GAZETECİ DOĞAN TILIÇ TMMOB MİTİNGİNİ YAZDI
Gazeteci Doğan Tılıç 6 Ekim 2005 tarihli Birgün gazetesinde TMMOB Mitingi ile ilgili şunları yazdı.
Türkiye Avrupa‘ya, mühendisler meydana!
23 odada örgütlenmiş 270 bin üyeli TMMOB 8 Ekim‘de Ankara‘da Sıhhiye Meydanı‘nda miting yapıyor. Mühendisler meydanlara iniyor. Tam da hükümet AB ile müzakerelerin başlangıcını bir statü sıçraması olarak ilan etmişken! Bir ülkenin statü sıçramasından, o ülkenin her alanda ilerleyip iyiye gitmesini anlamak gerek. Halkın çoğunluğu AB‘ne destek verirken, üyeliğin Türkiye‘ye daha fazla demokratikleşme ve refah getireceğini düşünüyor. Bu düşüncenin ne denli gerçekleştiğini artık günbegün yaşayarak göreceğiz.
Ben, hayat standartlarımızı yükseltmenin asıl olarak kendi uygulayacağımız doğru politikalara bağlı olduğunu savundum hep. Hükümet, Avrupa hedefini bu değişimin temel dinamiği sayıyor. Bunda ters bir şey yok, aynı düşünceyi savunanların sayısı o kadar çok ki! Yalnız, bir düşünceyi savunanların savundukları düşünce çerçevesinde tutarlı olmaları beklenir. Sn. Erdoğan ve Sn. Gül‘ün, "3 Ekim zaferi"ni takdim ederken, içtiğimiz sudan yediğimiz ekmeğe, yürüdüğümüz yollardan gittiğimiz hastane ve okula kadar her alanda çıtanın yükseleceğini söylemelerini anlıyorum da, aynı insanların bol keseden üniversite dağıtma çabalarını anlamıyorum.
Cumhurbaşkanı Sezer, Meclis‘in açılış konuşmasında ülkenin temel sorunlarına değinirken, bir kez daha "iyi ki böyle bir cumhurbaşkanımız var" diye düşünmeme neden oldu. Medyadan özelleştirmeye, işsizlikten eğitimde kalite sorunlarına kadar bütün temel sorun alanlarında nasıl daha toplumcu bir yaklaşım sergilenebileceğini gösterdi. Mustafa Kemal Üniversitesi‘nin açılışını yaparken, Ermeni konferansının engellenme girişimini eleştirdi ve üniversitelerin "bilimsel araştırma ve çalışmaların rahatça yapılabildiği, düşüncelerin özgürce tartışılabildiği" kurumlar olması gerektiğini söyledi.
TMMOB Başkanı dostum Mehmet Soğancı‘nın, 8 Ekim‘de miting yapma gerekçelerini açıklarken söylediği; "Özerk, demokratik, laboratuvarları, profesörleri olan, kaliteli eğitim veren üniversiteler istiyoruz. Bunun için mitingimize öğrencileri de bekliyoruz" sözleri, bana hem Cumhurbaşkanı‘nın sözlerini anımsattı hem de Soğancı herhalde hâlâ üniversite yıllarımızda kaldı diye düşündürttü.
Oysa, hiç de öyle değil. Fotoğrafın bütününe bakanlar açısından AB maceramız, üniversitelerimiz, özelleştirmelerimiz, işsizliğimiz ve bilumum sorunlarımız birbiriyle ilintili. Bu yüzden, TMMOB, cumartesi günü "bir başka dünya" arzusunu haykıracak ama, bu ülkedeki mühendislerin de temel sorunu geçim. Bir başka deyişle, mühendisler bile ücret yetersizliğinden ve ücret adaletsizliğinden yakınıyorlar. Benim çocukluğumda, mühendis olmak zengin olmak demekti. Nereden nereye?
Bugün ülkemizdeki mühendislerin yüzde 25‘i işsiz ya da meslek dışı işlerdeler. Kimi manifaturacı, kimi bakkal, kimi turizm alanında çalışıyor, kimi öğretmenlik yapıyor. Emekliler, geçinemedikleri için, mutlaka bir işte çalışıyorlar ve bu da istihdam olanaklarını sınırlıyor. Her yıl, anne babaların gururla mühendislik fakültelerine gönderdiği 35 bin öğrenciden 25 bini mezun oluyor ve onların yüzde 25‘i de işsizler arasına katılıyor. Özelleştirme, işçiler kadar mühendisleri de vuruyor ve ilk işten çıkarılanlar mühendisler oluyor. AB‘nin mesleki yeterlilik kriterleri mühendislerimizi endişelendiren bir başka konu. Laboratuvarları, profesörleri olmayan üniversitelerden mezun olan mühendislerin işlerini dışardan gelen yabancı mühendislere kaptırmalarından korkan TMMOB, meslek içi eğitimle mühendisleri yeniden mühendis yapıyor.
Başbakan, bir yandan AB‘ne yürürken, bir yandan da yeni yeni özel üniversiteler açmak istiyor. O üniversitelerden mezun olanların "mesleki yeterlilik"lerini de düşünüyordur, inşallah! İnşallah, Türkiye Avrupa‘ya giderken mühendislerin neden meydanlara indiğini de düşünüyordur!
Cumartesi günü, AB üyesi müreffeh bir Türkiye hayaliyle evinde oturacak, pikniğe gidecek insanlarımız da olacak, TMMOB‘nin davetine uyup meydana çıkacaklar da. Ne denir ki, seçtiğimiz hayatlar hepimize hayırlı olsun!


