ODALARDAN 1 MAYIS AÇIKLAMALARI

30.04.2014

Çevre, Elektrik, Harita, İnşaat, Maden ve Makina Mühendisleri Odası 1 Mayıs Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü dolayısıyla birer basın açıklaması yaptı.

ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI BASIN AÇIKLAMASI

 

1886 yılından bu yana 1 Mayıs, hem ülkemizdeki emekçilerimizin, hem de dünya emekçilerinin birlik mücadele ve dayanışma  günü olarak kutlanmaktadır.

Ne yazık ki, bugün ülkemizde gerek özel sektörde gerekse kamu kurumlarında emekçilerin, işçilerin yarıdan fazlası ya kayıtsız ya da taşeron firmalar aracılığı ile çalıştırılmaktadır. 

Sendika isteği, üyeliği işten atılma sebebidir. Taşeronlaşma,  bırakın önlenmeyi tersine hükümetin desteğiyle son hızla artmaktadır. 

Dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 1.167,17 TL olduğu ülkemizde asgari ücret 846 TL`dir. Emekçiler güvencesiz,  zaman kavramı olmadan, ölümüne çalıştırılmaktadır. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre ülkemizde hergün ortalama 190  iş kazası meydana gelirken 4 işçi hayatını kaybetmektedir. İş kazaları işçi cinayetleri halini almıştır.

Kapitalizmin "gölgesini satamadığı ağacı kestiği" bir dönemden geçiyoruz.  Doğanın yok edilmesini, ranta ve talana açılmasını sağlayan birçok kanun ve yönetmelik düzenlemesi hız kazanmıştır. Orman Kanunu`nun uygulanmasına dair yönetmelikler, sulak alanlara, milli parklara, çevre mevzuatına dair yayımlanan yönetmelikler bu doğa tahribatına yönelik en somut örnekler arasındadır. 

Doğa tahribatına, rant, talan projelerine karşı yurttaşların verdiği hukuki mücadeleler, mahkeme kararları ise iktidar tarafından göz ardı edilmekte, uygulanmamaktadır. 

Bütün bunların üzerine hükümet, işçilerin bayramı olan bugünü, kimin nerede ve nasıl kutlayacağı konusunda karar vermektedir. 

ÇMO olarak, özgürlüklerin, demokrasinin arttırıldığı, adaletin bir an önce tüm yurttaşlar için sağlandığı, çevre sorunlarına karşı kamu yararı yaklaşımının hakim olduğu, kentlerde yaşanılabilir insani koşulların sağlandığı, suyun ticarileştirilmesinin durdurulduğu, iş cinayetlerine karşı çözüm üretildiği, emekçilerin insani çalışma koşullarına kavuştuğu bir ülke özlemimizle, tüm meslektaşlarımızın 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü`nü, iş cinayetlerine kurban giden meslektaşlarımızı ve 1 Mayıs 1977`de Taksim`de ve emek mücadelesinde solan insanlarımızı anarak kutluyoruz.  

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
30 Nisan 2014

 

 


 

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI BASIN AÇIKLAMASI

Mühendislerin Yüzde 83,36`sı Sendika ve İş Güvencesinden Yoksun

1 MAYIS`TA HAKLARIMIZ İÇİN ALANLARDAYIZ

İşçi sınıfının birlik ve beraberlik günü 1 Mayıs`ı, başta işçi sağlığı ve güvenliği sorunları olmak üzere kapitalizmin en vahşi koşullarının yaşandığı bir dönemde karşılıyoruz. İşçi sınıfı açısından askeri darbe ile topluma kabul ettirilen liberal program, yıkıcı sonuçlara yol açmıştır. 12 Eylül`den bu yana çalışma yasaları, işçi sağlığı ve güvenliği mevzuatı ve çalışma yaşamındaki uygulamalarda düzenli bir gerileme yaşanmaktadır. Neoliberal dönüşümün en sadık uygulayıcısı olan AKP döneminde ise tümü ile kuralsız bir çalışma dünyası oluşturulmuş, taşeronluk gibi istisnai uygulamalar kural haline getirilmiştir. Bu dönemde sendikaların örgütlülük düzeyi düşmüş, çalışanların iktidar yanlısı sendikalara üyelik baskıları ile birlikte toplu iş sözleşmesi yapmak için getirilen barajı geçebilen sendikaların sayısı azalmıştır.

