 |
AÇILAN DAVALAR - 42. DÖNEM |
AÇILAN DAVALAR - 42. DÖNEM 1) Mahkeme : Danıştay....Daire Dosya No : 2012/..... E Davacı : TMMOB Davalı : Orman Genel Müdürlüğü Konu : 11.07.2012 tarih ve 28350 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren "Ormanlarda ve Orman İçinde Bulunan Otlak, Yaylak ve Kışlaklarda Hayvan Otlatılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin" 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde yer alan "milli park ve tabiat parklarının mutlak koruma", "sulak alan mutlak koruma bölgeleri" ve "yaban hayatı geliştirme sahalarının mutlak koruma bölgeleri ve yaban hayatı geliştirme sahalarından" ibareleri ile ikinci fıkrasında yer alan "muhafaza ormanları, avlak alanlar, tohum meşcereleri, gen koruma ormanları ve odun dışı ürün planlaması yapılan orman alanlarında" ibarelerinin açıkça hukuka aykırı olması nedeniyle öncelikle yürütmesinin durdurulması ve iptali istemidir. Açıklamalar : Dava konusu Yönetmeliğin; "Temel ilkeler" başlıklı;4 üncü madde 1. fıkrası (ğ) bendinde yer alan; "ğ) ... milli park ve tabiat parklarının mutlak koruma", ... "sulak alan mutlak koruma bölgeleri" ile "yaban hayatı geliştirme sahalarının mutlak koruma bölgeleri ve yaban hayatı geliştirme sahalarından" ibarelerinin, 4 üncü madde 2 inci fıkrasında yer alan; "(2) ..."muhafaza ormanları, avlak alanlar, tohum meşcereleri, gen koruma ormanları ve odun dışı ürün planlaması yapılan orman alanlarında" ibarelerinin,yürütmesinin durdurulup iptali talep edilmektedir. Devlet Anayasanın 169 uncu maddesine göre; ormanların korunması, sahalarının geliştirilmesi için gerekli tedbirleri almak, Devlet ve özel orman ayrımı yapılmadan tüm ormanların gözetilmesini sağlamakla yükümlüdür Ancak dava konusu Yönetmeliğin, otlatmanın düzenlenmesine ilişkin temel ilkelerin belirlendiği 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrası (ğ) bendi ile 2 inci fıkrasında yer alan hükümler, ulusal ve uluslar arası kaynak değerlere sahip olması nedeniyle özel koruma statüsü verilen korunan alanların Devlet eliyle tahrip edilmesine imkân tanımıştır. Bu Yönetmelik düzenlemesiyle; millipark, tabiat parkı, sulak alan, yaban hayatı geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, tohum meşcereleri, gen koruma ormanları ve odun dışı ürünlerin planlandığı orman alanlarında, otlatma planlarına dayalı olarak keçi, koyun, sığır ve mandaların otlatılmasına izin verilmektedir. Bu Yönetmeliğin davaya konu edilen hükümleri; ulusal ve uluslararası kaynak değerlere sahip olan ve anılan mevzuat hükümleri uyarınca Devletçe korunması gereken bu yerlerdeki orman ekosistemini tahrip edecek nitelikte olup, anılan Kanun hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğinden yürütmesinin durdurulup iptali gerekmektedir. Anayasa, Yasalara aykırı düzenlemelerin iptali talebi ile TMMOB tarafından dava açılmıştır. Sonuç : Yargılama devam etmektedir. 2) Mahkeme : Danıştay....Daire Dosya No : 2012/..... E, Davacı : TMMOB Davalı : Başbakanlık Konu : 12 Haziran 2012 tarih ve 28321 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan özelleştirme uygulamaları sonucunda nihai devir sözleşmesi imzalanarak devir ve teslim işlemleri tamamlanmış olan bazı özelleştirme işlemleri hakkında verilen yargı kararlarının uygulanmasına yönelik olarak tesis edilecek iş ve işlemlere ilişkin 11/6/2012 tarihli ve 2012/3240 Karar Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı‘nın YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI ve İPTALİ istemlidir. Açıklamalar : 12 Haziran 2012 tarih ve 28321 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan "Özelleştirme uygulamaları sonucunda nihai devir sözleşmesi imzalanarak devir ve teslim işlemleri tamamlanmış olan bazı özelleştirme işlemleri hakkında verilen yargı kararlarının uygulanmasına yönelik olarak tesis edilecek iş ve işlemlere ilişkin ekli Kararın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığı (Özelleştirme İdaresi Başkanlığı)‘nın 21/5/2012 tarihli ve 3526 sayılı yazısı üzerine, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun ek 5 inci maddesine göre, Bakanlar Kurulu‘nca 11/6/2012 tarihinde kararlaştırılmıştır." 