TMMOB EDİRNE KENT SEMPOZYUMU/ 14-15 ŞUBAT 2009/ EDİRNE

14.02.2009

TMMOB Edirne Kent Sempozyumu Açılış Konuşması - 14 Şubat 2009

Değerli katılımcılar;

Dünya ve ülkemizin küresel kapitalizmin giderek daha fazla derinleşen krizinin etkisini hissettiği bir dönemdeyiz. Küresel sermaye yaşamın bütün alanlarında egemenleşirken hızla bir kaos ortamına doğru gidilmektedir. Ülkeler, bölgeler, insanlar arasındaki eşitsizlik de aynı hızda artmaktadır.

Bugün siyasi iktidar küresel sermayeye eklemlenme sürecini hızla gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu eklemlenme ve bağımlılık politikalarındaki ısrar, küresel krizden fazlasıyla etkilenmemizi de beraberinde getirecektir. Kriz bizim krizimiz değildir. Ancak görünen odur ki krizin faturası şimdiden yoksul halka çıkarılmaya çalışılıyor. Bu kriz "daha fazla kar, daha fazla sömürü" düzeninin krizidir. Bu kriz "üstekine han hamam, alttakine din iman" düzenini sürdürücülerinin krizidir.

Bugüne kadar ülkeyi yönetenler bunalım, çözümsüzlük ve alacakaranlık dışında hiçbir şey yaratamamıştır. Daha çok bağımlılık, baskı, şiddet, çeteleşme, yolsuzluklar bu düzenin ve ülkeyi yöneten siyasi iktidarların marifetleridir.

Kapitalizmin iflasının ilan edildiği böylesine bir dönemde ülkemiz yerel seçim sürecindedir. Bu dönemde emekten ve halktan yana güçlerin demokratik, barışçı, gelirini adil paylaşan bir ülke; barınma, su, ulaşım, sağlık, eğitim başta olmak üzere sorunları çözümlenmiş, planlı, yaşanabilir kentler yaratılması için ortak mücadelelerini yükseltme zamanıdır.

Değerli katılımcılar;

TMMOB hakim söylemlere karşı farklı seçenekler olduğunu göstermek üzere kent sempozyumları düzenlenmesi kararı almıştır. Bugüne kadar İKK‘larımız sekreteryalığında düzenlenen İstanbul, Bursa, Ankara, Bodrum Yarımadası, Eskişehir, Denizli, Adana, Mersin, Samsun, İzmir, Ankara (2.kez), Aydın kent sempozyumları bilimsel ve teknik mesleki düşüncelerimizin, duyarlılığımızın paylaşılmasına olanak sağlanmıştır. Bugün burada EDİRNE‘de, önümüzdeki süreçte Bursa (2.kez), Diyarbakır, Kırklareli, Van, İstanbul(2. kez) kent sempozyumlarında, 20-21 Şubat 2009 tarihlerinde Ankara‘da Şehir Plancıları Odası sekreteryalığında düzenlenecek TMMOB Yerel Yönetimler ve Kentleşme Sempozyumu ile kent sorunlarının irdelenmesi ve geleceğe yönelik akılcı, duyarlı ve toplumu referans alan önerilerin tartışılması hedeflenmektedir.

TMMOB kent sorunlarına ilişkin olarak yerel yönetimler, kamu kaynaklarının dağılımı, afetler, çevre, altyapı, ulaşım, konut, turizm, kentsel koruma, kentsel dönüşüm temalarında sorunların tespitlerini ve çözüm önerilerini kamuoyuna sunmaktadır. Bu kapsamda, konuya ilişkin düşüncelerimizi ana başlıklar halinde "Nasıl bir kent? Nasıl bir yerel yönetim" raporumuzla geçtiğimiz günlerde bir kez daha kamuoyuna duyurduk.

TMMOB kent yaşamını ilgilendiren imar, kültür, turizm, çevre, kamu yönetimi ve yerel yönetim sistemini düzenleyen yasaların eksiklik ve yetersizliklerinden bahsederken; insan sağlığı, doğal çevre, insan hakları, kentli hakları, katılım, yaşanabilirlik gibi kavramlara referans vermektedir.

Değerli katılımcılar,

Kentlerde yaşayanların büyük bir kısmı eğitim, sağlık, barınma ve beslenme gibi temel haklardan yoksun bırakılırken, başta su, elektrik, doğalgaz ve ulaşım olmak üzere temel kentsel altyapı hizmetleri ile eğitim, kültür, sağlık, çevre vb. alanlarda sağlanan sosyal hizmetler özelleştirilerek ticarileştirilmekte; kamusal kaynaklarımız yerli ve yabancı tekellere aktarılmaktadır. Emekçilerin, yoksulların sosyal ve siyasal yaşamdan tümüyle dışlandığı yıkıcı bir ortamda yoksulluk ve yoksunluk derinleşerek sürmektedir.

"Kentsel dönüşüm" ve "yeniden yapılanma" olarak adlandırılan süreçlerle belirlenen kent parçalarının, içinde yaşayanlardan bağımsız, yeni imar hakları verilerek sermaye çevrelerine pazarlanması, özelleştirilmesi, satılması ya da tahsis edilmesi belli kesimler için "köşe dönme" aracı haline getirilmiştir.

Azami rant beklentilerinin, yağmanın kıskacına sokulan kentlerimizin doğal ve kültürel değerleri, ormanları, yeşil alanları, sahilleri yok edilmekte, kamu arazileri elden çıkarılmakta, yaşanan çevresel kirlilikle birlikte kentlerimiz ve kentlilerimiz bir felaketin eşiğine getirilmektedir.

Bugün misafir olduğumuz Edirne Anadolu‘yu Avrupa‘ya birleştiren, ülkemizin Avrupa‘ya kara ve demiryolu ile bağlantısını sağlayan 5 sınır kapısına sahip, 6276 km2 yüzölçümlü, 398.125 genel nüfuslu, 9 ilçe 251 köy 23 belediyesi bulunan bir ilimizdir. Tarihi ilk çağlara kadar uzanan, ağırlıklı Osmanlı Türk kültürünü yansıtan tarihi eserlere sahip zengin bir kültür ve turizm şehrimizdir. Gelmiş geçmiş mimarların en büyüğü Mimar Sinan‘ın "ustalığımın eseridir" dediği Selimiye Camii dünyada tek kelimeyle "mimarlık harikası" olarak tanınır.

TMMOB İKK Sekreterliği tarafından oda bileşenlerimizin katılımı ile düzenlenen Edirne Kent Sempozyumu‘nda, uygulanan politikalara karşı; bilimsel, teknik ve toplumu öne alan alternatiflerimizi sunacağız. Sanayi, enerji, turizm, tarım, ulaşım, sağlık, çevre, eğitim, kentin kültür ve sanat politikaları bir arada gerçekleştirilmedikçe ve her birine eşdeğer önem verilmedikçe arzu edilen kent yaşamının gerçekleşemeyeceğini bir kez daha vurgulayacağız.

Umuyorum ki bu sempozyumla Edirne ve çevresine yönelik sunacağımız perspektifler ve kalıcı çözüm önerileri kentimizin gelişmesine yardımcı olacaktır.

TMMOB adına bu Sempozyumun oluşmasını sağlayan Düzenleme Kurulu üyelerine ve TMMOB‘ye bağlı odaların değerli temsilcilerine, Sempozyum Yürütme Kurulu üyelerine, Sempozyum Sekreterine ve Danışmanlar Kurulu üyelerine, Sempozyumun gerçekleşmesi için görev üstlenen birimlerimizin Yönetim Kurulu üyelerine ve Oda çalışanı arkadaşlarıma, sempozyuma katılımları ile katkı sağlayan değerli bilim insanlarımıza, sivil toplum örgütleri temsilcilerimize ve saygın kurumlarımıza İKK Sekreterimiz Haluk Gazioğlu‘nun şahsında TMMOB Yönetim Kurulu adına teşekkür ediyorum.

Saygıdeğer katılımcılar şair Nazım Hikmet 24 mayıs 1962 de yazdığı şiirde şöyle sesleniyor;

" Evler tek katlı da olabilir yüz katlıda

işbunda değil

yeter ki sokaklarımızı ezmesinler

yeter ki temiz çevik güler yüzlü görsünler hizmetimizi

çıplak duvarlara diyeceğim yok taze ve canlıysalar

dar pencereler giyotini hatırlatır bana

pencere dost sözü gibi rahat ve geniş olacak

ağaçsız asfaltı sevmiyorum

parklarda göller göllerde ak kara kuğular olabilir hatta ara sıra bando mızıka

ama en önemlisi parklarda öpüşülebilmeli

aptal ölü ellerini operette arya söylermiş gibi açmış mankenleri sevmiyorum

taştan ve tunçtan insanları sevmiyorum tabanlarından inip aramızda dolaşmıyorlarsa

bankaları ve hükümet konaklarıyla övünen şehirleri sevmiyorum

sevdiğim şehirler sağlıkevleriyle övünenlerdir

çocuk bahçeleriyle övünen şehirler

Bir kente sahip çıkacak o kentte yaşayan bireylerdir. Kente dair her türlü kararda kentlilerin katılımının sağlanması vazgeçilmez bir hak olmalıdır. TMMOB "Hepimiz kentin sakini değil sahibi olalım, bunun için mücadele edelim" diyor. Sempozyumun başarılı geçmesini, sonuçlarının ülkemiz, kentimiz, mesleğimiz ve halkımız için yararlı olmasını diliyorum.

Nail Güler
TMMOB Yönetim Kurulu II. Başkanı