ANA SAYFA

ANA SAYFA

BİZE ULAŞIN

BİZE ULAŞIN

SİTE HARİTASI

SİTE HARİTASI

RSS

RSS

03 EYLÜL 2010 CUMA   

ENGLISH
Kütüphane RADYO TMMOB

SİTE İÇİ ARAMA: 

BASIN
AÇIKLAMALARI

ODA
HABERLERİ

İKK
HABERLERİ

ETKİNLİK
AÇILIŞ
KONUŞMALARI

GÖRÜŞLER

BELGELER

SONUÇ
BİLDİRGELERİ

SAYFAYI YAZDIR

YAZDIR

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI’NIN TMMOB HAKKINDA BAŞLATTIĞI İNCELEMEYE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE YANIT BAKANLIĞA GÖNDERİLDİ

    Yayına Giriş Tarihi: 07.06.2010  
Güncellenme Zamanı: 07.06.2010 16:19:15  

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın bir dilekçe üzerine TMMOB hakkında başlattığı inceleme kapsamında istediği belgeler ve TMMOB’nin yanıtı Bakanlığa 7 Haziran 2010 tarihinde gönderildi.

Tarih: 7 Haziran 2010
Sayı : 913

  

BAYINDIRLIK ve İSKAN BAKANLIĞI
Bakanlık Müfettişliği‘ne
ANKARA

 

İlgi: 06.05.2010 tarih ve KD.20/2010-48 sayılı bilgi ve belge istemli yazıya konu soruların yanıtlanmasıdır.

İlgi yazınıza istinaden hazırlanan TMMOB‘nin görüş ve yanıtları ektedir.

Bilgilerinize arz ederiz.

Saygılarımızla.

N. Hakan GENÇ
Genel Sekreter

  

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI MÜFETTİŞLİĞİ‘NİN YAZISINA İLİŞKİN
TMMOB‘NİN GÖRÜŞÜ VE YANITI

İlgi yazınızda, Cumhurbaşkanlığı makamına Birliğimize yönelik şikayette bulunulduğu, bu şikayetin Cumhurbaşkanlığınca Başbakanlığa 12.01.2010 tarih ve 54/23 sayılı yazı ile gönderildiği, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı‘nın 29.01.2010 tarih ve 667.02./0158 sayılı yazısı ile 6235 sayılı Yasa‘nın Ek-3 üncü maddesi gereği Bakanlığınızdan konuyu inceleme talebinde bulunulduğu belirtilmiş ve sonuçta, yazışmalara konu olan soruların Birliğimizce yanıtlanması istenmiştir.

Öncelikle, Birliğimize yöneltilen sorular, Ziraat Mühendisleri Odası‘nın 40. Dönem Denetleme Kurulu‘nda görev alan iki üyenin 12.07.2006 tarihinde düzenlemiş olduğu bir raporu referans almaktadır. Bu Rapor, hazırlayanlarca Devletin ilgili-ilgisiz tüm birimlerine şikayet konusu edilmiş ve bu şikayet dilekçelerinden biri de 2006 yılında Devlet Denetleme Kurulu‘na ve ayrıca da Başbakanlığa sunulmuştur. Ancak, o tarihte inceleme konusu yapılmayan şikayet dilekçesi, idarenin sürekliliği ilkesi bir yana bırakılarak aradan 4 yıl geçtikten sonra raporu hazırlayanların niyet ve arzuları doğrultusunda devletin tüm olanakları seferber edilmiştir.

Nitekim, tarafınızdan Birliğimize gönderilen "belge ve bilgi" istemli yazı, 5 sayfadan ibaret olup, bunun 4 sayfası sözünü ettiğimiz şikayet dilekçesinden birebir alıntıdır. Birliğimize ve Ziraat Mühendisleri Odası‘na (ZMO) karşı, yalnızca ve yalnızca ideolojik bir yaklaşımın ürünü olan hasmane duygularla dolu bu şikayet dilekçesine yürütmenin önemli makamlarınca bu denli ilgi gösterilmesi ve adeta sahiplenilmesi düşündürücü olsa gerektir. Yasal denetim için araç kabul edilerek işleme konulduğu izlenimi doğuran şikayet dilekçesinin kendisi değil işleme koyan makamların izlediği yol/yöntem ve yetkileri yanıtımızın konusu olacaktır.

