ALANLAR GENİŞ BİZİ YALNIZ BIRAKMAYIN

11.10.2005

Birgün yazarı Yaşar Seyman 8 Ekim TMMOB mitingi öncesinde TMMOB Yönetim kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ile röportaj yaptı. Röportaj 7 Ekim Cuma günü Birgün gazetesinde yayımlandı.

7 EKİM 2005 CUMA BİRGÜN GAZETESİ

8 Ekim 2005 Cumartesi günü TMMOB tarafından Ankara‘da büyük bir miting gerçekleştirilecek. Mitingte mimar,mühendis ve şehir plancılarının mesleki sorunları yanında, özelleştirmeden, savaşa ve işgale kadar pek çok sorun ele alınacak. Bilim insanlarından, öğrencilere, emek ve meslek örgütlerine kadar geniş bir kesime özgürlükten, emekten, demokrasiden ve barıştan yana bir Türkiye için mitinge katılım çağrısı yapan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ile yazarımız Yaşar Seyman görüştü

Ege‘den bir anne,Ankara‘da yaşayan oğluyla telefonda konuşuyor:
- Hafta sonu ne yapıyorsun, oğlum?
- Miting var anne, mitinge katılacağım.
Anne, miting sözünü duyar duymaz,panikliyor.
- Oğlum, yıllardır sana anlatamıyorum.Mitingde kenarda dur. Sakın öne çıkma! Bak neler çektin.Artık sana bir şey olursa dayanamam.
Bu konuşmaya büyük oğul karışıyor.
- Anne, oğlun mitingi yapan örgütün başkanı.
Nasıl kenarda dursun? Kürsüye çıkıp konuşma yapacak.
Anne yine de dayanamıyor ve isteğini söylüyor:
- Aman oğlum dikkatli ol. Miting bittikten sonra beni ara olur mu?
(Bu konuşma 23 odanın üye olduğu 270 bin üyeli Türk
Mühendis ve Mimarlar Odası Başkanı Mehmet Soğancı ile Aydın‘da yaşayan annesi Ferişta Hanım arasında geçiyor. Oğul hangi konumda olursa olsun oğul, anne de annedir, gerçeği bir kez daha yansıyor)

SEN YOKSAN BİR EKSİĞİZ

(Söyleşi buluşması için Mülkiyeliler Birliği‘ne yol boyu ne çok soru ne çok yanıtla yürüyorum.TMMOB miting mi yapıyor? Neden yapmasın? Demokratik bir ülkede örgütler demokratik tepkilerini ortaya koymalı.Bizim ülkemizin tepkisiz insanları adına örgütlü yapılar da tepki koymasa sorunlar nasıl çözülür? Sorunların çözümü için kamuoyu oluşturmalılar. Bundan daha doğal ne olabilir ki? Birikimlerimden kalan TMMOB miting yapıyorsa; yaşamsal sorunlar vardır ve can yakıyordur. 50 yaşındaki örgütün her mitingi ülke sorunlarında ve mesleki sorunlarda önemli kilometre taşı olmuştur. O nedenle TMMOB mitingini önemsiyor, başkanla söyleşiye başlıyorum:

Sevgili başkan, bugünlerde gazeteler 3 Ekim müzakere süreci, ERDEMİR özelleştirmesi bir de 8 Ekim Mitingi ile gözler TMMOB‘ye çevriliyor. Niçin 8 Ekim ? (Sıcacık bir gülümseme yüzünü kaplıyor ve sözcüklerin hakkını vererek yanıtlamaya başlıyor)

3 Ekim yaşanacağı için 8 Ekim..TMMOB, AB‘nin ne yanında ne de karşısındadır. AB, bizim hep gündemimizde olduğu için 8 Ekim özenle seçilmiş bir gündür..Çünkü AB sürecindeki mühendislik hizmetlerinde örneğin, tek taraflı dolaşım hakkı bizim aleyhimizedir.. Ayrıca Türkiye bir tarım ülkesidir ve tarımda getirdikleri kotaya biz karşıyız. Mühendislik alanında getirdikleri IMF isteklerine karşıyız. AB müzakere süreci bizim için izleme ve mücadele süreci olacaktır. Bu mücadelenin ilk adımı 8 Ekim‘de Ankara‘da tüm üyelerimizin katılımıyla sorunlarımızı kamuoyuyla paylaşmak, karşı duruşu sergilemek istiyoruz. "TMMOB Mitingi‘‘ çağrımızda şunları dillendiriyoruz: Bizler; çağdaş, bağımsız, onurlu, kalkınmış ve demokratik bir Türkiye‘de insanca ve barış içinde yaşamak için,"Başka bir yaşam mümkün. Başka bir Türkiye mümkün. Başka bir dünya mümkün demek için bir araya gelirken; unutma, sen yoksan bir eksiğiz."