2012/3240 Karar Sayılı ve 11/06/2012 tarihli kararnamenin ekinde yer alan kararda ise; "MADDE 1 -(1) Özelleştirme uygulamaları sonucunda nihai devir sözleşmesi imzalanarak devir ve teslim işlemleri tamamlanmış olan özelleştirme işlemleri hakkında verilen yargı kararlarının uygulanmasında ortaya çıkan fiili imkansızlık nedeniyle; a) Eti Alüminyum A.Ş.‘nin %100 oranındaki hissesinin satış yöntemiyle özelleştirilmesi, b) Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.‘ye ait Kuşadası Limanının işletme hakkı verilmesi yöntemiyle özelleştirilmesi, c) Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.‘ye ait Çeşme Limanının işletme hakkı verilmesi yöntemiyle özelleştirilmesi, ç) SEKA-Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları A.Ş.‘ye ait Balıkesir İşletmesinin varlık satışı yöntemiyle özelleştirilmesi, d) Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.‘nin %14,76 oranındaki hissesinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Toptan Satışlar Pazarında satılması, işlemlerini iptal eden yargı kararlarıyla ilgili olarak geriye ve ileriye yönelik herhangi bir işlem tesis edilmemesi ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu yönde yapılmış olan iş ve işlemlerin devam ettirilerek sonuçlandırılması kararlaştırılmıştır. Anayasa‘nın 138. maddesi, "yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesi geciktiremez" kuralını koymuştur. İYUY‘nın 28 maddesi ise, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Hukuka saygılı bir yönetimden beklenen, mahkeme kararlarına gecikmeksizin uymak olması gerekirken merkezi idare temsilcileri Anayasa ve Yasa kurallarını hiçe sayarak kendilerini tüm kurallardan muaf görmüşlerdir. Anayasaya aykırı düzenlemelerin iptali talebi ile TMMOB tarafından dava açılmıştır. Sonuç : Yargılama devam etmektedir. 3) Mahkeme :Danıştay .... Daire Dosya No :2012/ Davacı :TMMOB Davalı : Kamu İhale Kurumu Konu : 13.08.2012 tarih 28383 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin" 1, 2, 3, 4, 5 ve ilintili olduğundan geçici maddenin iptali ve yürütmenin durdurulması istemidir. Açıklamalar : Kamu İhale Kurumu tarafından 13 Ağustos 2012 tarih 28383 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği"n 1, 2, 3 ve 4. maddesi ile yapım işi ihalelerinde anahtar teknik personel zorunluluğu kaldırılmış, 5. madde ile de belli istekliler arasında ihale usulü ile ihale edilen yapım işlerinde ön yeterlik aşamasında uygulanacak olan puanlamayı değiştirilmiştir. Geçici madde ile de yönetmelik değişikliğinden önce ilan ve duyurusu yapılmış olan ihalelerde duyurunun yapıldığı tarihteki yönetmelik hükümlerine tabi olacağı düzenlenmiştir Yönetmeliğin tümü teknik ve mesleki yeterlilik kriteri ile ilgilidir. Dava konusu yönetmelik hükümlerinde sözü edilen personel, mühendis ve mimarlardan oluşan teknik personeldir. Yapım işlerindeki teknik personel mühendis ve mimarlardan oluşmakta olup, bu meslek mensuplarının yeterliliği ve istihdamı TMMOB yakından ilgilendirilmektedir. Dava konusu Yönetmelik hükümleri, Anayasa ve yasaya aykırı olduğu gibi kamu yararına da aykırılık taşımaktadır. Hukuka açıkça aykırılık taşıyan ve kamu hizmetlerinde kullanılacak yapılarda kalitenin düşmesine, meslek mensuplarının hak kaybına neden olacak yönetmelik hükümlerinin iptali için TMMOB tarafından dava açılmıştır Sonuç: Dava devam etmektedir. 