ODALARDAN ZONGULDAK KOZLU KÖMÜR OCAĞINDAKİ KAZAYA İLİŞKİN AÇIKLAMA

09.01.2013

Jeofizik Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası ve Metalurji Mühendisleri Odası, Zonguldak Kozlu Kömür Ocağında 7 Ocak 2013 Pazartesi günü ani metan gazı boşalması sonucu meydana gelen iş kazasına ilişkin birer basın açıklaması yaptı.

JFMO: ÖNLENMEYEN KAZALAR(!), SÖNEN OCAKLAR, YİTİRİLEN CANLAR,
BU KAZA SON OLSUN...

07.01.2013 Pazartesi günü Zonguldak‘ta Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü kömür ocağında "Ani metan gazı püskürmesi" (degaj) sonucu oluşan göçükte sekiz maden emekçisi hayatını kaybetti.

Yaşamını kaybeden emekçileri saygıyla anıyor, ailelerine, yakınlarına ve ulusumuza baş sağlığı diliyoruz.

Uzun yıllardır uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaşma, rodövans vb gibi yanlış uygulamalarla; kamu kurum ve kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyimi yok edilmiştir. Maden ocaklarının; kamu kurum ve kuruluşlarının yerine, mühendislik tekniği ve teknolojik alt yapısı yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı şirketlere bırakılması, kamusal denetimin yeterli ve etkin bir biçimde yapılmaması, iş kazalarının artmasına neden olmaktadır. Kozlu Müessese Müdürlüğü kömür ocağında meydana gelen patlama bunun somut kanıtıdır.

Madencilik sektörü, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de yüksek risk taşıyan bir yatırım ve üretim alanıdır. Ancak, çağdaş ülkelerde; deprem sel, heyelan gibi afetlerde olduğu gibi maden ocaklarında da kazalar ve işçi ölümleri en aza indirilmiştir. Bunu başaran ülkeler teknolojiden, bilimden ve her şeyden önemlisi yerbilim mühendisliklerinden gerektiği kadar yaralanmaktadırlar. Az yatırımla çok kâr etmeyi ilke edinen taşeron firmalar, bilimden, teknolojiden ve mühendislik uygulamalarından bihaber üretim yapmaya devam etmekte ve işçi ölülerine davetiye çıkarmaktadırlar.

Maden ocaklarında meydana gelen kazalarda, emekçilerin, üretenlerin, alın teri dökenlerin ölümleri, kârdan başka bir şey düşünmeyen taşeron şirketlerin sorumluluğu olduğu kadar, yeterli denetimi yapmayan, madencilik mevzuatını emekçilerin lehine düzenlemeyen kamunun da o ölçüde sorumluluğu vardır.

Binlerce Jeofizik, Jeoloji ve Maden Mühendisinin işsiz, boş gezdiği ülkemizde, maalesef madencilik sektöründe mühendis istihdamı çok düşük seviyede tutulmaktadır. Maden arama, işletme ve üretim faaliyetlerinin tüm safhalarında mühendislik hizmetlerinden kaçınan, özelleştirmeci, taşeronlaştırmacı anlayışlar daha nice ocağın sönmesine, emekçilerin ölümlerine neden olmaya devam edecektir. Zaman geçirmeden, derhal TAŞERONLAŞMAYA son verilmelidir.

Madensiz sanayi, sanayisiz kalkınma mümkün değildir.

Madenlerini özelleştiren, işçisini taşeronlaştıran ve kamusal denetimi yapmayan ülkeler, bilime, teknolojiye ve mühendisliğe önem veren ülkelere bağımlı olmaktan kurtulamazlar.

Madencilik sektöründe kazaların önlenmesi için; kamusal denetim artırılmalı, taşeronlaşma uygulamaları durdurulmalı, ucuz işgücüne dayalı ve örgütlenmeyi engelleyen çalışma anlayışına son verilmeli, Jeofizik, Jeoloji ve Maden Mühendisliği bilim ve tekniğinden uzak arama ve işletme anlayışı biran önce terk edilmelidir. Bu felaketin gerçek sorumluları biran önce bulunarak yargının önüne çıkarılmalıdır.

KAZALAR ÖNLENSİN, OCAKLAR SÖNMESİN, CANLAR YİTİRİLMESİN, BU KAZA SON OLSUN...

Bu kazanın son olması dileğiyle, yaşamını kaybeden emekçileri saygıyla anıyor, ailelerine, yakınlarına, madencilik camiasına ve ulusumuza baş sağlığı diliyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI
XIV. DÖNEM YÖNETİM KURULU
08 Ocak 2013

 


 

JMO: ZONGULDAK KOZLU`DA 8 MADENCİMİZİ KAYBETTİĞİMİZ FACİA, BİR KAZA VE KADER DEĞİLDİR!

Türkiye Taşkömürü Kurumu`nun Kozlu Müessese Müdürlüğü`ne ait kömür ocağında 7 Ocak 2013 tarihinde meydana gelen metan gazı püskürmesi sonucu 8 madencimiz hayatını kaybetmiş, 1 madencimiz de ağır yaralanmıştır. Öncelikle, tüm halkımıza ve kaybettiğimiz madencilerimizin yakınlarına baş sağlığı diliyor, yaralı madencimize geçmiş olsun diyoruz.

Facia, eksi 630 kotunda galeri açma ve diğer yer altı hazırlık işlerini yürüten taşeron firma Star Madencilik şirketine bağlı işçilerin çalıştığı 14 m2 kesitte sürülmekte olan galeride meydana gelmiş; ani metangazı degajı (püskürmesi) sonucu boğulma ve akabinde galeride meydana gelen göçük nedeniyle madencilerimiz hayatlarını kaybetmiştir.

Galeri açma çalışmaları sırasında, ilerleme yönünde degaj sondajları yapılarak kömürün bünyesinde veya yan kayacında birikmesi muhtemel gazın kontrollü şekilde tahliye edilip arın rahatlatıldıktan sonra çalışmaların sürdürülmesi gerekirken; belirli bir basınç altında bulunan metan gazı (CH4) püskürmesinin meydana gelmiş olması, bu işleme uyulmadığına veya yeteri kadar degaj sondajının yapılmadığına dair kuşkuları arttırmaktadır.

Aynı kömür işletmesinde 3 Mart 1992 yılında meydana gelen grizu patlamasında 263 madencimiz yaşamını yitirmişti. Bu olay maalesef ülkemiz kömür madenciliği tarihinin en büyük ‘kaza`larından birisi olmuştur.

Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, kömür ocaklarında yaşanan bu ölümlü olayların kaza ve kader olmadığını sürekli vurguladık; maden ocaklarında hemen her yıl yaşanan, artarak devam eden "kaza"ların bilimsel ve teknik alt yapı eksikliği kadar madencilik alanında uygulanan yanlış politikaların bir sonucu olduğunu ifade ettik.

Çünkü, 30 yıldır uygulanan özelleştirme, taşeronlaşma, rödevans vb. yanlış uygulamalar ile kamu madenciliği küçülmüş, kamu kurumlarının elinde bulunan sahalar ya devredilmiş, ya kiraya verilmiş ya da taşeronlar tarafından işletilmeye başlanmış veya bazı hizmetler taşeron firmalarca verilmeye başlanmıştır. Bu durum, üretim ve hazırlıklarının; teknik alt yapı olarak yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ve şirketlerce işçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik tedbirlerin alınmadığı, yeterli mühendislik hizmeti olmaksızın bilim ve teknik dışı işletmeciliği ortaya çıkarmıştır. Nitekim, Kozlu`da 8 işçinin yaşamını yitirdiği galeri açma ve hazırlık işini yapan taşeron şirket Star Madenciliğin sektörde deneyimi olmadığı bilinmektedir. Sayıştay raporlarında dahi bu şirketin bir inşaat firması olduğu ve bugüne kadar herhangi bir kömür madeninde galeri açma faaliyetinde bulunmadığı vurgulanmıştır. Aynı raporda, "firmanın iş güvenliğine yönelik alınması gereken önlemler konusunda da hassasiyet göstermediği, vahim bir olayla karşılaşılmamasının tamamen tesadüf olduğu" vahim tespitleri yapılmıştır.

