HKMO: 2B`LER SATIŞTA!
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, TBMM gündeminde bulunan ve 2B arazilerinin satılmasını gündeme getiren “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarısı” üzerine 16 Nisan 2012 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
2B‘ler Satışta!
1961 Anayasası ile koruma altına alınmış olan orman ve orman niteliğindeki alanların 1982 Anayasası‘nda kısmen korumasız bırakılması ve daraltılmasına dair hükümlerin yer alması, günümüze değin pek çok tartışmayı beraberinde getirmiştir.
Siyasal iktidarlar bu tarihten sonra "2B alanları" olarak bilinen "orman vasfını yitirmiş araziler"in satışı için, konuyu sürekli gündemde tutmuş, 2003 yılında Anayasa değişikliği yapılması bile göze alınmış ama başarılamamıştır. Bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmiş iddiası ile orman rejimi dışına çıkarılan alanlarla ilgili olarak kadastro işlemleri için 2009‘da "5831 Sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"da yapılan değişiklikle, bugün gündeme getirilen satış işlemlerinin temeli atılmıştır. Bu değişiklikler ile ilgili bazı hükümlerinin iptali için ise Anayasa Mahkemesi‘ne gidilmiştir.
Ülke topraklarının önemli bir kısmını oluşturan ormanlar, tarım-çayır-mera alanları ve 2B arazileri, sadece insanlığın değil, içinde yaşayan flora faunası (bitki ve hayvan varlığı) ile birlikte tüm canlıların ortak yaşam alanıdır. Bu alanlar, insan yaşamının olmazsa olmazı olan su ve oksijenin ana unsurudur, rant kaynağı değil, korunması ve geliştirilmesi gereken doğal varlıklardır. Bu alanları korumak insanlığın temel görevidir.
"Orman alanları" 2011 verilerine göre 20 milyon hektar (Türkiye‘nin % 26‘sı) düzeyindedir.
"Tarım alanları" 2011 yılı verilerine göre 24 milyon hektara (Türkiye‘nin %31‘ine) denk gelmektedir.
"Çayır-Mera alanları" ise 2010 yılı verilerine göre 14 milyon hektar (Türkiye‘nin %18‘i) oranındadır.
Söz konusu "2B alanları", toplam 473 bin hektardır. Bu alanların 208 bin hektarının kadastro ve güncelleme çalışması yapılmış, 205 bin hektarlık kısmının ise kadastro ve güncelleme çalışmaları devam etmektedir. 2B alanları üzerindeki yerleşim yeri olarak tespit edilen alan ise 21.173 hektardır.
Son yıllarda küresel mali piyasalar, "toprak" ve "tarım arazileri" gibi doğal kaynakları en karlı ve güvenilir yatırım aracı olduğunu ilan etmektedirler.
Ülkemizde son 30 yıldır sürdürülen politikalar sonucu üretim ekonomisinden uzaklaşılmış, "sıcak para"ya bağımlı hale gelinmiş, "cari açık" ve "bütçe açığı" giderek derinleşmiştir. Bu politikalar sonucu özelleştirmeler hızla hayata geçirilmiş, içerisinde fabrika, tesis ve arazilerin bulunduğu yaklaşık 5 bine yakın ülke varlığı satılarak tasfiye edilmiştir.
Bu gelişmelerin devamı olarak, 2B arazilerinin satılmasını gündeme getiren "Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarısı" Orman ve Su İşleri Bakanlığı‘nca 1 Şubat 2012 tarihinde TBMM‘ye sunulmuştur. Söz konusu yasa tasarısı şu an TBMM Genel Kurulu gündemindedir.
Tasarının gerekçesinin "Orman sınırları dışına çıkarma işlemi sonucunda Hazine ile yargı makamları önünde karşı karşıya gelen vatandaşlar açısından mevcut ihtilafın" çözülmesi olduğu iddia edilmektedir. Bugüne değin toplum nezdinde sorun teşkil ettiği düşünülen alanlar, toplam 2B alanları içinde sadece % 5‘lik kısmı kapsayan ve üzerinde yapılaşmanın olduğu alanlar iken, bu tasarı ile yapılaşmamış ve yeniden orman vasfı kazandırılabilecek tüm 2B alanlarının satışının gerçekleştirilmesi istenmektedir.
Yasa tasarısında özetle;
•· 2B alanlarının tasarrufunun Maliye Bakanlığı‘na devredileceği, satışa çıkarılacağı,
•· 2B alanlarının, "kentsel dönüşüm"ün uygulanacağı proje alanları kapsamına alınacağı ve sınırları belirleme yetkisinin de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve belediyelere verileceği, bu süreçte TOKİ‘ye öncelik tanınacağı,
•· Hak sahiplerine doğrudan satılacak taşınmazların satış bedelinin, rayiç bedelinin % 70‘i olacağı,
•· Başvuru sahiplerinin, satış bedellerine mahsup edilmek üzere, belediye ve mücavir alan sınırları içinde olan yerler için iki bin lira, dışında olan yerler için bin lira başvuru bedeli ödemesinin şart koşulduğu,
•· "İdarece tespit edilen satış bedelini, itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenlerin bu Kanuna göre hak sahibi sayılacağı"
•· Yapılacak satış sürecinde "3194 sayılı İmar Kanunu" hükümlerinin uygulanmayacağı,
•· Köy nüfusuna kayıtlı olma koşulunun aranmayacağı, vb.
hükümleri yer almaktadır.
Görüldüğü üzere bu tasarı, 2B arazilerinin satılmasının ve ormanların korumasız bırakılmasının yolunu açmakta, orman köylülerinin kalkınmasına değil daha da yoksullaşmasına neden olmakta, bir kısmının da kullanmakta olduğu arazilerini elinden almaktadır.
Diğer taraftan, 20 Ocak 2012 tarihinde TBMM‘ye sunulan "Yabancıların Mülk Edinimi" ile ilgili yasa tasarısında "karşılıklılık ilkesi"nin kaldırılması ve planlı veya plansız alanlarda 600 dönüme kadar yabancı kişilerin mülk edinimine izin verilmesi ile birlikte değerlendirildiğinde, bu tasarının, 2B arazilerinin yabancı kişi ve şirketlere de satılabilmesinin önünü açacağı görülmektedir.
Bu konuda, Anayasa Mahkemesi‘nin 1988‘den bu yana konuya ilişkin bütün kararlarında, bu alanların satışa konu edilemeyeceği, orman alanlarının daraltılamayacağı ve yasa koyucunun, bu alanların kullanıcılarına veya başkalarına, hatta orman içi köyler halkına satılmasını veya bu amaçla devredilmesini sağlayacak bir düzenleme yapamayacağı yönünde hükümleri mevcuttur. Bu düzenleme ile yapılacak satışlar, açıkça "Anayasa‘ya aykırılık" içerecektir.
Ayrıca bu tasarıyla eş zamanlı olarak Meclis‘e sunulan ve genel kurulda görüşülmekte olan afet riski altındaki yapıların dönüştürülmesini amaçlayan "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı" da 2B alanlarını, orman ve meraları yerleşime açmayı öngörmektedir.
Doğal, tarihi ve kültürel miraslarımıza saldırının giderek arttığı, yaşam alanlarımızın daraltıldığı günümüzde tasarının yasalaşması, orman işgallerine "af" çıkarmak, kaçak yapılaşmanın önünü açmak, gizli bir imar affını gündeme getirmek yanında, orman köylülerinin yaşam alanlarıyla beraber, geleceğini de tehlikeye atmak olacaktır. İmar Kanunu hükümlerinin yok sayılması ile de kentsel ve kırsal alanda çarpık yapılaşmanın önü açılacak, telafisi mümkün olmayan doğa tahribatı gündeme gelecektir.
"Bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmiş alanların orman rejimi dışına çıkarılması" hükmünün ise bilimsel bir yaklaşım olmadığı açıktır.
Yapılması gereken, giderek azalmakta olan orman, mera, tarım alanları gibi doğal varlıkların rant uğruna tasfiye edilmesi değil, korunarak ve geliştirerek topluma geri kazandırılmasıdır. Yapılması gereken, ülke varlığı ve yaşam alanlarımız olan 2B arazilerinin satışı ile bütçeye yama yapılması değil, üretim ekonomisinin hayata geçirilmesidir.
Gelecek kuşaklara karşı bu tarihsel görevde herkese sorumluluklar düşmektedir.
Saygılarımızla...
TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
NİSAN 2012


