ÇMO: "ÇEŞME'NİN TALAN EDİLMESİNE KARŞI HUKUKSAL MÜCADELEMİZ SÜRÜYOR"
Çevre Mühendisleri Odası, Çeşme Alaçatı Paşalimanı Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi'ndeki kamu arazilerinin, turizm amaçlı yatırım yapılmak üzere yerli ve yabancı girişimcilere tahsisine ilişkin idari işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine dava açtı. ÇMO, konuya ilişkin 31 Ekim 2006 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
Odamız tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine, "Çeşme Alaçatı Paşalimanı Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesindeki kamu arazilerinin, turizm amaçlı yatırım yapılmak üzere yerli ve yabancı girişimcilere tahsisine ilişkin idari işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açılmıştır. Söz konusu tahsisle, Çeşme Yarımadası‘nda orman, doğal ve arkeolojik sit alanı vasfında, geniş bir kıyı bölgesini de kapsayan toplam 5.000 Hektar büyüklüğünde kamu taşınmazı yerli ve yabancı sermayenin insafına bırakılmaktadır.
Yerli ve Yabancı Yatırımcının İnsafına Bıkarılan Kamu Arazisinin Özellikleri
- Tahsis edilecek alan kapsamında, önemli DOĞAL VE ARKEOLOJİK SİT Alanları mevcuttur. Ancak, tahsis alanı içindeki doğal ve arkeolojik SİT alanlarının derecesi ve kapsamları dava konusu tahsis işleminden hemen önce İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu‘nun 18.02.2006 gün ve 1182 ve 1184 nolu kararları ile düşürülmüştür.
- Tahsis edilecek kamu arazilerinde kentsel gelişimin baskısı altında olan ENDEMİK BİTKİ TÜRLERİ mevcuttur ve koruma zorunluluğu bulunmaktadır. Örneğin, tahsise konu olan alanda yer alan sakız ağacı, sadece bu bölgede yayılış alanına sahiptir.
- Tahsis edilecek alan Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından "Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan" olarak belirlenmiş ve potansiyel Ramsar alanları kapsamına alınmıştır.
- Tahsis edilecek alan nesli tükenmekte olan canlıların yaşam alanıdır. Çeşme-Alaçatı-Paşalimanı Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi kıyı kesimi ile kuzeyde kalan Şifne Körfezi kıyıları Akdeniz Foku üreme alanı olarak tespit edilmiş olup, tahsisle Akdeniz Foku popülasyonu tehlikeye düşecektir. Ayrıca, tahsise konu bölgede Akdeniz Martısı ve Karakulak gibi çok nadir hayvanların yaşama ve üreme alanlarının bulunduğu bilinmektedir.
- Tahsis edilecek kamu arazilerinin kapsadığı alanlarda TARIM ARAZİLERİ - ORMAN ve AĞAÇLANDIRMA sahaları bulunmaktadır.
- Tahsis edilecek kamu taşınmazları Alaçatı, Kutlu Aktaş Baraj Gölü KORUMA SINIRLARI İÇİNDEDİR.
- Tahsis edilecek alanın, yer altı ve yerüstü su varlığı açısından oldukça fakir olduğu bilimsel çalışmalarla tespit edilmiştir. Bölgenin turizme açılarak yapılması planlanan tesisler (Termal Kür Tesisleri, Günübirlik tesisler, konaklama tesisleri, konutlar, ticari ve sosyal merkezler, butik tatil villaları, kongre merkezleri, golf alanları) su varlığını da tehdit altında bırakacaktır.
Tahsise İlişkin İptal Nedenlerimiz
1. Doğal ve kültürel zenginliklerimizin ve yetersiz su kaynaklarımızın girişimcilere tahsisinde kamu yararı yoktur.
2. Tahsisin Anayasa‘ya ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu‘nun 3. ve 10. maddelerine aykırıdır.
3. Tahsis kararı ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırıdır.
4. Tahsis kararı, koruma altındaki kamu taşınmazlarının devir yasağına ve kullanma koşullarına aykırıdır.
5. Tahsis edilecek alanlarda, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanları bulunmaktadır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu‘nun 13. ve 14. Maddeleri gereğince söz konusu tahsis hukuk çerçevesinde mümkün değildir.
6. Koruma altındaki kamu taşınmazlarına ilişkin olarak Koruma Bölge Kurullarının karar alması gereklidir. Kurul kararları olmadan tahsis yapılamaz.
8. TAHSİS "Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayrı Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliği" hükümlerine aykırıdır.
9. Tahsis ile yabancılara büyük ölçekli kamu taşınmazları devredilmektedir. Söz konusu işlem, bu açıdan Tapu Kanunu‘na ve Köy Kanunu‘na aykırıdır.
10. Endemik türlerin de bulunduğu koruma altındaki doğal sit alanlarının tahsisi, Anayasa‘ya ve ilgili Kanunlara aykırıdır.
11. Ormanlar ve ağaçlandırma alanları turizm yatırımı için kullandırılamaz. Kamu yararı ve zaruret halinde belli tesisler için kullanım 49 yıl ile sınırlıdır. Tahsis kararı, Orman Kanunu hükümlerine de aykırıdır.
12. Tahsis kararı, Mera Kanunu‘na aykırıdır.
13. Tahsis, "Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılmasına Dair Yönetmelik" hükümlerine aykırıdır.
14. Koruma amaçlı imar planları yapılmadan koruma altındaki taşınmazların tahsisi yapılamaz.
15. Mutlak korunması gerekli alanların turizm yatırımı amacıyla tahsisi kamu yararına aykırıdır.
16. Tahsis, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği‘ne aykırıdır.
17. Tahsis Çevre Kanunu‘na ve ÇED Yönetmeliği‘ne aykırıdır.
18. Tahsis kararı, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği‘ne aykırılıklar içermektedir.
Sonuç olarak; tahsis kararının, Anayasa‘ya, Ulusal mevzuatımıza ve ülkemizin de taraf olduğu Uluslararası çevre ve kültür varlıklarını koruma sözleşmelerine, Danıştay‘ın kamu yararı konusundaki içtihat kararlarına açıkça aykırı olduğu görülmektedir. Söz konusu tahsis kararı uygulandığı taktirde, Ege Bölgesi‘nin en önemli kültür ve doğal varlıkları, kıyıları, orman ve sulak alanları, ağaçlandırma ve tarım alanları yok edilecektir. Ekolojik yaşam telafisi mümkün olmayacak zararlar görecektir.
Kamu yararı taşımayan, hukuksal olarak da çelişkilerle dolu olan, Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın aldığı söz konusu karara ilişkin idari işlemin bir an önce yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini talep ediyor, geleceğimizi ipotek altında bırakacak kararlar alan yetkili makamları bir kez daha uyarıyoruz:
Bu memleket bizim...
Talan Edilmesine İzin Vermeyeceğiz !
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu