ÖĞRENCİLER 26 KASIM'DAN ÖNCE, 8 EKİM'DE DE TMMOB MİTİNGİNDE BİZİMLE OLACAKLAR
8 Ekim 2005 tarihinde Ankara'da yapılacak olan "TMMOB mitingi" için TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı 19 Eylül 2005 tarihinde basın açıklaması yaptı.
26 Kasım‘da Ankara‘da TMMOB Öğrenci Üye Kurultayında"Sorunlarını ve Geleceklerini" tartışacak olan öğrencilerimiz, yaşama ve kendilerine dair sorunlarını şimdiden dile getirmek üzere 8 Ekim‘de Ankara‘da TMMOB mitinginde buluşacaklar.
TMMOB‘ye bağlı odaların öğrenci üyeleri, ülkede ve dünyada var olan güncel ve toplumsal sorunların kendi sorunlarından ayrı düşünülemeyeceğine inanırlar. Onlar bilirler ki; neo-liberal küreselleşme ideolojisinin toplumsal ve kamusal alanları yeniden tanımlayarak bu alanları bireysel yarar ve piyasa süreçlerine bağlı kılması, toplumsal ilişkilerin tümüne bağlı olarak eğitim alanını da etkilemektedir.
Küresel kapitalist dünyaya entegrasyon çalışmalarının hızla yürütüldüğü günümüzde, ülkemize biçilen roller irdelendiğinde görülmektedir ki; eğitim ve öğretim hizmetlerinin piyasaya açılması ve bu alanın IMF ve DB nın koyduğu şartlar doğrultusunda sermayenin hizmetine sunulmasıyla eğitim metalaştırılmaktadır.
Aynı şekilde eğitim alanında dayatılanlar, şirketleşen üniversite anlayışının gelişmesine neden olmaktadır. Üniversite yapısındaki değişim, "şirket" ve "müşteri odaklı" bir tarza yönelmekte ve "müfredat" buna uygun biçimde yeniden yapılandırılmaktadır.
Bu gelişmelerin bir ürünü olarak, bazı öğretim elemanları üniversite-sanayi işbirliği adı altında piyasaya iş yapmakta ve kendilerini mensubu oldukları kurum ve öğrencilerinden çok sermaye gruplarına karşı sorumlu hissetmekte, bunun sonucunda öğrenciler kendi hallerine terk edilmektedirler.
Kaliteli öğretim elemanı sayısının azlığı, eğitimin kalitesini düşürmekte ve ekonomik koşullar öğretim elemanlarının ek işlerle uğraşmasına neden olmaktadır.
Aynı şekilde, özelleştirmeler eğitim alanını da sarmakta ve eğitim hizmetlerinin bütünlüklü yapısı parçalanarak yurt, yemekhane, temizlik gibi hizmetler taşeron firmalara ihale edilmektedir. Bütçe kısıntıları bahanesiyle devlet üniversitelerine kaynak aktarılmazken, özel üniversitelere bedelsiz arazi tahsisi ve para yardımı gibi teşvikler sağlanmaktadır.
Sonuçta üniversite eğitimi bilimsel içeriğinden yalıtılarak, düşünmeyen, sorgulamayan, araştırmayan, edilgen bir insan tipi oluşturulmaktadır.
Planlama dışı oluşturulan yüksek öğrenim sistemi ile öğrenciler mezuniyetlerinin ardından işsizlikle karşı karşıya kalmakta, iş bulabilenler ise kuralsızlaştırılmış (esnek) çalışma koşullarında düşük ücretlerle çalışmaktadırlar.
Sorunların çözümü planlamacı bir anlayışla, toplumsal gereksinimleri, üretimi, istihdamı ve yaşam boyu eğitimi, ülkenin bilim ve teknoloji yeterliliğinin güçlendirilmesini temel alan ulusal eğitim politikalarının yaşama geçirilmesi ile olasıdır.
Bu düşüncelerde olan öğrencilerimiz yaptıkları etkinliklerde şunları söylüyorlar:
- Küreselleşme ve sermaye isteklerine göre üniversitelerin yapılandırılması uygulamalarından vazgeçilmelidir.
- Toplumsal eşitsizliğin her çeşidini sürekli ve sistemli olarak üreten eğitim yapısı terk edilmelidir.
