6 ŞUBAT PLATFORMU, HATAY'DA YÜRÜYÜŞ DÜZENLEDİ

05.02.2026

6 Şubat depremlerinin 3. yıldönümü dolayısıyla Hatay’da 6 Şubat Platformu’nun çağrısıyla 5 Şubat 2026 tarihinde yürüyüş düzenlendi. Akşam saatlerinde Antakya’da Necmi Asfuroğlu Lisesi önünde toplanan yurttaşlar, Saray Caddesi’ne yürüdü. 

Yürüyüşe TMMOB'yi temsilen Yönetim Kurulu üyesi Arif Balkanay da katıldı. Yürüyüş, Saray Caddesi’nde yapılan ortak basın açıklamasıyla sona erdi. Açıklamanın ardından depremde yaşamını yitirenler için 105 saniyelik saygı duruşu yapıldı. Yürüyüşte sık sık “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok” sloganları atıldı. 

Ortak basın açıklamasını 6 Şubat Platformu adına TMMOB Hatay İKK Sekreteri Mehtap Arslanyüreği okudu. Açıklama, “Unutmak yok. Affetmek yok. Helal etmek yok” sözleriyle başladı.

Arslanyüreği, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sevgili Hataylılar,
Bu kentin acısını birlikte taşıyanlar,
Bu topraklardan vazgeçmeyenler,

Bugün burada bir araya gelmemizin nedeni yalnızca yürümek değil. Bugün burada hatırlamak, sormak ve sözümüzü söylemek için buradayız.

Bu yürüyüş; unutmaya karşı hafızadır, sessizliğe karşı sözdür, yalnızlığa karşı dayanışmadır.

6 Şubat sabahı hepimizin hayatı ikiye bölündü. Öncesi ve sonrası olan bir gün yaşadık. O sabah yalnızca binalar yıkılmadı; evlerimiz, sokaklarımız, anılarımız, alışkanlıklarımız da yıkıldı.

Ama aynı zamanda şunu da gördük: Bu kent, bütün acısına rağmen ayakta kalmak isteyen insanlarla dolu. Bugün aradan üç yıl geçti. Yas hâlâ içimizde. Eksikler hâlâ hayatımızda. Ve ne yazık ki adalet hâlâ yerini bulmuş değil.

Son dönemde sıkça bir cümle duyuyoruz: “Antakya yeniden ayağa kalkıyor.”

Biz de soruyoruz: Ayağa kalkan kim? Nerede? Kimin için?

Eğer yeniden kurulan şehir; eski sakinlerini dışarıda bırakıyorsa, mahalle kültürünü yok ediyorsa, insanları doğdukları yerlerden koparıyorsa, bize sorulmadan, bizim adımıza karar veriliyorsa; orada ayağa kalkan şey yaşam değildir.

Bugün bu yürüyüşü; parlak görsellerde, resmi anlatılarda yer almayan Hatay için yapıyoruz. Geçici barınma alanlarında hâlâ belirsizlik içinde yaşayanlar için yapıyoruz. “Sabret” denilerek yıllardır bekletilenler için yapıyoruz. Sesini duyuramayanlar için yapıyoruz.

Bu kent sadece yeniden inşa edilen binalardan ibaret değildir. Bu kent; çocukların oynadığı sokaklardır, komşuluğun hâlâ yaşadığı mahallelerdir, inançların, dillerin, kültürlerin yan yana var olduğu bir yaşamdır. Ve bu yaşam, masa başında çizilemez.

Biz şunu açıkça söylüyoruz: Bu kent bizimle birlikte yeniden kurulmalıdır. Planlar şeffaf olmalıdır. Kararlar katılımcı olmalıdır. Yaşam hakkı korunmalıdır. Kültürel ve doğal miras yok sayılmamalıdır.

Bugün burada yürümemizin bir nedeni daha var: Bu sürecin yalnızca hızla değil, adaletle ilerlemesi gerektiğini hatırlatmak. Çünkü aceleyle yapılan her iş, yarının yeni sorunlarını yaratır.

Biz bu kentte tekrar aynı acıları yaşamak istemiyoruz. Yeni yıkımların, yeni kayıpların, yeni “keşke”lerin parçası olmak istemiyoruz.

Bu yürüyüş yok sayılmaya, adaletsizliğe, mevcut mağduriyetimize, yaşadığımız acılara, kaybolan yaşamlarımıza bir isyandır.

Bu sebeple yetkililere çağrımız
Bu kenti bizimle konuşarak, bizimle birlikte, bizim ihtiyaçlarımızı gözeterek yeniden kurun.

Birbirimize çağrımızdır: Yalnız değiliz. Bu kent sahipsiz değil. Bu toprakların hafızası hâlâ burada.

6 Şubat’ta kaybettiklerimizi saygıyla anarken; onlara borcumuzun, yaşayanların yaşam hakkını savunmak olduğunu biliyoruz.

Bugün attığımız her adım; unutmadığımızın, vazgeçmediğimizin, bu kente sahip çıktığımızın göstergesidir.

Bu yürüyüş; acıdan umudu, yastan direnci, yalnızlıktan dayanışmayı büyütme yürüyüşüdür.

Ve biz, bu kenti yalnızca yeniden inşa etmeye değil, yeniden yaşatmaya kararlıyız.

Hep birlikte… Geleceğimizi yeniden kurmak, Yaşamımızı tekrar oluşturmak,

Kadim kültürümüzü devam ettirebilmek için
Yürümeye ve sesimizi duyurmaya devam edeceğiz."