ODALARDAN 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ AÇIKLAMASI
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Jeofizik Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası ve Makina Mühendisleri Odası, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla birer basın açıklaması yaptı.
HKMO: İnadına Barış İçin 1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun
Barış, ulusların, toplumların, halkların ve bireylerin bir arada huzur içinde yaşadıkları, adaletin, eşitliğin, kardeşliğin, paylaşımın, yardımlaşma ve dayanışmanın kalıcı olarak kurulduğu bir dünya özlemidir. Bir insanlık kültürüdür.
Ne yazık ki insanlık tarihi boyunca savaşlar ve çatışmalar var olmuştur. Kan, ateş ve çelik; ölümlerin en vahşi biçimleri ve savaşların karakteridir.
Naziler‘in Polonya‘yı işgal ederek İkinci Büyük Paylaşım Savaşı‘nı başlattığı gün olan 1 Eylül (1939) tarihi Dünya Barış Günü olarak kabul edilmiştir.
Savaşların babası olarak anılan İkinci Büyük Paylaşım Savaşı, yaklaşık altı yıl sürmüş ve 52 milyonu aşkın insanın ölümüne neden olmuştu. Bu korkunç kıyım, arkasında yüz milyonlarca yaralı ve sakat, mahvolmuş hayatlar ve harabeye dönmüş şehirler, kasabalar, köyler bırakarak 1945 Mayısında sona erdi. Ölenlerden 150 bini insanlığın yüz karası bir felaket olan atom bombasının kurbanlarıydı.
İkinci Büyük Paylaşım Savaşı‘ndan sonra emperyalist Kuzey Amerika, Avrupa ve Avustralya, "kendi aralarında" savaşa son verdiler. "Barış" ilan ettiler. Ancak bu barış kendileri dışında kalan dünyayı kapsamıyordu.
1 Eylül gününün Dünya Barış Günü ilan edilmesinin ardından 63 yıl geçmesine rağmen özgürlük, kardeşlik ve barışın tesisi emperyalist güçler tarafından halen engelleniyor. Irak‘ta, Afganistan‘da, Filistin‘de büyük yıkıma yol açan işgal sürüyor. Libya, Mısır ve Tunus da emperyalizmin yıkıcılığından payını almış durumda. Suriye‘den sonra sıranın ülkemize geldiğini görmek durumundayız. Her gün yüzlerce insan yaşamı yok ediliyor, milliyetçilik ve ırkçılık tırmandırılıyor, kardeş halklar birbirine düşman ediliyor. Yaşama karşı kıyımlar giderek artıyor.
Dünyada, bölgemizde ve ülkemizde kardeşlik, özgürlük ve barış içerisinde yaşamak daha yakıcı bir şekilde hissediliyor. Barışı düş olmaktan çıkartıp, yaşama geçmesi, gerçek olması için gerekli duyarlılığa gereksinim giderek artıyor.
TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak, 1 Eylül‘de, savaş, kan, acı ve gözyaşının hakim olduğu dünyada ve coğrafyamızda barışın ve özgürlüğün yer alması için insanlığın duyarlı olması gerektiğini ifade ediyoruz. Toplumları, insanları ve kardeş halkları birbirine karşı boğazlaşmaya sürükleyen ırkçılığa, şovenizme ve emperyalizme karşı barış ve kardeşlik türkülerinin dalga dalga yükselmesinin gerekliliğine inanıyoruz.
Emperyalizm artık sadece Laos, Latin Amerika gibi uzak ülkelerde değil, kapımıza dayanmış durumdadır.
1 Eylül Dünya Barış Günü kutlamaları bugün çok daha büyük bir önem taşımaktadır. Ülke egemenlerinin savaş dışında bir çözümleri yoktur. Geriye yoksul geniş halk kütlelerinin inisiyatifi kalmaktadır.
Yaşanılmakta olan tüm olumsuz gelişmelere rağmen inadına barış, inadına kardeşlik ve inadına özgürlük dolu bir dünya diyoruz.
"1 Eylül Dünya Barış Günü" kutlu olsun.
TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Eylül 2012
İMO: BARIŞ HEMEN ŞİMDİ!!!
Bundan tam 73 yıl önce, 1 Eylül 1939 tarihinde Hitler Faşizminin Polonya`yı işgal etmesiyle başlayan 2. Dünya Savaşı, tüm dünya için büyük bir yıkımı beraberinde getirdi. Yaşanan şiddet ve acıyı unutmamak ve tüm dünyada barışı hakim kılabilmek amacıyla her yıl 1 Eylül gününü "Dünya Barış Günü" olarak kutluyoruz.
