ABD ZİYARETİNDE CARGİLL KONUŞULDU MU?

29.01.2004

Başbakanın ABD ziyareti öncesinde, ziyaretin gündeminde yargı kararlarına karşın İznik Gölü kıyısında çalışmasını sürdüren Cargill tesisinin yasal bir statüye kavuşturulması ve bu firmanın da üretimini yaptığı nişasta bazlı şeker için belirlenen kotanın yükseltilmesi konularının bulunması üzerine TMMOB Başkanı Kaya Güvenç bir basın açıklaması yaptı.

Başbakanın ABD ziyareti öncesinde, ziyaretin gündeminde yargı kararlarına karşın İznik Gölü kıyısında çalışmasını sürdüren Cargill tesisinin yasal bir statüye kavuşturulması ve bu firmanın da üretimini yaptığı nişasta bazlı şeker için belirlenen kotanın yükseltilmesi konularının bulunması üzerine TMMOB Başkanı Kaya Güvenç bir basın açıklaması yaptı.

Sayın Başbakanın ABD ziyareti öncesinde, ziyaretin gündemine ilişkin çeşitli bilgiler verildi, bunlara ek olarak tahminler de yürütüldü. Bu tahminlerden birisi de, yargı kararlarına karşın İznik Gölü kıyısında çalışmasını sürdüren Cargill tesisinin yasal bir statüye kavuşturulması ve bu firmanın da üretimini yaptığı nişasta bazlı şeker için belirlenen kotanın yükseltilmesi konularının gündemin önemli maddeleri arasında yer aldığı şeklinde idi.

Böyle bir tahmin bile, ülkemizde hukuk devleti ilkesinin ne kadar zedelendiğini göstermektedir. Çünkü, yıllardır siyasi iktidarlar bu gibi tahminlerin yapılmasına uygun birortam hazırlamışlardır. Yargı kararları çeşitli yollarla, bu arada prensipkararı adı verilen düzenlemelerle uygulanmamıştır. Siyasal iktidarlar,halkımızın, tarımımızın ya da yerli sanayimizin çıkarlarını bir yana bırakarak yabancı tekellerin çıkarlarını ön planda tutmuşlardır.

Aralarında TMMOB‘nin de yer aldığı örgütler tarafından açılan dava sonucunda Danıştay‘ın verdiği karara rağmen faaliyetini sürdüren ABD‘li Cargill firması için özel bir düzenleme yapacağı yönündeki haberleri iktidar sessizlikle geçiştirmektedir. Böyle bir düzenleme ile Danıştay‘ın onay, izin ve ruhsatlarını iptal ettiği Cargill‘e kimse dokunamayacaktır. Birinci derecede tarım arazisi üzerine kurulu bulunan Cargill tesisleri, örneğin Endüstri Bölgeleri Kanununa eklenecek geçici bir maddeyle yargı kararından kurtulabilecektir.

Dünya tatlandırıcıve genetik tohum tekeli olan Cargill‘in İznik Gölü kıyısındaki fabrikası çevre kurallarına uymadığı için Danıştay kararıyla inşaatı durdurulmuştu.

Danıştay kararına rağmen inşaatını sürdüren Cargill, 17 Ağustos 1999 depreminin tozudumanı içinde onaylanan uluslararası tahkim yasasını da arkasına alarak 1999 yılının Kasım ayında üretime başlamıştı.

Siyasi iktidar bir yandan da, Cargill gibi firmaların pazarını genişletmek üzere şeker fabrikalarını özelleştirip kapatılmasını amaçlayan hazırlıklarını sürdürmektedir. 27 şeker fabrikasının özelleştirilmesinin 2004 yılı ortalarına kadar bitirmeyi hedefleyen AKP Hükümeti, bu kararıyla bir yandan işçi veüretici aileleriyle birlikte beş milyonu aşkın kişinin geleceğini karartırken, bir yandan da ülkemizin şeker üretimini Cargill gibi yabancı tekellerinin safına terk etmektedir.

Bunun yanında,mısır ve nişasta bazlı şeker üreten tekellerin başında gelen Cargill firmasının, ülkemizdeki nişasta bazlı şeker kotasının arttırılması yönündeki talepleri de AKP Hükümeti tarafından desteklenmektedir. ABD ve AB ülkelerinde nişasta bazlı şekerler için toplam şeker üretiminin yüzde 2‘si kadar bir kota uygulanırken, Şeker Yasası ile bu kota önce yüzde 10 olarak belirlenmiş ve kotanın %50‘ye kadar arttırılma ya da azaltılma yetkisi ise Bakanlar Kurulu‘na verilmişti. Bugüne kadar Bakanlar Kurulu bu yetkiyi arttırma yönünde kullandı ve kota %15 olarak uygulandı. Ama bu bile Cargill ve diğer firmaları tatmin etmemiştir. Bu konuda yeni düzenlemeler yapılacağı yönünde duyumlar alınmakta ve Sayın Başbakan‘ın ABD‘de firma yetkilileriyle görüşmeler yaptığı basından izlenmektedir. Yapılan bu görüşmelerin tutanakları kamuoyuna açıklanmalıdır.

Bu firmaların Türkiye‘deki iş ortaklıklarına baktığımızda; yapay tatlandırıcı üreten PendikNişasta‘ya Cargill ve Ülker firmalarının ortak olduğunu, yapay tatlandırıcıyı Cargill‘den satın alan Cola Turka‘nın Ülker tarafından üretildiğinigörmekteyiz. Cola Turka‘nın İstanbul‘da dağıtımının kimler tarafından yapıldığı ise herkes tarafından bilinmektedir.

ABD‘nin işareti doğrultusunda hazırlıkları yapılan, Cargill firmasının çıkarları için düşünülen bütün bu düzenlemelerin, Başbakanın ABD gezisinde gündeme geleceği yönündeki görüşler, Cargill‘in ülkemizdeki zincirleme iş ortaklıkları nedeniyle de gerçeklik kazanıyor.

Bütün bu düzenlemeler, tarım arazilerine yönelik talanın hızlanmasına, tarımsal üretimin olumsuz etkilenmesine, doğanın tahribatına, milyonlarca emekçinin işsizliğe ve yoksulluğa mahkum edilmesine, bağımsızlığımızın zedelenmesine yol açacağı aşikardır.

TMMOB olarak, ülkemizin tarım politikalarının, ABD, AB, IMF politikalarından bağımsız, üreticilerin ve halkımızın ihtiyaçları gözönünde bulundurularak oluşturulmasından yana olduğumuzu bir kez daha vurguluyor, bu konuya ilişkin ABD‘de yapılan tüm görüşmelerin bilgilerini tutanaklarıyla birlikte kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz.

Kaya GÜVENÇ
Yönetim Kurulu Başkanı