TMMOB, DSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÖNÜNDE KESK İLE BİRLİKTEYDİ
TMMOB, Toplu Görüşme Süreci'nde bir dizi eylemlilik içinde bulunan KESK'e 26 Ağustos 2005 tarihinde DSİ Genel Müdürlüğü önünde destek verdi. Etkinlik KESK'e bağlı ESM tarafından düzenlendi.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı‘nın da katıldığı etkinlikte, ESM Genel Başkanı Kemal Bulut ile KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul birer konuşma yaptılar.
ESM Genel Başkanı Kemal BULUT konuşmasında şunları söyledi:
Örgütlenme alanımız Enerji, Sanayi ve Maden işkolunda bir çok işyerimiz özelleştirme saldırısıyla karşı karşıyadır. Sanayimizin temel direkleri bir bir özelleştirilerek yok ediliyor.(SEKA, ETİ HOLDİNG, SEYDİŞEHİR, TEKEL, TEDAŞ, SANTRALLER).
Tarımsal sulama, içme suyu, hidroelektrik santral yaparak ülke kalkınmasında çok önemli işleve sahip DSΑ nin bütçeden aldığı pay her yıl azalmaktadır. DSİ kuruluş amacına uygun işlevini yürütememekte, işlevsizleştirilmektedir.
Ülkemizde 129 milyar Kwh hidroelektrik enerji potansiyelinin ancak %36‘sı işletilmektedir, %8‘i inşa halindedir. 0,5 cente mal olan hidroelektrik santralleri potansiyeli değerlendirilmezken, kurulu kapasite tam çalıştırılmazken, 7-8 cente mal olan doğalgaz santrallerinin devreye sokulması ve tam kapasite çalıştırılmasıyla toplam enerjinin %50-60‘ının buralarda üretilmesi büyük çelişkidir.
Suya hayat yeren DSİ çalışanları, yer altı kaynaklarımızı tespit eden MTA çalışanları, Elektrik İşleri (EİEİ), Petrol İşleri (PGEM) çalışanları açlık sınırında maaş almaktadırlar. Bu sorunu defalarca Genel Müdürlere, en son Sayın Veysel EROĞLU‘ na, Bakanlara, en son Sayın Hilmi GÜLER‘e yazılı ve sözlü ilettik. Bu konuda eylemler yaptık. Her defasında sorunumuzun farkında olduklarını ve düzelteceklerini ifade ettiler. Ne yazık ki yıllar geçmesine rağmen olumlu bir adım atılmadı. Verilen sözler tutulmadı.
Ücretleri emsal kurumların seviyesine getirilmediği gibi, bir genelgeyle DSİ Genel Müdürlüğü‘nde bir çok birimde arazi tazminatları da kesilmiştir.
15 Ağustos‘ta 4. toplu görüşme süreci başlamıştır. Toplu görüşme başlamadan 350-400 YTL ek ücret verileceğini, %7,3 zam yapılacağını açıklayan hükümet yetkilileri toplu görüşme masasını boşa çıkartmaya çatıştılar.
IMF‘nin "nereden çıktı seyyanen zam" fırçası üzerine hükümet her zamanki gibi takiyye özelliğini gösterdi.
İkinci görüşmede açıkladığı %2,5‘luk artışları yüzdelik zamdan vazgeçin 2,7 trilyon YTL‘lik kaynağı ek ödeme olarak dağıtalım şeklinde değiştirdi. 3. görüşmede ise 464 milyar YTL‘lik bir kaynak daha vererek 40+40=80 YTL‘lik ek ödeme % 1,5‘luk zam önerisiyle geldiler.
Her oturumda Kamu Personel Yasasını tartışmaya açtılar. Bunun anlamı "kırk katır mı, kırk satır mı"
Bu anlayış 4688 sayılı yasaya da sığınarak kamu emekçileri ile, DSİ çalışanları ile dalga geçmektedir.
Bu anlayış dün de Kamu Emekçilerini açıkça tehdit etmiştir.
Bizler dilenci değiliz. Emeğimizin karşılığını istiyoruz.
Emeğimizin karşılığını, Anayasanın 90. maddesi gereği varolan "toplu sözleşme" hakkı ile almak istiyoruz.
Buradan hükümete sesleniyorum. Attıkları imzalara sahip çıkmalarını, varolan toplu sözleşmeli, grevli hakkımızı kullanabilmemiz için yasal düzenleme yapma sorumluluklarını en kısa zamanda yerine getirmelerini, insanca yaşanabilir bir ücret vermelerini talep ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.