İşsizlik Oranı Yüzde 8,93

Elektrik Mühendisleri Odası`nın (EMO) 2013`ün son aylarında elektronik ortamda 2 bin 355 üyenin yanıtları ile gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarına göre, EMO üyesi elektrik, elektronik ve biyomedikal mühendislerin yüzde 8,93`ü işsiz ve sosyal güvenceden yoksundur. Mühendislerin yüzde 74,13`ü sendikasız iken, EMO üyelerinin yalnızca 16,64`ü sendikalı olarak iş güvencesinden faydalanmaktadır. Mühendislerin yüzde 83,36`sı ya işsiz ya da sendikasız olarak güvenceden yoksun olarak çalıştırılmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, ücretli EMO üyelerinin yüzde 26`sı için işverenler tarafından mühendisleri için belirlenen asgari ücretin bile altında prim ödenmektedir. TMMOB ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasında yapılan protokol kapsamında uygulanan mühendis asgari ücreti, 2013 yılı için brüt 2 bin 700 TL, 2014 için ise brüt 2 bin 800 TL olarak belirlenmiştir.

Mühendis Asgari Ücreti Uygulanacak 

Protokol kapsamında belirlenen asgari ücretin yaşama geçirilmesi için 2013 yılında girişimlerde bulunan EMO tarafından TMMOB üyesi işverenlerin yapı denetim şirketlerine uyarı yazıları gönderilmiştir. Bu dönemde SGK ve EMO kayıtlarını karşılaştırarak, çok sayıda üyenin SGK primlerinin yükseltilmesi sağlanmıştır. Bu kapsamda 18-19-20 Nisan 2014 tarihlerinde yapılan EMO 44. Olağan Genel Kurulu sonrası oluşan Yönetim Kurulumuz tarafından uygulamanın önümüzdeki 2 yıl içerisinde yaygınlaştırılması ve ısrarlı bir anlayışla takibi hedeflenmektedir. 

İşçi sınıfının ayrılmaz bir parçası olan ve geçmişte görece daha refah koşullarda çalışan mühendislerin konumu hızla geriletilmektedir. AKP İktidarı, mühendislerin haklarını sınırlayabilmek için meslek örgütlerine yönelik saldırılarını artırmaktadır. EMO 44. Dönem Yönetim Kurulu olarak, mesleki hakların korunması ve mesleğin toplum yararına yürütülebilmesi için üyelerimizi, başta Taksim Meydanı olmak üzere ülke genelindeki 1 Mayıs etkinliklerine katılmaya davet ediyoruz. AKP İktidarı`nı ise meydanları yasaklayarak sürdürdüğü anti demokratik uygulamalara son vermesi için uyarıyoruz.

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI
44. DÖNEM YÖNETİM KURULU
30 Nisan 2014


 

 

HARİTA MÜHENDİSLERİ ODASI BASIN AÇIKLAMASI

 

1 MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMI‘NDA ALANLARA!    

1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve mücadele günüdür.

Ülkemizde "1 Mayıs", ilk kez 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi‘nde, "Türkiye işçilerinin bayramı" olarak kutlanması kararı kabul edilmiş, ancak 1 Haziran 1935 tarihinde yayımlanan "Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun" ile "Bahar Bayramı" olarak genel tatil günlerine eklenmiş, böylece işçi bayramı özelliği kaldırılmıştır.

Yıllarca 1 Mayıs tarihinin yeniden kendi bayramlarının kutlandığı bir gün olarak kabul edilmesi için işçi ve emekçilerimiz mücadeleyi bırakmamışlar, kutlamaya uygun tek alan olan Taksim alanında 1 Mayıs kutlamalarını gerçekleştirmeye çalışmışlardır. Sonuçta başarmışlardır ama, bu hiç kolay olmamıştır.

1977 yılında "Kanlı 1 Mayıs" olarak anılan günde Taksim alanında yapılan saldırıda 28 kişi ezilme ya da boğulma nedeniyle, 5 kişi vurulma nedeniyle, 1 kişi de panzer altında kalarak yaşamını yitirmiş,  yaklaşık 130 kişi de yaralanmıştır.

Bu anlamda Taksim alanının Türkiye emekçi sınıflarının mücadelesinde özel bir anlamı vardır.

Emperyalizmin bölgemizde bin bir plan yaptığı bir zamanda ülkenin temel sahibi emekçiler açısından taşeronlaşmanın tavan yaptığı, hem özelleştirmeler hem esnek çalışma gibi projelerle haklarının gasp edildiği bu günlerde Taksim‘in simgesel önemi daha da artmıştır.

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak mesleğimizin ve meslek alanlarımızın aşındırılıp yok edilmesine, kamuda çalışan meslektaşlarımızın haklarının gasp edilmesine karşı mücadelemiz emekçi halkımızın yanında sürecektir.

Tüm üyelerimizi 1 Mayıs 2014‘te alanlara bekliyoruz.

Saygılarımızla.

 

TMMOB
HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
NİSAN 2014


 

 

 

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI BASIN AÇIKLAMASI

 

1 MAYIS ÖZGÜRLÜĞÜN VE DEMOKRASİNİN SİMGESİDİR

 

Türkiye yine 1 Mayıs öncesi gergin günlerden geçiyor. Siyasi iktidar anlaşılmaz bir biçimde 1 Mayıs kutlamalarını yasaklamak istiyor. 1 Mayıs için simgesel öneme sahip Taksim Meydanı kutlamalara kapatılıyor.

Başta İstanbul olmak üzere, 1 Mayıs`ın nasıl ve hangi alanda kutlanacağına dair tartışmanın, salt bir yer tartışması olmadığı bilinmektedir. Siyasi iktidarın uzlaşmaz tutumunun arkasında, ne güvenlik sorunu vardır ne de kent içi ulaşımın aksayacağına dair gerekçe inandırıcıdır.

Açıktır ki siyasi iktidar, 1 Mayıs`tan rahatsızdır; 1 Mayıs`ın özgürce kutlanacak olması rahatsızlığı artırmakta, işçilerin, emekçilerin özgür iradeleriyle karar almasına tahammül edilmemektedir.

Ülkemiz 1 Mayıs`ın nerede ve ne şekilde kutlanacağına ve yaşanacak olası olaylara kilitlenmiş durumdadır.

Bu kilitlenmenin özünde özgürlük ve demokrasi algısıyla doğrudan ilintili olduğu bilinmelidir. Karşımızda yasaklardan medet uman ve iktidarının bekasını yasaklarla sağlamaya çalışan bir güç vardır. Gezi olayları döneminde görülmüştür ki bu güç, en sıradan demokratik hakkın kullanılmasına bile izin vermemiş, barışçı gösterileri kanla bastırmıştır.

1 Mayıs`ın asıl sahipleri; işçiler, emekçiler, mühendisler, kadınlar, işsizler, emekliler, gençler, güvencesizliğe mahkûm edilenler 1 Mayıs`ı gerçek anlamına uygun olarak özgürce kutlamak istemektedir. Çünkü 1 Mayıs, emek ve demokrasi güçleri açısından sorunların çözümü doğrultusunda itekleyici bir unsurdur ve yasaklanmasının mümkün olamayacağı tarihsel meşruiyete sahiptir.

