AVRUPA SOSYAL FORUMU (ASF) EYLÜL 2008'DE İSKANDİNAVYA'DA TOPLANACAK
ASF Hazırlık toplantısı 30 Mart-1 Nisan tarihlerinde Portekiz'in Lizbon kentinde yapıldı. 30 gönüllünün ve 16 gönüllü tercümanın görev yaptığı toplantılara 12'si Türkiye'den olmak üzere, 23 ülkeden 133 kişi katıldı.
Üç gün süren toplantılarda bir çok ağ ve çeşitli metodoloji çalışma grupları bir araya geldi. Yapılan asamble toplantılarında bir sonraki ASF‘nin yerine karar verildi ve bir sonraki ASF‘ye dönük olarak prensiplerden oluşan bir metin hazırlandı.
5. ASF, 2008 yılının Eylül ayında Kopenhag‘da (Danimarka) ya da Malmö‘de (İsveç) yapılacak. Yer İskandinav ülkelerinin temsilcileri tarafından belirlenecek.
ASF Hazırlık Toplantısı‘nın ilk günü, daha önce Brüksel‘de ve Paris‘te birer toplantı yapan metodoloji çalışma grubu, Avrupa çağında örgütlenen ağlar ve sosyal hareketler koordinasyonu toplandı.
30 Mart Cuma günü Tarımda GDO‘lar, Sendika Network‘u, Başka Bir Avrupa, G8 Karşıtı Ağ, Yerel Sosyal Forumlar, Eğitim Network‘u, Kamu Hizmetleri İçin Avrupa Ağı, Göç Network‘u, EPA‘ları (Ekonomik Ortaklık Antlaşmaları) Durdurun Ağı, Yaşasın Hafıza Ağı (ASF‘ deki bilgi yönetimi, görselleştirme ve arşiv üzerine özgür elektronik araçlar geliştiren bir grup) isimlerinde 10 ayrı toplantı yapıldı.
Bu toplantıların ardından sosyal hareketler koordinasyonu, önümüzdeki dönem yapılacak etkinlikleri değerlendirdi. Toplantıda Almanya‘nın Rostock kentinde yapılacak olan G8 karşıtı etkinlikler ve önümüzdeki yıl Dünya Sosyal Forumu‘nun çağrısıyla yapılacak olan küresel eylem günü etkinlikleri ele alındı.
31 Mart Cumartesi günü yapılan asamble toplantısı, Kenya‘da yapılan 7. Dünya Sosyal Forumu‘nda çekilmiş bir kısa belgeselle başladı. Ardından toplantıya DSF ile ilgili bilgiler aktarıldı.
Verilen bilgilere göre; DSF‘ye 60 bin kişi kayıt oldu ve Afrika‘da bugüne kadar Afrikalıların örgütlediği (ve tüm Afrika‘an katılım olan) en büyük etkinlik oldu. Sivil toplumun Afrika‘da yeterince güçlü olmaması, kilise vb. kurumlara bağlı olarak yukarıdan aşağı örgütlenen sosyal yapı ve maddi sıkıntılar forumun yapılmasındaki zorluklardı. Afrika Örgütlenme Komitesi yoksullarla iyi bir ilişki kuramadı. Giriş paraları yüksekti ve çeviride sorunlar yaşandı. Fakat çok sayıda network Nairobi‘deydi (tarım, su, iş, savaş, borçlanma vb). Ayrıca yeni kurulan networkler de vardı. Bu sayede dünyanın çeşitli yerlerinden gelen hareketlerle Afrikalı hareketler arasında somut bir işbirliği kuruldu. Ancak networklerin arasındaki ilişki zayıf kaldı. EPA konusunun (Avrupa-Afrika Ekonomik İşbirliği Antlaşması) işlenmesi önemliydi. Nairobi‘den çıkarılacak bir ders, bir sonraki ASF‘ye dünya çapında bir katılım sağlanmasının önemi. Önümüzdeki yıl Dünya Sosyal Forumu yapılmıyor. Onun yerinde 26 Ocak 2008‘de (tarih kesin değil ama eğilim bu yönde) her yerde aynı gün, Davos Zirvesi‘ni protesto eden eylemler ve etkinlikler yapılacak.
