EMO: ENERJİDE YENİ KAPİTÜLASYON ANLAŞMASI

12.05.2026

Elektrik Mühendisleri Odası, 12 Mayıs 2026 tarihinde yayımladığı basın açıklamasında Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan ve toplam 5.000 MW kapasiteli yenilenebilir enerji projelerini kapsayan işbirliği protokolünü "yeni bir kapitülasyon anlaşması" olarak nitelendirdi. EMO, Suudi Arabistan ile imzalanan bu yeni anlaşmanın yasalaşma sürecini hızlandırıldığı ve yarın (13 Mayıs 2026 Çarşamba günü) esas komisyon olan TBMM Dışişleri Komisyonu’nun gündemine alınacağı bilgisine dayanarak, milletvekillerini ikili anlaşma formunda Meclis`e gelecek kanun teklifini reddetmeye çağırdı.

ENERJİDE YENİ KAPİTÜLASYON ANLAŞMASI

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında, toplam 5 bin MW kapasiteli yenilenebilir enerji projesi geliştirilmesini hedefleyen kapsamlı bir iş birliği protokolü imzalandı. İlk etapta Sivas ve Taşeli adıyla kurulacak 2 bin MW`lık güneş santralleri için 30 yıl süreli alım garantisi sağlayan proje kapsamında; Suudi sermayeli şirkete ücretsiz arazi tahsisi ve geniş vergi muafiyetleri gibi önemli imtiyazlar da tanınıyor.

Benzer hükümler ve alım garantileri içeren bir anlaşma 2023 yılında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile de imzalanmış; ancak Osmanlı`nın çöküş döneminde yabancı yatırımcılara tanınan kapitülasyonlara benzer koşullar barındırması nedeniyle eleştirilerek TBMM gündemine alınmamış ve yasalaştırılamamıştır. Suudi Arabistan ile imzalanan bu yeni anlaşmanın ise yasalaşma sürecinin hızlandırıldığı ve yarın (13 Mayıs 2026) esas komisyon olan TBMM Dışişleri Komisyonu`nun gündemine alınacağı öğrenildi.

Öncelikle ülkemiz kısa, orta vadede bir elektrik üretim kriziyle karşı kaşıya değildir. Ülkemizin mevcut elektrik üretim kapasitesi ve planlanan yatırımlarla olası tüketim artışlarını da karşılayacak düzeydedir, hatta ciddi bir arz fazlası da söz konusudur. 

Ülkelerin ancak zor duruma düştüğünde yapabileceği bu tip bir anlaşmaya mahkûm olmadığımızın da bilinmesi gerekir.  Eğer söz konusu projelerin hayata geçirilmesi bu düzeyde öncelikliyse, bu yatırımlar EÜAŞ tarafından, enerji depolama AR-GE ve yatırım faaliyetlerini de içerecek şekilde, ulusal imkânlarımızla geliştirilebilir. Ülkemizde bu projeleri hem finanse edecek kaynağın, hem de mühendislik birikiminin olduğu ortadadır.

Anlaşma kapsamındaki Faz 1 projeleri incelendiğinde; Sivas ve Taşeli GES`lerinin yer verildiği görülmektedir. Her biri 1.000 MWe kurulu güce sahip olacak bu santraller için Euro bazlı ve 30 yıl süreli bir alım garantisi sunulmaktadır. Ödeme yapısı çerçevesinde, ilk 5 yıl için daha yüksek, takip eden 25 yıl için ise daha düşük bir fiyatlandırma modeli öngörülmüştür. Buna göre; Sivas GES için ilk 5 yıl boyunca MWh başına 47,5 Euro, sonraki 25 yıl için ise 23,415 Euro alım fiyatı garanti edilmiştir. Taşeli GES projesinde ise ilk 5 yıl için yine 47,5 Euro seviyesindeki alım fiyatı, sonraki 25 yıllık süreçte 19,950 Euro olarak belirlenmiştir.

Ülkemizdeki güneş enerji santrallerinin ortalama verim hesaplamaları, yıllık 1.600 saat tam yükte çalışacakları öngörülerek yapılmaktadır. Bu santrallerin ortalama olarak bu verimle çalışacağı varsayıldığında; Sivas GES için ilk 5 yıl boyunca yıllık 76 milyon Euro, sonraki 25 yıl boyunca ise yine yıllık 37,5 milyon Euro ödeme yapılması beklenmektedir. Taşeli GES için ise ilk 5 yıl 76 milyon Euro, sonraki 25 yıl boyunca yıllık 31,9 milyon Euro ödeme yapılacağı hesaplanmaktadır. 30 yıllık süreçte Sivas GES için 1,31 milyar Euro, Taşeli GES için ise 1,17 milyar Euro ödeme gerçekleştirilecektir. 

 

 

 

 

 

 

Yalnızca Faz 1 kapsamındaki bu iki projenin ülkemize toplam maliyeti yaklaşık 2,5 milyar Euro`yu bulacaktır. Anlaşmada detaylarına yer verilmese de toplam kurulu gücü 3.000 MWe olacak ek yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesini öngören Faz 2 için, Faz 1 maliyetinin yüzde 50 daha fazlası, yani 3,7 milyar Euro ek maliyet oluşacağı ve bu anlaşmanın toplam yükünün 6 milyar Euro`ya yaklaşacağı öngörülebilir.

Al ya da Öde!

Üstelik bu anlaşma kapsamında, yatırımı gerçekleştirecek Suudi şirkete ücretsiz arazi tahsisi yapılmaktadır. Proje şirketleri; arazi haklarının edinilmesi, kiralanması ve kullanımı için herhangi bir bedel ödemeyecektir. İrtifak, mera vasıf değişikliği ve orman izinleri gibi gerekli tüm işlemler EÜAŞ tarafından yapılacak, kamulaştırma bedelleri de EÜAŞ tarafından ödenecektir. Üstelik alımlar "al ya da öde" esasına dayalı olarak gerçekleştirilecektir; ihtiyaç olmasa da ödeme yapılacaktır.

Yatırımcıya doğrudan Kurumlar Vergisi teşviki uygulanacak; ithal edilecek her türlü ekipman, makine, yedek parça ve sarf malzemesi gümrük vergisi, KDV ve ÖTV`den muaf olacak. Yurt içinden temin edilmesi durumunda da KDV muafiyeti tanınmış, damga vergisi istisnası bile unutulmamıştır. Anlaşmaya göre şirketler; tüm yasal defter, hesap ve kayıtlarını Euro cinsinden tutabilecek, faturalandırma ve ödemeleri de Euro ile yapabilecektir. Projenin inşaat ve işletme dâhil her aşamasında yabancı personel istihdam edilmesine otomatik olarak izin verilmektedir. Özetle alım ve fiyat garantisi dışında bu anlaşma ile Suudi yatırımcılara iç hukuka hiçbir biçimde tabi olmayacakları, uyuşmazlıkların çözümünde yerli yargı yerine uluslararası tahkim mekanizmalarının (ICSID) yetkilendirileceği, yüksek korumalı ve eşine az rastlanır bir statü sağlanmaktadır. 

Ülkemizin kuruluşuyla birlikte kamulaştırmalarla maden ve enerji gibi temel altyapı alanlarındaki yabancı şirketlerin imtiyazlarına son verildiğini hatırlatarak; Cumhuriyetin 102. yılında TBMM`yi ve tüm milletvekillerini bu tarihsel süreci tersine çevirecek anlaşmalara karşı durmaya ve ikili anlaşma formuyla TBMM`ye getirilecek olan kanun tekliflerini reddetmeye çağırıyoruz.  

Elektrik Mühendisleri Odası
50. Dönem Yönetim Kurulu
12 Mayıs 2026