HKMO: HÜKÜMET FINDIK STRATEJİSİNİ DEĞİŞTİRDİ, ÇİFTÇİ YİNE MAĞDUR
Devletin fındık politikasını değiştirmesi üzerine TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası 17 Temmuz 2009 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
HÜKÜMET FINDIK STRATEJİSİNİ DEĞİŞTİRDİ, ÇİFTÇİ YİNE MAĞDUR
1.Sanayi planının uygulandığı 1938‘de temel ürünleri ilgilendiren birliklerin kurulduğu ve ülkenin kendi iç dinamikleriyle üretim yaptığı dönemde toplanan 1. Ulusal Fındık Kongresi sonrasında kurulan Fiskobirlik, "ortaklarının ürünlerine sürekli satış olanağı ve pazarlar yaratmak, piyasaya istikrar getirmek, fındığın yurtiçi ve yurtdışı pazarlarını en iyi biçimde değerlendirmek, üretimini kontrollü ve bilimsel yöntemlerle geliştirmek, üretim araçları sağlamak, standartlara uygun, yüksek kaliteli ürün teslimini teşvik etmek, fındığın ülke içerisinde tüketimini özendirme, fındık ihracatını artırmak, bu amaçla ürün çeşitlendirme ve geliştirme projeleri üretmek üzere kurulmuştur". Kurulduğu günden 2006‘ya kadar çalışmayı sürdüren Fiskobirlik 2006‘da, İktidar Fiskobirliğin etkinliğini azaltarak fındık alımında Toprak Mahsulleri Ofisi‘ni (TMO) devreye sokmuştu.
3 yıl önce fındık çiftçisi ile kooperatifleri olan Fiskobirlik arasındaki ilişkiyi kesen iktidar, bugün de fındık stratejisini değiştirerek çiftçi ile devlet arasındaki ilişkiyi de koparmaktadır. Türkiye Dünyadaki fındık üretiminin %75‘ini, ticaretinin %85‘ini sağlamaktadır. Fındık üretiminde böyle bir üstünlüğe sahipken, fındık piyasasında Türkiye‘nin söz sahibi olmaması oynanan neo-liberal politikaların ekonomik bağımsızlığa saldırısının bir göstergesidir. Türkiye için önemli bir ürün olan fındığın sezonunun başlamasına kısa bir süre kala fındık üzerinde bir oyun mu oynanmaktadır? Uygulanan bu yaklaşım tarım, sanayi, ulaşım vb.deki özelleştirmelerle birlikte üreticiyi mağdur etmeye devam etmektedir.
Tarım Bakanlığı‘nın 2009-2012 yılları arasında uygulanacak yeni fındık stratejisine göre 2012 sonuna kadar ruhsatsız alanlardaki fındık üretimi bitirilecek. Halen 39 ilde sürdürülen üretim, 13 ilde (Trabzon, Ordu, Giresun, Sinop, Rize, Kastamonu, Artvin, Zonguldak, Sakarya, Kocaeli, Bartın, Düzce ve Samsun) eğimi %6‘dan fazla olan 3. sınıf tarım arazileri ile yüksekliği 750 metre ye kadar olan alanlarla sınırlandırılacak. Şu an 642 bin hektarda 322 bin üretici tarafından gerçekleştirilen fındık üretimi, yeni stratejiye göre 406 bin hektarda ve 209 bin üretici tarafından yapılacak ve böylece fındık ekim alanları yaklaşık yüzde 38 azaltılacak. 3 yıl süre ile dönüm başına 150 lira destekleme ödemesi yapılacak. Diğer taraftan sökülecek fındığın yerine ne gibi alternatif üretimler getireceği konusunda bilimsel ve teknik çalışmaların yapıldığına dair ise bir bilgi yoktur.
Açıktır ki, 406 bin hektarlık alan Türkiye‘nin 450-500 bin ton civarında ihraç ettiği fındık miktarını karşılayamaz, aynı zamanda yaklaşık 100 bin ton iç tüketimi olan fındık miktarının da altında bir üretim sağlayacak seviyededir. Fındık sezonuna sadece bir ay kala yapılan bu yeni düzenleme ile fiyatlar üzerinde baskı oluşacak ve yine üretici zarar edecek. Devletin fındık alımını durdurması üreticiler için bir kriz ortamı yaratacaktır. Bununla birlikte Türkiye‘nin uluslar arası piyasadaki rekabet koşulları zayıflayacak ve Türkiye‘nin en önemli tarım ürünlerinden biri olan fındığın kaderi de uluslararası alanda neo-liberal politikaların eline bırakılmış olacaktır. Uygulanan bu strateji AB‘nin tarım alanlarının azaltılması yaklaşımının fındıktan başladığının bir göstergesidir.
Devletin fındık politikası kapsamında fındık alımında amaç kar olmamalıdır, fındık serbest piyasanın dinamiklerine bırakılamaz. Bir çiftçi örgütlenmesi olarak kurulan Fiskobirlik‘in 2006‘dan itibaren fındıkla olan ilişkisi azaltılmış, çiftçi dayanışmasına darbe vurulmuş ve fındık üreticisi yalnız bırakılmıştır. Yeni düzenlemenin hatırlatması gereken, temel tarım ürünleri için birlikler ve kooperatiflerin önemidir, serbest piyasa koşullarında rant aracı olmanın değil. Devletin fındık alımını durdurması ve üretim arazilerini azaltması ile fındık üretiminde de serbest piyasa modelin önünü açmaktadır.
Yaşanan neo-liberal politikalar sonucu gündemde olan kriz derinleşirken fındık alanında da aynı politikanın uygulanması kabul edilemez.
Üyelerimize ve kamuoyuna duyurulur.
TMMOB
HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
TEMMUZ 2009