Yüzyılı aşkın süredir tüm ezilenlerin mücadele ve dayanışma günü olarak kabul edilen 1 Mayıs, 2014`te de tarihsel anlamına uygun olarak kutlanacaktır. Bütün demokratik ülkelerde bayram havasında geçen ve tek bir insanının bile burnunun kanamadığı 1 Mayıs, Türkiye gibi otoriter ülkelerde ne yazık ki toplumsal gerginliğe vesile olmaktadır.

İnşaat Mühendisleri Odası olarak, siyasi iktidara 1 Mayıs üzerindeki bütün yasakları kaldırması çağrısında bulunuyoruz.

Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi üyelerimiz, üst birliğimiz olan TMMOB`nin tüm ülke sathında göstermiş olduğu yerlerde ve İstanbul`da tarihi anlamı olan Taksim Meydanı`nda yerini alacak, inşaat mühendisleri 1 Mayıs`ı coşkuyla kutlayacaktır.

 

İnşaat Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu

29 Nisan 2014

 


 

MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI BASIN AÇIKLAMASI

 

İŞSİZLİĞE, YOKSULLUĞA, SÖMÜRÜYE HAYIR DEMEK İÇİN 1 MAYIS‘ TA ALANLARDAYIZ.

24 Ocak 1980 ekonomi kararları ile başlayan neo-liberal politikalar, son 10 yıl içerisinde dozunu artırarak uygulanan ekonomik dönüşüm programlarıyla, serbestleştirme ve özelleştirmeler eşliğinde emek aleyhine devam etmektedir.

Küresel politikalar gereği çalışma yaşamıyla ilgili yapılan tüm düzenlemeler, emeğin ve mühendisliğin aleyhine, tamamen sermaye güçlerinin lehine olmuştur. Bu süreçte yapılan yasal düzenlemeler ve çalışma yaşamıyla üretim sürecinde gerçekleştirilen dönüşümler sonucu iş-sağlık-sosyal güvence bütünlüğü parçalanmıştır. İşçi sınıfı ve bütün çalışanlar ile birlikte mühendisler de esnek üretim ve güvencesiz istihdam biçimleri altında yoğun bir sömürüye tabi tutulmaktadır.

Ülkemizde yıllardır uygulanan neo-liberal politikalar sonucu işsizlik ve yoksulluk artmış, borçlarımız katlanarak çoğalmıştır. Mevcut istihdam modeli; sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, sözleşmeli ve sözleşmesiz çalıştırma, ödünç işçilik, kısa süreli iş, sosyal güvenceden yoksunluk, en alt düzeylerde ücret ve çalışanların yoksullaşması sonuçlarını yaratmıştır.

Yine kapitalizmin krizini ötelemek ve kimi çevrelere rant sağlamak amacıyla "bin bir emek ve özveriyle yaratılan kamu varlıkları"nın satışına devam edilmektedir. Bu varlıkların satışı; hem yılların birikimi olan emeğin yok edilmesi, hem de emekçilerin işsizleşmesi anlamına gelmektedir. Bu gerekçelerle gündem, emek eksenli politikaları zorunlu kılmaktadır.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası; üyeleri ile birlikte bu gerçeklere karşı, işçi sınıfının ve tüm emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs‘ta başta Taksim olmak üzere tüm kentlerimizin alanlarını kutlama alanına çevirmek için alanlardaki yerini alacak ve bütün emekçilerin başka bir dünya ve Türkiye özlemini paylaşacaktır.