4) Mahkeme :Danıştay .... Daire Dosya No :2012/ Davacı :TMMOB Davalılar : 1- İçişleri Bakanlığı 2- Türk Standartları Enstitüsü Konu : 15 Ağustos 2012 tarih, 28385 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi Kullanılmasına İlişkin Mecburi Standart Tebliği‘nin 2. maddesi ile büro tescil belgesi ile sicil durum belgesini kaldıran TS10970 44, 92, 97, 103, 113, 114, 115 ve 116. bölümlerin iptali ve yürütmenin durdurulması istemidir. Açıklamalar : Dava konusu Tebliğ ile 30/1/2007 tarihli ve 26419 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanan Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi Kullanılmasına İlişkin Mecburi Standard Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır. Türk Standardları Enstitüsü Başkanlığı Teknik Kurulunun 19/7/2012 tarihli toplantısında tadil edilen TS 8737 Yapı Ruhsatı ve TS 10970 Yapı Kullanma İzin Belgesi standartları, bu Tebliğin Resmî Gazete‘de yayımı tarihinde uygulamaya konulmuştur. Uygulamaya konulan yeni formlardaki en temel değişiklik büro tescil ve sicil durum belgelerinin numaralarının yazılacağı bölümlerin iptal edilmiş olmasıdır. Yürürlükten kaldırılan yapı ruhsatı standardı ile yeni yürürlüğe giren yapı ruhsatı standardının doldurulmasına ilişkin karşılaştırma yaptığımızda, bir mimar ve mühendisin serbest meslek icra etme hakkına sahip olup olmadığı tespit edilmeden yani meslek mensubunca büro tescil belgesi ve sicil durum belgesi sunulmadan meslek icra etmesinde bir sakınca görülmemesidir. Davalı İdare ise dava konusu işlemlerle, hizmet yönünden yönetim kuruluşu olan müvekkil Birlik ve bağlı Odaların yetki alanına müdahale ederek düzenleme yapmıştır. Meslek odası ile üye arasındaki ilişkiyi tamamen ortadan kaldırmıştır. Davalı idarenin bu düzenleyici işlemlerine göre bir meslek mensubunun odaya üye olmasına, büro açmasına gerek olmaksızın herkes yapı yapabilir, denetleyebilir, şantiye şefi olabilir, yapı ruhsatı alabilir. Meslek mensubunu denetleyecek tüm argümanlar ortadan kaldırılmıştır. Meslek odasının devreden çıkarıldığı durumda, yetki bir yana hizmeti sunan kişinin mühendis ve mimar olduğunu dahi denetlemek olanaksızlaşır. Bu durum, hem meslek odalarının varlık nedenine hem de kamu yararına aykırı olup işlemin iptali için TMMOB tarafından dava açılmıştır Sonuç: Dava devam etmektedir. 5) Mahkeme :Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı Şikayetçi :TMMOB Şüpheli :Pektim Yetkilileri Petrokimya A.Ş yekilileri Konu :Orman alanlarının tahrip edilmesi, ruhsatsız kazı ve dolgu çalışması yapılması, imar kirliliği ve kıyı yasasına muhalefetten sanıkların cezalandırılması istemidir. Açıklamalar : Orman alanı olanı olan yaklaşık 76 ha büyüklüğündeki alan PETKİM Petrokimya A.Ş tarafından Orman Bölge müdürlünden alınan ön izne istinaden " liman gerisi hizmet alanı " olarak belirlenmiş İzmir Büyükşehir belediye meclisince yapılan nazım imar planı değişikliğine ilişkin karara itiraz edilmiştir. Ancak ilgili firma yetkililerince imar planının kesinleşmesi beklenmeden devlet orman ağaçları kesilmiş, kazı çalışmalarına başlanarak doğal yapı bozulmuştur. Hukuka aykırı bir biçimde belirtilen müdahalelerin yapıldığı ve açıkça suç işlendiği tespit edildiğinden TMMOB tarafından ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Sonuç : Dava devam etmektedir 6) Mahkeme :Danıştay .... Daire Dosya No :2013/ Davacı :TMMOB Davalı : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Konu : 16 Aralık 2012 tarih 28499 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan "Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliği"nin 14. maddendin (a) bendinin ""veya 15/2/1954 tarihli ve 6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanun kapsamında kimyager unvanını almış olmak çevre elektrik, endüstri, enerji sistemleri, inşaat, makine, petrol ve doğalgaz mühendisliği veya kimya dalında yüksek lisans yapmış olmak" ibareleri ile (b) bendinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemidir. Açıklamalar : dava konusu Yönetmeliğin 14. maddesi bugüne kadar yürütülmüş ve kurala bağlanmış uygulamayı görmezden gelerek alanda karışıklığa neden olacak düzenleme niteliğindedir. Alan mühendislik hizmeti olmasına karşın, davalı idare mühendis olsun olmasın deyim yerinde ise herkese bu alanı açmıştır.. 