
TMMOB ANKARA İKK: ÖZGÜR BASIN SUSTURULAMAZ!
TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, Halk TV’ye kayyum atanması üzerine "Sansüre, kayyumlara ve baskılara karşı, halkın haber alma hakkı için Halk TV’nin yanındayız!" diyerek Yüksel Caddesi'nde 14 Ekim 2026 tarihinde kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu adına Sami Can Gökoğlu’nun okuduğu açıklama şöyle:
ÖZGÜR BASIN SUSTURULAMAZ!
Aylardır iktidarın ve yandaşlarının hedef gösterdiği Halk TV’ye, bu sabah polis eşliğinde gerçekleştirilen şafak operasyonuyla kayyum atanmıştır. Halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğüne ve demokratik değerlere yönelik bu müdahale, iktidarın toplumsal muhalefeti susturmaya yönelik baskı politikalarının yeni bir halkasıdır. Anayasa’nın 28. maddesiyle güvence altına alınan basın özgürlüğü, Anayasa’yı korumakla yükümlü olan iktidar tarafından bir kez daha ayaklar altına alınmıştır.
Bugün ülkemizde dijital sansür uygulamalarından erişime engellenen sosyal medya hesaplarına, gözaltına alınan ve tutuklanan gazetecilerden, kayyum atanan televizyon kanallarına kadar uzanan bu tablo, halkın haber alma hakkını ortadan kaldırmayı ve gerçeklerin üzerini örtmeyi amaçlamaktadır. İktidarın baskı politikaları sonucunda gerçekleri halka ulaştıran gazeteciler sansür ve cezalandırma politikalarıyla karşı karşıya bırakılıyor.
Toplumsal desteğini günbegün yitiren iktidar, baskıyı, hukuksuzluğu ve antidemokratik uygulamaları bir yönetim biçimi haline getirerek varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Yargı bağımsızlığının zedelendiği, hukukun siyasal iktidarın ihtiyaçları doğrultusunda araçsallaştırıldığı bu düzende; seçilmiş belediye başkanlarından sanatçılara, siyasetçilerden gazetecilere, akademisyenlerden öğrencilere kadar toplumun farklı kesimleri sistematik biçimde hedef alınmaktadır. Halk TV’ye yönelik kayyum müdahalesi de bu faşist baskı düzeninin bir sonucudur.
İktidarın istediği doğrultuda yayın yapmadığı, yolsuzlukları ve hukuksuzlukları gündeme taşıdığı, halkın yaşadığı sorunları, emeklinin, gencin, yaşlının derdini görünür kıldığı için baskı altına alınan basın kuruluşlarının, gazetecilerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Halk TV’ye kayyum atanmasının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının başlayacağı güne denk gelmesi de biliyoruz ki bir tesadüf sonucu değil, kirli bir taktik sonucudur. Basın kuruluşlarına yönelik müdahaleler ve saldırılar sadece onlara yönelik değil, aynı zamanda toplumun haber alma, gerçekleri öğrenme hakkını da hedef almaktadır.
Bizler, demokrasiye, özgürlüğe ve eşitliğe inanan; emeğin, kamusal yararın ve halkın haklarının savunulmasını sorumluluk bilen kurumlar olarak bu müdahaleyi ve saldırıları kabul etmiyoruz. Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin, medya kuruluşlarının mesleki faaliyetiyle sınırlı bir hak değildir. Emekçilerin yaşadığı sorunların, iş cinayetlerinin, yoksulluğun, kamu kaynaklarının talanının ve toplumsal eşitsizliklerin görünür olabilmesinin de temel koşullarından biridir. Özgür basının susturulması, toplumun tüm kesimlerinin demokratik haklarına yönelmiş bir saldırıdır. Yarattığınız bu karanlık tabloyu yasaklarla örtbas edemeyeceksiniz. Sosyal medya hesaplarına erişim engeli, haber kanallarına kayyum atanması, gazetecilerin gözaltına alınması ve tutuklanması, halkın gerçekleri öğrenme hakkını ve kendinden olmayan herkesi ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerdir. Bilinmelidir ki hiçbir baskı politikası, halkın gerçekleri öğrenme ve ifade özgürlüğünü kullanma iradesini ortadan kaldıramaz.
Anayasa’ya ve evrensel hukuk ilkelerine uyulması, basın özgürlüğünün güvence altına alınması ve gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi, demokratik bir toplumun vazgeçilmez koşulları ve olmazsa olmazıdır. İktidarı, anayasal yükümlülüklerine uymaya; basın kuruluşlarına yönelik müdahalelere son vermeye ve halkın haber alma hakkını güvence altına almaya çağırıyoruz. Tekrardan hatırlatıyoruz; Zulüm ile âbâd olanın ahiri berbad olur. Zorbalıkla, haksızlıkla, baskıyla elde edilen güç ve hakimiyet gelip geçicidir.
Bir ülkede haber kanallarına kayyum atayarak, gazetecileri tutuklayarak yolsuzlukları, hukuksuzlukları, yoksulluğu ve halkın yıllardır biriken öfkesini gizleyemezsiniz. Ekranları karartarak gerçekleri ortadan kaldıramaz, baskıyla toplumsal muhalefeti, bu ülkenin vicdan sahiplerini susturamazsınız.
Halk TV’nin, gazetecilerin ve tüm basın emekçilerinin yanındayız. Basın özgürlüğünü, düşünce ve ifade özgürlüğünü, hukukun üstünlüğünü ve demokratik haklarımızı savunmaya; emeğin, eşitliğin ve özgürlüğün egemen olduğu bir ülke mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.
ÖZGÜR BASIN SUSTURULAMAZ!
YAŞASIN DEMOKRASİ, YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!
TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu


