ÇMO: NÜKLEER YASA'NIN KABULÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞTİR Kİ ; AKP HÜKÜMETİ HALKIN DEĞİL, SERMAYENİN VE ULUSLARARASI TEKELLERİN HÜKÜMETİDİR...
Çevre Mühendisleri Odası, Nükleer Güç Santrallarının Kurulması ve İşletilmesi Hakkında Yasa'nın TBMM'de kabul edilmesi üzerine 10 Mayıs 2007 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
TBMM 8.05.2007 tarihinde, yine bir gece yarısı operasyonu ile "Nükleer Güç Santrallarının Kurulması ve İşletilmesi Hakkında Yasa"yı kabul etmiştir.
"Yangından mal kaçırırcasına" kabul edilen yasa, AKP hükümetinin hangi çevrelerin çıkarını kolladığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. AKP hükümeti çevrenin, insanın, yaşamın değil ölüm tacirlerinin çıkarlarını savunan bir hükümettir. Son olarak kabul edilen yasa da bu durumun tescilinden başka bir şey değildir.
TBMM‘nde Cumhurbaşkanlığı Seçimi‘nde yaşanan süreç sonunda, Anayasa gereği erken seçime gidilmesi gereken bir dönemde, TBMM‘nin herhangi bir yasayı ya da Anayasa değişikliğini gündeme alıp görüşmesi hem hukuksal açıdan tartışmalı bir durumdur, hem de siyasi etik açısından sorgulanması gereken bir girişimdir.
Bu noktada, yasanın gündeme gelmesi ve kabulü süreci, Türkiye kamuoyunun yakından bildiği bir durumdur...
AKP hükümeti, nükleer santral tacirlerinin talep ettiği düzenlemeleri yaparak, santral ihalesini bir an önce gerçekleştirme telaşı içindedir. ABD, Kanada, Fransa ve Almanya Hükümetlerinin, Başbakanla ve Enerji Bakanı ile bu yönde görüşmeler yaptıkları ve nükleer santral ihalesi için "ricacı" oldukları da bilinmektedir.
AKP Hükümetinin, nükleer santral yapımı konusundaki ısrarı ve bu noktada süren pazarlıklar bilinirken, unutulan ise nükleer santrallere halkın, bilim çevrelerinin, meslek kuruluşlarının, çevreci örgütlerin yılardır karşı durduğu gerçeğidir. Daha geçtiğimiz günlerde, Nükleer Karşıtı Platform, yüzbin (100.000) imzayı TBMM‘ne iletmiş, bilim insanları da nükleer santrallerin çevre ve doğal ortam açısından yaratacağı sorunları içeren bir bildiriyi kamuoyuna sunmuşlardır.
Bilim insanlarının ortaya koyduğu bildirge, nükleer santralların kurulmak istendiği Sinop ve Akkuyu‘daki yöre halkının mitinglerle gösterdikleri karşı duruş, yurt çapında toplanan 100 bin imza aracılığıyla ortaya konulan tepkiye karşın nükleer santral kurulumu konusunda gösterilen bu ısrar AKP hükümetinin nükleerci zihniyetini çok açık olarak gözler önüne sermektedir. Bugünün sorunlarına bile çözüm bulamayan hükümet, abartılı talep tahminleriyle yerli ve yenilenebilir kaynakları gözardı ederek nükleer santral kurulumu konusunda halkın tercihleri yerine çeşitli kesimlerin lobi faaliyetlerine aracılık etmektedir.
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, AKP hükümetinin nükleer santral inadı ve hayali karşında, halkın ve bilimin sözcüsü olmaya devam edecektir. ÇMO, nükleer yalanlar karşısında, yaşamın gerçeklerini kamuoyuna açıklamaya ve nükleersiz bir Türkiye ve Dünya için mücadele etmeye devam edecektir.
Biliyoruz ve bir kez daha haykırıyoruz;
- Nükleer enerji temiz ve güvenli değildir.
- Nükleer Enerji, enerjideki dışa bağımlılığı daha da artıracaktır.
- Türkiye nükleer santral kurarak nükleer teknolojiye sahip olamaz aksine daha da dışa bağımlı hale gelir.
- Nükleer teknoloji ucuz değildir.
- Nükleer santrallerin atık sorunu çözüme kavuşturulamamıştır. Sadece radyoaktif atıkların bertarafı için büyük maliyetler gerekmektedir.
- Nükleer kaza riski, Türkiye gibi deprem kuşağında olan bir ülkede çok daha büyük önem taşımaktadır.
Sonuç olarak, Türkiye gibi deprem kuşağında olan, "güvenlik kültürü"nün yerleşmediği, siyasal iktidarların bilim adamları ve meslek odalarını hiçe sayan politikalarla günü kurtarmaya çalıştığı bir ülkede nükleer enerji santralleri yeni bir potansiyel tehlike kaynağı olacaktır. Tüm dünya ilk yatırım ve işletim maliyetleri çok yüksek, 35-40 yıllık ekonomik ömürleri boyunca sıkça arıza ve güvenlik sorunları yaşayan, atık sorunlarına çözüm bulunamadığı bu pahalı enerji üretiminden vazgeçerken, deprem kuşağında olan ve Çernobil kazasında radyasyonlu çayları, fındıkları sorumsuzca yediren, Marmara Depremi‘nde, İkitelli‘de ve yakın zamanda "hızlı tren" adı altında yaşanan Pamukova tren faciasında, son olarak Tuzla‘da ortaya çıkan zehirli variller örneğinde olduğu gibi yönetim ve işletme krizleri yaşayan bir ülkede NÜKLEER SANTRAL KURULAMAZ... KURDURMAYACAĞIZ!
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu


