DEPREMDEN SONRA YENİ YIKIMLARA İZİN VERMEYECEĞİZ

10.04.2023

TMMOB 9 Nisan 2023 tarihinde Hatay Samandağ'da Yeşilköy Mezarlık Kompleksi'nde gerçekleştirilen toplantıya katılarak "Depremden Sonra Yeni Yıkımlara İzin Vermeyeceğiz" basın açıklamasına destek verdi.

Toplantıya TMMOB Yönetici ve üyelerinin yanı sıra Yönetim Kurulu üyemiz Onur Gökulu, Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Engin Çörüşlü, TMMOB önceki dönem Yönetim Kurulu üyesi Cemalettin Küçük, Çevre Mühendisleri Odası'ndan Ali Çiftçi konuşmacı olarak katıldı. TMMOB Hatay İl Koordinasyon Kurulu Sekreterimiz Riyad Önal da toplantıda hazır bulundu.

Toplantıda enkaz kaldırma ve depolama meselesi tüm yönleriyle konuşuldu ve ardından bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

DEPREMDEN SONRA YENİ YIKIMLARA İZİN VERMEYECEĞİZ

6 Şubat 2023 tarihindeki depremlerde on binlerce canımızı yitirdik. Bir doğa olayı olan depremin 11 ili etkileyen bir felakete dönüşmesinin başlıca nedenleri, rant hırsı ile inşa edilen depreme dayanıksız binalar, inşaat süreçlerindeki kontrol ve denetim hizmetlerinin yapılmaması, bilimsellikten uzak imar planları, afete müdahale için hemen hiçbir önlemin gereğince alınmamış olması, devlet kurumlarındaki liyakatsiz ve koordinasyon kurmayı başaramayan kadrolar ve halkın önemsenmediği yönetim biçimidir. Kaldırılan enkazlarla birlikte bu yıkımlara, başta kanserojen asbest tozu olmak üzere zehirli enkaz tozlarının ve toksik kimyasalların yol açacağı sağlık sorunları eklenmiştir. Enkazlar tüm uyarılara rağmen deprem bölgelerinde inanılmaz bir hızla kaldırılmaktadır. İnşaat rantının önünü açmak için gösterilen bu aceleciliğin yaratacağı büyük tehlikeler göz ardı edilmektedir. Oysa deprem bölgesinin acil ihtiyaçları gıda teminidir, nitelikli geçici barınmadır, halk sağlığı hizmetleridir. Tarım alanlarına, meyve bahçelerine, yol kenarlarına, çadır kentlerin, yerleşim yerlerinin bulunduğu alanların hemen yanına, su havzalarına, vadilere dökülen enkazlar, hem halk sağlığını tehdit etmekte hem de doğal miras alanlarını zehirlemektedir. Bu süreç bölgede yaşayan tüm canlıların sağlığını olumsuz etkileyecektir. Havanın, yeraltı ve yerüstü sularının, toprağın ve besinlerin zehirlenmesine yol açan tüm bu işlemler, Tehlikeli Atıkların Yönetimi Yönetmeliği, Hafriyat ve Yıkıntı Atıkları Yönetmeliği ile Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Yönetmeliği yok sayılarak yapılmaktadır. Emek, meslek, ekoloji örgütlerinin, bilim insanlarının ve yerel halkın bu konuyla ilgili uyarıları ve talepleri de dikkate alınmamaktadır. 

Samandağ'da molozlar geçici olarak Milleyha sulak alanın yanında, çadır kente dönüştürülen stadyumun karşısına, denize çok yakın bir alana dökülmektedir. Buna ek olarak molozlar, Uzunbağ'da derenin hemen üstündeki alana, Yeşilköy’de yaşam alanlarının yakınına gelişigüzel bırakılıyor. Buralarda yapılan demir-beton ayrıştırmasıyla yaşam alanlarına yoğun moloz tozu taşınıyor.

Antakya'da ise Altınözü yolu üzerinde Narlıca'da bir vadinin bitiminde yukarıdan vadinin içindeki zeytin ağaçlarının üzerine boşaltılıyor 3573 no'lu Zeytinciliğin Islahı kanununa göre bu bir suçtur. Enkaz dökümü sırasında hiçbir önlem alınmadığı için kalkan toz bulutu Narlıca'daki yerleşim yerlerine taşınıyor.

Direnişimize acilen kulak verilmeli ve deprem enkazı, yönetmeliklere uygun bir biçimde kaldırılmalıdır. Enkazlardaki delilleri karartan, sermayenin kazancını önceleyen enkaz kaldırma faaliyetleri öncelik değildir. İnsanlar, doğal hayat ve çevre sağlığı açısından büyük sorunlar doğuracak bu uygulama derhal durdurulmalıdır.

Kurulacak yeni yaşam alanlarının nasıl ve nerelerde olması gerektiğinin kararını uzmanlarla yerel halkın ortaklaşarak almasını, rant uğruna, bölgenin geleceğini yok edecek uygulamaların engellenmesini istiyoruz. Deprem sonrası yeni sosyal ve ekolojik yıkımlara geçit vermeyeceğiz.

Hatay Samandağ'daki direnişin amacı doğal ve kültürel mirasımızı gelecek nesillere taşımak, özne olarak doğanın haklarını savunmak, yaşam alanlarını korumaktır. Bugün,  toprağa, suya ve havaya kalıcı ve telafi edilemez zararlar verilmeye devam edilmektedir. Bu zararların sorumluları, hiçbir bedel ödemeden, suç işlemeye devam etmektedir. Mesele sadece deprem bölgelerini değil ülkemiz genelinde çeşitli bölgelerde sürmekte olan yıkım faaliyetlerini ilgilendirmektedir. Usulsüz enkaz kaldırma ve asbestle çalışmada sağlık ve güvenliğin hiçe sayılmasına yönelik farklı illerde suç duyurularında bulunacağız ve bunun takipçisi olacağız.

6 nisanda, depremin 60. günü nedeniyle yapılan anmada Samandağ'da “Ma rıhna nıhna hon", "Gitmedik, buradayız", "Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, helalleşmeyeceğiz" sloganları yükseliyordu. Depremde yakınlarımızı kaybettik, yıkıntı atıklarının geleceğimizi yok etmesine izin vermeyeceğiz.