YARGIDAN TMMOB GENEL KURUL DELEGELİĞİNE İLİŞKİN KARAR ÇIKTI
Danıştaya TMMOB delege sistemine ilişkin açılan davada "TMMOB Genel Kurul Delegeliği" ne ilişkin karar çıktı.
T.C.
DANIŞTAY
SEKİZİNCi DAİRE
Esas No : 2004/3793 Karar No : 2005/4896
Davacı : Mehmet Necat Özgür
Davalı : TMMOB Inşaat Mühendisleri Odası
Vekili : Av. Nurten Çağlar Yakış
Davanın Özeti: 28.5.2004 gün 25475 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İnşaat Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin 18/j maddesindeki "100 kişiden çok olmamak üzere" ibaresinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemidir.
Savunmanın Özeti: Davaya konu yönetmelik hükmünün 6235 sayılı Yasa ile parelel düzenleme içerdiği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin, mesleklerin bir araya geldiği platform olduğu, bu platformda yer alan bazı odaların nicel çokluğunun, daha az üyeye sahip odaların nitel olarak farklı olduğu anlamına gelmeyeceği ileri sürülerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi Mesude GÜNDÜZ‘ün Düşüncesi: 6235 sayılı Yasanın 4. maddesinde Birlik Umumi heyetinin, iki yılda bir odaların meslekte en az on yıl kıdemli olan üyeleri arasında toplam üye sayısının % 25‘i oranında ve üç kişiden az, 100 kişiden çok olmamak üzere seçecekleri delegelerden olacağı hükmüne yer verildiğinden, davaya konu yönetmelik maddesiyle de anılan yasal düzenlemeye paralel düzenleme getirilerek, odaların birlikte dengeli olarak temsil edilmeleri amaçlanmıştır.
Bu durumda üst hukuk normuna aykırı olmayan yönetmelik maddesinin hukuka aykırılığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Ahmet Yahya ÖZDEMiR‘in Düşüncesi: Dava, 28.05.2004
günlü ve 25475 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği inşaat Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin 18.maddesinin (j) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dayanılan Yasa hükmünün Anayasa‘ya aykırı olduğu yolundaki sav ciddi görülmemiştir.
Kanun ve tüzüklerin uygulanmasına açıklık getirmek üzere çıkarılan yönetmeliklerin niteliği gereği dayandığı yasaya uygun hükümler içermesi zorunlu olup, yasayla getirilmeyen hak kısıtlayıcı kuralların yönetmelikle getirilmesi mümkün değildir. Anayasanın 124.maddesi, Başbakanlık Bakanlıklar ve Kamu tüzel kişiliklerinin kendi görev alanları ile ilgili Kanun ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik tanzim edebilecekleri hükme bağlanmıştır. 6235 sayılı Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği Kanununun 4.maddesinde, "Birlik Umumi Heyeti; iki yılda bir odaların meslekte en az on yıl kıdemli olan üyeleri arasından toplam üye sayısının % 2 si oranında ve her üç kişiden az,yüz kişiden çok olmamak üzere seçecekleri delegelerden oluşur." kuralı yer almıştır. Uyuşmazlık konusu yönetmelik düzenlemesi ile Oda Genel Kurulunun Görev ve Yetkisi Başlığı altında "odaya kayıtlı üyenin % 2si oranında 100 kişiden çok olmamak üzere Birlik Genel Kuruluna gidecek asil ve aynı sayıda yedek delegeleri iki yıl için seçmektir." Şeklinde (j) bendi kuralına yer verilmiştir. Sözü edilen yönetmelik hükmünün üye sayısı çok olan oda ile üye sayısı az olan odanın Birlik nezdinde 100 olan aynı delege sayısı ile temsilin,üye sayısı fazla olan oda aleyhine sonuç doğurduğu iddiaları dava açılmış ise de,Yasanın amacının Odaların üye sayısına bakılmaksızın her odanın birlikte 100 kişiden çok olmayan delege sayısı ile temsilinin öngörüldüğü,bu hususun ise diğer meslek odalarının Birlikte dengeli şekilde temsili yönünde sonuç doğurduğu görülmektedir. Bu itibarla,dayandığı Yasa kuralına uygun biçimde düzenlenen uyuşmazlık konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,davanın reddinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MiLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci dairesince işin gereği görüşüldü. Dava; 28.5.2004 gün, 25475 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği inşaat Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin 18/j maddesindeki "100 kişiden çok olmamak üzere" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu yönetmeliğin dayanağı 6235 sayılı Yasanın 4. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu yolundaki davacı itirazı ciddi görülmeyerek işin esasına geçildi. Anayasamızın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren yasaların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. 6235 sayılı Yasanın 2. maddesinde, bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir bir oda kurulmasına karar vermek, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak, Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmıştır. Anılan Yasanın 4. maddesinde Birlik Umumi Heyetinin, iki yılda bir odaların meslekte en az on yıl kıdemli olan üyeleri arasından toplam üye sayısının %2‘si oranında ve üç kişiden az, 100 kişiden çok olmamak üzere seçecekleri delegelerden oluşacağı hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu Yönetmelik hükmü ile de odaya kayıtlı üyenin % 2‘si oranında 100 kişiden çok olmamak üzere Birlik Genel Kuruluna gidecek asil ve aynı sayıda yedek delegeleri iki yıl için seçmek Oda Genel Kurulunun görev ve yetkileri arasında sayılmakla, yukarıda aktarılan yasa hükmüne paralel düzenleme getirilmiş olup, gerek yasal düzenlemede, gerekse iptali istenen yönetmelik maddesindeki "100 kişiden çok olmamak" ibaresiyle odaların üye sayılarına bakılmaksızın, tüm odaların Birlikte dengeli bir şekilde temsil edilmesi amaçlanmıştır. Bu durumda, gerek anayasal, gerekse yasal zemin karşısında davaya konu yönetmelik maddesinin üst hukuk normuna aykırılığından söz edilemeyeceği gibi, hukuka aykırılığından da söz edilemeyecektir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350.00 YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak, davalı idareye verilmesine, posta avansından artan 20.00 YTL nin
isteği halinde davacıya verilmesine 30.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.


