilecektir. 
 

ÜCRETLİ ÇALIŞAN ÜYELER ÇALIŞMA GRUBU: Gelinen noktada ve dönem içerisindeki gelişmelere göre kamuda, özel sektörde, yurt içinde-yurt dışında ücretli çalışan mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının sorunlarının tespiti; ekonomik, demokratik, ve özlük haklarının geliştirilmesi yönünde çalışmaların yapılması, raporların hazırlanması. (Ücretli çalışan oda temsilcilerinden oluşturulacaktır.)  
 

STAJ KANUNU ÇALIŞMA GRUBU: Öğrenci üyelerin staj yapma sorunlarının tümüyle çözülmesine yönelik yasa tasarısı hazırlanması. (TMMOB ve Oda hukukçuları ile oda temsilcilerinden oluşturulacaktır.) 
 

ETKİNLİKLERDE DESTEK VE SPONSORLUK UYGULAMA USUL VE ESASLARINI BELİRLEME ÇALIŞMA GRUBU: Birliğimizin ve bağlı odaların düzenleyeceği her türlü bilimsel ve teknik etkinliklerde destek ve sponsorluk uygulama usul ve esaslarının belirlenmesi. (Oda temsilcilerinden oluşturulacaktır) 
 

ÜYE AİDAT BORÇLARI ÇALIŞMA GRUBU: Üye aidat borçlarının alınmasında Odalar arası farklı uygulamaların giderilmesine yönelik esasları oluşturma. (Oda temsilcilerinden oluşturulacaktır.) 
 

KADIN ÜYELER ÇALIŞMA GRUBU: Kadına cinsiyetinden kaynaklı olarak uygulanan her türlü olumsuz davranış ve politikalara karşı mücadele yöntemlerini tanımlama ve görüş oluşturma. (Oda temsilcilerinden oluşturulacaktır.) 
 

ÇALIŞMA İZİNLERİ İZLEME KOMİSYONU: TMMOB Yabancı Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının Çalışma İzni ve Geçici Üyelik Müracaatlarının Değerlendirilmesinde Yapılacak İş ve İşlemler ile Değerlendirmede Usul Esas ve Koşulları Hakkında Yönetmelik gereği yapılacak çalışmaların yürütülmesi. (Yönetmelik gereği ve yönetmelikte belirlenen şekli ile oluşturulacaktır) 
 

ENERJİ ÇALIŞMA GRUBU: Enerji kaynakları, enerjinin temini, kullanımı, özelleştirme süreçleri, yasal süreçleri ve mevzuatı konularında her türlü çalışmanın yapılması, belge ve bilgilerin toplanması ve yayımlanması, TMMOB Enerji Raporunun geliştirilmesi, konu ile ilgili merkezi ve bölgesel toplantıların düzenlenmesi, panel/seminer/açık oturum/konferans vb. etkinliklerinin düzenlenmesi. (İlgili Oda temsilcilerinden oluşturulacaktır). 
 

BOREN ÇALIŞMA GRUBU: BOREN çalışmalarının izlenmesi ve önerilerde bulunulmasına yönelik çalışmaların yapılması. (BOREN temsilcimizin de katılımıyla ilgili Oda temsilcilerinden oluşturulacaktır.)  
 

İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ ÇALIŞMA GRUBU: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği konusunda TMMOB politikalarının belirlenmesi/geliştirilmesi, bu alanda hazırlanan kanun, tüzük, yönetmeliklerin takip edilmesi, görüş ve öneri oluşturulması, işçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik eğitim programlarının hazırlanması, uygulamaya konulması, Eğitim ve Risk Belirleme Komisyonlarına katılacak TMMOB temsilcisinin yönlendirilmesine yönelik çalışmaların yapılması (Oda temsilcilerinden oluşturulacaktır) 
 

LPG ÇALIŞMA GRUBU: 5307 sayılı LPG Piyasası Kanunu‘na göre LPG piyasasında görev yapan personele verilecek ülke genelindeki eğitim ve uygulamalarda yeknesaklığın sağlanması ve yaşanacak sorunların hızlıca çözümlenebilmesi (Çevre, Kimya, Makina ve Petrol Mühendisleri Odalarının temsilcilerinden oluşturulacaktır.)  
 

