13. ELEKTRİK, ELEKTRONİK, BİLGİSAYAR, BİYOMEDİKAL MÜHENDİSLİĞİ ULUSAL KONGRESİ DÜZENLENDİ
Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi’nin Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile birlikte düzenlediği 13. Elektrik, Elektronik, Bilgisayar, Biyomedikal Mühendisliği Ulusal Kongresi 23-26 Aralık 2009 tarihlerinde ODTÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Kongrenin açılışında sırasıyla; Yürütme Kurulu Başkanı, ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmet Erkmen, ODTÜ Rektörü Ahmet Acar, EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Emir Birgün, CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan ve Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Kaya konuştular.
EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş, kongrenin teması olan "Teknolojide buluşalım" sözünü anımsatarak, sadece teknolojide değil, "Teknolojiyi toplumun çıkarlarıyla buluşturan, daha güzel bir gelecek için üreten bir toplum ve gündüzleri sömürülmeyen, geceleri aç yatılmayan bir dünya yaratma" çabasıyla buluşma çağrısı yaptı.
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen de kongrenin temasına atıfta bulunarak, "Bu temada acaba Türkiye ne kadar teknolojide buluşabiliyor diye baktığımızda, aslında bir türlü buluşamadığımız, niyetimizin olduğu, ancak çok ciddi sıkıntılar çektiğimizi görüyoruz" dedi. Sanayileşmenin bulunduğu toplum yapısını değiştirerek, yeni kültürel ve sosyal ilişkiler ağı ördüğünü anımsatan Çeçen, Cumhuriyet‘in kuruluş dönemindeki şeker fabrikaları örneğini verdi. Çeçen, bu fabrikalardan 6 tanesinin geçen ay özelleştirildiğini belirtirken, TEKEL‘in özelleştirilmesi sonrasında işçilerin yaşadığı mağduriyete dikkat çekti. Musa Çeçen, sanayileşme kavramının Türkiye‘de giderek zora girdiğini, enerji başta olmak üzere girdi maliyetlerinin arttığını, ara malı ithalatına dayanılması nedeniyle ülkedeki istihdamın olumsuz etkilendiğini anlattı.
Enerji alanında yaşanan darboğaza da işaret eden Musa Çeçen, arz güvenliği sorununun özelleştirme politikalarından kaynaklandığını belirtirken, ocak ayından itibaren yüzde 30‘luk zammın sinyallerinin verilmeye başlandığını, "20 milyarlık açığın kapatılamaz hale geldiği" söylemleriyle bu açığın yine halkın pamuk elleri cebe sokulmak suretiyle kapatılacağının basında yazılmaya başlandığını aktardı. Sanayicilerin, enerjiyi daha pahalı bir girdi olarak kullanmak zorunda bırakan politikaları desteklemelerini "düşündürücü" olarak nitelendiren Musa Çeçen, hala enerji alanında kamuya dönüş yapılması için fırsat bulunduğunu kaydetti. "Daha düne kadar mutfak işleri, gıda ticaretiyle uğraşanların, enerji alanına girdiğini" ifade eden Çeçen, Türkiye‘de daha fazla yıkıma yol açılmadan serbest piyasacı enerji politikalarının sonlandırılması gerektiğini vurguladı. Çeçen, "Bu alanda yaşanılan tahribatın önümüzdeki dönemde krizin etkilerinin kısmen atlatılmasından sonra bir arz krizi ve pahalılık kriziyle birleşerek, her alanı derinden sarsacağının, bu politikalardan bir an önce vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizmek istiyorum" dedi.
TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Emir Birgün ise kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, mühendisliğin bilim ve teknolojiyi insanla buluşturan bir meslek olduğunu vurgulayarak, TMMOB‘nin mühendislerin hak ve çıkarlarını halkın çıkarları temelinde korumak ve geliştirmek, toplum yararına mesleki birikimlerini kullanmalarının zeminini yaratmakla yükümlü olduğunu kaydetti. Birgün, şöyle konuştu:
"Bu amaçla, meslek alanlarımızla ilgili gelişmelerin ve politikaların sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel boyutlarını derinlemesine kavramak, yorumlamak ve toplumu bilgilendirmek bizim görevlerimiz arasında yer alıyor. Bu görevimizi yerine getirmekte en önemli yol göstericilerden biri de düzenlediğimiz bu tür etkinliklerimiz oluyor. Bu etkinliklerimizde bilim insanlarının ve uzmanların yoğun emek harcayarak oluşturduğu bilgi erişilebilir ve ulaşabilir hale geliyor."
Günümüzde hayatın her alanında teknoloji ürünleriyle bir arada olunduğuna dikkat çeken Emir Birgün, teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiğini, bugün alınan teknolojik bir ürünün 3 ay sonraki teknolojinin çok gerisinde kalabildiğini anlatırken, "Teknolojiyi üreten, gelişimini sağlayan mühendislik disiplinleri de buna bağlı olarak çok hızlı şekil değiştirebiliyor" saptamasında bulundu. Emir Birgün, ulusal bir teknoloji politikası oluşturulmasının önemine vurgu yaparak, bunun için üniversitelerle işbirliği içinde gerçekleştirilen ulusal kongrelerin de önemli bir araç olduğunu söyledi.


