
TEKSTİL TEKNOLOJİSİ VE KİMYASINDAKİ SON GELİŞMELER KMO-TMO ORTAK SEMPOZYUMUNDA ELE ALINDI
Kimya Mühendisleri ve Tekstil Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen 14. Tekstil Teknolojisi ve Kimyasındaki Son Gelişmeler Sempozyumu 8-10 Mayıs 2013 tarihlerinde Bursa Akademik Odalar Birliği Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.
"Yenilikçi ve Uygulanabilir Teknikler" ana temasıyla düzenlenen sempozyumun açılışında sırasıyla; KMO Bursa Şube Başkanı Ali Uluşahin, TMO Bursa Şube Başkanı Emre Fidan, Düzenleme Kurulu Başkanı Osman Demir, KMO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Besleme, TMO Yönetim Kurulu Başkanı Melike Anıl Bingöl, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Bursa Vali Yardımcısı Adnan Çakıroğlu konuştular.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı konuya ilişkin olarak şunları söyledi:
"Tekstil uygulamaları, teknolojiyi yöneten ve öncülük yapan mühendislik konuları içinde büyük ölçüde Ar-Ge‘ye dayalı ve birden çok disiplinin uyumlu biçimde sonuca yönelik çalışmasını gerekli kılar.
Tekstil sektörü istihdam, üretim ve uluslararası ticaret bakımından etkin olmasına rağmen, günümüz küresel rekabet şartları, ekonomik krizler, ortaya çıkan çevresel, sosyal ve etik sorunlar ile dönem dönem güç kaybetmektedir. Hem uluslararası pazarların kesişimdeki coğrafi konumu hem de iplik üretim, dokuma ve örgü tesisleri devamında, kurulu 1500 civarında boyahane kapasitesi nedenleriyle, tekstilin, Türkiye için vazgeçilmezliği açıktır.
Güç kaybının önüne geçmek ve gelişimi sürdürülebilir kılmak için, üretimde verimlilik ve kalitenin artırılması, diğer yandan da katma değeri yüksek yenilikçi ürünlere yönelinmesi şarttır. Sektördeki teknik personel açığının giderilmesi için de, eğitimin, bu hedeflere yönelik olarak geliştirilmesi zorunludur.
Dünya ile entegre olan bu sektör maalesef küresel aktörlerin belirlediği standartlara sadece uymakla karşı karşıyadır. Tekstil kimyasalları ve boyaları alanını etkileyen standartların çok büyük çoğunluğu sadece büyük tekstil ürünleri tedarikçileri tarafından oluşturulmakta, Türkiye‘deki kamu ya da özel sektör bu sürece müdahil olamamaktadır.
Tekstil sanayisinin ekonomik anlamda dünya pazarlarında etkinliğinin sürdürülmesi ve bu etkinliğin, yeni alanlar ile ürünlere yayılması; ekonomik tekstil proses ve makineleri ile ilgili teknolojilerin üretimi, Ar-Ge çalışmalarına gereken önemin verilmesi ve dünya ölçeğinde marka haline gelmeyi sağlayacak yenilik ile farkındalıkların geliştirilmesiyle mümkün olmaktadır.
Tekstil sektörü geçmişten günümüze, hem üretim hem de ihracat açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyeli, hedef pazarlar ve yenilikçi ürünlerle ileriye götürmek mümkündür. Ülkemiz tekstil sektörü teknoloji düzeyi, ekonomik etkinliği ve sosyal etkileşimi itibariyle ülkenin önde gelen sektörlerinden biridir.
Topluma yüksek oranda istihdam sağlayan tekstil sektöründeki gelişmenin, toplumun refahı üzerindeki pozitif etkisi de yadsınamaz. Türkiye‘nin coğrafi konumu nedeniyle pazarlara yakın olması ve bu ekonomiler ile gelişen ilişkiler, ülkemizin önündeki en önemli fırsat olarak görülmektedir.
Küresel eğilimler ve itici güçler doğrultusunda moda/marka ve dağıtım kanalları oluşturmak, çok amaçlı-işlevli, akıllı ve katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesini sağlamak, bugün çevreyi koruyarak ve yüksek teknoloji kullanımını artırarak mümkündür."