DSF sunuşunun ardından, Almanya‘nın Rostock kentinde yapılacak G8 zirvesine karşı, 2 Haziran‘da yapılacak büyük eylem ve hafta boyu sürecek etkinlikler üzerine bir sunuş yapıldı. Bilindiği üzere 4 - 6 Haziran 2007‘de Almanya Heiligendamm‘da G8 liderleri bir araya gelecek. Bu zirveye karşı, Avrupa çapında oluşturulmuş, sendikalardan, çevre örgütlerinden, kilise gruplarından ve antikapitalist gruplardan oluşan çok büyük bir koalisyon 2 Haziran‘da büyük bir gösteri gerçekleştirecek. 5 - 7 Haziran‘da ise sosyal hareketler Rostock‘ta alternatif zirve yapacaklar.
G8 zirvesine karşı yapılacaklar değerlendirildikten sonra metodoloji grubunun yaptığı çalışmalar sunuldu.
Öğleden sonra ise metodoloji grubunun hazırladığı metin üzerinden 4 çalışma grubu olarak tartışmalar yapıldı. Genel, metodoloji, örgütlenme ve lojistik üzerine yapılan bu tartışmalar Pazar günü yapılan asamble toplantısına rapor olarak sunuldu.
Hazırlık toplantısının Cumartesi akşam oturumunda ise bir sonraki ASF‘nin yeri tartışmasına geçildi. Önceki hazırlık toplantılarında adaylıklarını açıklayan Avusturya ve İskandinavya bu toplantıya raporlarını sundu. Viyana‘dan gelen girişimin sözcüsü yaptıkları çalışmalara rağmen, belediye yönetiminin ASF‘nin 2008‘de Viyana‘da yapılmasını desteklememe kararı aldığını, bu durumda 2008‘de forumu Viyana‘da yapmanın olanaklı olamayacağını ifade etti.
Danimarka ve İsveç‘in ortak yaptığı öneriyi ise her iki ülkeden 4 temsilci sundu. Sözcüler öncelikle, forum Kopenhag‘da da Malmö‘de de yapılsa, önerinin İskandinav önerisi olduğunu ve her iki kentten de katılımın hedefleneceğini belirttiler. İki kentin birbirine uzaklığı 30 km. Şu anda 30 örgütün oluşturduğu bir inisiyatif bu öneri üzerine çalışıyor ve giderek artan bir destek söz konusu. Şu ana kadar destek verdiğini açıklayan kişi ve kurumlardan bazıları şöyle:
- Kopenhag Belediye Başkanı, Eski AB Komisyoneri Ritt Bjerregaard
- Malmö Belediyesi, Başkan Ilmar Reepalu
- ABF (İşçilerin Eğitim Derneği, İsveç)
- Afrikagrupperna (Dayanışma örgütü, İsveç)
- Arena Grup (sol bir düşünce ve yayın kuruluşu, İsveç)
- Attac Finlandiya
- Attac Norveç
- Attac İsveç
- BUPL (Bakım İşçileri Sendikası, Danimarka)
- Cogito (Düşünce kuruluşu, İsveç)
- Danimarka Öğretmenler Sendikası
- Sivil Adalet Örgütü (Danimarka)
- Sosyal İşçiler Sendikası (Danimarka)
- FIC (Uluslararası Sendikalar Birliği, Danimarka)
- FTF (Kamu Emekçileri Sendikası, Danimarka)
İskandinavyalılar, olası yer olarak çeşitli alternatifler üzerinde durduklarını, ancak büyük ihtimalle Danimarka-İsveç sınırına yakın olan Oresund bölgesinde bir yer belirleyeceklerini söylüyor. Yapılacak forumun, İskandinavya‘daki sağ hükümetlere karşı sosyal hareketleri güçlendireceği ve 2008‘de Danimarka‘da, 2010‘da İsveç‘te yapılacak seçimlere de etki edeceği ifade edilenler arasında. Yapılan çalışmalarda tahmini bütçenin 1.5 milyon euro dolayında olacağı tahmin edilmiş. Finansman için belediyenin kent meclisiyle görüşmeler sürüyor.
Önerilerin ardından yapılan tartışmada, bazı kaygılar dile getirilmekle beraber, İskandinavya önerisi kabul edildi. Tarih olarak da 2008 Eylül ayının tüm Avrupa için uygun olacağı düşünülüyor. Bu gündemde Türkiye Sosyal Forumu adına bir konuşma yapan TMMOB İkinci Başkanı Hüseyin Yeşil de Danimarka‘nın önerisini desteklediğimizi ve Danimarka‘ya da Yunanistan‘a olduğu gibi Türkiye‘den çok sayıda kişiyi götürmeye çalışacağımızı ifade etti. Ancak geniş katılımın sağlanabilmesi için vize sorununun çözülmesi gerektiğini anlatan Hüseyin Yeşil, 2010‘daki ASF için bazı Avusturyalı katılımcıların yine Viyana‘nın önerilebileceğini söylemesi üzerine, 2010‘daki ASF‘nin AB‘de olmayan bir Avrupa ülkesinde yapılmasının iyi olacağını, bu çerçevede Türkiye‘yi 2010 için önerebileceğimizi de sözlerine ekledi.
Pazar günü yapılan genel toplantıda, çalışma ağlarının raporları alındı. Başka bir Avrupa ağının, AB liderlerinin Berlin deklarasyonuna karşı açtığı Lizbon deklarasyonu metni burada imzaya açıldı. Bu metni TMMOB ve KESK yöneticilerini de aralarında bulunduğu çok sayıda katılımcı imzaladı.
Ardından, metodoloji çalışma grubunun yaptığı çalışmalar üzerinde duruldu. Yapılan tartışmaların ardından metodoloji prensiplerini içeren 4 sayfalık bir metin üzerinde anlaşıldı.
Bir sonraki Avrupa Sosyal Forumu hazırlık toplantısı 2007 Eylül ayında Danimarka‘nın Kopenhag kentinde yapılacak.
DEMOKRATİK BİR AVRUPA İÇİN LİZBON DEKLARASYONU
Lizbon, 31 Mart 2007
Avrupa Sosyal Forumu, demokratik, sosyal, feminist ve sürdürülebilir alternatifler açısından Avrupa‘daki en geniş alan haline geldi. ASF sürecinde, Avrupa kurumlarının demokrasi yoksunluğu tartışması ve sosyal hareketler ile sivil toplumun yürüttüğü kampanyaların gelişmesi giderek artan bir önem kazandı.
Bizler, ASF‘nin Lizbon Avrupa Hazırlık Toplantısı‘nda bulunan katılımcılar olarak, AB üyesi ülke yönetimlerinin "Berlin Deklarasyonu"nu, bir kamusal tartışma ve halkların demokratik kararı olmadan empoze edilen yeni bir AB Antlaşması olarak görüyoruz.
Halkların kendi geleceklerine Birliğin geleceğine karar verme hakkını elinden alan bu metot neoliberal, militarist ve antidemokratik bir Avrupa Birliği yaratmayı sürdürecektir. Fransa‘da ve Hollanda‘da yoğun kamusal tartışmaların sonucunda Hayır oyu verilen Avrupa da buydu.
Bizler, hazırlık toplantısının katılımcıları olarak, Avrupa vatandaşlarının, demokratik bir tartışmanın ve referandumların sonucunda kendi geleceklerine karar verebilmesini talep ediyoruz. "Berlin Deklarasyonu"na bakarak, demokratik bir Avrupa için, sürdürülebilir hayatın olduğu sosyal bir Avrupa için, dünyanın tüm halkları ile dayanışma içinde olan barışçıl bir Avrupa için, küresel ekolojik krize güçlü bir cevap verecek bir Avrupa için herkesi eyleme geçmeye çağırıyoruz.
