TMMOB EKONOMİST DERGİSİNE DÜZELTME VE CEVAP YAZISI GÖNDERDİ

19.10.2005

Ekonomist Haftalık Ekonomi ve Siyasi Haber Dergisi'nin TMMOB'nin adı geçirilerek yazdığı habere 19 ekim 2005 tarihinde düzeltme ve cevap yazısı yollandı.

Derginizin 2005/42. sayısında imzasız "EGS&‘nin kurtuluşu İpekyolu‘nda" başlığı ile bir haber kamuoyuna sunulmuştur. Anılan haberde TMSF Başkanı Ahmet Ertürk ile EGS‘yi temsil ettiği ileri sürülen Deniz A.Ş‘nin Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Mısırlı‘nın değerlendirmelerine yer verilmiştir. Haberde, gerçeğe aykırı bilgilere yer verildiğinden düzeltme ve yanıt verme gereği duyulmuştur.

İpekyolu Serbest Bölge, Sakarya nehrinin Karadeniz‘e döküldüğü noktadan başlayan ve batıya doğru 31 km uzunluğundaki sahil bandını içine alarak, denizden karaya doğru da 1-5 km arasında değişen alanları kapsayan ve 7 köy yerleşimini ve tarım, orman alanlarını içine alan ve 1.Derece Doğal Sit alanına sınır bir bölgedir. Korunması gereken bu bölge, Bakanlar Kurulu tarafından henüz tüzelkişilik kazanmamış EGS holdinge bağlı bir şirket lehine Serbest Bölge ilan edilmiştir. TMMOB, İpekyolu Serbest Bölge kararının iptali isteminde bulunduğu dava dilekçesinde anılan bölgenin,

1-Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan iyi vasıflı baltalık orman, iyi vasıflı koru ormanı olduğu,
2-Köylülerin yaşam kaynakları olan tarım arazileri, mısır ve fındık bahçeleri ile meraların olduğu,
3-30 km‘lik kıyı ve sahil şeridi ile kıyı boyunca uzanan kumul şeridin olduğu,
4-Derelerin ve su kaynaklarının bulunduğu ve bunların serbest bölge alanı ile sınır oluşturan ve 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak ilan edilerek tescil edilen Acarlar Gölü‘ne deşarj oldukları ve gölü besledikleri,
5-Bölgenin önemli kuş göç yollarının birleştiği havzalardan biri olduğu ve bölgede dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan nadir bitki örtüsünün gelişmiş olduğu,

ve bu niteliklere sahip alanların serbest bölgenin toplam alanı içinde önemli bir orana sahip olduğu ifade edilerek, kendine özgü zengin ekosisteme sahip bu alanların Anayasa ve yasal düzenlemelere aykırı olarak ve hiçbir inceleme yapılmadan, kalkınma planları gözardı edilerek ve gerekçe belirtilmeden, bölge ya da imar planı kararına dayanmadan serbest bölge olarak ilan edilmesi kararının hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu için, kararın iptali yönünde karar verilmesini istemiştir.

Davayı karara bağlayan Danıştay 6. ve 10. Dairelerinin ortak kararında da "Dava konusu kararın, yasalarda öngörülen amaçlar ve serbest bölge kurulması için gerekli koşullara uygunluk yönünden hiçbir inceleme, araştırma, hazırlık ve ilgili kuruluşlarla değerlendirme yapılmadan alındığı anlaşılmaktadır." tespiti yapılarak, işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Yargı kararı ortada iken, TMMOB‘nin dava dilekçesi polemik konusu yapılarak, yeniden Bakanlar Kurulu‘na aynı bölgede serbest bölge ilanı için zemin hazırlamak öncelikle yargı kararlarını işlevsiz bırakmaya dönük bir davranıştır. Kurumumuzu ve kamuoyunu inciten, bu davranışa, kamu yararını korumakla yükümlü TMSF Başkanı‘nın ortak olmasıdır. TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, EGS Holding‘in borçlarını tahsil etmek için kamu yararına ve hukuka aykırı bir projeyi savunmaktadır. EGS Holding bu bölgeye para vermiş gibi, bu bölgenin sahibi imiş gibi değerlendirme yapılmaktadır. Anılan Serbest Bölge Kararına istinaden hiçbir kişiye, köylülere kamulaştırma bedeli ödenmemiştir, geriye kalan araziler de kamu malıdır. Özel ve kamu malı üzerinden kamunun alacağı tahsil edilebilinir mi? Bu nedenle, TMSF Başkanı Sayın Ertürk‘ün kimin yararını koruduğu anlaşılamamaktadır. Sayın Ertürk‘ün EGS Holdingin borçlarını ödeyebilmesi için kamu malları üzerinden öneri üretme ve hukuki sorunları çözme gibi bir görevi bulunmamaktadır. Yargı bir karar vermiştir ve Sayın Ertürk Anayasa‘nın amir hükmü gereği bu karara saygı göstermeye zorunludur. Sayın Ertürk, Danıştay tarafından hukuka aykırılığı saptanmış bir konuyu kamuoyu gündeminde tutarak, EGS Holding lehine işlem yaptırmak için, zemin oluşturma çabası izlenimini veren davranışından, hukuka saygı gereği vazgeçmelidir.

Sayın Ertürk‘ün, korunması gereken kamusal değerlerin, tahsil edeceğini düşündüğü alacaklardan daha üstün olduğunu, ülke içinde "serbest bölge" olarak kurulmasına izin verilen "bağımsız küçük ülkelerin" geri dönülmez zararlara, doğa tahribatlarına neden olacağını ve kamuya büyük yük getireceğini görmesini diliyoruz.

Saygılarımızla.

N.Hakan GENÇ
Genel Sekreter Vekili