İlgi yazıda, Birliğimize yöneltilen sorular ve istenen bilgi ve belgeler;

"A) Söz konusu dilekçelerde ileri sürülen iddialardan TMMOB‘u ilgilendiren hususları açıklayıcı bilgi ve belgelerin,

B) TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası 40. Dönem Yönetim Kurulu çalışmalarına ait 1.Denetim 39.Dönem Denetim Raporu (01.01.2006-31.05.2006 tarihlerini kapsayan) ile ilgili olarak;

1- Ziraat Mühendisleri Odası Başkanlığınca Ziraat Mühendisleri Odası 40. Dönem 1. Denetim Raporunun (01.01.2006-31.05.2006) hangi tarihte TMMOB‘ne gönderildiği ve kayıtlarına girdiği,

2- Yurt dışı toplantı ve kongrelere katılmak için 6235 sayılı Kanunun Ek Md-l‘e göre Bayındırlık ve İskân Bakanlığından izin alınıp alınmadığı,

3- TMMOB 39. Dönem II. Denetleme Kurulu Raporunun 8. maddesine yer alan ZMO‘nun 12.07.2006 tarihli Denetim Raporunda tespit edilen konuların denetlenmesi önerisi üzerine TMMOB Yönetim Kurulunca ne gibi işlem yapıldığı, VT. SMMM LTD.ŞTİ. Mali Müşavir Vehbi TURHAN‘dan alınan rapor dışında TMMOB tarafından denetçilerine inceleme yaptırılıp yaptırılmadığı, anılan rapor kendilerine intikal ettirildi ise TMMOB Denetleme Kurulu‘nun görüş ve önerilerini TMMOB Yönetim Kurulu‘na bildirip bildirmediği ve Yönetim Kurulunca ne gibi işlem yapıldığı,(6235 sayılı Kanuna dayalı TMMOB ve Odalar Denetim Yönetmeliği Md. 3.1.4.,3.1.5.,3.2.4.,7.,7.1.,7.2.)

4- Harcamaların Mali İşler Yönetmeliği ve Genel Kurul Kararlarına aykırı olduğu ve bağışların makbuzsuz toplandığı,(Yönetmelik Md.8/ Gelir - Gider Bütçesi ve kalemleri Md.34 )

5-Orman Mühendisleri Odasının Yönetim Kurulunda temsilcisinin olmadığı, (6235/5.mad.)

hususlarını açıklayıcı bilgi ve belgelerin" biçiminde ifade edilerek açıklama istenmektedir.

Biz bu hususları, hukukun temel ilkeleri, demokratik esaslar, Anayasa, 6235 sayılı yasa ve yargı kararları ışığında irdelemeye çalışacağız.

Bildiğiniz üzere, TMMOB 1954 yılında 6235 sayılı Yasa ile kurulmuştur. Kurulduğu tarihte Anayasal bir kuruluş olmamakla birlikte, kuruluş Yasasında kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü olarak tanımlanmıştır. Yasa‘nın 1. maddesinde TMMOB, "Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını icraya kanunen yetkili olup da mesleki faaliyette bulunan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarları teşkilatı içinde toplayan tüzel kişiliğe sahip Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kurulmuştur.

Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Birliğin ve Odaların merkezi Ankara‘dadır." biçiminde tanımlanmıştır.

Anayasal kurum haline gelmesi 1961 Anayasası ile olmuştur. 1961 Anayasası‘nın 122. maddesi, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kanunla meydana getirilir ve organları kendileri tarafından ve kendi üyeleri arasından seçilir.

İdare, seçilmiş organları, bir yargı mercii kararına dayanmaksızın, geçici veya sürekli olarak görevinden uzaklaştıramaz.

Meslek kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara aykırı olamaz
." biçiminde düzenlenmiştir. Bu düzenleme, bir vesayet denetimini değil, demokratik esasları temel alan bir yaklaşıma sahiptir.

1982 Anayasası‘nın 135. maddesi, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.

Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadî teşebbüslerinde aslî ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.

Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.

Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasî partiler aday gösteremezler.

Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idarî ve malî denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.

Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun belirlediği merciin veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir.

Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içerisinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar." denilmek suretiyle kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ayrıntılı bir biçimde ve vesayet denetimini öngören biçimde düzenlendiği görülmektedir.

1982 Anayasası‘nın 135. maddesi, 1995 yılında yapılan değişikliğe kadar daha yasakçı ve ayrıntılı bir düzenlemeye sahipti.  Siyaset yasağı ile birlikte değerlendirildiğinde, 12 Eylül Anayasası ile demokratik düzenin gereklerinden olan baskı gruplarının susturulmasının amaçlandığı açıktır. Mali ve idari denetim adı altında vesayet denetimi de tam bunun için getirilmiştir.  1995 yılında yapılan değişiklik ile siyaset yasağı kaldırılmış ve Avrupa Birliği‘ne bu değişiklik  olumlu bir örnek olarak  sunulmuştur.

1982 Anayasası‘nın 135. maddesine paralel çıkarılan 66 sayılı KHK ile 6235 sayılı TMMOB Kanununa eklenen Ek-1 ve Ek-3.  maddeler bugüne kadar -çıkarıldığı dönem dahil- hiç uygulanmamıştır. 30 yıl boyunca hiç uygulanmamış ve bu nedenle hükümden düşmüş olan maddelerin bugün şikayetin incelenmesine dayanak yapılması hem hukuken hem de demokrasi açısından sorunludur.

1980 darbesinin yapıldığı dönem ile bugünü kıyasladığımızda TMMOB Yasası‘nın Ek-1. maddesinin uygulanma olanağını hem hukuken hem de teknik yönden irdelemek gerekir.  Bugün Dünya küçülmüş ve Dünya ile iletişim için bir internet ağı yeterlidir. Dünyayı tanımak için Evliya Çelebi olmaya gerek kalmamıştır. İletişim alanında yaşanan olağanüstü gelişmeler sonucu, TMMOB Yasası‘nın Ek-1 maddesi ile amaçlanan "denetim altına alma" istemi gerekçesinin gerçekleşme olanağı kalmamıştır. Yönetenlerin meslek kuruluşlarının iki kutuplu Dünyadaki hangi ülke ve hangi örgütlerle ilişki kurulduğunu denetleme ve kontrol etme amacı bugün için ilkel sayılan Ek-1 Maddeye göre olamayacağı açıktır. Denetleme gereği duyanlar açısından dahi, ilkel bir denetleme yöntemi olan Ek-1 maddeyi 30 yıl sonra uygulama girişimi hem teknik hem de yaklaşım olarak düşündürücüdür.

TMMOB Yasası‘nın Ek-1. maddesi, yayımlandığı tarihten bu yana Anayasa‘nın 135. maddesine aykırıdır. "Ek Madde 1 - (KHK/66 - 19.4.1983) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğini veya Odaları temsil etmek üzere uluslar arası toplantı ve kongrelere katılmak, Bayındırlık Bakanlığından izin alınmasına bağlıdır. Bu izin verilmeden önce İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları ile toplantı ve kongrenin konusuna göre diğer ilgili Bakanlıkların görüşleri de alınabilir" diyerek vesayet denetimini aşan bir biçimde hiyerarşik denetim öngörmüştür. Bu düzenleme, hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşu olan meslek örgütünün işlem tesis etmesini daha baştan engellemektedir. Doç.Dr. Onur Karahanoğlu, mehaz hukukta vesayetin amacını, "Anayasa gereği devlet, ülkesel yönetimlerin işlemleri üzerinde yasallık temelli bir idari denetim yapmaktır. Amaç, devletin tekçi yapısını, ulusal çıkarları ve ülke üzerinde hukuk yeknesaklığını korumaktır" biçiminde ifade etmektedir. Merkezi idare, kararlar üzerinde bir yerindelik denetimi değil, yasaya uygunluk denetimi yapmakta ve yasaya aykırı gördüğü kararları iptal istemiyle idare mahkemesine göndermektedir. Bizim Anayasa Mahkemesi kararları da Fransa uygulamasına paraleldir. Anayasa Mahkemesi‘nin 01.03 1985 gün ve 1985/6 sayılı kararları ile, 26.09.1991 gün ve 1990/38 Esas, 1991/32 sayılı kararlarında "Merkezi idare, yerinden yönetim kuruluşları üzerinde, hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir". Yine Anayasa Mahkemesi, idari vesayeti, "Merkezi yönetime yerinden yönetim organları ve onların çalışmaları üzerinde, kamu yararını korumak amacıyla üst otoritelere yasayla verilen yetkilerin bütünüdür. Bu yetki yerinden yönetimlerin yetkisini ortadan kaldıracak, etkisiz kılabilecek biçimde kullanılamaz" diyerek denetim sınırını çizmiştir. Mahkeme, "Anayasa‘nın 2. maddesinde belirtilen Cumhuriyetin "hukuk devleti" niteliğinde en önemli işlev "yargı" denetimi nedeniyle yargı organlarına düşmektedir.  Hukuk devletinde yargı denetiminin sağlanabilmesi için yasalarda yönetimin görev ve yetkilerinin sınırının açıkça gösterilmesi gerektiğinden duraksamaya yer yoktur. Hukuk devleti ilkesi, bu özelliği nedeniyle belirsizliğe ve sınırsızlığa yol açacak düzenlemeleri uygun karşılamaz." tespiti karşısında,  vesayet makamı hukuka aykırı bir karar ya da işlem olduğu kanısında ise, izlenecek yöntem yargısal denetim yoluna başvurmaktır. Aksi halin, demokratik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır.

Ek-1. madde, Anayasaya aykırıdır çünkü; işlemin kurucu unsuru olması gereken meslek örgütünün iradesi değil, bakanlığın iradesi işlemin kurucu unsuru olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, madde bu haliyle hiyerarşik denetimi öngörmektedir. Prof.Dr. İsmet GİRİTLİ, işlemin kurucu unsurunu, "Vesayet yetkisi, yerinden yönetim idaresinin kararının tamamlayıcı bir unsuru değildir. Zira, karar özerkliği ve tüzelkişiliğe haiz olan yerinden yönetim idaresinin iradesinden doğmuş bir hukuki işlemdir. Yani asıl işlemin unsuru olan irade, yerinden yönetimin iradesidir. Şu halde, idari vesayetin kullanılması olan onay iradesi işleme dahil "yapıcı" bir irade olmayıp, asıl işlemin dışında kalır." biçiminde ifade etmektedir. Ek-1. madde ise, tüzelkişiliğe sahip TMMOB‘nin iradesini değil Bakanlığın iradesini esas almakta ve "diğer bakanlıkları" da işlemin tamamlayıcı unsuru olarak görmektedir. Burada TMMOB‘un iradesi yoktur ve bu nedenle de bu madde uygulanmamıştır/uygulanamamıştır. Yalnızca TMMOB‘de değil, benzer düzenlemeler diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinde de uygulanmamıştır. Yakın zamanda    revize edilen kimi meslek örgütlerinin kuruluş kanunlarında KHK ile eklenen buna benzer maddeler ayıklanmıştır. Örneğin TOBB, Barolar Birliğinde ise bilgi vermeye ingirgenmiş ve bu haliyle de uygulama olanağı bulamamıştır.