LİZBON, 1 NİSAN 2007 - AVRUPA HAZIRLIK TOPLANTISI KARARLARI
Avrupa Sosyal Forumu süreci zorlu bir dönemeçte. Bugüne kadar hareket ettiğimiz gibi yolumuza devam edemeyiz. Bazılarının dediği gibi, bu kendimizi tekrar etmek demek olur. Yine bazıları bir çok zorluğun ilgilenilen konuların tartışmalı olmasından kaynaklandığını söylüyor (örneğin anayasa antlaşması ile ilgili problemler, militarizayonun artmasını getiren milli politikaların ve Avrupa politikalarının doğurduğu problemler). Bu nedenle strateji ile ilgili derin bir tartışmaya ihtiyacımız var, çünkü neoliberal politikalar, savaşlar, askeri meydan okumalar ve baskı kadar hızlı gelişiyor. Bu nedenle acilen G8 karşıtı eylemliliğimize asılmalıyız ve DSF Uluslararası Konsey‘in aldığı karar doğrultusunda 2008 Ocak ayında yapacağımız Küresel Eylem Günü etkinliklerinin hazırlığına başlamalıyız. Bu eylemler ASF sürecine yeni bir enerji getirecektir.
ASF‘nin tek bir odak noktası olması mümkün değildir, ancak şu gibi konular vurgulu olmalıdır:
1. AB‘nin neoliberal politikalarına yanıt olarak, sosyal mücadelelerin (sendikalar ve sosyal hareketler) deneyimlerini bir araya getiren Avrupa politikaları
2. Güney ülkelerine, örneğin Nairobi‘de talep edildiği gibi Afrika‘ya karşı uygulanan neokolonyal politikaları değiştirebilmek için, Avrupa‘nın dünyadaki pozisyonu ve sorumlulukları. Bu nedenle güney ülkelerindeki fikir adamlarını ve sivil toplum temsilcilerini daha büyük sayılarda davet etmeliyiz.
3. Rekabete, neoliberal ekonominin temeline karşı dayanışmayı bir değer olarak merkeze alan alternatifleri Avrupa‘da ve dışında geliştirmeye odaklanmalıyız.
4. Çevre sorununa özel bir vurgu yapmalıyız.
ASF ile DSF arasında, sosyal forumları her düzeyde (dünya, kıta ülke ve lokal) networkleri ve sosyal hareketleri içeren bir süreç olarak gören, yakın bir bağ kurmalıyız.
Hareketlerle ilişki göz önünde bulundurulduğunda, ASF‘yi mümkün olduğu kadar çok mücadeleyi bir araya getiren bir alan olarak görmeliyiz. Networklere ve ASF‘deki baskın Batı Avrupa kültürünü yok edebilmek için Doğu Avrupa ülkelerindeki genişlemeye özel bir önem vermeliyiz.
Politik partilerin katılımına ilişkin genel görüş, bazılarına ikiyüzlüce görünse bile, ne sürece örgütleyici olarak katılmaları ne de ASF‘de ayrık bir yere sahip olmaları yönünde. Bu, parti üyelerinin, özellikle kamuoyunun da ilgisini çeken bazı özel politik diyalog oturumlarına katılımlarını dışlamaz.
Bazıları eylem çağrıları yapan Sosyal Hareketler Asamblesi‘nin fonksiyonunu ASF‘nin bir bütün olarak alması gerektiğini savunuyor. ASF‘nin iki yılda bir yapılacağı gerçeğini göz önünde bulundurursak, her hazırlık toplantısında ayrıca bir yer vererek ya da ayrıca Sosyal Hareketler Asamblesi yaparak farklı hareketler arasındaki ilişkiyi ve stratejileri tartışma ihtiyacı var.