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu‘nun 15. maddesine aykırı olarak alan mühendislik alanı dışında yüksekokul mezunlarına ve kimyagerlere açılmıştır. 6 yıldan bu yana mühendislik alanı olarak görülen otogaz istasyon müdürlüğü görevi, teknolojide ve eğitimde hiçbir şey değişmemişken eğitimleri ve ünvanları bir olmayan alanlara açılmasının dayanağını bulmak olanaklı değildir Ayrıca Odalar, kendi meslek mensupları ve bu meslek mensuplarının görevlerini ifa ederken sevk ve idaresinden sorumlu olduğu personeli eğitmekle yükümlendirilebilinir. Bunun dışında aynı sorumluluğu üstlenecek başka bir meslek mensubunu eğitmekle yükümlü ve yetkili değildirler. Otogaz istasyonunda aynı görevi ifa etmekle yetkilendirilen yüksekokul mezununa ya da başka mühendislik disiplinine mensup meslek mensubuna eğitim vermesi olanaklı değildir. Dava konusu düzenleme kamu yararı ve hizmet gerekleriyle uyuşmamaktadır. Sıvılaştırılmış petrol gazları piyasası yüksek risk taşıyan bir alandır. Bu alanda çalışacak personelin uzmanlık alanı önemli olup, işin taşıdığı risklerin felakete dönüşmesini engelleyecek niteliğe sahip olması gerekmektedir. Görev alanı kamu güvenliği ile yakından ilgili olup, Yasa‘nın amacını da burada aramak gerekir. Bu alanın herkese açılması, Yasa‘nın öngördüğü amacın gerçekleşmesi önünde önemli engel teşkil edecektir. Bu nedenlerle ilgili yönetmelik hükümlerinin iptali için TMMOB tarafından dava açılmıştır Sonuç: Dava devam etmektedir. 7) Mahkeme :Danıştay .... Daire Dosya No :2013/ Davacı :TMMOB Davalı : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-ANKARA Konu : 29.12.2012 tarih ve 28512 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren "İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki ve Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliği"n 5, 6, 8, 9, 10, 11, 12, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 28/3 maddelerinin iptali, öncelikle yürütmenin durdurulması ve 6331 sayılı Yasa‘nın Anayasa‘ya aykırılığı savımızın somut norm denetim yoluyla Anayasa Mahkemesi önüne götürülmesi istemidir. Açıklamalar : Yönetmelik ve dayanağı yasa öncelikle Anayasa‘nın 128 maddesine aykırıdır. Çalışanların sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışma hakkı temel bir insan hakkı olup, bu alan devletin denetim ve gözetimi altında olması gerekir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası‘nın genel gerekçesinde İLO Sözleşmesi ve 89/391/EEC sayılı Avrupa Birliği Konsey Direktifi gösterilmişse de Yasa, anılan uluslararası belgelerle uyumlu değildir. Yasada, iş güvenliği ve sağlık hizmetlerinin tüm işyerlerinde uygulanacağı belirtilmekle beraber iş güvenliği ve sağlığı kavramlarının neyi ifade ettiği açıklanmamış; yasa sistem ve kurumdan yoksun bırakılmış; hizmetin uygulama araçları piyasaya verilmiş ve en önemlisi devlet denetimi kaldırılmıştır. İş güvenliği mühendisleri bu yasanın ana unsurlarından biri olmasına karşın, iş güvenliği hizmetini sunacak bir araç olarak ele alınmıştır. Devlet ve işverenlerin asli sorumluluğu, hak ve yetkiden yoksun iş güvenliği mühendislerine yüklenmiştir. Mühendislerin, mühendislik hizmeti sunmak için kaydolmaları zorunlu olan odaları ile bağları kesilmiştir. Meslek Odaları, eğitim, belgelendirme, yetkilendirme alanlarından ve mühendisler adına hak ve yetkileri