TMMOB

MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI

YÖNETİM KURULU

27 Nisan 2014, Ankara

 


 

MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI BASIN AÇIKLAMASI

 

İktidarın Taksim Yasağını ve Uygulayacağı Şiddeti Kınıyoruz

MMO Örgütlülüğü, 1 Mayıs Birlik, Mücadele, Dayanışma Gününde Bütün Türkiye`de Alanlarda Olacaktır

24 Ocak 1980 ekonomi kararları, 12 Eylül ve sonrasının emek düşmanı yeni liberal programları, AKP iktidarında doruğa ulaşmış bir biçimde sürmektedir. On ikinci yılında bulunan AKP iktidarı döneminde, yeni liberal sosyo ekonomik dönüşüm programları uyarınca, serbestleştirme ve özelleştirmeler eşliğinde emek aleyhine bir dizi düzenleme yapılmıştır. Çalışma yaşamıyla ilgili yapılan düzenlemeler, emeğin ve mühendisliğin aleyhine; işçi sağlığı ve iş güvenliği normlarının dışında, tamamen sermaye güçlerinin lehine olmuştur. İş Yasası, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası, Devlet Memurları Yasası, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası başta olmak üzere yapılan düzenlemeler sonucu, iş, sağlık ve sosyal güvence bütünlüğü tamamen parçalanmıştır.

Üretim sürecinde gerçekleşen yeni liberal dönüşümler sonucu, işçi sınıfı ve bütün çalışanlar esnek üretim ve esnek, güvencesiz, taşeron istihdam biçimleri altında yoğun bir sömürüye tabi tutulmaktadır. Sanayinin esnek üretim ve esnek istihdam temelinde yeniden örgütlenmesi, işçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarına da yansımış, bu alan da piyasanın acımasız koşullarına terk edilmiştir. İş güvenliği mühendisliği ve işyeri hekimliği uygulamaları daha yerleşmeden geriletilmiş, dizginsiz piyasacılığın gereksinimlerine göre düzenlenmiştir.

Yeni liberal değişimin ruhunu yansıtan Ulusal İstihdam Stratejisi de yapılacak düzenlemelere parça parça yansıtılarak esnek, güvencesiz çalışma biçimlerini her düzeyde yaygınlaştırma yönünde bir işlev üstlenmiştir. Bu strateji uyarınca geçici-kiralık işçilik uygulamasına geçilecek, özel istihdam büroları yaygınlaştırılacak, kıdem tazminatları budanacak, "bölgesel asgari ücret" uygulaması yoluyla asgari ücret geriletilecek, Doğu ve Güneydoğu bölgeleri yeni emek-yoğun ucuz işgücü sömürüsünün alanı olacak, genç işçiler daha fazla güvencesiz ucuz emek sömürüsüne tabi tutulacaktır. Siyasi iktidar, kapitalizmin yeni birikim politikalarının gereksindiği ucuz ve yedek emek gücü ordularını oluşturmayı çocuklara kadar yaymış, 4 + 4 + 4 eğitim uygulamasıyla hem sermayenin gereksinimleri hem de gericiliğin ideolojik-kültürel dünyası doğrultusunda bir adım daha atmıştır. Mesleki eğitim esprisi, bugün sermayenin daha fazla ucuz emek sömürüsü politikasının bir aracı olmuştur.

Emekçilerin uluslararası birlik, mücadele, dayanışma günü olan 1 Mayıs, Türkiye`de bu koşullarda, 1 Mayıs`ın simgesi olan Taksim yasağı ve polis terörü altında "kutlanacak"tır. Oysa Taksim yasağı, Anayasa`ya aykırıdır. Taksim yasağı, AİHM`nin ilgili bir kararına aykırıdır. Taksim yasağı, iktidarın emek düşmanı politikalarının bir yansıması ve toplumsal muhalefetten duyduğu korkunun bir ürünüdür. TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO), Taksim yasağını ve halka uygulanacak şiddet ve terörü kınamaktadır.

MMO örgütlülüğü, emeğin hakları ve bayramı için, Taksim`in yasaklanmasına ve Erdoğan diktatörlüğüne karşı İstanbul`da ve bütün illerde alanlara çıkarak 1 Mayıs kortejlerinde yerini alacak; bütün emekçilerin başka bir dünya ve Türkiye özlemini paylaşacaktır.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu

29 Nisan 2014