KAMU EMEKÇİLERİNİN HAKLI TALEPLERİNİ VE MÜCADELESİNİ DESTEKLİYORUZ!!

24.08.2003

Ankara'da KESK tarafından gerçekleştirilen buluşmada, Başbakan'ın konuşması ile başlayan emniyet güçlerinin tavrı ile devam eden gerginlikler sonucu eylem 10 saat sürdü. Bu eylemlilikte takındığı tavır nedeniyle DİSK, TMMOB ve TTB ortak bir bildiri yayınlayarak iktidarı kınadı.

Bütün ülke ağustos ayı süresince grevsiz ve toplusözleşmesiz bir yasayı sahiplenen AKP iktidarı ile kamu emekçilerinin toplu görüşmesine tanıklık etmektedir. Hükümet tüm konularda olduğu gibi bu konuda ideolojik bir tercihte bulunarak, hiçbir somut öneri getirmemekte, sürekli devletin başka organlarının gelecek aylarda yapacağı çalışmaları işaret etmektedir.

Demokrasiye inanma ve demokrat olma konusunda siyasi iktidarin takiyeciliği bir kere daha ortaya çıkmıştır. Daha iyi bir yaşam ve demokratik bir Türkiye isteyen kamu emekçilerine "nereye dökülürseniz, dökülün" diyen takiyeci anlayış onbinlerce kamu emekçisinin Kızılay‘a dökülmesi karşısında paniklemiş, ne yapacağını şaşırarak Ankara‘yı adeta ablukaya almıştır. Bunca estirilen terör havası yetmezmiş gibi Başbakan tamamen başka bir amaçla bulunduğu Karabük‘te adeta bir laf yetişme telaşına düşerek kamuoyunu manipüle etme gayretine girmiştir. KESK tarafından gerçekleştirilen Ankara buluşmasına ilişkin gerek Başbakan Tayyip Erdoğan‘ın, gerekse de Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin‘in tavır ve yaklaşımlarını kınıyoruz. DİSK, TMMOB ve TTB olarak hükümet yetkililerine aşağıdaki görüşlerimizi iletiyoruz.

  • Demokratlığın ispatlanacağı yer Avrupa Birliği kapıları değil, Kızılay Meydanı ve Kamu emekçileri ile oturduğunuz toplu sözleşme masasıdır. Başkalarının demokratlığını ölçmek yerine kendi demokratik yaklaşımınızı ortaya koyup kamu emekçilerinin

    taleplerine karşılık verin. Aksi taktirde takiyyeci durumuna düşersiniz.

    Demokratlık sadece kendi Başbakanlığını sağlamak üzere anayasa değiştirmek değil, ülkedeki çoğunluğun mutluluğu için bir dizi düzenlemeleri zaman geçirmeksizin gerçekleştirmektir.

  • Bütün yürütülen bu eylemliliklerin ideolojik olması ise bir gerçekliktir. Hükümetin nasıl kendi iktarınını gerçekleştirirken savunduğu bir ideolojisi varsa, kamu emekçilerininde sokaklarda savunduğu bir ideoloji vardır. Bu ideoloji ülkedeki çoğunluğun, çalışanların, yoksulların, işsizlerin, köylülerin ve emekçilerin ideolojisidir.

  • Türkiye‘nin önünü tıkayanlar sizlersiniz. Kamuda iyileştirme çalışmaları yerine kamuda kadrolaşmayı öne çıkaran, kamu hizmetlerini kendi yandaşlarınıza peşkeş çekmeye çalışan, yoksulların adını kullanarak tarikat şirketlerinize kamu kaynaklarını aktarmaya çalışanlar olarak sizler bu yaklaşımınızla ülkeye demokrasi, barış ve huzur getiremezsiniz.

Bu hükümet de yaptığı icraatlarla, siyasi tercihleriyle, önceki hükümetten farklı olmadığını kanıtlamıştır. Bu iktidarın da kıblesi IMF‘dir. Bu iktidar da emeğe, emekçiye, yoksula, ezilene düşmanca bir tavır içersindedir.

 

Buradan bir kez daha sesleniyoruz, kamu emekçileri ve diğer demokrasi güçleri yürüttükleri mücadele boyunca bir çok hükümetin gidişine tanıklık etmiştir. Bundan sonraki süreç IMF‘ci AKP iktidarına karşı demokrasi ve emek güçlerinin Kızılay‘da başlattıkları mücadeleyi ülkenin her yanında alanlarda yaygınlaştırmasına tanıklık edecektir.

 

 

DİSK - TMMOB - TTB