YÜKSEKÖĞRETİM ULUSAL YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ ARA RAPORU İLE İLGİLİ TMMOB GÖRÜŞÜ YÖK'E GÖNDERİLDİ

02.03.2009

Türkiye Yükseköğretim Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi (TYUYÇ) Ara Raporu ile ilgili TMMOB görüşü 27 Şubat 2009 tarihinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderildi.

T.C.
YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI‘NA
ANKARA

Konu: Türkiye Yükseköğretim Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi (TYUYÇ) Ara Raporu.
İlgi: 21 Ocak 2009 tarih ve B.30.0.AUİB.00.00.00/27 sayılı yazınız.

İlgi yazı ile tarafımıza ulaştırılan Türkiye Yükseköğretim Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi (TYUYÇ) Ara Raporu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve bağlı Odaları tarafından değerlendirilmiş olup, görüşlerimiz ekte gönderilmektedir.

Bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla,

N.Hakan GENÇ
Genel Sekreter

Türkiye Yükseköğretim Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi (TYUYÇ) Ara Raporu‘na ilişkin Görüşlerimiz

Raporda;

Giriş bölümünde, "Dünyada 20.yüzyılın son çeyreğinde hızlanan bilgiye dayalı küresel ekonomik yarış ile birlikte bilişim ve iletişim teknolojilerinde yaşanan önemli gelişmeler, ülkelerin her alanda olduğu gibi yükseköğretim alanında da sistemlerini yeniden değerlendirmelerini ve gelişmeler ışığında yeniden yapılandırılmalarını beraberinde getirmiştir. " denmektedir.

Raporda, ayrıca, Avrupa Yükseköğretim ve araştırmada giderek rekabet gücünü kaybettiğini belirlemiştir. Hedefi 2010 da dinamik ve etkin bir bilgi toplumu ve ekonomisi olmaktır. Değişim ile ilgili öngörüler ve önermelere, Lizbon 1997 ve Bologna 1999 süreçlerinde yer verilmiştir. Türkiye, 2001 yılında Bologna sürecine dahil oldu, 2004 yılında Lizbon Tanıma Sözleşmesi‘ni imzaladı, 2007 yılında Lizbon tanıma sözleşmesini yürürlüğe koydu, 2000 yılında ulusal yeterlilikler çerçevesi oluşturma süreci YÖK tarafından Komisyon kurularak başlatıldı, bilgileri yer almaktadır.

TMMOB, Temel eğitimi ve Yükseköğretim ile öğrenimi toplumsal kalkınmanın ve gelişimin en önemli uygulama alanı olarak değerlendirmektedir. Bireyin ve toplumun özgürleştirilmesinin aracı olması temel gerekçe olarak algılanmaktadır.

TMMOB Kuruluş Kanunu, Ana Yönetmeliği ve programlarımız çerçevesinde mühendislik eğitimi ve bu eğitimin başarı ile sürdürülmesi için gerekli temel eğitimle yakından ilgilenmekteyiz.

Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı eğitim süreci ile belgelendirilmesi sonuçları itibariyle üyelerimizi etkilemekte verdiğimiz hizmetlerden de toplum etkilenmektedir. Bu nedenlerle eğitimin kalitesi, süresi ve fiziksel koşullar sürekli sorguladığımız ve değişiklik yapılması, iyileştirilmesi gereken konular arasında yer almıştır.

TMMOB Yükseköğretimin, toplumsal gereksinimleri gözeterek üretim, istihdam ve yaşam standardı arasında gerçekçi ilişkiler kurularak planlanmasından yanadır. Ülke gerçeğinde üniversiteler ve kontenjanlar popülist ve siyasal yaklaşımla kurulup büyütüldüğünden alt yapıya, yeterli öğretim elemanına hatta binaya sahip olmayan üniversitelerle karşı karşıyayız. Bu gerçeklik karşısında, mevcut üniversiteleri belli düzeye getirmeden anılan Rapor‘un hedeflediği düzeye gelmek olanaklı ve gerçekçi gözükmemektedir. Özetle iç dinamiklerin etkin ve belirleyici olacağını düşünmektedir.

Ara raporda da belirtildiği gibi Lizbon ve Bologna süreci Avrupa ülkelerinin kendi gerçekleri ve gelecekleri ile ilişki kurularak başlatılan ve sürdürülen çalışmaları içermektedir. Türkiye‘de yüksek öğretimin yeniden düzenlenmesi ve iyileştirilmesi gerekliliği tartışılmayacak, bekleyen ve kısa sürede ele alınması gereken önemli bir sorundur. Bu sorunun salt " Türkiye Yükseköğretim Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi " çalışması ile çözümlenmesi olanaksızdır.