ÖZELLEŞTİRME VE SONUÇLARININ TAKİBİ ÇALIŞMA GRUBU: Meslek alanlarımız ile ilgili, özelleştirme süreçlerinin ve özelleştirmelerin yaptığı tahribatların ortaya konulmasına yönelik her türlü çalışmanın yapılması, hukuksal süreçlerin izlenmesi, hakkında yürütmeyi durdurma veya iptal kararı verilen özelleştirmeler için kararların uygulanmasının sağlanmasına yönelik etkinlik önerilerinin geliştirilmesi (İlgili Odaların temsilcilerinden oluşturulacaktır.) 
 

BİLİRKİŞİLİK ÇALIŞMA GRUBU: Üyelerimizce yapılan bilirkişiliklerin geliştirilmesi ve 5 Mayıs 2005 tarihli ve 25806 sayılı Resmi Gazete‘de yayınlanarak yürürlüğe giren TMMOB Bilirkişilik Yönetmeliği‘nin gerekleri üzerine çalışma yapılması. (Oda temsilcilerinden oluşturulacaktır.) 
 

KAMU İHALE KANUNU ÇALIŞMA GRUBU: Kamu İhale Kanunu ve bağlı yönetmelikleri üzerine çalışmaların yapılması. (İlgili oda temsilcilerinden oluşturulacaktır.) 
 

AFET SONRASI EYLEM PLANI ÇALIŞMA GRUBU: Doğal afetler sonrası yapılacak müdahaleye TMMOB‘nin katkı sağlayabilmesi için kendi içinde örgütlenmesini oluşturması; afet sonrası bir eylem planının oluşturulması, Odalararası koordinasyonun sağlanması, bu konu ile ilgili eğitim almış birikimi olan insan gücünün ortaya çıkarılması (Oda temsilcilerinden oluşturulacaktır.) 
 

SU ÇALIŞMA GRUBU: Su ve suya bağlı hizmetlerde çevre ve insan esas alınarak suyun mülkiyeti ve hizmetlerinin kamuda kalmasının sağlanması amacı ile 2009 yılında yapılacak Alternatif Dünya Su Forumu çalışmalarına katkı sağlanması, illerdeki su sorunlarına yönelik çalışmalar yapılması (Oda temsilcilerinden oluşturulacaktır.) 
 

TSF ÇALIŞMA GRUBU: 2.Türkiye Sosyal Forumu ile ilgili hazırlık çalışmalarının yapılması (Oda temsilcilerinden oluşturulacaktır.) 
 

PLANLAMA-YERLEŞİM-DÖNÜŞÜM POLİTİKALARI ÇALIŞMA GRUBU:

Devlet Planlama Teşkilatı, imar ile ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimler hiyerarşisi ile olması gereken, ancak günümüzde öncelikle ilgili olmayan bakanlıklarla ve daha sonra TOKİ üzerinden yürütülmeye başlanan ve talan ve rant hesapları güdülen yerleşim, planlama ve kentsel dönüşüm uygulamalarının takibi ve bununla ilgili çalışma yapılması (İlgili Oda temsilcilerinden oluşturulacaktır.)        
 

7. ÇALIŞMA BİRİMLERİMİZ: 
 

Her birimin kendine özgü oluşum şekli ve çalışma tarzı Genel Sekreterlikçe düzenlenecektir. Tüm birimlerin çalışmaları ayrı ayrı olmak üzere, her TMMOB Yönetim Kurulu toplantısında Yönetim Kurulu üyelerinin bilgi ve değerlendirmesine sunulacaktır. 
 

