
TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI "ÖĞRENCİ ÜYE KURULTAYI 2005" 13 MART'TA ANKARA ATATÜRK SPOR SALONU'NDA GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Makina Mühendisleri Odası tarafından 1999 yılından beri periyodik olarak iki yılda bir yapılan Öğrenci Üye Kurultaylarının dördüncüsü 13 Mart 2005'te Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonu'nda üçbine yakın öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Makina Mühendisleri Odası tarafından 1999 yılından beri periyodik olarak iki yılda bir yapılan Öğrenci Üye Kurultaylarının dördüncüsü 13 Mart 2005‘te Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonu‘nda üçbine yakın öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Makina Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen Öğrenci Üye Kurultayları öğrencilere; üniversitelere ve eğitime, sorunlarına ve çözümlerine dair düşüncelerini, önerilerini ortaya koyarak tartışabilecekleri bir platform yaratmayı, öğrenci üye komisyonları aracılığıyla yürütülen Oda-öğrenci ilişkisini güçlendirerek ortak çalışmalara dönüştürmeyi, öğrencilerin Oda‘nın mesleki ve toplumsal alanlardaki çalışmalarını tanımalarını ve geliştirmelerini sağlamayı amaçlamaktadır.
1999 yılında düzenlenen ilk Öğrenci Üye Kurultayı o dönem 1300 öğrenci üyeye sahip olan Odanın öğrenci üyelerini buluşturan, aslında öğrenci üye çalışmasının temellerini atan çalışmadır. Kurultaydan önce oldukça dağınık ve eksik bir örgütlenme içinde olan öğrenci üyeler bu kurultayla birlikte yeni ilişkiler yakalamış ve öğrenci üye çalışmasının hiç olmadığı şubelerde bu çalışmayı başlatmışlardır. Daha sonraki yıllarda da tüm şubelerdeki etkinliklerin ve çalışma tarzlarının ortaklaştırılması ve şubelerarası iletişimin arttırılması amacıyla merkezi bir öğrenci üye komisyonu da oluşturulmuş ve kurultay çalışmaları çeşitli bölgesel toplantılarla ve sosyal etkinliklerle zenginleştirilmiştir. İlk kurultay "Nasıl Bir Üniversite? Nasıl Bir Mühendislik Eğitimi ? Odanın Mesleki ve Toplumsal Alanlardaki Yeri" ana başlıkları altında öğrenci üyelerin görüşlerini sunmasıyla gerçekleşmiştir. Kurultaya katılan öğrenci üyeler özerk demokratik üniversite, üretime yönelik, toplumsal bilinçle hareket edilen, topluma hizmet etmeye dönük bir mühendislik eğitimi istediklerini, bu doğrultuda çalışan ve gücünü yalnızca örgütlü üyesinden alan Makina Mühendisleri Odasının da devamlılığının daha üretken, daha katılımcı ve daha demokratik işleyişinin ancak öğrenci üyelerin özverili çalışmalarıyla gerçekleşeceğini söylemişlerdir. Sonuç bildirgesiyle bu talep ve düşüncelerini de kamuoyuna açıklamışlardır.
2001 yılında "Küreselleşme ve Üniversiteler" ana başlığıyla düzenlenen II. Öğrenci Üye Kurultayı, 2300 öğrenci üye sayısının ulaştığı bir dönemde 1000‘i aşkın öğrenci üyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Bir önceki kurultayda olduğu gibi kurultay öncesi yapılan bölgesel toplantılar ve çeşitli kurultay öncesi çalışmalarda oluşturulan görüşler, kurultayın sonuç bildirgesini şekillendirdi. Öğrenci üyeler, üniversitelerde öğretim üyesi ve çalışanlarla beraber söz ve karar sahibi olmak istediklerini, "Özerk, Demokratik, Bilimsel Üniversite" taleplerini, eşitsizliklerin giderildiği, bilimsel bir eğitim almak istediklerini dile getirdiler. Bununla beraber, üniversitelerde yaşanan olumsuzlukları küresel saldırının bir yansıması olarak tanımladılar ve "Küresel Saldırıya Karşı Küresel Direniş" şiarında birleştiler. Bu noktada kurtuluş savaşından bugüne öğrenci gençliğin mücadelesini de araştırdılar. Tüm bu fikirler, kurultayın öğrenci üye örgütlülüğünü daha da ileriye taşıma kaygısının da somutlaştığı, renkli, heyecanlı, coşkulu ve geleceğe umutla bakan düşünceler olarak sonuç bildirgesinde yerlerini aldı.
2003 Öğrenci Üye Kurultayına gelindiğinde 3865 öğrenci üye sayısı ve 2200‘ü aşkın kurultay katılımcısı ile artık öğrenci üyeler, kurultay salonlarına sığmamaya başlamışlardı. Kurultay, bu kadar katılımcıyı alacak bir salonun olmaması nedeniyle ODTÜ Kültür Merkezi‘nde üç ayrı salonda tek oturum halinde düzenlendi. Kurultay ana başlığı "Üniversiteler ve Bilim Neye Hizmet Etmeli?" idi ve öğrenci üyeler YEK (Yüksek Öğretim Eşgüdüm Kurulu) yasa tasarısı ve YÖK hakkındaki düşüncelerini ifade ederek üniversitelerin özerk, demokratik ve bilimsel bir yapıya kavuşması talebini benimsediler. Bunun yanında, üniversitelerde son süreçte uygulanan politikalar ve araçları tartışıldı. Eşit, parasız, sadece sanayi ile değil toplumsal yaşamla ve emekçi sınıflarla karşılıklı etkileşim içinde bir eğitimin gerekliliği dile getirildi. Kurultay sonunda düzenlenen dinleti ile de çeşitli illerden gelen öğrenci üyelerin günün yorgunluğunu attığı, birbirleriyle kaynaştıkları bir ortam oluşturuldu. Bu kurultayda, konuşulanların ve taleplerin arkasında durmanın araçlarını yaratmak gerektiğine dair düşünceler artmış, ve özellikle TMMOB Öğrenci Üye çalışmasının örülmesi gerektiği fikrinde ortaklaşıldı.
Makina Mühendisleri Odası, 4. Öğrenci Üye Kurultayı‘nı Merkez Öğrenci Komisyonu‘nun yaptığı şu tespitler ışığında topladı:
"Bugün, 18 şube ve 19 il temsilciliğinin aktif olarak çalıştığı ve 5000 öğrenci üyesiyle kurumsallaşmış bir öğrenci üye örgütlüğü yakalanmıştır. Bu örgütlülüğün başarılmasında en önemli araçlardan biri hiç şüphesiz Öğrenci Üye Kurultaylarıdır. Geçmişteki kurultayları değerlendirdiğimizdeyse, artık bu çalışmanın ayaklarını yere daha sağlam basan bir öğrenci örgütlülüğünü yaratmak için kendini yeniden üretmesi, geliştirmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Bugün, ana konu başlığı "Mühendislik Eğitiminin Sorunları ve Mühendisliğin Geleceği" olarak belirlenen 4. Öğrenci Üye Kurultayı öncesinde, "Nasıl Bir Öğrenci Üye Örgütlülüğü?" sorusunun cevabı belki de dünden de daha fazla önem taşıyor. Bugün, TMMOB Öğrenci Üye yapısının temelini de oluşturacak olan MMO Öğrenci Üye Komisyonları, geçmişin birikimlerini de önüne koyarak tartışan, ama aynı zamanda aldığı kararların da arkasında duran, taleplerinin gerçekleşmesi için mücadele veren bir örgütlülük olmak, arkasındaki binlerce öğrenci üyenin gücünü yanına alarak kendi geleceğine sahip çıkmak göreviyle karşı karşıyadır. Yapılan çalışmaların tüm şubelerin katkısıyla zenginleşmesi, şubelerdeki komisyonların kendi birikimlerini daha etkili bir şekilde ortaya koyabilmesi, bunun yanında bölgesel sorunlara dair daha geniş tartışma platformlarının yaratılabilmesi ve içeriği daha zengin tartışmaların örülebilmesi amacıyla bu yıl Merkezi Kurultayımızı besleyecek bölgesel kurultaylar da düzenleyerek daha kurumsal bir yapının temellerini atıyoruz hep beraber. Bölgesel Kurultaylarda oluşacak fikirler, merkezi bir çalışmayla birleştirilecek ve tüm şubelerin katılacağı, şubelerin sosyal etkinliklerini de sergileyecekleri bir şenlikle son halini alacak. Amacımız, kurultay sonrasında hem merkezi hem de bölgesel olarak oluşturduğumuz taleplerimizin takipçisi olmak, düzenleyeceğimiz etkinlikleri bu çalışmanın bize sunduğu çizgi doğrultusunda devam ettirmektir.
Bu yıl 17 bölge kurultayı ve Merkezi Kurultay ile birlikte, TMMOB Öğrenci Üye Kurultayının da örgütleyicilerinden olarak ve TMMOB çatısı altında tüm mühendislik öğrencilerinin bir araya geldiği bir yapıyı hep birlikte oluşturacağız. Bu nedenle bu kurultay bizlere ilerideki çalışmalarımızda yön gösterici olacak çok önemli bir başlangıç... Yeniden başlıyoruz, geçmişin birikimlerinin getirdikleriyle, geleceğe bir iz bırakmak üzere..."
Kurultayda tartışmaları zenginleştirmek, tüm öğrenci üyelerin görüş ve önerilerini kurultaya yansıtmak için şubelerin öğrenci üye komisyonları tarafından 15 şubede bölgesel Yerel Kurultaylar düzenlendi. 11 Mart‘ta, yerel kurultaylarda seçilen temsilciler bir araya geldiler. Yerel kurultaylardan süzülen ve özgünleşen görüş ve önerileri tartıştılar. Oluşturdukları ortak metin, 13 Mart 2005‘te yapılan forumda öğrenci üyeler tarafından değerlendirildi.
Kurultay Sonuç Bildirisi, forum konuşmalarının Merkez Öğrenci Komisyonu tarafından düzenlenmesi sonucunda kamuoyuna duyuruldu.
2005 ÖĞRENCİ ÜYE KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
Mühendislikte ve Eğitimde Yeniden Yapılanma, İşsizlik ve İstihdam, Mühendislik ve Etik, Mühendisliğin Toplumsal Sorumluluğu ve Örgütlenme alt başlıklarıyla Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Mersin, Trabzon ve Zonguldak Şubelerinde toplam 15 bölgedeki yerel kurultaylarda tartışarak oluşturduğumuz görüşleri Kurultayımızda ortaklaştırdık.
12/13 Mart 2005 tarihlerinde 18 şube, 45 üniversiteden 3200 öğrenci üyenin katılımıyla "Mühendislik Eğitiminin Sorunları ve Mühendisliğin Geleceği" konu başlığında gerçekleştirdiğimiz öğrenci üye kurultayının sonuç bildirgesini kamuoyuna ve ilgililere duyuruyoruz.
Neo-liberal küreselleşme ideolojisinin toplumsal ve kamusal alanları yeniden tanımlayarak, bu alanları bireysel yarar ve piyasa süreçlerine bağlı kılması, toplumsal ilişkilerin tümünü etkilediği gibi eğitim alanını da etkilemiştir. Sermayenin önemli yatırım alanlarından biri olan eğitim, kapitalist ilişkiler içerisine alınmakta ya da diğer bir deyişle bir bütün olarak eğitim sistemi metalaştırılmaktadır.
Mühendislik eğitimi piyasaya uyum için giderek bilimsel içeriğinden yalıtılmakta ve köşe dönmeci "pragmatik" düşünce yöntemine indirgenmektedir. Ezberci anlayış sonucu öğrenci üzerine bilgi yığını yapılmakta, düşünmeyen ve sorgulamayan, edilgen bir insan tipi yaratılmak istenmektedir. Kapitalizm sürekliliğini bilimsel düşüncenin tarihsel gelişimine direnç oluşturarak sağlar. AB‘ye uyum süreci adına eğitime dayatılanlar mevcut yapıyı iyileştirmeye değil karmaşayı artırmaya ve şirketleşen üniversite anlayışının gelişmesine sebep olmaktadır. Akreditasyon, teknokentler, KOSGEB‘ler bilimin toplum yararına gelişmesine değil, şirketleşen üniversitelerin pazar içinde rekabet gücünün artmasına hizmet etmektedir.
Eğitim programlarının hazırlanması sırasında öğrenciler ve öğretim görevlileri söz sahibi olamamakta, programlar üniversitelere göre merkezi idarenin denetiminde yapılmakta ve farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Eğitim sistemimiz bu programlarla, ağırlıklı olarak teorik düzeyde kalmakta, halkın ihtiyaçlarından ve güncellikten uzak, öğrencileri ezberciliğe iten bir hal almaktadır. Kaliteli ve yeterli sayıda öğretim elemanı sayısının azlığı eğitim kalitesini düşürmektedir. Ekonomik koşulların kötü olması, öğretim elemanlarının ek işlerle uğraşmasına yada performans düşüklüğüne neden olmaktadır. Diğer yandan da öğretim görevlilerinin bilimsel araştırmalara harcaması gereken zamanlarını, yaşamsal kaygılarla sahip oldukları bilgi birikimlerini sermayenin hizmetine sunmasına yol açmaktadır.
Bu eğitim sürecinden geçen öğrenciler ise mezuniyetlerinin ardından işsizlikle karşı karşıya kalmış, iş bulabilenlerinden ise kuralsızlaştırılmış (esnek) çalışma koşullarında, insana ve doğaya karşı suç işleyerek çalışmaları istenmiştir. Bu gün pek çok mühendis, mühendislik eğitimi almasına rağmen asgari ücrette sigortasız, işçi statüsünde çalışmaktadır. Bu gün mühendis egemen güçlerin sistemlerini sürdürmek ve karlarını arttırmak için izlenen politikalar sonucunda yoksullaşmakta ve işçileşmektedir. Bununla birlikte teknolojik gelişmelere karşın çalışma koşullarının emekten yana iyileştirilmemesi KİT‘lerin özelleştirilmesi veya kapatılması, mühendislerin işsizleşmesinin nedenlerindendir. Ülkemizde siyasal iktidarların yıllardır uyguladıkları politikalar sonucunda yatırımlar durdurulmuş, sanayileşmeden ve mühendisinden vazgeçmiştir. Bu da mühendisleri taşeronlaştırmaktadır.
Mühendis iş yaşamında toplumun çıkarına olanla olmayan arasında bir seçim yapmak durumunda kalacak ve burada onurlu bir tercih yapması beklenecektir. Ama sistemin şartları altında ezilme tehlikesi, işsiz kalma ya da toplumsal statüsünü kaybetme riski demoklesin kılıcı gibi başında sallanacaktır. Bugün etik kuralları olarak ortaya çıkarılan tüm kurallar çelişkilidir. Üretim toplum için yapılmadığı sürece bu çelişkinin ortadan kalkması imkansızdır. Bu noktada bireysel etik kurallara uyma kaygısı yeterli değildir. Toplumsal bir dönüşüm gerektiği apaçık ortadadır. Bunun için ise mühendisin en başta örgütlenmesi gerekmektedir.
Bütün bunlara karşı durmak, mühendislik ve mimarlık meslek mensuplarının ortak gereksinmelerini karşılamak, mesleki etkinlikleri kolaylaştırmak, mesleğin genel yararlara uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere, meslek disiplinini ve ahlakını korumak; kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve kültürel kalkınmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak için örgütlenerek mücadele içerisinde olmalıdır. Örgütlenmiş bir mühendis sorumluluk duygusu taşır ve birey olduğunun bilincindedir. Topluma yararlı olmak ister. Diğer bilimlerle koordineli bir bilgi alışverişi içerisinde bulunur. Teknik eksikliklere karşı sistemli bir şekilde çözümler arar ve üretir. Çok yönlü düşünen ve etkileşen mühendis olarak konumlanır. Böylelikle mühendislik eğitimindeki organizasyonlar daha hızlı ve sağlıklı yürütülür; bilgiye daha hızlı yaklaşılır. Mühendislik eğitimindeki sorunlara karşı hızlı yan yana gelişlerle çözüm üretir.
Odamız, toplumu bilimsel akıl yönünde dönüştürmenin ve geliştirmenin bir aracı olarak çalışmaktadır. Bu anlayışla biz Makina Mühendisleri Odası öğrenci üyeleri olarak taleplerimizi kamuoyuna duyuruyoruz.
Taleplerimiz
1. Üniversitelerimizde 12 Eylül hukukundan günümüze kalan ve uygulanan YÖK sisteminin eğitim modeli açısından verimli olmadığı tüm toplum kesimlerinde genel bir kabul görmektedir. YÖK kaldırılmalı, YÖK‘ün baskı ve yıldırma yöntemi olarak uyguladığı tüm soruşturmalar, okuldan atmalar ve sürgünler geri alınmalı, Yönetmelikler iptal edilmelidir. Özerk, demokratik, katılımcı bir üniversite sistemi hayata geçirilmelidir.
2. Üniversitelerin karar mekanizmaları demokratik bir işleyişe açık olmalıdır.Üniversitede söz, yetki, karar üniversitelerin bileşenleri olan öğrenciler, akademisyenler ve üniversite emekçilerine verilmelidir.
3. Küreselleşme doğrultusunda sermaye isteklerine göre üniversitelerimizin yeniden yapılandırılmasına son verilmelidir. Özelleştirmeden vazgeçilmeli, Sermaye çevrelerine üniversitenin hiçbir organında yer verilmemeli, bilimi sermayenin tekeline sunan teknopark, teknokent gibi uygulamalar son bulmalıdır.
4. Anayasal bir hak olan parasız eğitim her an çeşitli saldırılara uğramaktadır. Öğrenciyi müşteri olarak konumlandıran, okullarımızı ticarethaneye çeviren tüm uygulamalara son verilmelidir. Harç, ikinci öğretim, yaz okulu, öğrenci belgesi, transkript gibi paralı uygulamalar kaldırılmalıdır. Üniversitedeki tüm öğretim ve sosyal haklar parasız hale getirilmelidir. Bütçeden eğitime ayrılan pay mutlaka arttırılmalıdır.
5. Her düzeyde, bölge farkı gözetmeksizin eşit, parasız, demokratik, bilimsel eğitim verilmeli; yabancı dilde öğrenime son verilerek anadilde eğitim hakkı tanınmalıdır. İdeolojik kaygılarla niteliksiz, alt yapısı eksik üniversite açılması uygulamalarına son verilmeli, bilimsel ilkelere göre eğitim verilmelidir.
6. Sorgulayan, özgür düşünen ve bilimsel olarak gelişen bir üniversite kimliği için ezberci ve baskıcı eğitimden vazgeçilmelidir. Uygulamalı ders sayısı ve laboratuvarlar artırılmalıdır.
7. Üniversitelerde barınma ve beslenme sorununu giderecek yapılanmalar hayata geçirilmeli her öğrenci sağlıklı beslenme ve barınma hakkına sahip olmalıdır. Öğrenci sağlık sigortası hakkını kazanmalıdır .
8. Üniversite eğitimi ve öğretimi için öğrenci, öğretim elemanı ve eğitim konusundaki meslek örgütleri bir araya gelerek genel bir toplumsal konsensüsle yeni bir eğitim modeli hazırlamalıdırlar. Mühendislik eğitimi ve öğretimi programlanırken mutlaka TMMOB‘nin görüşleri alınmalıdır.
9. Eğitim sistemindeki çarpıklıkların eseri olarak gördüğümüz ve uygulanmaya çalışılan yetkin, yeterli mühendis vb. uygulamaların yerine Odanın ve TMMOB‘nin mühendislik eğitiminde organik bir görev üstlenmesi ve bu konuların özgür platformlar oluşturularak tartışılması sağlanmalıdır.
10. Stajyer alan firmalar üniversiteler tarafından denetlenmeli ve stajerlere mesleki bilgilerin aktarılması sağlanmalıdır. Odamızın denetimi ve üniversitelerin yürütücülüğünde öğrencilere staj imkanları sağlanmalıdır. İşletmelerin geleceğin mühendislerine yetenekleri doğrultusunda, mühendislikle ilgili görev ve sorumluluk verilmeleri sağlanmalıdır.
11. İnsanlar okula başlama yaşından itibaren yetenekleri açığa çıkarılarak eğitilmeli ve yönlendirilmelidirler. Meslek liseleri, lise ve üniversiteler topluma ara eleman yetiştirecek tarzda düzenlenmelidir.
12. Mühendislik öğrencilerinin çalışma alanları ve toplumsal yaşamla bağlarını arttıracak düzenlemeler yapılmalıdır.
13. Üretimin artmasıyla istihdamın da artacağına dair egemen söyleme rağmen çalışma koşullarında iyileşme olmamış, işsizlik giderek artmıştır. Mühendislerin çalışma koşulları iyileştirilmeli, MMO da izlediği politikalarla bu konuda emeğin yanında yer almaya devam etmelidir.
14. Özelleştirmeler son bulmalı, AB‘ye uyum adı altında çıkarılan kölelik yasaları iptal edilmelidir. TMMOB özelleştirme uygulamalara direnen işçilerinin yanında olmaya devam etmelidir.
15. Ülkemizdeki demokratik kitle örgütleri özellikle de TMMOB‘ye bağlı odalar çalışma yürüttükleri alanlarda öğrenciler ve toplumun diğer kesimleri ile ortaklaşa çalışmalarını arttırmalıdır.
16. Odamız varolan öğrenci sorunlarına eğilirken, eğitim sistemini kuşatan neo-liberal politikalara ve onların olumsuz yansımalarına alternatif çözümler üreten, tartışan bir öğrenci örgütlülüğünü daha da geliştirmelidir. Örgütlülüğümüz bilgiyi piyasa değerine ve sermayenin mantığına terk eden neo-liberal saldırı karşısında bilginin ve eğitimin demokratikleştirilmesi ve kamusallaştırılmasının gerekliliğine dair çalışmalarda yer almalıdır.
17. Her türlü gizli - açık emperyalist anlaşmalar iptal edilmelidir. DTÖ,GATS, MAI, MIGA ve Tahkim yasaları geri çekilmelidir. NATO dağıtılmalıdır. Her türlü emperyalist çıkarları koruyan birlikler dağıtılmalı, halkların çıkarlarını gözeten politikalar hayata geçirtilerek AB‘ye hayır denmelidir. TMMOB ve Odamız bu doğrultuda etkin çalışmalar yürütmelidir.
Sonuç olarak
Bizler;
- TMMOB Mühendislik Mimarlık Kurultayı‘nda ifade edildiği gibi "TMMOB ve Odaları; gerek Dünya Ticaret Örgütü gerekse Avrupa Birliği (Gümrük Birliği) kanallarından gelen teknik ve mesleki mevzuat uyarınca mühendislik/mimarlık meslek alanlarının düzenlenmesine dönük uyumlaştırma (emperyalist/kapitalist ilişkilere tümüyle bağlanmak anlamında) çalışmalarına karşı durur, bu yönde izlenen politika ve uygulamalar ile mücadele eder." ilkesini benimsiyor ve bu kapsamda çalışmalar yürüteceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.
- İnsan hayatının kâr oranları ile değerlendirilmesini doğru bulmuyoruz. Özelleştirmelerin daha fazla işsizlik , daha ağır çalışma şartları,daha fazla yoksulluk olduğunu biliyoruz. Bu yüzden; sömürü odaklı tüm yerli ve yabancı sermaye toplulukları zenginliklerine zenginlik katsın diye ortaya konan tüm uygulamalara karşı çıkıyoruz. Vahşi ekonomi politikaları değil, üretim ve adaletli paylaşım odaklı politikaları destekliyoruz.
- İnsan hayatının en yüce değerlerden olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden; silah tüccarları ve petrol zenginleri kazanacak diye insanın ve doğanın katledilmesine karşı çıkıyoruz. Kurşun değil ekmek, ölüm değil yaşam, savaş değil barış istiyoruz.
- Üniversite içinden ve dışından ellerinde satırlarıyla, silahlarıyla üniversitelere gelerek saldırılar düzenleyen anlayışı kınıyor, her türlü faşist baskılara karşı direneceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.
Bunun için mühendislik yapmak, bunun için üretmek istiyoruz.
YAŞASIN ÖZERK DEMOKRATİK ÜNİVERSİTE MÜCADELEMİZ!
YAŞASIN BAĞIMSIZ SANAYİLEŞEN DEMOKRATİK TÜRKİYE!