Ülkemizde ve bölgemizde ise "Dünya Barış Günü" ne yazık ki emperyalist güçlerin ve siyasi iktidarın savaş çığırtkanlıklarıyla karşılanıyor.
Siyasi iktidar, iç politikadan dış politikaya kadar her alanda ABD emperyalizminin çıkarları doğrultusunda bir politika sürdürüyor. AKP iktidarı, Ortadoğu`da Libya ile başlayan ve son olarak Suriye`ye dönük bir savaşın taşeronluğunu üstleniyor.
Barış ve kardeşliğin tonları ile kimlik kazanmış Hatay ilimiz, AKP iktidarının Suriye`ye müdahalede üstlendiği rol neticesinde bir işgal kapısı işlevi görüyor. Hatay, emperyalizmin uşaklarının, eli silahlı katillerin, uluslararası gizli servislerin cirit attığı, mülteci kampı adı altında işgal kuvvetlerine eğitim verilen lojistik bir savaş üssü haline geliyor.
Ülkemizin yıllar içerisinde biriktirdiği barış ve kardeşlikten yana tüm güzellikler, emperyalizmin bölgesel savaş politikalarına kurban ediliyor.
Temel meselelerimizden biri olan Kürt sorununda savaş hali devam ediyor. Gençlerimiz vatandaşlarımız, yine ölüyor.Kürt sorununda şiddete dayalı politikalar, bir arada yaşam zeminlerini tahrip ediyor. Yıllardır halkların bir arada yaşadığı yerler, etnik ve mezhebe dayalı çatışmaların yaşandığı alanlara dönüştürülüyor.
Bu memleketin duyarlı insanları olarak;
Ülkemizin ve bölgemizin ihtiyacını duyduğu barış için,
Emperyalizme ve politikalarına karşı net bir tutum almak için,
Barış içinde yaşadığımız bu topraklarda şiddetin, nefretin ve düşmanlığın tohumlarını ekenleri başarısızlığa uğratmak için;
Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yoldan çözümü için, Irkçı ve milliyetçi anlayışın beslediği linç kültürüne karşı bir arada kardeşçe ve barış içinde yaşamanın koşullarını oluşturabilmek için,
Silahların gölgesinde savaş çığırtkanlığı yapanlara karşı bu kanlı oyunu bozmak için;
"Şimdi savaş karşıtlarının sesini birleştirme zamanıdır" diyerek barışın sesini yükseltmek için;
Tüm üyelerimizi 1 Eylül ‘Dünya Barış Günü`nde seslerini yükseltmeye alanlara çağırıyoruz.
İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu
JFMO: Savaşa HAYIR! barış içinde birlikte yaşamaya EVET!
Nazi Almanya‘sının; 1 Eylül 1939‘da Polonya‘yı ardından Sovyetler Birliği‘ni işgal etmesini, milyonlarca insanı katletmesini kınamak için, Dünya Sendikalar Federasyonu tarafından savaşın başladığı 1 Eylül günü " Dünya Barış Günü" olarak ilan edilmiştir.
Emperyalist güçler, petrol kaynaklarının kontrolünü ele geçirmek ve daha fazla kazanmak için dünyanın gözü önünde insanlığa karşı her türlü suçu işlemektedirler. Demokrasi ve özgürlük getiriyoruz diyerek Ortadoğu‘yu savaş alanına çevirmişlerdir. Bu saldırılar; Irak, Afganistan, Libya ve Mısır‘dan sonra Suriye üzerinden devam etmekte, etnik ve dini farklılıklar öne çıkarılarak toplumlar ayrıştırılmakta ülkelerin ve insanların bir arada kardeşçe yaşama umutlarını yok etmektedir.
Dünyada ve ülkemizde barışın savunucusu olmak hepimizin görevi olmalıdır. Güneydoğu‘da 30 yıldır süren terör ülkemizde toplumsal barışı engellemektedir. Son zamanlarda yükselen toplumsal, siyasal ve etnik kutuplaşmalar endişe vericidir.
Savaşın ve şiddetin sonuçlarını ortadan kaldırmak için savaşa her yönüyle karşı çıkmak ve savaşsız bir dünya yaratmak için el ele vermeliyiz. Barış ve kardeşlik sesimizi yükseltmeliyiz. İnsanlığı mutluluğa ve huzura kavuşturacak tek yol eşitlik temelinde barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşamaktır.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası olarak;
Irkçılığa, ayrımcılığa, ve savaşa HAYIR!
Ortadoğu‘ya emperyalist müdahaleye, Suriye ile savaşa HAYIR!
Barış ve kardeşliğe, eşitlik ve adalete, özgürlük ve demokrasiye, ülkemizde , bölgemizde ve dünyada özgürce bir arada yaşamaya EVET! diyoruz.
1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun.
TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI
XIV. DÖNEM YÖNETİM KURULU
KMO: 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI
Egemenler dünya kurulduğundan buyana ve özellikle de kapitalizmin 20 yüzyıldaki bunalımını aşmak üzere çatışmanın, düşmanlığın ve savaşın dilini egemen kılmaya çalışıyor. Bu uğurda insanlar, halklar, ülkeler birbirine düşman ediliyor. Ülkeler işgal ediliyor, parçalanıyor. Daha kolay sömürmek için, daha kolay ezmek için yapay nedenler, insani olmayan fiili durumlar yaratılıp savaşlar çıkarılıyor. Oysa dünyamız zengin, herkese yetecek kadar kaynak var. Yeter ki adalet olsun. Barışın olması için, yoksulluğun yok olması için, sömürünün yaşanmaması için, odalardan alanlara, alanlardan sınırlara kadar Dünya‘nın bütün coğrafyalarında adalet duygusunun yerleşmesi gerek... Adaletin olmadığı yerde barış olmaz, kardeşlik olmaz, sevgi olmaz... Kapitalizmin bunalım döneminin bir aşaması olan emperyalizm daha çok sömürmek, pastadan daha çok pay almak için farklılıkları düşmanlık için kullanmaktadır. Oysaki farklılıklarımız zenginliktir. Demokrasi de bu farklılıklarla birlikte yaşamaktır.
Yaşadığımız dünyada bu gün sadece farklı bir ulustan olduğu için, bizimle aynı düşünmediği için, inançlarımızı paylaşmadığı için insanlar sürülüyor, baskıya maruz bırakılıyor, öldürülüyor. Savaş egemenleri cahillikleri kullanıyor, milliyetçiliği kullanıyor, daha çok kar hırsını kullanıyor. Bu nedenle dilleri kirli, inançları kirli, yürekleri kirli, beyinleri kirli... Bilime inanmıyorlar, adalet duygusuna inanmıyorlar... Sadece daha çok pay almak için her türlü rezilliğe çalışıyor beyinleri... Bunun için silahlar üretiyorlar, farklılıkların düşmanlık gibi algılanmasına çalışıyorlar, düşmanlıklar yaratıyorlar.
Barışın ve kardeşliğin uzak olduğu bir dünyada barıştan bahsetmek zor olacaktır elbette. Yoğunluklu bir paylaşım savaşının yaşandığı zamanlardan geçiyoruz. ABD emperyalizminin orta doğuda enerji kaynaklarına sahip olma ve neo-liberal sömürü düzenini Ortadoğu ve Asya‘ya kaydırma amacıyla yürüttüğü sömürü politikaları örtülü ve açık müdahalelerle devam ediyor.Suriye‘de hayata geçirilen iç savaş stratejileriyle Suriye ve Ortadoğu da etnik mezhepsel düşmanlık giderek güçleniyor.
Irak‘a sözde kimyasal silah yalanıyla doğrudan saldıran ABD bu kez Ortadoğu ve Suriye‘de ABD politikalarının taşeronluğunu yürüten AKP eliyle Türkiye‘yi Suriye‘de ki iç savaşın merkez üssü haline getirdi. Hatay‘da kamp kuran ve eğitim alan gerici güçlerin halka yönelik saldırıları içerde de mezhepsel bir çatışmanın dinamiklerini açığa çıkartıyor.
Diğer taraftan AKP ‘nin Kürt sorununda operasyonlarla uyguladığı askeri şiddet politikası bölgede çatışmayı daha da derinleştiriyor. Barış umutlarının tükendiği yerde çözüm yine şiddet ve savaş politikalarında aranıyor. Yıllardır Kürt sorununun çözümü olarak sunulan şiddet politikalarının sorunun çözümünde bir işe yaramadığı görülüyor. Emperyalist güçlerin savaş politikalarının sonucu ise kardeş halkları birbirine düşman etmekten öteye gitmediği ortadadır. Barışa giden yol ancak demokratik çözümle örülebilecektir.
Şimdi ülkede, bölgede ve dünyada barış sesimizi yükseltmenin, kardeş halkların kalplerini körelten kin ve nefret söylemlerine karşı sevgi tohumları ekmenin, özlem duyduğumuz barış ve kardeşlik için mücadele etmenin zamanıdır.1 Eylül Dünya barış gününde emperyalist müdahalelere AKP‘nin savaş politikalarına karşı halkların kardeşliği için barışın sesini yükseltmeye çağırıyoruz.
TMMOB KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI YÖNETİM KURULU
MMO: BEKLEMEDEN
BARIŞ İÇİNDE
BİR DÜNYA VE TÜRKİYE
MÜMKÜNDÜR
1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla belirtmek isteriz ki, AKP iktidarının izlediği emek karşıtı politikaların yanı sıra Ortadoğu‘da ve ülkemizde uyguladığı barış karşıtı politikalar nedeniyle Türkiye ciddi sorunlar yumağının içine itilmiş durumdadır.
Başını ABD‘nin çektiği emperyalist güçler ve onların bölgedeki taşeronları, Irak ve Libya‘dan sonra Suriye üzerindeki emperyalist hesapları meşrulaştırmak ve İran‘a uzanan bir müdahaleyi gerçekleştirmek için gün sayıyor. Türkiye‘nin Ortadoğu ve Arap ülkelerinin model ülkesi olma hevesiyle yanıp tutuşan AKP iktidarı, bu kirli oyunda kendisine verilen rolleri büyük bir hevesle oynamaktadır. Hükümet, Ortadoğu halklarını birbirine düşüren politikalardan ve ülkemizi kardeş halklarla savaşın eşiğine getirmekten çekinmemektedir.
Suriye‘de fitili ateşlenen iç savaş ve askeri müdahalenin, bölgesel bir savaşın habercisi olduğu unutulmamalıdır. Tüm Ortadoğu savaşa, etnik, dini, mezhepsel çatışmalara, tam bir kaosa sürüklenirken AKP iktidarı ne yazık ki Türkiye‘yi bu ateş topunun içine çekmektedir.
30 yılı aşkın bir süreden beri on binlerce insanımızın ölümüne yol açan Kürt sorununda da demokratik çözüm yollarından gün geçtikçe uzaklaşılıyor ve barış umutları yok ediliyor. Askeri ve siyasi operasyonlarla sürdürülen savaş çizgisiyle, yeni ve daha da derinleşmiş bir çatışma ortamı yaratılıyor. Yıllardır sürdürülen bu çatışma ortamında bunca acı ve gözyaşına rağmen, denenmeyen tek yolun barış ve silahların susması olduğu gerçeği göz ardı edilerek, çözüm yine savaş ve dökülen kanda aranıyor.
Savaşı tüm sıcaklığı ile hissettiğimiz bu günlerde, barış talebi ülkemiz için hiç bu kadar yakıcı ve acil olmamıştı. Sadece ülkemizde değil, yakın coğrafyamızda savaş söylemlerinin yükseltildiği, kardeş halklar arasında ırkçı, dinci, mezhepçi söylemin artırıldığı, kin ve nefret tohumlarının ekildiği bu dönemde, emekten ve demokrasiden yana tüm kesimler, yüksek sesle ve hep bir ağızdan "Ülkede, Bölgede ve Dünyada Barış" istemini yükseltmelidir.
Şimdi, kardeş ve komşu halklar arasında kirli emperyalist hesaplarla körüklenmeye çalışılan kin ve nefret söylemlerine, ırkçı - şoven, dinci - mezhepçi kışkırtmalara karşı inatla bir arada ve yan yana durmanın, savaş çığırtkanlarına anti emperyalist dayanışmayla dur demenin, barış, özgürlük ve adalet çığlıklarını en gür sesimizle haykırarak, her zamankinden daha çok "Yaşasın Halkların Kardeşliği" demenin zamanıdır.
TMMOB Makina Mühendisleri Odası, toplumsal sorumlulukları doğrultusunda sanayileşmiş, kalkınmış, demokratikleşmiş bir Türkiye için, karanlığa, ayrımcılığa, savaşa, emperyalist çıkarlara karşı ülkemizde, bölgede ve dünyada barışı savunmaya devam edecektir.
"Barış içinde bir dünya ve Türkiye mümkündür" diyor, meslektaşlarımızı ve tüm halkımızı barıştan yana duyarlı olmaya çağırıyoruz.
Ali Ekber ÇAKAR
TMMOB Makina Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu Başkanı