Ayrıca, ülke ekonomisi, kaynak ayırımındaki yetersizlikler ve politik tercihler bu alanda köklü değişiklere olanak sağlamadığından bu çalışmaların uygulamaya geçmesi olanaksız görülmekte yada uzun bir süreyi kapsayacak gibi görülmektedir.

Ara raporun YÖK tarafından kabulünden sonra bu alanda yapılacak çalışmalarda aktif olarak yer almamız sağlanarak mühendislik-mimarlık ve şehir plancılığı alanındaki görüşlerimizin dikkate alınması birikimlerimizi çalışma grubuna iletmemizi sağlayacaktır.

2006 yılından bu yana Yükseköğretim Ulusal Yeterlilikler Çalışma Grubu Üyeleri tarafından çalışılan ve Ön Rapor olarak deklere edilen Rapora ilişkin öneri ve görüşlerimiz aşağıda sunulmuştur.

1) Ara raporda belirtilen yönteme ilişkin üç seçenek kapsamında ve düzey tanımlayıcı unsurlarda çok detaylı incelemeyi gerekli kılmaktadır. Bu konuların paydaşlarla irdeleneceği bir toplantı yapılmasının yararlı olacağını düşünmekteyiz.

Öneri-1 uygun görülüyor olsa da Raporda sektör diye ifade edilen farklı disiplinlerin hangi kategorizasyonu istedikleri de önem taşımaktadır. Bu konuda tüm disiplin alanlarının görüşlerinin alınması gerektiği inancındayız.

2) Raporun 3. ve 15. sayfalarında yeralan "yaygın ve resmi olmayan öğrenme ile tecrübe yoluyla kazanılmış yeterliliklerin tanınması ve yaşam boyu öğrenimin yaygınlaştırılması öngörülmektedir" ifadesi tanımsız ve ne kastedildiği belli olmadığından Rapordan çıkarılmalıdır. Bu ifadeden, ilgili ilgisiz herkes kendine görev edinebilir endişesi taşımaktayız.

3) Düzey tanımlayıcı unsurlarda da Avrupa da inovasyon eksikliği tartışmaları nedeniyle eğitim reformlarında gündeme gelen öğrenme ve problem çözme yanında problem tesbiti ve gelişmelerde öne çıkan işbirliği, takım çalışması gibi unsurların da her seviyede dikkate alınması gerekli görülmektedir.

4) Öğrenme Çıktılarına esas "Kişisel ve Mesleki Yeterlilikler" başlığı altında "İletişim ve Sosyal Yetkinlik" te istenen dil ve bilgisayar yazılımı ile birlikte bilişim ve iletişim teknolojilerini kullanabilmek yetkinliğini aramak kriterleri, mesleğin gerektirdiği düzeye uygun bir kriter şekline dönüştürülmelidir.

5) Tablo 4. düzey belirlemelerinde meslek yüksek okullarının durumu ve geçişi net ifade edilmelidir. Öğrenim çıktılarının meslek yapılabilirlik düzeylerinin belirlenmesi ve ölçülmesinin lisans düzeyinde netleştirilmesi gerekmektedir. Bu konu sayısı 400.000 i geçen mühendis-mimar ve şehir plancıları için önem taşımaktadır.

6) Raporda daha önce mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı yetkisini kazanmış ve mesleklerini icra etmekte olan üyelerimizin durumları ve diplomalarının denklikleri ile ilgili nasıl bir uygulama yapılacağı açık değildir.

7) Rapor ve düzenlemeler entegrasyona yönelik olduğundan özgün ve kendi sistemine odaklanmamıştır. Bu tür entegrasyon amaçlı çalışmalar, yeterlilik kavramının asıl ifadesi olan minimum koşulları sağlamaya odaklandığından, birbirinin aynı hatta kopyası sistemlere odaklanmayla sonuçlanır. Nihayetinde birbirine benzer, belli bir eşiği aşmaya odaklanmış yapılar çoğunluk kazanmaya başlar. Oysa, yaratıcılık ve bunun en önemli unsuru olan farklılıklar üniversite kavramının özüne daha uygundur.

8) Raporda "öğrenci ve mezunların hareketliliğinin kolaylaştırılması" noktasında, şu anda mesleklerini icra eden mühendis ve mimarların diploma denkliği ile ilgili nasıl bir uygulama yapılacağı belli değildir.

9) Ara raporun 25. sayfasında verilen Tablo 6‘da ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde mevcut yeterlikleri (dereceleri) öğrenme çıktılarına göre ve her temel düzeyde verilen diploma türlerine göre sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırmaya göre yüksek lisans düzeyinde verilecek dereceler (diplomalar) ile varsa unvanların (yüksek mühendis gibi) açıklanması da yapılabilirdi.