3. AVRUPA SOSYAL FORUMUNA, TMMOB KONUŞMACI OLARAK DAVET EDİLDİ
3. Avrupa Sosyal Forumu 14-17 Ekim tarihlerinde Londra'da gerçekleşecek. Avrupa Sosyal Forumu, 2001 de Porto Alegre'de düzenlenen Dünya Sosyal Forumu tarafından başlatılan bir sürecin devamı olarak toplanıyor. Avrupa Sosyal Forumunun ilki 2002 yılında Floransa'da ve ikincisi 2003 yılında Paris'te toplanmıştı. Avrupa Sosyal Forumu çalışmalarında Dünya Sosyal Forumu ilkelerini temel alıyor.
3. Avrupa Sosyal Forumu 14-17 Ekim tarihlerinde Londra‘da gerçekleşecek. Avrupa Sosyal Forumu, 2001 de Porto Alegre‘de düzenlenen Dünya Sosyal Forumu tarafından başlatılan bir sürecin devamı olarak toplanıyor. Avrupa Sosyal Forumunun ilki 2002 yılında Floransa‘da ve ikincisi 2003 yılında Paris‘te toplanmıştı. Avrupa Sosyal Forumu çalışmalarında Dünya Sosyal Forumu ilkelerini temel alıyor.
Londra‘da gerçekleşecek olan 3. Avrupa Sosyal Forumunda, 150 seminer, 300 kadar atölye çalışması ve 30 kadar da büyük forum düzenleniyor. 30 forum altı ana başlık altında toplanıyor.
Bu başlıklar:
1. Savaş ve barış,
2. Demokrasi ve temel yurttaşlık hakları,
3. Şirketlerin küreselleşmesi ve küresel adalet,
4. Sosyal adalet ve dayanışma,
5. Çevre krizleri ve sürdürülebilir toplumlar,
6. Irkçılık, faşizm ve aşırı sağa karşı: eşitlik ve çeşitlilik için.
şeklinde düzenlenmiş durumda.
Forumlar, düzenleme sürecine katılan tüm toplumsal hareketlerin ortak kararlarıyla oluşturuluyor. Forum konuları, konuşmacıları ve diğer ayrıntılar tüm Avrupa toplumsal hareketlerinin ortaklaşa karar verdiği demokratik ve eşit bir süreçte belirleniyor. Bu forumların her biri iki ila dörtbin kişinin katılacağı boyutlarda oluyor. Forum konuşmacıları arasında birnci ve ikinci forumda da olduğu gibi Türkiye‘den de konuşmacılar yer alacak.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, "Çevre Krizleri ve Avrupa‘nın Sorumlulukları" forumuna TMMOB Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda davetli konuşmacı olarak katılacak.
Paris‘te gerçekleştirilen 2. Avrupa Sosyal Forumu‘nda dönemin TMMOB Başkanı Kaya Güvenç "Enerji ve Ulaşım için Ekolojik Politikalar" panelinde bir sunuş yapmıştı.
Avrupa Sosyal Forumu 2004‘ü Londra‘da gerçekleştirmek için kurulan İngiltere Örgütlenme Komitesi açıklamasında şunları söylüyor:
"Dünya Sosyal Forumu‘nun prensipleri uyarınca Avrupa Sosyal Forumu‘nu Londra‘da gerçekleştirme amacımızı paylaşan sendikaları, sosyal hareketleri, kuruluşları, network‘ları ve yerel sosyal forumları bize katılmaya davet ediyoruz. Londra‘da gerçekleştirilecek olan Avrupa Sosyal Forumu, Dünya Sosyal Forumu İlkeler Bildirisi uyarınca gerçekleştirilecektir. Porto Alegre, Floransa ve Paris‘te olduğu gibi, Londra‘daki Avrupa Sosyal Forumu da sivil toplumun her alanından gelen sosyal hareket ve kuruluşların "başka bir dünya"yı mümkün kılmak için yapılabilecekleri ve "büyük çokuluslu şirketler ve onların hizmetindeki hükümetlerle uluslararası kuruluşlar tarafından öngörülen küreselleşme süreci"ne getirilebilecek alternatifleri tartıştığı katılıma açık bir uluslararası olay olacaktır. Londra‘daki Avrupa Sosyal Forumu, sosyal hareketlerin, sendikaların, STK‘ların, barış ve anti-emperyalizm amaçlı grupların, ırkçılık karşıtı hareketlerin, çevre hareketlerinin, Avrupa ve dünyada toplum ve azınlıklarla ilgili çalışan bir kampanyalar ağının bir araya gelmesi ve Avrupa‘yı ve tüm dünyayı ilgilendiren önemli konuları tartışmasına izin verecektir: "Özelleştirme ve neo-liberal saldırı, küreselleşme ve savaş, Avrupa‘nın "Güney"deki rolü, ırkçılık ve yabancı düşmanlığına karşı çıkma, ABD‘nin rolü, silah ticareti ve genel güvenlik, herkese eşitlik için verilen mücadele, kamu hizmetlerinin savunulması ve geliştirilmesi, çevreye karşı sorumlu yaklaşımlar, kültüre ulaşım... gibi." Londra‘da yapılacak olan Avrupa Sosyal Forumu, Avrupa Hazırlık Komiteleri yönetiminde organize edilecektir. İngiltere Örgütlenme Komitesinin toplantıları ve alt çalışma grup toplantıları, Porto Alegre İlkeleri‘ni benimseyen ve Londra Avrupa Sosyal Forumu‘nu bu bağlayıcı ilkelere göre inşa etmek isteyen herkese açıktır. Örgütlenme Komitesi‘nin çalışmaları açık ve saydam olacak ve Avrupa mail listesinde yayınlanacaktır. İngiltere Örgütlenme Komitesi, Avrupa Sosyal Forumu‘nun Londra‘da gerçekleşmesi ve destek sağlanması için gerekli olan kurulları, hukuki kişileri, personel düzenlemelerini, web sitesini ve diğer uygulamaları oluşturacak ve gerçekleştirecektir. Avrupa Hazırlık Komiteleri tarafından belirlenmiş çerçeve içinde çalışacaktır. Tüm kararlar ve hesaplar saydam olacak ve yayınlanacaktır. İngiltere Örgütleme Komitesi, Avrupa Sosyal Forumu Genel Hazırlık Toplantıları tarafından belirlenen çerçeve içinde çalışacaktır. Bunu, hareketin farklı bileşenleri arasında karşılıklı saygı atmosferi yaratarak ve hareketlerimizin genişlemesi için katılımcı bir konsensüs sağlayarak gerçekleştirecektir. Tüm kararlar ve hesaplar şeffaf olacak ve yayınlanacaktır. Tüm bu yapılar gündemlerini ve tartışma belgelerini, toplantılardan önce ve toplantılardan sonra mümkün olan en kısa zamanda yayınlayacaktır."
Dünya Sosyal Forumu ilkelerini aşağıdaki şekilde belirlemiş durumda:
"25-30 Ocak 2001 tarihlerinde Porto Alegre‘de düzenlenen Dünya Sosyal Forumu‘nu (DSF) tasarlayan ve örgütleyen Brezilya Örgütlenme Komitesi, Forumun sonuçlarını ve ortaya çıkardığı beklentileri gözden geçirdikten sonra bu girişimin devamına rehber olacak İlkelerin yazılmasının gerekli olduğuna karar verdi. Bu süreç içinde yer almak ve DSF‘nin yeni biçimlerini örgütlemek isteyen herkesin benimsemesi gereken bu ilkeler, Porto Alegre Forumu‘nda alınan kararların toplamıdır: DSF, neo liberalizme, dünyanın sermaye tarafından hükmedilmesine, emperyalizmin her çeşidine karşı olan ve hem insanlar arası, hem insanlar ile yer küre arasında yapıcı ilişkilerin olduğu küresel bir toplum inşa etmeyi amaçlayan grupların ve sivil toplum hareketlerinin, eleştirel düşünce, demokratik fikir tartışması, öneriler oluşturulması, serbest deneyim alışverişi ve ortak etkili faaliyetler kurgulanması amacıyla bağlantılar kurulması için açık bir buluşma yeridir. Porto Alegre‘deki DSF zaman ve mekanda yerelleşen bir oluşumdu. Bundan sonra ise Porto Alegre‘de ortaya atılan "Başka bir dünya mümkün" söyleminin kesinliğiyle, DSF kalıcı bir alternatif arayışı ve inşası sürecine dönüşmeye başlıyor. DSF bir dünya sürecidir. Bu sürecin parçası olarak yapılan tüm toplantıların uluslararası bir boyutu vardır. DSF‘de önerilen alternatifler, büyük uluslararası şirketler ve onlara hizmet eden uluslararası kurumlar tarafından, ulus devletlerin de onayıyla, yönetilen küreselleşme sürecine bir karşı duruş içindedir. Bu alternatifler dayanışma içinde farklı bir küreselleşme biçiminin dünya tarihinde yeni bir safha olarak yaygınlaşmasını sağlayacak şekilde oluşturuldu. Dayanışmanın küreselleşmesi, insan haklarına, çevreye saygı gösteren, toplumsal adalet, eşitlik, halkların bağımsızlığı için hizmet eden uluslararası demokratik sistem ve kurumlar üzerine inşa edilecek. DSF sadece bütün dünya ülkelerinden örgütleri ve sivil toplum hareketlerini bir araya getirip , ilişki kurmalarını sağlıyor ama kesinlikle dünya sivil toplumunu temsil eden bir varlık ya da kurum olma amacını gütmüyor. DSF‘nin toplantıları DSF‘nin kurumsal varlığı adına karar vermez. Buna göre, herhangi bir sosyal forum oluşumu adına hiç kimse bütün katılımcıları temsil etme iddiası taşıyan pozisyonlar ifade etme yetkisine sahip değildir. Forumun katılımcıları, foruma katılanların tümünü ya da çoğunluğunu bağlayan, forumun kurumsal olarak temel pozisyonlarını belirleyebilecek faaliyet önerileri veya beyannameler hakkında, oy birliğiyle bile olsa, kurum adına karar alamaz. DSF, toplantılardaki katılımcıların itiraz edebileceği türden bir güç odağı temsil etmez. DSF, katılan örgüt ve hareketlerin eylemlilikleri ve birbiriyle ilişkilerini sağlayacak tek olanağı teşkil etmeyi amaçlamaz. Buna rağmen, forumun toplantılarına katılan örgütlerin ya da örgüt gruplarının, bu toplantılar sırasında tekil olarak ya da diğer katılımcılarla birlikte verdikleri kararlar üzerine hareket edebilme hakları garanti edilmelidir. DSF, hiçbir yönlendirme, hiyerarşileştirme, sansür ya da sınırlama getirmeksizin, elindeki bütün imkanları kullanarak, bu kararların, kararları veren örgüt veya örgüt gruplarının insiyatifi olarak, geniş dağıtımını sağlıyor. DSF çoğulculuk ve çeşitliliğe önem veren, devletçilik, merkeziyetçilik, ve particilikten uzak bir ortamdır; başka bir dünya inşa etmek amacıyla, yerel ve küresel düzeyde somut eylemlilikler içinde bulunan örgütlerin ve hareketlerin merkeziyetçi olmayan bir biçimde birbiriyle ilişkiye geçmesini sağlar. Katılımcılar bu ilkelerin maddelerini kabul ettikleri sürece, DSF, çoğulculuğa, katılımcıların girişim biçimleri ve eylemliliklerinde çeşitliliğe, cinsiyet, etnik kimlik, kültür, kuşak, ve fiziksel kapasite çeşitliliğine açık bir forum olacak. Siyasi parti temsiliyetleri veya askeri örgütler foruma katılamaz. Bu tüzüğü kabul eden devlet liderleri veya parlamento üyeleri kişisel kapasitelerinde katılmak üzere foruma davet edilebilir. DSF, ekonomi, tarih ve gelişmeye dair totaliter ve indirgeyici yaklaşımlara ve devlet tarafından toplumsal kontrol adına şiddet kullanılmasına karşıdır. DSF, insan hakları, doğrudan demokrasi, barış ilişkileri, insanlar, etnik kimlikler, halklar ve cinsiyetler arası eşitlik ve dayanışmaya saygıyı ön planda tutar; her çeşit üstünlük veya hakimiyet ilişkisini ya da bir insanın başka bir insanı tahakkümü altına almasını kınar. Bir tartışma platformu olarak DSF, sermayenin hakimiyet araçları ve mekanizmaları, bu hakimiyete direniş yolları, kapitalist küreselleşme sürecinin ırkçı, cinsiyetçi ve çevre düşmanı boyutlarıyla küresel düzeyde