Sevgili başkan, TMMOB mitingine yönelik eleştirilerde şöyle deniyor. Miting çağrılarında mesleki sorunlardan çok, siyasi mesajlar yüklü görünüyor? Oysa,siyaset mühendislikle pek örtüşmez diyorlar, bu eleştirilere yanıtınızı alabilirmiyiz?

(Gülerek) Siyaset mühendislikle örtüşmüyor. Bizler meslek odaları başkanı olarak meslek sorunlarını çok iyi bilmeliyiz.. Bir meslek odası başkanı mesleğin gereklerini çok iyi bilmeli ve biliyor. Kuru siyaset yok.Meslek alanları üzerinden siyaset yapılır."Nükleer enerjiye karşıyım!" denilemez çünkü enerjiye karşı çıkılamaz.Ancak Nükleer Santrallere karşıyım diyebilirsin. Bizde meslek alanlarımızla ilgili sorunlara karşı çıkıyor, yurttaş kimliğimizle siyaset yapıyoruz. Sayın Seyman, Bu kadar özelleştirme yapılıyor. Ücret adaletsizliği, ücret yetersizliği, mesleki yabancılaşma yaşanıyor. 25 yıllık mühendis 600 dolar net maaş eline geçiyor.. Bu ücret Fransa‘da 3000 dolar ise bu adaletsizliği haykırıyoruz.70 bin üyemiz ya işsiz ya da meslek dışı çalışıyor.Bir mühendis 300 - 500 milyona çalışıyorsa o işsizdir. 8 Ekim mitingini bu sorunları kamuoyuna taşımak için yapıyoruz.

TMMOB‘DA YENİ KUŞAK DÖNEM

TMMOB‘de yeni kuşak başkan Mehmet Soğancı 23 odadan seçilen 23 kişilik yöneticinin 17‘sinin oyuyla ilk turda başkan seçiliyor. Ve "Abiler" TMMOB‘yi yeni kuşağa bırakıyor. Sevgili Başkan,sözlerini sürdürüyor.

TMMOB birleştirici bir örgüttür.Bizim uğraşımız, bilim ve teknolojiyi insanlıkla buluşturan bir uğraştır. Bir mühendis yanlış yaparsa bina yıkılır, tren kazası olur, tarladan ürün alınmaz, suyun iyisini içemezsiniz, ısınamazsınız, arabanız çok benzin yakar,bilgisayarda yarım saat beklersiniz. Bu işlerin tümü mühendisliktir. Bir mühendis hata yaparsa bu söylediklerimin tümü yaşanır ve insanlar mutsuz olur.

Mehmet Soğancı, 1975 yılında ODTÜ‘ye çok ciddi bir puanla giriyor. O yıllar ülke gündemi, öğrencilerin gündemidir. O da ülkede esen rüzgarın öncüsü ODTÜ öğrencilerinden olunca ülke gündemine dalıyor ve 1975 yılında kayıt olduğu 5 yıllık okuldan 1985 yılında mezun oluyor. 2004 Haziran başkanlığının ilk günlerinde Makine, İnşaat ve Elektrik Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen Devrimci Yazar ve Ozanları Anma Etkinliğinin açış konuşmasında katılımcıları selamladıktan sonra sözlerine yazan kalemlerle başlıyor.

