İPEKYOLU VADİSİ SERBEST BÖLGESİ'NİN İŞLETİLMESİNE DAİR BAKANLAR KURULU KARARI'NIN İPTALİ İÇİN DAVA AÇILDI

10.09.2007

TMMOB, 10.07.2007 tarih ve 26578 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "İpekyolu Vadisi Serbest Bölgesinin Yer ve Sınırlarının Belirlenmesi ve Kurulup İşletilmesine Dair Karar"ın yürürlüğe konulmasına ilişkin 12.03.2007 tarih ve 2007/12340 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay'a başvurdu.

Daha önce yargı kararıyla iptal edilen 100.000 dönüm büyüklüğündeki "serbest bölge sahası"nın içinde kalan 4000 dönümlük bir alanın Bakanlar Kurulu kararıyla yeniden "serbest bölge" olarak ilan edilmesi üzerine TMMOB yeniden yargıya yoluna gitti. Dava dilekçesinde; yargı kararıyla iptal edilen serbest bölgenin ismi ile Bakanlar Kurulu kararı ile yeni ilan edilen serbest bölgenin ismi arasındaki benzerliğe dikkat çekildi ve yeni ilan edilen alanın başına sadece "Sakarya" kelimesinin ilave edildiği, "vadisi" kelimesinin çıkarıldığı ifade edildi.

Dava dilekçesinde; Bakanlar Kurulu kararının eki krokide işaretli "Sakarya İpekyolu Serbest Bölgesi"nin 6 km‘lik Karadeniz sahil bandını ve doğu sınırında kuzeye doğru uzanarak denizi içine aldığı ve 4000 bin dönümlük bir alanı kapsadığı belirtilerek, "Söz konusu Bakanlar Kurulu kararı, başta Anayasa olmak üzere, idari yargı, çevre, serbest bölgeler, kıyı, kültür ve tabiat varlıkları, su ürünleri, imar ve hazine arazileri ile ilgili mevzuat hükümlerine, bölgeye ait ‘Kültür ve Doğal Varlıkları Koruma Kurulu‘ ile ‘Orman Rejimi‘ kararlarına ve bunların ışığı altında yerel ölçekteki görüşlere ve oluşumlara, ayrıca Türkiye‘nin kabul ettiği uluslararası anlaşmalara ve kamu yararına aykırıdır. Dava konusu serbest bölge sahasının yer ve sınır tespiti yapılırken; serbest bölgeler için de, uyulması zorunlu hükümler içeren imar, orman, çevre, kültür ve tabiat varlıkları, kıyı ve hazine arazileri ile ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınmamış; kumullar, kıyılar, kültür ve tabiat varlıkları, zeminlerin jeolojik yapısı, depremsellik göz ardı edilerek mahallinde gerekli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Doğal kaynaklarımız ve biyolojik zenginliklerimiz yok sayılmış, doğal ve kültürel değerlerimiz önemsenmemiştir. Kendine özgü ekosistemleri olan, canlı hayatın korunması ve gelecek nesillere devredilmesi yönünde bir duyarlılıktan ve bilimsellikten uzak kalınmıştır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan kıyıların, sulak alanların, sit alanlarının korunmasını göz ardı ederek; kumulları, kıyıları ve denizi Serbest Bölge Kurucusu ve İşleticisi Şirkete vererek kamu yararı gözetilmemiştir. 3218 sayılı Yasa‘da öngörülen amaca, konuyla ilgili tüm yasal düzenlemelere ve kamu yararına aykırı tutum izlenmiştir. Hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu için yargı kararı ile iptal edilen serbest bölge sahasının bir bölümünü yeniden serbest bölge ilan edilerek yargı kararı yok sayılmıştır" denildi.