Ek-1 maddede belirtilen "ilgili bakanlıklar"ın konumu da açıklıktan yoksundur. Adeta tüm Bakanlıkların görüşünün istenebileceği bu madde, hizmet bakımından yerinden yönetim kuruluşunun tanımı, işlevi ve amacını sakatlayan bir yaklaşımın varlığının kabulü anlamına gelmektedir. Burada işlemin gerçekleşmemesi için ne kadar engel varsa konulabileceğini ve bu engelleri de hükümet temsilcilerinin takdir edeceği kabul edilmiştir. Demokratik yaşamın ve örgütsel varlığın gerekçesine aykırı olan bu madde, bugüne kadar uygulanmadan varlığını sürdürmüştür. Hükümden düşmüş olan bu maddenin hiçbir dönemde uygulama olanağı bulmamış olması hem vesayet denetiminin kendisine hem de demokratik esaslara aykırı olmasından kaynaklanmıştır. Hukuka aykırı olan bu maddenin bugün uygulanması için soru sorulması dahi kabul edilemez.

Ziraat Mühendisleri Odası özelinde istenen bilgi ve belgelere gelince;

Öncelikle, Ziraat Mühendisleri Odası‘nın Bayındırlık ve İskan Bakanlığı‘nın vesayet denetimine bağlı bir oda olmadığını belirtmek gerekir. ZMO‘ya yönelik sorulan soruların ve soruşturmanın bu yolla olmaması gerektiği hukuk kuralı gereğidir. İdare bağlı yetkiye tabi olduğuna göre, Bakanlığın yetkisini aşan bir yöntemle soruşturma yapması hukuka aykırı bir durum olacaktır. TMMOB Yasası‘nın Ek-3 maddesi, (KHK/66 - 19.4.1983) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği üzerinde, Bayındırlık Bakanlığınca; ihtisas dallarına göre, Odalar üzerinde ise, ilgili bakanlıklarca idari ve mali denetim yapılır. İlgili Bakanlıklar; Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile tespit edilir." düzenlemesi karşısında Bakanlığın bir yetkisinin olmadığı görülecektir.

Soruşturmaya yanıt vermek anlamında algılanmamak koşuluyla olaya ilişkin kısa bir bilgi sunmakta da yarar görmekteyiz. Şikayetçinin ismi verilmemekle birlikte şikayetçinin kimliği, Ziraat Mühendisleri Odası‘nın şikayete konu Raporu hazırlayan Denetleme Kurulu üyesi olduğunu düşünmekteyiz, aksi halde bu kadar bilgiye sahip  olması ve ZMO‘na odaklanması izah edilebilir bir durum değildir.

Şikayete konu edilen iki Denetleme Kurulu Üyesi tarafından hazırlanan Rapor‘un öncelikle üyelerin üstlendikleri görevle ve etik ilkelerle bağdaşır bir yanı bulunmamaktadır. Çünkü, Raporu hazırlayanlar 11.03.2006 tarihli Rapor ile denetleme sonucunda olumsuz bir unsura rastlanılmadığını 28 madde olarak sunmuşlar (Ek-1) ve Oda çalışmalarının daha iyi bir yönde olduğunu açıkça ifade etmişlerdir. 12.07.2006 tarihli yani 4 ay sonra hazırladıkları Denetleme Kurulu Raporun da ise Odaya ilişkin yapılan her şeyin yanlış olduğunu söylemişlerdir. Şikayetçiler iki rapor arasındaki çelişkiyi izah edememişler, gerçeğe aykırı olarak hazırladıkları Raporu da Devletin tüm birimleri ve kamuoyu önünde siyasi malzeme yapmışlardır. Oda‘da üstlendikleri görevi kötüye kullandıkları ve Oda‘yı kamuoyu önünde küçük düşürdükleri için kendilerine Oda Onur Kurulunca disiplin cezası verilmiş ve bu ceza TMMOB Yüksek Onur Kurulunca da onaylanmıştır.

İki Denetleme Kurulu üyesince hazırlanan ve şikayetlere dayanak yapılan rapor ve bu rapor hakkında yapılan işlemler, şikayetler, soruşturmalar, suç duyuruları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı‘nın Teftiş Raporu (Ek-2) Ziraat Mühendisleri Odası tarafından bir araya getirilerek "Hizmete Özel" kitabı olarak yayımlanmıştır (Ek-3). Oda‘nın kendi iç denetimi, TMMOB ve yargı denetiminden geçmiş bir sürecin öyküsü bu kitapta belgeleriyle birlikte yer almıştır. Görüleceği üzere, konuyla ilgili tüm süreç  Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulundan ya da hiçbir makamdan saklanmadığı gibi şeffaf bir şekilde Oda üyeleri ve ilgili kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Soruşturmaya konu yapılan şikayet dilekçesindeki iddialar tüm iç ve dış denetim süreçlerini yaşamış ve hukuken kapanmıştır. İncelemeye konu yaptığınız, karalama amaçlı, dayanaksız iddiaların kurum ve kişilerin zaman ve enerjilerini nasıl boşa harcattıkları kitap incelendiğinde açıkça görülecektir.

