KOCAELİ İKK: "KOCAELİ BİR TEHLİKELİ ATIK ÇÖPLÜĞÜ DEĞİLDİR!"
Kocaeli İl Koordinasyon Kurulu, 4 Ekim 2007 tarihinde Kocaeli'nde ortaya çıkan tehlikeli variller ve atıklarla ilgili bir basın açıklaması yaptı.
-YİNE VARİLLER, YİNE ÇEVRE FELAKETİ-
KOCAELİ BİR TEHLİKELİ ATIK ÇÖPLÜĞÜ DEĞİLDİR!
Önce Tuzla‘ da, daha sonra Dilovası, Sinop, Çorlu‘ da ve şimdi de Kocaeli‘ nin çeşitli yerlerinde açığa çıkan tehlikeli atıklarla dolu variller, bazı gerçeklerle yüzleşmemiz gerektiğini gösteriyor. Sürekli olarak sanayi kenti olmanın ayrıcalıkları ve getirdiği artı değerler önümüze konurken, sanayinin bu kentten götürdükleri ve bize yüklediği negatif etkilerin üzeri örtülmektedir. Gelişmekten ve büyümekten yana bir Kocaeli yaratırken, aynı zamanda kentimizi denizine girilemeyen, nefes alınamayan, toprağında yetişen sebze ve meyvesi yenilemeyen, hatta bu gidişle suyu içilemeyen bir hale dönüştürüyoruz.
Doğanın katledilmesine izin verilmemeli
Yıllardır sanayici akın akın gelmekte ve istihdam, ekonomik büyüme gibi masallarla kentimiz yağmalanmaktadır. Gelen sanayilerin üretim kapasiteleri kadar atık getirdiğini ve gelişmemiş kontrol mekanizmaları nedeniyle de bu atıkların hiçbir önlem alınmadan çevremize atıldığını (gömüldüğünü) kötü sürprizlerle öğrenmekteyiz… Bu noktada devletin kontrol mekanizmasının yeterli olmaması kadar, kişilerin sosyal sorumluluk ve çevre bilincinin yeterli olmaması da en büyük etkendir. Bizden sonra yaşayacak nesilleri; çocuklarımızı ve torunlarımızı umursamadan yaşayıp gidemeyiz. Doğa, yaşamımızın bir parçasıdır ve katledilmesine izin vermemeliyiz.
Son günlerde de görüldüğü gibi Kocaeli, sanayi atıklarının gömüldüğü bir endüstriyel deponiye dönüşmüştür. Bu kentin kalbinden atıklar çıkmaktadır. Daha nereden ne tür atıklar çıkacak bilmiyoruz. Yeni tesisler ve yeni variller istemiyoruz. Kocaeli‘ de artık yeni sanayi alanları açılmamalıdır. Türkiye‘ nin en küçük yüzölçümüne sahip illerinden biri olmasına rağmen, en fazla organize sanayi bölgesine sahip kentimizin havası, suyu ve toprakları yeni tesisleri kaldırabilecek kapasitede değildir.
Çevre kirliliğinin küresel olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Bu kentte yaşamayan ama üretimi burada yapan sanayiciler sadece Kocaeli topraklarını kirlettikleri düşünüyorlar ve yanılıyorlar. Bu topraklardan yayılan zehirli atıklar, yeraltı suları ve buharlaşma gibi etkenlerle bölgesel olarak dağılıyor. Bugüne dek koruyamadığımız doğal kaynaklar, onların da hayatlarını etkileyecek şekilde yok oluyor. Marmara Denizi‘ nin balığını sadece bu kentte yaşayan insanlar mı yiyor?
Yaşadığımız kenti ve çevremizi, günü kurtarmaya çalışan anlayışlardan korumak zorundayız. Artık İzaydaş kurulmadan önce tehlikeli atıkların bertaraf edilmesiyle ilgili uygun yöntemlerin bulunmadığı hikayelerini dinlemek istemiyoruz. Sorumsuzca yok edilen çocuklarımızın geleceğidir. Artık dur denmesi ve önlem alınması gerekmektedir.
Sadece Kocaeli‘ de değil bütün ülkede tehlikeli atıkların yönetimi konusunda çalışmalar yapılması gerekmektedir. Tehlikeli atıkların bertarafı konusu, günümüzün en acil, önlem alınması gereken konularından birisidir. Gereken çalışma yapılmazsa daha uzun yıllar, varil sürprizleriyle yaşamaya devam edileceği unutulmamalıdır.
Yapılan İnsanlık Suçudur!
Yaşanan olay bir çevre felaketidir ve insanlık suçudur. Bir sanayi kentinde yaşıyor olmamız sağlıklı bir çevrede yaşamak hakkımızdan vazgeçeceğimiz anlamına gelmiyor. Bu atıkların çevreye gelişigüzel gömülmesinin ve bu durumdan kaynaklanacak olumsuzlukların sorumlularının en kısa sürede saptanması ve cezalandırılması gerekmektedir.
Doğa bizsiz yaşayabilir ama biz doğa olmadan yaşayamayız.
Basına ve kamuoyuna duyurulur. 04.10.2007
TMMOB KOCAELİ İL KOORDİNASYON KURULU