Tüm bu gelişme ve değerlendirmeler,  bu facianın bir kaza ve kaderimiz olmadığını bir kez daha göstermektedir. Denetimsiz, kuralsız, sendikasız, maksimum üretim ve kâr hırsı odaklı, bilimsel ve teknolojik gelişmelerden uzak, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı  özelleştirilmiş veya taşeronlaştırılmış madenciliğin ölümlere davetiye çıkardığı acı bir şekilde maalesef yeniden yaşanarak görülmüştür.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, insan hayatının özelleştirmelerden, taşeronlaşmadan daha değerli olduğunu; artık, ölümlerin ardından sıradanlaşmış söylemlere son verilerek yeni yaşamların yok olmaması için bu uygulamalardan bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini kamuoyuna ve yetkililere bir kez daha duyuruyor, yaşamını yitiren madenci ailelerinin acılarını paylaşıyor ve yaralı madencimize acil şifalar diliyoruz.

08.01.2013
TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI

 


 

METALURJİ MO: "Bu mesleğin kaderinde bu var..." DİYENLERE SESLENİYORUZ: BU MANTIĞIN SAHİPLERİ İŞ CİNAYETLERİNİN SORUMLULARIDIR!

7 Ocak 2012 Pazartesi günü, Türkiye Taş Kömürü Kurumu‘nun Kozlu Müessesesi‘ne ait kömür ocağında metan gazı patlaması sonucu meydana gelen göçükte taşeron firmaya ait çalışan 8 işçimizin yaşamını yitirdiği iş cinayetini üzüntüyle karşılıyoruz.

30 Haziran 2012 tarihli resmi gazetede yayınlanan 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Kanunu kademeli olarak yürürlüğe giriyor. Fakat biliyoruz ve görüyoruz ki; iş kazalarının yasalar, yönetmelikler, kanun hükmünde kararnameler ile çözülemeyeceği çok açıktır.

Gerekli önlemler işverenler tarafından alınmadıkça, işverenler gerekli iş sağlığı güvenliği çalışmalarını maliyet arttırıcı yük olarak görmekten vazgeçmedikçe, devletin ilgili kurum ve kuruluşları gerekli denetimleri yapmadıkça, taşeronlaştırma anlayışı terk edilmedikçe Türkiye, iş kazalarında Avrupa da birinci, dünyada üçüncü sırada yer almaya devam edecektir.

Önemli KİT‘leri özelleştiren, özelleştirilemeyen yerlerde, özel hizmet adı altında, taşeron kullanımını ve güvencesiz çalışmayı başlatan, bilimi ve tekniği yok sayan anlayış zamanla, ağır sonuçları çalışanların ve bölge halkının yaşamına yüklemiştir.

Olan kazanın hemen arkasından basında yer alan TBMM KİT Komisyonu‘na gönderilen müfettiş raporlarında, "Sayıştay tarafından işletme ile ilgili 2010 ve 2011 yıllarında yapılan tüm resmi denetimlerde hayati risk tespit edilmiştir", "Vahim bir olayla karşılaşılmamasının tamamen tesadüf olduğu görülmektedir..." cümleleri kazanın neden iş cinayeti olduğunun kanıtı niteliğindedir.

Çalışma Bakanı‘nın "bilinmeyen bir nedenle gaz oranı binde 4‘ten yüzde 4‘e çıkmış" açıklaması bu ülkeyi yönetenlerin tekniği ve bilimi nasıl hiçe saydıklarının açıkça ifadesidir.

Meydana gelen iş cinayetleri için "kader" demekten çekinmeyen hükümet yetkililerini, "bu mesleğin kaderinde bu var" anlayışı ile ülke yönetenleri,  televizyonlara çıkıp "güzel öldüler" diye açıklama yapanları bir kez daha kınıyor, bu cinayetin sorumlularını istifaya çağırıyoruz.

Hayatlarını kaybeden işçilerimizi saygıyla anıyor, ailelerine, yakınlarına ve tüm işçilere başsağlığı diliyoruz.

TMMOB METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU