TMMOB, TOPLU GÖRÜŞME SÜRECİ ÖNCESİNDE KESK'E DESTEK VERDİ

16.08.2005

TMMOB 15 Ağustos 2005 tarihinde kamu çalışanlarının hükümet yetkilileri ile başlayacak Toplu Görüşme Süreci öncesinde, topluca Kolej kavşağından Yüksel caddesine kadar yürüyen ve burada kurdukları kürsüden görüşlerini dile getiren KESK'e destek verdi.

KESK toplu görüşme öncesinde şunları söyledi:

YOKSULLUK, İŞSİZLİK VE ADALETSİZLİK BÜYÜYOR!
SORUMLUSU KİM?

Her evden bir işsiz, her mutfakta bir yangın, her taşın altından bir vurgun çıkıyor. Gelir dağılımındaki adaletsizlik, vergi yükündeki adaletsizlik, ücretlerdeki adaletsizlik, yönetimde keyfilik ve hukuksuzluk sürüyor.

Devletin resmi rakamları bile gerçeği gizleyemiyor:
900 bin insan aç; 20 milyona yakın insan yoksul,
İşsizlik oranı yüzde 10‘ları aştı,
7 milyona yakın insan kayıt-dışı çalışıyor,
Her bir çocuk 4500 dolar borçlu doğuyor,
Vergilerimizin yüzde 65‘i ve bütçenin yüzde 40‘ı faize gidiyor,
En zengin yüzde 20‘nin geliri, en yoksul yüzde 20‘nin gelirinin 8.1 katı,
Toplam vergi gelirinin sadece yüzde 7‘si holdinglerden, bankalardan alınırken; asgari ücretli yıllık gelirinin yüzde 40‘ını vergi olarak ödüyor, 350 YTL ücret eline geçiyor,
Ekonomi son 25 yılda 3 kat büyürken; ücretler erimeye devam ediyor,
Yatırım harcamalarının bütçe payı 20 yıl önce yüzde 21.3 iken, bugün yüzde 6.5,
Çiftçinin geliri son 5 yılda yüzde 20‘den fazla azalırken; esnaf ayakta kalamıyor, emeklilerin, gençlerin, kadınların çilesi büyüyor,
Özelleştirme ve kamu hizmetlerini ticarileştirme girişimleri sürüyor.

Sorumluları biliyoruz!
Yoksulluğun ve işsizliğin sorumlusu, IMF politikalarını uygulayan, kamu yararını hiçe sayan, emekçileri ve yoksul halkı sadece seçimlerde hatırlayan siyasi anlayışlardır.
Sorumlular, üretmeden kazananlar, karından fedakarlık etmeyenlerdir.
Sorumlular, demokratik hak ve özgürlüklere baskı, yasak ve kuşkuyla yaklaşanlardır.
Sorumlular, sadakayı kutsayan, sosyal hakları devletin sırtında "yük" olarak görenlerdir.

Bu zihniyetin temsilcisi AKP hükümetinin de tercihi zenginden, tefeciden, IMF‘den yanadır.

Hükümet ekonominin iyi gittiğini iddia ediyor. Oysa hükümet tefeciyi memnun ediyor, halka sabır diliyor. Artan mutfak masraflarımız, kiralar, çocukların okul giderleri, yol parası, faturalar, yakacak sıkıntısı; ay sonunu nasıl getireceğimizin derdi hiç mi hiç bitmiyor.

Biz hazırız! Ya Hükümet?

15 Ağustos‘ta Konfederasyonumuzun hükümetle yürüteceği görüşmeler başlıyor.
Kamu emekçilerinin haklı ve meşru taleplerini bir kez daha masaya taşıyacağız:

Hükümet, Anayasa‘nın ve ILO sözleşmelerinin gereğini yerine getirerek, toplu sözleşme ve grev hakkımızı uygulamalıdır.
1.Hükümet imzasına sahip çıkmalı; 2004 yılında anlaşma sağladığımız konuları yaşama geçirmelidir.
2.Başta eğitim ve sağlık hizmetleri olmak üzere kamu hizmetlerinin paralı hale getirilmesi girişimlerinden vazgeçilmelidir. Özelleştirmeler durdurulmalı; özelleştirilen işyerlerindeki emekçilerin mağduriyetine son verilmelidir.
3.Emeklilik yaşını yükseltme, emeklilik aylıklarını düşürme, primlerin süresini ve miktarını artırma girişimlerinden vazgeçilmelidir.
4.İş güvencemizi elimizden almak isteyen, çalışma koşullarını belirsiz hale getiren kamu personel rejimi yasa çalışmalarına son verilmelidir.
5.İş güvencesiz ve sözleşmeli istihdam biçiminden vazgeçilmeli; bu kapsamda çalışanlar "kadroya" alınmalıdır.
6.Ayrımcılık önlenmeli ve istihdamda kadın-erkek eşitliği sağlanmalıdır.
7.Kamu çalışanlarının ücretleri insanca yaşanacak bir düzeye yükseltilmeli ve ücretler arasındaki adaletsizlik giderilmelidir.

Haklı ve meşru taleplerimizi hükümetle yapacağımız görüşmelerde savunurken; alanlarda, işyerlerinde haklarımız için demokratik tepkilerimizi göstereceğiz, eylemler yapacağız.

ARTIK YETER
"DUR!" DİYECEK GÜCÜMÜZ VAR

Tek başına hak aramaya çalışıyoruz, başaramıyoruz!
Evde, işyerinde, sokakta, dükkanda, tarlada sızlanıyoruz, çözüm bulamıyoruz!

Hükümet, yanlış politikalarını gizlemek, halkı kandırmak için,
Kamu emekçileriyle işçiyi, işçiyle işsizi, esnafla çiftçiyi, kadınları, gençleri karşı karşıya getirmek istiyor.
Oysa aynı sorunları yaşıyoruz.
Hepimiz hakkımızı almak, insanca yaşamak istiyoruz.
Demokratik bir ülkede, barış ve kardeşlik türküleriyle çocuklarımızı büyütmek istiyoruz.

Emekçileri karşı karşıya getirmek,
Halkı birbirine düşürmek,
Gerilim ve çatışmaları tetikleyerek, karanlık emellerine ulaşmak isteyenler var.

Bu memleket bizim;
IMF‘nin değil, rantiyenin değil, sermaye yanlısı hükümetlerin değil,
Demokratikleşme çabalarını susturmaya çalışanların hiç değil,

Bu memleket bizim;
Üretenlerin, yoksulların, "farklılıklarımızla kardeşçe yaşamak istiyorum" diyenlerin..

Eşit, özgür, adaletli ve demokratik bir Türkiye için,
Konfederasyonumuzun haklı talepleri için,
Bütün halkı ve emekçileri birlikte davranmaya,
Güçbirliği, dayanışma ve destek göstermeye çağırıyoruz.

BİRLİKTE MÜCADELEYLE DEĞİŞTİRMEK MÜMKÜN