Bizim kuşağın ve bizden önceki kuşağın, 68‘lilerin, 78‘lilerin kişisel tarihlerinde bugün anmakta olduğumuz yazarlarımızın, ozanlarımızın kuşkusuz etkisi ve yeri tartışılmaz. Kendimden örnekler vermek isterim.Köy Enstitülü bir öğretmenin çocuğu isen; Orhan Kemal, Fakir Baykurt, Yaşar Kemal, Kemal Tahir‘i okumaktan başka şansın yoktur. Önce okumak gerekir diyen babamı ve tabi ki Orhan Kemal‘i saygıyla anıyorum. Sonra 12 Eylül darbesiyle gelen karanlık. Önce 96 gün Derin Araştırma Laboratuarında kalış. Ankara Emniyetinin arkasındaki spor salonunda oluşturulmuş işkence hane. Bilinen adı ile DAL.. Sonra Mamak tecrit 2 ön 39. Yalçın‘ın kulakları çınlasın. Üç ay hücre. Sonra D-Blok. Aradan yedi ay geçer, aylardan Haziran ve aklımda Nazımın sözleri vardır: "Bugün Pazar, bu gün beni ilk defa güneşe çıkardılar..."

Mamak D Blok günleri.Yüreğin yaralı olduğu günler ama bulunduğun yer yarı açık ceza evi gibi. Bırakmak en güzeli ama yine de isteyene komünden 10 adet birinci ya da Bafra, onlar ı istemezsen üç filtreli sigara.Tercih senin. Koğuşta değil iki koğuşun arasındaki aralıkta içeceksin. Aklında hep Ahmed Arif‘in sözleri: "...Görüşmecim yeşil soğan göndermiş, karanfil kokuyor cigaram. Dağlarına bahar gelmiş memleketimin.."

Acılardan süzülmüş bir yaşam sonunda gülmeyi beceren ender insanlardan biri Mehmet Başkan.TMMOB‘de 1970‘li yıllardan itibaren muhalefet kimliği başlıyor. 1954 yılında kurulan örgüt 16 yıl sonra ülke sorunlarına duyarlılık gösteriyor. Dönemin efsane başkanı Teoman Öztürk, 24 Mayıs 1980 günü yapılan 25. TMMOB genel kuruluna şöyle sesleniyor: ‘Yüreğimizdeki insan sevgisini ve yurtseverliği, baskı ve zulüm yöntemlerinin söküp atamayacağının bilinci ve tekniği, emperyalizmin ve sömürgelerin değil, emekçi halkımızın hizmetine sunmak için her çabayı güçlendirerek sürdürme yolunda inançlı ve kararlıyız." Efsane başkanlarına gönül borçlarını 2004 yılında çiçeği burnunda başkan Mehmet Soğancı ve yönetici arkadaşları "Bir Döneme Tanıklık" kitabı ile ölümsüzleştiriyorlar...TMMOB, Odalarının kendi eş değeri kuruluşlarla kurdukları ilişkilerine paralel olarak Dünya Mühendislik Birlikleri federasyonu‘nun (WFEO) üyesidir. TMMOB ikinci kuşağın ikinci efsane başkanına doğru yol alıyor, sanki...

ODTÜ‘LÜ BAŞKAN

ODTÜ‘lü başkanı ikinci gün miting trafiğinden koparıp yıllar öncesi mezun olduğu ODTÜ‘ye götürüyoruz. Başkan hem araba kullanıp hem öğrencilik yıllarını anlatıyor. Cumartesi miting kürsüsünden seslenirken; tüm üyelerle kucaklaşmanın heyecanını şimdiden yaşıyor. Onları güneşten koruyacak şapkalarının sayıları kadar farklı renklerde olmaları gerektiğini anlatıyor. Bir başka sevinci de emek platformu bile şenlerinin TMMOB mitingini destekleme kararı almaları. Bu kısa görüşmede, özgürlükten,emekten, demokrasiden ve barıştan yana bir Türkiye için, sıralanan onlarca sorun 8 Ekim günü Ankara mitinginden de binlerle haykırılacak. Başkan, "Ankara alanları geniş. Bizi yalnız bırakmayın " diyor..

30 yıldır Ankara‘da yaşayan Ankara sevdalısı başkanı, miting hazırlıklarını izlemek için Oda‘ya bırakıp, şans diliyoruz. Ankaralılar TMMOB‘nin sesine ses verin! Yönetenler TMMOB‘yi duyun!