METODOLOJİ GRUBUNUN ÖNERİLERİ (BRÜKSEL 11.01.2007, PARİS 19.02.2007)
Genel Öneriler (GÖ)
GÖ 1- Bir sonraki ASF‘nin bir odağı olmalı mı?
GÖ 2- Porto Alegre ilkelerinin rolü ne olmalı? ASF ile DSF arasındaki ilişki ne olmalı?
GÖ 3- ASF‘nin belirli bir yeri olmalı
GÖ 4- ASF‘nin sıklığı ve aralığı
- 4.1 ASF‘nin sıklığı 2 yılda bir mi olmalı?
- ASF ve Avrupa gündemi arasındaki ilişki nasıl koordine edilmeli?
- 2 ASF arasında neler yapılmalı?
GÖ 5- Son ASF‘lerde yaşananları engellemek için ASF‘nin son günü yapılan eylemi örgütleyecek uluslar arası kolektif bir komite kurulmalı.
GÖ 6- ASF ve politik partilerin ilişkisi ne olmalı? Partilerin ASF‘de bağımsız bir yeri olmalı mı?
GÖ 7- Forum (Porto Alegre ilkelerindeki) görevlerini nasıl yerine getirmeli? Kampanyaları nasıl başlatmalı ve eylemlerin ifade edilmesini nasıl sağlamalı? (Sosyal Hareketler Asamblesi‘nin yeri, ASF‘de 1 günlük kampanya grubu) Hazırlık toplantıları ve tüm süreç bu görevler için nasıl daha iyi hazırlanabilir?
Metodoloji Önerileri (MÖ)
MÖ 1- Birleştirme sürecinden ve programın tanımlanmasından önce politik tartışmaya ihtiyacımız var mı?
MÖ 2- ASF‘nin yapılanması, tematik tanım
- 2.1 ASF‘nin yapısı (mimarisi) önerilen aktivitelerden önce mi, sonra mı belirlenmeli?
- 2.2 Tematik tartışmayı networkler mi, yerel örgütlenme komiteleri mi, yoksa hazırlık toplantısı mı yapmalı?
MÖ 3- Birleştirme sürecinin yeni metodoloji ile geliştirilmesi
- Temalar ilk olarak seçilsin
- Tema tartışması birleştirme sürecinden sonra yapılsın
- Birleştirmenin aktörü networkler olsun
- Gönüllü birleşmeler önemli ve daha çok zaman tanınmalı
- Örgütlerin gönüllü birleşmeleri daha çok kabul etmesi için bir yol bulmalıyız
- Gönüllü birleşmeleri kolaylaştıran bir çalışma grubu olmalı
MÖ 4- Kadınları nasıl katacağız?
- Sürecin her aşamasında eşitlik
- Kadınların kendi örgütlediği otonom alan
- Tüm temalarda kadın perspektifi de tartışılsın
MÖ 5 Yeni bir genişleme süreci başlatılsın. (sadece farklı ülkelere doğru değil, aynı zamanda hareketin diğer kesimlerine doğru)
MÖ 6 - Kendi örgütlenen alanları sürece nasıl katacağız?
MÖ 7 - ASF birlikte iş yapma iradesinin olduğu bir ülkede yapılsın. Yunanistan örneğinde de görüldüğü gibi küçük ülkeler de seçilebilir.
MÖ 8- İletişimimizi nasıl geliştirebiliriz? İnteraktif bir web sitesin nasıl inşa edebilir ve network bilgilerinin yayıldığından emin olabiliriz? Örgütler ve networkler arasında, sosyal hareketler asamblesinde üzerine konsensüse varılan eylemleri koordine etmek için ASF‘den bir gün sonra ayrılınsın.
MÖ 9- Katılımcıların daha çok ve daha iyi bir katılım sergilemesi için nasıl farklı metot bulabiliriz? (tartışma için küçük gruplar, aynı anda bilgisayarda not alınıp projeksiyonla yansıtılması, beyin fırtınası, enformel toplantılar).
Avrupa Hazırlık Toplantılarıyla İlgili Öneriler (EPA)
EPA 1- Hazırlık toplantıları ve ASF için çalışan bir metodoloji grubumuz olmalı mı?
EPA 2- Hazırlık toplantılarının ve ASF sürecinin verimliliği nasıl arttırılmalı? Bazı öneriler:
- 2.1 Rotasyon halinde olan bir bir grup kuralım. Bu grup a) ASF‘nin yapılacağı ülkeden, b) son hazırlık toplantısını yapmış olan ülkeden, c) bir sonraki hazırlık toplantısını yapacak olan ülkeden gelen temsilcilerden oluşsun (2005 Brüksel toplantısında karara bağlandığı gibi)
- Hazırlık toplantılarının rotasyonlu kolaylaştırıcı grupları olsun.
- Sürekli bir komitemiz olsun.
- Hiç koordinasyonumuz olmasın.
EPA 3- Tartışmaları ülkelerde/yerellerde yapıp sonuçlarını hazırlık toplantısına nasıl taşıyacağız? (ya da tersi)
EPA 4- Tartışma kuralları
- Toplantılarda kurallara ve bu kurallara saygı gösterilmesini sağlayacak aktif bir moderasyona ihtiyaç var mı?
- Ne tür kurallara ihtiyacımız var? (konuşma zamanı, tekrarlar, gündem dışı konuşmalar, aynı kurumdan kaç kişinin konuşacağı, kaç ülkeden konuşmacı olacağı, dogmatik ders vermeden kaçınma)
EPA 5- Hazırlık toplantısının gündemi üzerinde önceden anlaşılmalı ve bu listede, daha iyi yapılandırılması ve saygı gösterilmesi için yayınlanmalı mı?
EPA 6- İnsanlara hazırlık toplantısına daha aktif katılabilme şansı, bir yandan verimliliği korurken, nasıl sağlanmalı? (Örneğin hazırlık toplantılarında daha çok küçük çalışma grupları kurulabilir)
EPA 7- Hazırlık toplantılarındaki dil problemi nasıl çözülmeli? (kaç dile çeviri yapılmalı, herkesin kendi ana dilinde konuşma imkanı nasıl sağlanmalı?)
Lojistik Önerileri (LÖ)
LÖ 1- Fon sağlanması ASF‘nin geleceği için kolektif bir sorumluluktur.
- ASF‘nin hazırlanması (Hazırlık toplantıları, metodoloji, program toplantıları) ve ASF‘nin örgütlenmesi (Doğu Avrupalı katılımcılar ve taban örgütlerinin katılımı) için nasıl fon tahsis edilebilir?
- Politik tercih nedir? Fonlamanın ve dayanışmanın çerçevesi nasıl olacak? (Para nasıl toplanacak, nerden para alınacak ve nereye gidecek?) Doğu Avrupalı örgütler ve kişiler için fon sağlanmalı.
- Mali kontrol ve fon yaratmaya odaklanacak bir grup olsun mu?
- Fon yaratmakla görevli kişiler olsun mu?
LÖ 2- ASF‘den önce, ASF sırasında ve sonrasındaki iletişimimizi geliştirmeliyiz.
- Kendi medya araçlarımızı oluşturmalı mıyız: gazete, radyo internet, yada varolan web sitesinin güncellenmesi
- İletişimimizi geliştirmek için aktivistleri eğitmeli mi?
- ASF‘den önce, ASF sırasında ve sonrasında halkla ve medyayla iletişimi kuracak bir grup kuralım mı?
LÖ 3- Ticari olmayan ürünler kullanmaya devam edelim mi? Yemek ve çeviri ekipmanı gibi alanlarda (ALIS, BABEL)
LÖ 4- Deneyimlerin bir ASF‘den diğerine bir kaynak olarak kullanılmasını sağlayalım.
LÖ 5- Forumda ve gösteride güvenlik sorununu nasıl çözelim?