savunacağı süreçlerden tamamen dışlanmıştır. Yönetmelik ve dayanağı Yasa, Devlet eliyle yürütülmesi gereken bir hizmeti ve denetimi yine işverenlere havale etmiştir. İş sağlığı ve güvenliği hizmeti, işyerlerine ortak sağlık ve güvenlik birimi ismiyle kurulan şirketler tarafından görevlendirilecek iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimleri eliyle verilecek ve denetimleri de bu güvencesiz mühendis ve hekimler yapacaktır. Anayasaya ve kamu yararına aykırı yönetmelik hükümlerinin iptali için TMMOB tarafından dava açılmıştır Sonuç: Dava devam etmektedir. 8) Mahkeme :Danıştay .... Daire Dosya No :2012/ Davacı :TMMOB Davalılar : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı-ANKARA Konu : 29.12.2013 tarihli ve 28512 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği‘nin iptali ve öncelikle yürütmenin durdurulması istemidir. Açıklamalar : 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası‘nın 30. maddesi gereğince yayımlandığı belirtilen İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği 29.12.2013 tarihli ve 28512 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak 30.12.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik işyerlerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerinin İşyeri sağlık ve güvenlik birimi (İSGB) ve Ortak sağlık ve güvenlik birimi eliyle yürütüleceğini düzenlemiştir. Ortak sağlık ve güvenlik birimi(OSGB) ise, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları ile şirketler tarafından kurulup işletilen müessese biçiminde tanımlanmıştır. Bu şirketler bünyesinde iş güvenliği uzmanı ile işyeri hekimi ve diğer sağlık çalışanı istidam edecekler ve işyerleri de OSGB‘lerle sözleşme yaparak bünyesinde çalıştırdığı mühendis ve hekim eliyle iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunacaklardır. Dava konusu yapmış olduğumuz bu yönetmelik, hizmeti sunacak mühendis ve hekimi bir unsur olarak görmemiş, muhatap olarak OSGB‘leri görmüştür. Aynı zamanda, mühendis ve hekimlerin işyerleri ile sözleşme yapmasını, dolayısıyla kendi iradesi ile iş seçme hakkını ortadan kaldırmıştır. İş güvenliği alanında hizmet sunmak isteyen bir mühendis mutlaka bir OSGB‘nin ücretli çalışanı olmak zorundadır. OSGB‘de çalıştırdığı iş güvenliği mühendisini istediği yerde görevlendirme hakkına sahiptir. Yani iş güvenliği uzmanının iş seçme hakkı bulunmamaktadır. İş güvenliği alanında çalışmak isteyen mühendislerin iş seçimi ve sözleşme yapma dolayısıyla çalışma hakkını engelleyen, OSGB‘lerin kiralık işçisi konumuna getiren bu yönetmeliğin iptali için TMMOB tarafından dava açılmıştır Sonuç: Dava devam etmektedir. 9) Mahkeme :Danıştay .... Daire Dosya No :2013/ Davacı :TMMOB Davalı : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Konu : 05.02.2013 tarih ve 28550 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair" yönetmeliğin 10. maddesinin iptali istemidir. Açıklamalar : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 05.02.2013 tarih ve 28550 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin (ç) ve (d) bentleri değiştirilerek denetçi makina ve elektrik mühendisinin denetim alanı 120.000 m2 den 180.000.m2 çıkartılmıştır. Yapılan değişiklik ile yapı denetim kuruluşlarının az sayıda elemanla çok alan denetleyerek kar elde etmeleri öngörülürken, meslek mensuplarını ise bu sektörün artı değeri haline dönüştürmektedir. Meslek mensubunun belirtilen alanı denetleyebilmesi için üç mühendise bedel performans sergilemesi gerekmekte olup yapılan düzenleme ile mühendisin fiilen bu yapıları denetlemesi imkansız hale getirilmektedir. Hem hizmeti sunan hem de hizmetten yararlananlar açısından kamu yararı ve hizmet gerekleri örtüşmeyen ilgili değişikliğin iptali için TMMOB tarafından dava açılmıştır Sonuç: Dava devam etmektedir.
|