- Baskıcı ve cins ayrımcı uygulamalarla dolu eğitim programları terk edilmelidir.
- Eğitim her kademede eşit ve parasız olmalıdır.
- Üniversite eğitimi bilimsel, özerk ve demokratik ortamlarda sürdürülmeli; polis ve jandarma üniversitelerden çıkarılmalıdır.
- Belletme ve ezbercilik yerine öğrenmek, verileri kabul etmek yerine araştırma yeteneğini geliştirmek; teknik eğitim yanında sosyal ve kültürel eğitimleri de tamamlamak; eğitimde; sorgulayan, düşünen, dayanışma duygusuna sahip, bilimsel kriterleri önemseyen, aydınlanmış öğrencilerin yetişmesini amaçlamak en temel amaç olmalıdır.
- Uygun nitelik ve sayıda öğretim üyesi yetiştirilmelidir.
- Üniversitelerdeki öğretim üyelerinin eğitim dışında ticari faaliyette bulunması engellenmeli, eğitim hizmetini üreten öğretim üyelerinin ekonomik, sosyal ve mesleki sorunları çözülmelidir.
- Öğretim üyelerinin düşüncelerinden, sendikal eylemlerinden ve demokratik taleplerinden dolayı karşılaştıkları her türlü ceza ve sürgün uygulamalarına son verilmelidir.
- YÖK‘ü tüm kurumlarıyla kaldırmak, Üniversiteler Arası Kurul ve üniversiteleri, özerk ve demokratik bir anlayış temelinde yeniden düzenlemek, üniversitenin bütün bileşenlerinin yönetim ve karar sürecine katılmalarını güvenceye alınmalıdır.
- Üniversitenin üç temel bileşeni olan öğretim üyeleri, öğrenciler ve üniversite çalışanlarının üniversite yönetimine katılmaları sağlanmalıdır.
- Çok sayıda niteliksiz mühendis yetiştirmek ve yine çok sayıda donanımsız üniversite ve bölüm açmak yerine, ülke ihtiyaçlarını gözeten yeterli eğitim kadrosu ve kütüphane, derslik, laboratuar, yurt vb. alt yapısı tamamlanmış kuruluşlar oluşturulmalı; şimdiye kadar açılmış bulunan üniversitelerin eğitim düzeyi arttırılmalı ve kalite eşitsizliği ortadan kaldırılmalı, eksik alt yapıları tamamlanmalıdır.
- Mühendislik, mimarlık ve şehir planlama ile ilgili yüksek öğrenimin planlanmasında yeni fakülte ve bölümlerin açılmasında, eğitim programlarının oluşturulmasında TMMOB‘nin öneri ve onayı alınmalıdır.
- Eğitimde kalite standartları oluşturulmalı mühendislik bölümlerinin kalitesi bu kriterlere göre denetlenmelidir.
- Genel bütçeden eğitime aktarılan pay yeterli seviyeye getirilmeli ve üniversite bütçelerinde bilimsel araştırmalara ayrılan pay artırılmalıdır.
- Harç, ikinci öğretim, yaz okulu gibi paralı uygulamalar kaldırılmalıdır.
- Stajyer alan firmaların üniversiteler tarafından denetlenmesi ve stajyerlere mesleki bilgilerin aktarılması sağlanmalıdır. Meslek Odalarının denetimi ve üniversitelerin yürütücülüğünde öğrencilere staj imkanları sağlanmalıdır.
- Öğrenci sağlık sigortası uygulamasına geçilmelidir.
Öğrencilerimiz, insan hayatının kâr oranları ile değerlendirilmesini doğru bulmuyorlar. Üretim ve adaletli paylaşım istiyorlar. İnsan odaklı mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı yapmak, bunun için üretmek istiyorlar..
Üniversiteler Üniversite Bileşenlerinindir!
Eşit, Parasız, Demokratik, Bilimsel Eğitim İstiyoruz!
Yaşasın Özerk ve Demokratik Üniversite Mücadelemiz!
Haydi Öğrenciler 8 Ekim‘de Ankara‘ya! Sorunlarınıza ve Geleceğinize Sahip Çıkmaya!
Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı


