HKMO: 20 MART 20'DE SAVAŞA DUR DE!

20.03.2007

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, ABD'nin Irak işgali'nin yıldönümü nedeniyle 19 Mart 2007 tarihinde bir basın açıklaması yaparak, "20 Mart 20'de savaşa dur de" çağrısında bulundu.

IRAK‘TA İŞGALE VE SAVAŞA HAYIR
"DÖN EVİNE BUSH !"

ABD‘de 11 Eylül 2001‘de İkiz Kuleler ve Pentagon‘un vurulması ile yaratılan kaotik ortam, başta ne-conlar olmak üzere çeşitli çevrelerce çok iyi kullanılmıştır. Neo-conlar ve silah tüccarları hamle üstünlüğünün kaybedilmesi durumunda ABD liderliğindeki tek kutuplu dünya özleminin hayal olacağını vurgulayarak, ABD‘nin küresel gücünü aktif biçimde kullanması gerektiğini, kendi içine kapanmasının dünya liderliğini yitirmesi anlamına geleceği görüşünü hakim kılmayı başarmışlardır.

Tarih 1 Ocak 2003... Dünya kamuoyu Amerika‘nın öne sürdüğü Irak‘ta kitle imha silahları olduğu iddiaları ile çalkalanıyor... Amerika Irak‘ı kendine tehdit olarak görüyor ve ulusal bütünlük ve istikrarı adına herhangi bir kanıt olmamasına rağmen tehdit gördüğü ülkeye karşı müdahale hakkını saklı tuttuğunu bildiriyor. Diplomatik görüşmeler, pazarlıklar, uzayıp giden tartışmalar...

Tarih 1 Mart 2003.. Türkiye Büyük Millet Meclisinde Amerika Birleşik Devletleri‘nin ülkemizde konuşlanması, Irak‘ın işgalinde bir cephenin de Türkiye‘den açılması yönündeki talebi -savaşa ortak ol çağrısı- değerlendirilmekte, savaş ve işgal karşıtları, barışı ve özgürlüğü savunan halk kesimleri ise sokaklarda yanı başında binlerce insanın katledileceği "Savaşa Hayır" sloganları atmaktadır... Nihayetinde tezkere TBMM Genel Kurulu‘nda kabul edilmez...

Tarih 1 Mart 2003.. Birleşmiş Milletler kitle imha silahları denetleyicileri Irak‘ta kitle imha silahı olmadığını deklare etmişlerdir...

Tarih 20 Mart 2003.. Amerika Birleşik Devletleri‘nin Irak‘ın geleceğini gökyüzünde yaktığı ışıklarla kararttığı bir gün olarak tarihe geçer...

Amerika kitle imha silahlarının varlığını ve Irak‘ın kendisini tehdit ettiğini öne sürmüş, iddia ettiği kitle imha silahlarına dair tek bir kanıt bulunamamasına rağmen IRAK‘ı İŞGAL etmiştir. Bu müdahaleye de "operasyon" adı vermiş, "demokrasi ve özgürlük ihracı" yaftası ile boyayarak dünya kamuoyu ne olduğunu anlayamadan denizaşırı bu ülkeyi işgal etmiştir.

Tarih Mart 2007... Tarihi bir dönem yaşıyoruz. Irak işgal edileli dört yıl oldu ve dünya halkları bu haksız işgali hala durduramadı. İçinde bulunduğumuz bu dönem ya Amerikalıların sözde özgürlük ve demokrasi yolundaki haklı savaşı ya da bu savaşı durduran halkların haklı zaferi olarak tarihe geçecek...

Kitle imha silahları bir yalan ise bilgi çağı olarak adlandırılan 21. yy‘ın ilk yıllarını kana bulayan bu işgalin asıl nedeni nedir? Kimilerine göre petrol, kimilerine göre ulusal gündem kontrolü, kimilerine göre su, kimilerine göre büyük Ortadoğu projesi, kimilerine göre Amerikan ekonomisindeki sıkışmayı rahatlatmak... Bize göre hepsi birden... Ama hesaba katılmayan bir nokta bu gün tek yaşayan şeydir Irak‘ta: MÜCADELE.

Halkların ellerinde, onlar oldukça tutulacak en büyük silahtır MÜCADELE RUHU. İnsanlığa yaraşır bir dünya halkın eli ile kurulabilir. Bu nedenle, uzaktan gelse de sesleri, duymamız gereken, ortak endişeleri paylaştığımız çok büyük bir insan topluluğu var: Latin Amerika‘nın asi çocukları, kapitalizmden en çok darbe yiyen Afrika yerlileri, çeşitli sivil tolum örgütleri ile Ortadoğu‘nun ezilen halkları... Dil, din ve ırk temelindeki bölünmelerin solda sıfır kalacağı bir ortak düşman vardır: KAPİTALİZM.

UNUTULMAMALIDIR Kİ, milyonlarca insanın acısı haline gelen bu savaş ve işgal üzerinden para kazanan küresel şirketler kapitalizmin ana yapılarıdır. Küreselleşme, tekellerin aşırı kara dayanan sermaye birikimi için savaşların her daim var olması, gerginlik ve korku kültürü yaratılarak halkların tahakküm altına alınmaya çalışılması, çevrenin hiçbir canlı düşünülmeden sorumsuzca kullanılması ve dünya kaynaklarının ve dünya değerlerinin yağmalanması demektir. Bu nedenle, kapitalizmin egemenliği gerçek oldukça savaş bizden uzak olmayacaktır. Nedensiz işgaller, gözyaşı akılları bunca kötülüğü alamayan insanların duraksamasından yararlanarak her gün daha büyük bir alanda yaşamın ta kendisi oluyor.

Yanı başımızdaki Irak İŞGAL edileli dört yıl oldu...

Irak‘ın işgali ile uluslararası siyasette yeni bir döneme girildiği çok açık... Uluslararası alanda dengeler, egemen, eşit, bağımsız devletler arasında barışın yaşatılmaya çalışılması üzerine değil, ABD‘nin yıkıcı-kırıcı politikaları üzerine kurulmaktadır. Dünya ülkeleri ABD‘nin yandaşı ve karşıtı olarak saf tutmaktadır. Amerikan hegemonyasının barışçıl maskesi düşmüş, en kirli, kin dolu yüzü açığa çıkmıştır. Bu nedenle yeni bir dönem açılmıştır, uluslararası siyaset alanında. Irak‘ta batağa saplanan ABD, askeri, iktisadi, ideolojik ve politik eksende yaşadığı ciddi sıkıntıları aşmaya çalışırken her gün daha da batmaktadır. Artık sermayenin sözcüsü siyasal iktidar sahipleri meşru politikalar üretmeye ihtiyaç duymadan en yağmacı, en yayılmacı istemlerini hayata geçirmekten imtina etmemektedirler.

Bilinmektedir ki, Irak‘a özgürlük ve demokrasi getireceğini söyleyen işgalciler Irak‘ta binlerce insanı katlettiler. Bölgede yaklaşık 2 milyon Iraklı iç göçe maruz kaldı. Ayrıca 2 milyon Iraklı da başka ülkelere kaçmak zorunda kaldı. Öte yandan Amerikan halkı da bu savaştan çok yoğun bir şekilde etkilendi, etkilenmekte.

İçinde bulunduğumuz dönemde tarihi değiştirecek UMUT veren gelişmeler de yok değildir: DÜNYA SOSYAL FORUMLARI Amerikan Emperyalizmine karşı kurulan en geniş tabanlı platformdur. Dünya Sosyal Forumunda bir araya gelen halk kesimleri başka bir dünyayı mümkün kılmaya çalışmaktadır. Irak işgalinin dördüncü yılında, başka bir dünyanın mümkün olduğunu yüksek sesle söylemenin gereği ise daha da açık hale gelmiştir.

7. Dünya Sosyal Forumunda alınan kararlardan birisi olarak da örgütlenen bu tavır savaşa karşı barışı, sermayeye karşı insanı, düşmanlığa karşı dostluğu savunan bir mücadeledir. Geldiğimiz noktada yaşamlarımızın her alanında savaşa, zülme, ötekileştirmeye karşı, yani şiddete karşı bir saf tutmamız gerektiği ve bu hattın en temel anlamıyla insan odaklı bir hat olduğu ortadadır.

Hatırlatmak gerekir ki 2003‘te İtalya‘da, İspanya‘da milyonlarca kişi yürüdü; hükümetler değişti, Irak‘tan asker çektiler. Türkiye‘de savaş karşıtları yürüdü ve ülkemizin Irak işgaline bulaşması engellendi. Avrupa Sosyal Forumunda alınan kararlar yönünde 17 Mart Cumartesi günü, Irak‘taki işgale karşı küresel eylem günü olarak belirlendi. Dünyanın pek çok ülkesinde bir araya gelen savaş ve işgal karşıtlarına ülkemizden de binlerce yiğit yürek katıldı. "Savaş ve İşgale Karşı 17 Mart Küresel Eylem Günü Yürüyüşü ve Mitingi" İstanbul, Ankara ve Adana‘da düzenlen etkinliklerle binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Ortadoğu‘da, kan ve göz yaşı her geçen gün daha da artarak devam ediyor. Bir insanlık tarihi yok ediliyor. Irak etnik ve mezhepsel parçalanmaya doğru hızla gidiyor. Irak petrollerinin paylaşımı yasalarla meşru hale getiriliyor. Demokrasi ve özgürlükten söz eden yok artık.

ABD 20 Mart 2003‘te Irak‘ta ve Ortadoğu‘da insanlığı yok etme adına saat 20:00‘de insanlık suçu için düğmeye basmıştır.

Ortadoğu‘da barışın, özgürlüğün, demokrasinin, insanlığın ve bağımsızlığın hakim olması için herkese görev düşmektedir. Irak‘ta, Afganistan‘da, Filistin‘de ve Lübnan‘da savaş ve işgale karşı durmak bir insanlık görevidir, bir insanlık onurudur.

20 Mart saat 20:00‘de işgal ve savaşa karşı barış ve özgürlük güçlerimizi dünya halkı ile birleştiriyoruz.

Kahrolsun emperyalizm, yaşasın barış, demokrasi ve özgürlük...

TMMOB
HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI