GAZETECİ IŞIK KANSU TMMOB MİTİNGİNİ YAZDI

04.10.2005

Gazeteci Işık Kansu 3 Ekim 2005 tarihli Cumhuriyet gazetesinde "Ankara Kulisi" başlıklı köşesinde TMMOB Mitingi ile ilgili şunları yazdı.

ANKARA KULİSİ - YÜKSELEN SES

Yıllar önce bizim ‘‘sanayileşme‘‘ diye bir derdimiz vardı. Daha Özal‘ ın köşe dönme edebiyatı başlamamış, Semra Hanım‘ın çevresindeki papatya işadamları pıtrak vermemiş, borç gırtlağı aşmamıştı. Aksaklık, çarpıklık ve yanlışlıkları da olsa, kamu öncülüğünde çimentodan süte çeşitli alanlarda fabrikalar kuruluyor, barajlar su tutuyor, topraklara da tohum atılıyordu. Pilav mı, plan mı tartışmaları arasında da olsa, yeni yatırımlar için ‘‘kalkınma‘‘ planları hazırlanıyordu. İşte o günlerde anneler, üzerine titredikleri kızlarını övmek için tek tümce kurarlardı: ‘‘Kızımı ne mühendisler, mimarlar istedi de vermedim.‘‘

Gün oldu, devran döndü. Daha doğrusu döndürüldü. Kamu iktisadi teşebbüsleri çökertildi, satıldı, atıldı, parçalandı; fabrikalar çürümeye bırakıldı, kapatıldı; iş kapısı işyerleri özelleştirildi, işçiler, mühendisler, mimarlar kapı dışarı edildi; baraj yapma tutkusu unutuldu; tarım boğazlandı, planlar arşive kaldırıldı, ‘‘kalkınma hamlesi‘‘ tümden unutturuldu! İşte o andan başlayarak mühendis ve mimarlara bırakın kızı, iş bile verilmez oldu.

TMMOB verileri de bu gerçeğin altını çiziyor: Bugün 160 bine yakın mühendis ve mimar işsiz... İşli olanlara gelince... Onlar da ucuz emek piyasasında sürünüyorlar. TMMOB, gelinen noktayı güzel özetlemiş: ‘‘Mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları üretime, yatırıma dayalı bir ekonomik modelin, yani gelişmenin önemli yapı taşlarıdır. Bilim ve teknolojiyi toplumsal yararın hizmetine sunan mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları toplumsal yararı göz ardı eden, sermayenin güvenirliği, kârı için düzenlenmiş rant ekonomisi içinde eriyorlar. Rant ekonomisinin yarattığı plansızlık ve karmaşa içinde mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının yaşam koşullarının yanında, mesleki kimlikleri de erozyona uğruyor.‘‘

TMMOB, 8 Ekim‘de Ankara‘da miting yapacak. Yalnız mühendisler için, yalnız mimarlar için, yalnız şehir plancıları için değil, tüm emekçiler için iş, insanca yaşayacak ücret, sosyal adalet, özgürce örgütlenme hakkı, güvence ve eşitlik isteyecek.

Geçenlerde çiftçiler Manisa‘yı sallamıştı. 8 Ekim‘de de Ankara‘da yer gök inleyecek. ‘‘Sessiz devrimci‘‘ AKP de bundan böyle hep yükselen ‘‘ses‘‘ dinleyecek.