Orman Mühendisleri Odası‘na ilişkin soruya gelince, Orman Mühendisleri Odası 2004 yılı seçimlerinde TMMOB Genel Kurulundan sonra Genel Kurulu‘nu yaptığından TMMOB Genel Kurulu‘na kendisi katılamamış; bu nedenle de TMMOB‘de temsil olanağı bulamamıştır. Sonraki Genel Kurullarda ise, TMMOB‘ne borcunu ödememiş ve TMMOB Yasası‘nın 4. maddesinin son fıkrası gereği Genel Kurula katılamamışlardır. TMMOB‘nin 27-30 Mayıs 2010 tarihinde yapılan 41. Genel Kuruluna Birlik borcunu kapattığı için Orman Mühendisleri Odası katılmış ve temsilcisi TMMOB Yönetim Kuruluna seçilmiştir.

Demokrasinin askıya alındığı dönemin ürünü olan ve o dönemde dahi uygulanmayan TMMOB Yasası‘nın Ek-1 ve Ek-3 maddelerine dayanarak yöneltmiş olduğunuz soruları ve istemleri kabul edilemez buluyor ve ayrıca yurtdışı kongrelere katılan isimleri sunmayı demokratik esaslara aykırı buluyoruz.

Sonuç olarak; 1982 Anayasası‘nda 1995 yılında yapılan demokratikleşme yönündeki değişikliklerin ruhuna aykırı uygulamaları kabul etmeyeceğimizi bilgilerinize sunmak zorunlu olmuştur.

 

Tüm Görüşler »

07.06.2010 tarihinden itibaren 741 defa okunmuştur.

Etkinlikler

Eylül 2010

Pts

Sl

Çrş

Prş

Cum

Cts

Paz

34

23

24

25

26

27

28

29

35>

30

31

01

02

03

04

05

36

06

07

08

09

10

11

12

37

13

14

15

16

17

18

19

38

20

21

22

23

24

25

26

39

27

28

29

30

01

02

03

40

04

05

06

07

08

09

10

41

11

12

13

14

15

16

17

03.09.2010

GENÇ-İMO 2. YAZ EĞİTİM KAMPI

04.09.2010

GENÇ-İMO 2. YAZ EĞİTİM KAMPI

"12 EYLÜL ANAYASASINA DA AKP ANAYASANA DA HAYIR!" MİTİNGİ

05.09.2010

GENÇ-İMO 2. YAZ EĞİTİM KAMPI

06.09.2010

GENÇ-İMO 2. YAZ EĞİTİM KAMPI

07.09.2010

GENÇ-İMO 2. YAZ EĞİTİM KAMPI

TMMOB Etkinlikleri

 
Kent Sempozyumları

COPYRIGHT © 2009-2010 TMMOB

SAYFAYI YAZDIR

YAZDIR

 
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
Selanik Caddesi No:19/1 06650 Yenişehir/ANKARA
Tel: 0 312 418 12 75 Faks: 0 312 417 48 24

eposta00.gif, 498B

ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI FİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI GEMİ MAKİNALARI İŞLETME MÜHENDİSLERİ ODASI GEMİ MÜHENDİSLERİ ODASI GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI İÇ MİMARLAR ODASI İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI MİMARLAR ODASI ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASI PETROL MÜHENDİSLERİ ODASI PEYZAJ MİMARLARI ODASI ŞEHİR PLANCILARI ODASI TEKSTİL MÜHENDİSLERİ ODASI ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI

 
 
Key İnternet Hizmetleri