yarattığı sosyal eşitsizlik sorunlarına getirilebilecek alternatif önerileri üzerine derin düşünceyi teşvik eden bir fikirler hareketidir. Tecrübe alışverişinin alt yapısı olarak DSF, katılımcı örgüt ve hareketler arasında karşılıklı saygı ve birbirini tanıma ilişkilerini teşvik eder. DSF toplumun ekonomik ve siyasi faaliyetinin, şimdi ve sonraki sonraki kuşaklar için, insanların ihtiyaçları ve doğaya saygı üstüne merkezlendirilmesine büyük önem veriyor. Bir karşılıklı ilişki kurma ortamı olarak DSF, dünyanın geçirmekte olduğu insalık dışı sürece ve devlet şiddetine karşı şiddet içermeyen toplumsal direnişi artırma kapasitesi olan örgütler ve hareketler arasında yeni ulusal ve uluslararası bağlar kurmayı ve böylece bu örgütler ve hareketler tarafından gerçekleştirilen insanca çabalara destek vermeyi amaçlıyor. DSF, katılımcı örgüt ve hareketlerin eylemliliklerini yerelden ulusal düzeye taşımalarını, küresel bağlamda aktif katılımı amaçlamalarını ve dayanışma içinde yeni bir dünya yaratmak adına denemekte oldukları değişim getirici pratiklerini küresel gündeme oturtmalarını teşvik eden bir süreçtir.
Avrupa Sosyal Forumu‘nun oluşumu ve Türkiye‘den çeşitli kuruluşlarla birlikte Londra Avrupa Sosyal Forumu‘na TMMOB‘nin de katılımı için çalışmalarda bulunan İstanbul Sosyal Forumu (İSF) da ilkelerini şöyle sıralamakta:
"Sosyal forum hareketi ilk kez 2001 yılında Porto Alegre‘de toplanan Dünya Sosyal Forumu (DSF) ile başlayan bir süreçtir. İSF kendisini bu sürecin bir parçası olarak görmekte ve Dünya Sosyal Forumu‘nun ilkelerini benimsemektedir. İSF‘nin temelini neo-liberalizme, savaşlara ve her türlü ayrımcılığa karşı olmak oluşturmaktadır. İSF bireysel katılımın esas olduğu, katılımcı ve şeffaf bir süreçtir. İSF, kendisini sınırlayacak ideolojik birlik dayatan anlayışlardan uzak durur. İSF bir örgüt, bir hareket, bir platform veya federatif bir yapı değildir. İSF, kitle örgütlerini, irili ufaklı sosyal çevreleri, sosyal hareketleri ve bireysel katılımcıları demokratik ve eşit bir anlayışla bir arada tutan ve birlikte hareket etmelerini sağlayan bir çalışma anlayışını benimser. İSF forum sürecinde çoğulculuğu ve çeşitliliği garanti altına alan, şovenizm ve merkeziyetçilikten uzak, herkesin kendi rengini ve görüşlerini özgürce ifade edebileceği şiddeti içermeyen toplumsal direniş ve faaliyet tarzlarını benimser. İSF, doğrudan demokrasiye önem verir. Sosyal forum süreçlerine katılım ve karar verme süreçlerinde, katılımcıların kendi eyleminin sonuçları üzerine kendisinin karar vereceği bir çalışma anlayışını benimser. İSF doğrudan eylemi, yani politik gündeme dair hazırlık ve etkinlikleri, sürecin dinamik olmasını ve dışa dönük bir genişlemeyi önemser, sosyal forum sürecinin bir ayağının sokakta, eylemde olması için çaba gösterir. İSF, kendisini sadece protestolarla sınırlamaz, başka bir dünyaya dair alternatif düşüncelerin oluşması ve geliştirilmesi doğrultusunda çaba harcar. Örgütlü yapıların dışındaki bireyleri her aşamada katılıma motive edecek tarzda, popüler politik ve sosyal etkinliklerin ve eylemlilik tarzlarının geliştirilmesini benimser. Sosyal forum hareketi bir birlik ve diyalog zemini, politik bir süreç olarak anlaşılmalıdır.
Ayrıntılı bilgi için http://www.sosyalforum.com/


