BURSA HAKİMİYET GAZETESİNE TEKZİP GÖNDERİLDİ
Bursa Hakimiyet gazetesinin 15 Eylül 2009 tarihli sayısının 5 sayfasında yayımlanan ““Teknik Öğretmenlere Müjde” başlıklı yazıda TMMOB’ye yönelik bilinçli bir suçlama yöneltildiği gerekçesiyle gazeteye tekzip gönderildi.
Tarih: 07 Ekim 2009
BURSA HAKİMİYET GAZETESİ
YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ‘NE
AÇIKLAMA
(Yanıt Metnidir)
Gazetenizin 15 Eylül 2009 tarihli sayısının 5. sayfasında "teknik öğretmenlere müjde" başlığı ile Teknik Eğitim Vakfı (TEKEV) Bursa İl Başkanı Fahri Yıldız‘ın kamuoyunu bilgilendirmek adına yapmış olduğu açıklama gerçeği yansıtmadığından kamuoyunun bilgilendirilmesi zorunlu olmuştur.
Anılan haberde, TMMOB‘nin " İş Güvenliği ile Görevli Mühendis veya Teknik Elemanların Görev Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin" iptali istemiyle açtığı dava yüzünden ülkede iş sağlığı ve güvenliği uzmanı yetişmediği ve bu nedenle iş kazalarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir. Gerçekleri çarpıtan bu açıklama, TMMOB‘ye karşı bilinçli bir suçlama içermekte olup, ifade özgürlüğü ile bir ilintisi bulunmamaktadır. Çünkü, İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı dava açmak Anayasal bir haktır (Anayasa Madde:125). Yürütmenin eylem ve işlemlerinin yargı yoluyla denetlenmesini istemek bir hak olmanın yanında aynı zamanda hukuk devleti ilkesi ve demokrasinin olmazsa olmazıdır. Bu nedenle, TMMOB‘ye dava açma hakkını kullanması nedeniyle bir eleştiri yöneltilemez. Kaldı ki, Danıştay tarafından yapılan yargısal denetimde, söz konusu yönetmeliğin hukuka aykırı olduğu da tespit edilmiştir (Danıştay 10. Daire 2004/6075 Esas, 2006/2159 Karar). Bakanlığın yasaya ve hukuka aykırı yönetmelik yayımlaması nedeniyle TMMOB‘nin eleştirilmesi, eleştiri yapanın hukuk devleti ve demokrasi kavramını özümsemediğini de ortaya koymaktadır. Yargı organı tarafından hukuka aykırı olduğu saptanmış bir yönetmeliği savunmak ve dava açılmasını eleştirmek hukuk devleti ilkesini de reddetmek anlamına gelmektedir.
TMMOB‘nin açmış olduğu dava 4857 sayılı İş Yasası‘nın 82. maddesinin yürürlüğünü etkilememiş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘nın denetimini de ortadan kaldırmamıştır. Bu nedenle, iş kazalarından öncelikle bu alanı düzenleme ve denetimiyle yükümlü olan Bakanlık sorumludur. TMMOB ne işverendir ne de hükümetin icra organıdır. İş kazalarından sorumlu tutulmasına ilişkin suçlamanın akılla izah edilir bir yanı bulunmamaktadır.
Mühendis ve teknik öğretmenlerin lisans eğitimi farklı olduğuna göre hak, yetki ve sorumlulukları da farklı olacaktır. "İş Güvenliği Uzmanı" kavramı altında mühendislerle teknik öğretmenlerin eşitlenemeyeceği alınan akademik eğitimin doğal sonucudur. TMMOB‘nin teknik öğretmenlerin bilimsel eğitimle kazanmış oldukları hak ve yetkileri ellerinden almak gibi bir yaklaşımı olamaz. Ancak, Vakıf temsilcisinin mühendis ve mimarlık alanına girme gibi bir yaklaşıma sahip olduğu görülmektedir. Bu yaklaşımın da mühendis ve mimarlarca onaylanamayacağı açıktır.
Bir mahkeme kararı açıklama ve habere konu edilecekse, yazılı olduğu biçimde aktarılmalı ve yanlış beklentilere meydan verecek şekilde konu çarpıtılıp, içeriği ve sonucu tamamen yanlış şekilde, topluma gerçek dışı bilgi verilmemelidir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
N.Hakan GENÇ
Genel Sekreter


