"ELEKTRİK PİYASASI KANUNU TASARISI TASLAĞI" ÜZERİNE TMMOB GÖRÜŞÜ BAKANLIĞA GÖNDERİLDİ
"Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı Taslağı" üzerine TMMOB görüşü 6 Mart 2012 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na gönderildi.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
HUKUK MÜŞAVİRLİĞİNE
ANKARA
İlgi: 13 Şubat 2012 tarih ve B.15.0.HKM.10.01/814-2215 sayılı yazınız.
"Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı Taslağı" geneli, maddeleri ve ikincil mevzuat açısından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucu oluşan kanaatimiz şu şekildedir.
4628 sayılı ve bu Kanun‘un amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması olarak tanımlanmış; Kanun‘un en önemli gerekçeleri ise arz güvenliğinin sağlanması ve finansman sorununun çözülmesi olarak gösterilmiştir.
4628 sayılı Kanun‘un uygulamaya konulduğu 2001 yılından bu yana, elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı alanında kamu yararının gerektirdiği herhangi bir gelişme olmadığı gibi, dışa bağımlılık artmış, kayıp/kaçak oranlarında bir azalma olmamış ve aboneler fahiş fiyattan enerji tüketmek zorunda bırakılmıştır. Borsa adı altında sürdürülen piyasa faaliyetleri içerisinde, elektrik enerjisinin kilovat saati 2 lira gibi akıl dışı rakamlara ulaşabilmiştir.
Üretim ve dağıtım yatırımlarında ikincil mevzuatın gereği kamu denetimden vazgeçilmesinde yaşanan ısrar sonucunda (en son yaşanan Gökdere Köprülü Barajı olayı gibi) arzu edilmeyen olaylar yaşanmaktadır. Sonuç olarak mal ve özellikle can kayıpları ile karşılaşılmakta ve gereksiz kaynak israfına da neden olunmaktadır.
Özel sektöre bırakılan üretim tesisleri ve devredilen dağıtım bölgelerinde kamu adına yapılan yatırımlar fiziki, ekonomik ve teknik yönden denetimsiz bırakılarak, işleyiş tamamen kar amacıyla hareket eden şirketlerin tercihine bırakılmıştır.
Denetimlerin kamu elinden alınarak özel şirketlere devredilmesine yönelik olarak, tarafımızdan açılan davalar için, Danıştay‘ın Anayasa‘ya aykırı olduğuna dair gerekçeli kararlar verdiği bilinmektedir. Bu durumda, Anayasa‘ya aykırılığı yüksek yargı organı tarafından tespit edilmiş olan bir konuda ısrarlı bir şekilde yeni Kanun maddeleri tanımlanmasını ve yürürlüğe konulmak istenmesini, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir tutum olarak değerlendiriyoruz.
Elektrik enerjisinin kullanımı toplumun vazgeçilmez ortak gereksinimlerindendir. Elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı kamu hizmeti niteliği taşıyıp, kamusal bir faaliyet olarak sürdürülmesi de zorunludur. Bu anlamda da merkezi bir planlamayı gerekli kılmaktadır. 4628 sayılı Kanun, bu amaca hizmet etmediği gibi, dışa bağımlılığı ve fiyatları artırmış, içinden çıkılamaz sorunlar yumağı haline getirmiş ve yeni bir taslak kanunun hazırlanması zorunluluğunu doğurmuştur. Ancak 4628 sayılı Kanun‘dan farkı bulunmayan bu kanun taslağının da herhangi bir soruna çözüm olmayacağı ve sorunların katlanarak artmasına neden olacağı açıktır.
Yaşanmış ve yaşanmakta olan süreçten de anlaşılacağı üzere, bu kaygıları giderecek ve sorunları çözecek olan yasal düzenlemelerin kamu yararı anlayışı içinde ele alınması ve tarafların katılımı ile hazırlanması gerekmektedir.
Gereği için bilgilerinize arz ederiz.
Saygılarımızla.
N.Hakan GENÇ
Genel Sekreter


