31. DÜNYA ŞEHİRCİLİK GÜNÜ KOLOKYUMU BAŞLADI
Şehir Plancıları Odası ve ODTÜ Kentsel Politika Planlaması ve Yerel Yönetimler Anabilim Dalı işbirliğiyle 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Planlama Meslek Alanı: Geçmişten Geleceğe" başlıklı 31. Kolokyum, 7 Kasım 2007 tarihinde Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü Konferans Salonu'nda başladı. Kolokyumun açılışında TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi İlker Ertem bir konuşma yaptı.
İlker Ertem konuşmasında şunları söyledi:
"Dünya Şehircilik Günü kutlu olsun.
Birincisi 1977 yılında yapılmış olan Dünya Şehircilik Günü‘nün 31. Kolokyumunu gerçekleştiriyoruz.
Şehir Plancıları Odamızın ODTÜ Kentsel Politika Planlaması ve Yerel Yönetimler Anabilim Dalı ile birlikte düzenlediği çalışmaya katkı koyanları emeği geçenleri içtenlikle kutluyorum.
Birincinin yapıldığı tarihlerde de şehir ve şehir insanının sorunları en az günümüzdeki kadar çoktu. Planlama kullanılabilecek önemli bir sorun çözme aracıydı, plancılar yeterli donanıma sahiptiler. Planlamanın bu günde bu özelliğini korumasına karşın yeterince yararlanamadığı gerçeği ile karşı karşıyayız.
Dünyada çok hızlı bir değişim yaşanıyor. Küreselleşme olarak tanımlanan bu süreçte ekonomik ve siyasal bütünleşmeler veya ayrışmalar yaşanıyor. Barış ve demokrasi adına savaşlar başlatılıyor; ülkelerin doğal kaynaklarına, kültür varlıklarına el konuyor, yaşam haklan yok ediliyor. Ülkemizin batısında Balkanlar‘da, kuzeyinde ve güney doğusunda yaşananların bir taraftan tanığı olurken diğer taraftan da mağduru durumundayız. Ülkelerin savaş bütçeleri refahın önünde en büyük engel olmaya devam ediyor.
Bazı ülkelerde siyasi partiler, hükümetler, çokuluslu şirketlerin istemlerini yerine getirmek için adeta yarışıyorlar. Sosyal devlet ilkesinden vazgeçiliyor. Bu değişimden toplumun her kesimi payını alıyor.
Ülkemizde planlama ilkelerinin yok sayıldığı, isletilmediği bir süreçten geçiyoruz. Kentsel dönüşüm projeleri sorun çözmekten çok egemen güçlere kaynak aktarmanın araçları olarak kullanılıyor.
Ülkemizde kentlerdeki sağlıksızlığın ve güvensizliğinin ardında sosyal, kültürel yapının yozlaşması, gelir dağılımında ortaya çıkan uçurumlar, yoksulluk, yasadışı kazanç alanlarının egemenliği vardır.
Pazarlanacak bir meta olarak görülen kentlerimiz, paranın, şiddetin ve eşitsizliğin mekanları haline gelmişlerdir. Bugün kentlere, ormanlara, kıyılara yönelen saldırı yarın derinleşerek meslek alanlarımıza, üniversitelere, toplumsal muhalefete, demokrasiye ve bizleri bir arada tutan değerlere yönelecektir, yönelmektedir.
Hizmetlerin ve emeğin serbestleşmesi süreci bir yandan sermayenin hizmet alanlarımızı kontrol altına almasını sağlarken, diğer yandan da ucuz iş gücünün sağlanması ortamını yaratmaktadır. Ülkemizde yabancı mühendis, mimar ve şehir plancılarının denklik ve yeterlilik aranmaksızın, denetlenmeksizin çalıştırılması için yasal düzenlemeler yapılmaya çalışmaktadır. TMMOB ve Odalarımız bu haksız girişimlere karşı gereken mücadeleyi sürdürmektedir."