HUKUK BİRİMİ: Meslek alanlarımıza, örgütlülüğümüze, Odalarımıza ve üyelerimize yönelik her türlü yanlış uygulamalara ve yaptırımlara karşı girişimlerde bulunmak üzere ön hazırlıklar yapılması, TMMOB Yönetim Kurulu‘nca gerekli görülen her konuda açılan ya da açılacak davalar için gereğinin yapılması, Meslek alanlarımız ve örgütlülüğümüze ilişkin TBMM‘nde gündeme getirilen/getirilecek taslak, tasarı ve yasalar ile ilgili ön hazırlıkların oluşturulması, Deprem davalarının takibi, örgütümüzün ve kamuoyunun bilgilendirilmesi.  
 

BASIN-YAYIN-ARŞİV-DOKÜMANTASYON BİRİMİ: Basın açıklamalarının yazılması ve basın toplantılarının düzenlenmesi, yapılan açıklamaların duyurulması ve yayımlatılması; yayımlarımıza herkesin kolaylıkla ulaşabileceği bir biçimde gerçekleşmesi için standartlaşma çalışmalarının yapılması; gazete, TV ve internet haberciliği arşivinin ve WEB sayfasının düzenlenmesi, güncel tutulması; Birlik Haberleri hazırlanması ve yayımlanması; yayımlanacak kitapların hazırlık, basım ve dağıtım işlerinin yapılması, Mevcuttaki tüm belgelerimizin açığa çıkarılması, kullanılabilirliğinin sağlanması, belgelerimize ilişkin geleceğin planlanması. 
 

8. ÖRGÜT İÇİ TOPLANTILARIMIZ: 
 

Dönem içerisinde aşağıda tanımlanan toplantıların yapılması sağlanacak, katılımların tam olmasına özen gösterilecektir. Yönetim Kurulunun bazı toplantıları bölgelerde yapılacaktır. 
 

TMMOB DANIŞMA KURULU: TMMOB Genel Kurulundan sonraki en önemli Birlik Organı olarak düşünülen Danışma Kurulu toplantıları yılda iki kez gerçekleştirilecektir. Danışma Kurulu toplantılarının yanı sıra, gerekli görülen konular üzerine, Bölgesel Danışma Kurulları da dönem içerisinde gerçekleştirilecektir. 
 

TMMOB YÖNETİM KURULU İLE İKK BİLEŞENLERİ: Her İKK ile dönem içerisinde en az bir kere bir araya gelinecektir. 
 

TMMOB YÖNETİM KURULU İLE TMMOB DENETLEME KURULU: Dönem içerisinde TMMOB Yönetim Kurulu ile TMMOB Denetleme Kurulu asıl ve yedek üyeleri ile birlikte iki kez ortak toplantı düzenlenerek durum değerlendirmeleri yapılacaktır.  
 

TMMOB YÖNETİM KURULU İLE ODALARIN YÖNETİM KURULU BAŞKANLARI: TMMOB Yönetim Kurulu ile Odalarımızın Yönetim Kurulu Başkanları ile birlikte gerekli durumlarda toplanılacaktır. Birlikte üretme, birlikte karar alma, birlikte yönetme ilkesinin yaşama geçirilmesinde önemli bir araç olduğu bilinen bu toplantının bilgilendirme ve değerlendirme dışındaki gündemi, katılımcılarla birlikte belirlenecektir.  
 

TMMOB GENEL SEKRETERİ İLE ODA YAZMAN (SEKRETER) ÜYELERİ: Olağanüstü veya gereklilik durumları dışında iki ayda bir kez düzenli toplanması sağlanacaktır. 
 

TMMOB SAYMANI İLE ODA SAYMANLARI: Olağanüstü veya gereklilik durumları dışında iki ayda bir kez düzenli toplanması sağlanacaktır. 
 

9. YAYIMLANMASI PLANLANAN KİTAPLAR: 
 

TMMOB ve Bağlı Odaları Çalışma Programları (2008-2010)

TMMOB ve Bağlı Odaları Genel Kurul Sonuç Bildirileri (2008)

Mühendislik ve Mimarlık Öyküleri IV

Gerçekleştirilecek Etkinliklerin Kitapları 
 

Ayrıca dönem içerisinde gerekli görüldüğü durumlarda başkaca kitapların ve TMMOB raporlarının yayımlanması da gündeme alınabilecektir. 
 

10. TMMOB BELGESELİ: 
 

TMMOB 70‘lerden bu yana duruşuyla Türkiye Demokrasi tarihinde emek ve demokrasi güçleri açısından adından sevgiyle bahsedilen bir örgüttür. Bu dönem TMMOB tarihi tanımlanarak, belge haline getirilecek ve görsel TMMOB Belgeseli hazırlanacaktır. 
 

11. TEMSİL EDİLECEĞİMİZ PLATFORMLAR VE KURULUŞLAR: 
 

Dönem içerisinde aşağıda tanımlanan kurum ve kuruluşlarda önceki dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de TMMOB temsil edilecektir. Temsil edildiği platform, kurum ve kuruluşlar ile ilişkiler ve mevcut durumlar örgüt içine ve kamuoyuna duyurulacaktır. 
 

Mühendislik Dekanları Konseyi (MDK)

Milli Prodüktivite Merkezi (MPM)

Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme Ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB)

Tüketici Konseyi

Reklam Kurulu

Türk Patent Enstitüsü

Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK)

Karayolları Trafik Güvenliği Kurulu

Türk Loydu

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi

Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN)

Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu

Çimento Müstahsilleri Kalite ve Çevre Kurulu

Başbakanlık Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş ve İşçi Sağlığı Konseyi

Türkiye Sosyal Forumu (TSF)

Emek Platformu (EP)

Güneydoğu Avrupa Ülkeleri Mühendislik Birlikleri Organizasyonu (COPİSEE)

Avrupa Ulusal Mühendis Örgütleri Federasyonu (FEANİ)

Dünya Mühendislik Örgütleri Federasyonu (WFEO) 
 

12. MALİ DURUM: 

Genel Kuruldan geçen bütçe öngördüğümüz çalışmaların yapılabilmesi için gerekli ve yeterli bir bütçedir. Odalarımızın bu bütçenin gerçekleşmesi için gerekeni

Etkinlikler

Mart 2010

Pts

Sl

Çrş

Prş

Cum

Cts

Paz

09

01

02

03

04

05

06

07

10>

08

09

10

11

12

13

14

11

15

16

17

18

19

20

21

12

22

23

24

25

26

27

28

13

29

30

31

01

02

03

04

14

05

06

07

08

09

10

11

15

12

13

14

15

16

17

18

16

19

20

21

22

23

24

25

13.03.2010

İMO ÇOĞUNLUKSUZ GENEL KURULU

TEKSTİL MÜHENDİSLERİ ODASI ÇOĞUNLUKSUZ GENEL KURULU

GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI ÇOĞUNLUKLU GENEL KURULU

ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ÇOĞUNLUKLU GENEL KURULU

14.03.2010

İMO ÇOĞUNLUKSUZ GENEL KURULU

TEKSTİL MÜHENDİSLERİ ODASI ÇOĞUNLUKSUZ GENEL KURULU

GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI ÇOĞUNLUKLU GENEL KURULU

ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ÇOĞUNLUKLU GENEL KURULU

19.03.2010

TMMOB YÖNETİM KURULU TOPLANTISI

TMMOB Etkinlikleri

 
Kent Sempozyumları

COPYRIGHT © 2009 TMMOB

SAYFAYI YAZDIR

YAZDIR

 
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
Selanik Caddesi No:19/1 06650 Yenişehir/ANKARA
Tel: 0 312 418 12 75 Faks: 0 312 417 48 24

eposta00.gif, 498B

ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI FİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI GEMİ MAKİNALARI İŞLETME MÜHENDİSLERİ ODASI GEMİ MÜHENDİSLERİ ODASI GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI İÇ MİMARLAR ODASI İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI MİMARLAR ODASI ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASI PETROL MÜHENDİSLERİ ODASI PEYZAJ MİMARLARI ODASI ŞEHİR PLANCILARI ODASI TEKSTİL MÜHENDİSLERİ ODASI ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI

 
 
Key İnternet Hizmetleri