14 NİSAN MİTİNGİ ÜZERİNDEN SÜREKLİ TMMOB'YE SALDIRANLARA KARŞI BİR KEZ DAHA SÖYLÜYORUZ.

14.01.2008

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı 14 Ocak 2008 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

14 Nisan Tandoğan Mitinginin öncesinde ve ardından, kimi basın yayın organlarının köşe yazarları ve kendilerini "ulusalcı" olarak takdim eden bazı siyasi çevreler, TMMOB‘ye karşı haksız, dayanaksız ve kimi zaman çirkin bir şekilde saldırılarda bulunmuşlardı. Bu saldırıların, Odaların seçim sürecine girdiği bir dönemde de devam ettiği gözlemlenmektedir.

14 Nisan Tandoğan Mitingi‘ne kurumsal kimliğimizle katılmayışımız, bu çevrelerce örgütümüze karşı insafsız bir karalama kampanyasına dönüştürülmüş ve bugün bu çevreler, 14 Nisan Mitingi ile lanetledikleri siyasal anlayışa kendiliğinden yardım eder hale gelmişlerdir. Ve bu anlayıştakilerin TMMOB üyesi devrimci-demokrat-ilerici-yurtsever unsurları ayrıştırarak kimlerle ittifak yapacakları şimdi herkes tarafından merak konusudur.

Her şeyden önce bu çevreler, TMMOB‘nin bu mitinge kurumsal kimliği ile davet edilmediğini bilmektedirler. Düzenleyicileri arasında bulunan kimi örgüt ve gurupların geçmişten bu güne sürdürdükleri antidemokratik tavır ve söylemleri de tüm örgütlerin kurumsal katılımını önlediği gibi, bu çevrelerin bu mitinge TMMOB‘yi davet etmesi de zaten beklenemezdi. Bunu da bilmektedirler.

TMMOB‘nin bu mitingin katılımcıları arasında bulunan aydın, demokrat insanlarla hiçbir problemi yoktur ve zaten olamaz da. TMMOB‘nin problemi gericiliği karşı mücadeleyi gerçek bağlamından koparıp laik-antilaik çekişmesi eksenine oturtan ve böylece laiklik adına antidemokratik müdahaleleri, açık ifadesi ile darbeleri meşru ve muteber kılmaya çalışan anlayışlardır. Unutmayalım ki bu anlayışın soy ağacında bir zamanlar ABD merkezli yeşil kuşak projelerinin sadık uygulayıcısı olmak da vardır.

Gericiliğe karşı mücadele her şeyden önce bir özgürlük ve demokrasi mücadelesi olmak zorundadır. Bu mücadele aynı zamanda şimdiki zamanda emeğin aleyhine ve sermayenin lehine işleyen neoliberal iktisat politikalarına karşı yürütülen mücadeleye de denk gelmek zorundadır. Bu mücadele öte yandan ülkemizde bugün gericilik emperyalist güçlerin küresel politikalarının taşeronluğu işlevini üstlendiği için aynı zamanda antiemperyalist bir mücadeledir de. TMMOB tarihi boyunca soruna hep bu bütünlük içinde bakmıştır. Bunun için de kimi zaman kendilerini laik gören ama aslında antidemokratik olan çevrelerin, kimi zaman da emperyalist projelerin taşeronluğuna soyunmuş gericilerin baskı ve suçlamalarına maruz kalmıştır.

Serbest Bölgeden, Cargill‘e, kadrolaşmadan, özelleştirmeye, Kalkınma Ajanslarından, iş güvenliğine kadar geniş bir alanda TMMOB, AKP‘nin birinci iktidar döneminde önünü kapamıştır. Bu nedenle, AKP‘nin TMMOB‘yi yok etme isteği rasyonel görülebilir ancak, kendilerine "ulusalcı" sıfatı koyarak 14 Nisan Mitingi üzerinden TMMOB‘yi parçalama işine soyunanların neye ve kime hizmet ettiklerini tarih yazacaktır.

Bu gurupların söylemlerini ve suçlamalarını köşelerine taşıyan yazarlara da yanıtımız şudur; TMMOB‘nin Cumhuriyetin temel değerleriyle asla sorunu olmamıştır. Sosyal hukuk devleti ve laiklik ilkesinin ülkemiz için olmazsa olmaz değerler olduğunu bugün fark edenlere sadece ve kısaca "TMMOB‘nin onurlu tarihine bakınız, yeter" diyoruz.

TMMOB temsil ettiği meslek ve meslektaşlarının çıkar ve beklentilerini savunmak amacıyla ve yine saygın bir mesleki demokratik kitle örgütü olarak; ülkemizin ve halkımızın sorunlarına karşı taşıdığı sorumluluk duygusuyla bugüne dek bütün bu baskılara direnmesini bilmiştir. Bundan sonra da halkımızın çeşitli kültürel kod ve simgeler aracılığıyla ya da etnik ve mezhepsel temelli desantralizasyon politikaları aracılığıyla ayrıştırılarak yapay bir çatışmanın içine çekilmesine karşı koyacaktır.

TMMOB demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin doğru ve sahici bir temelde, yani haklar ve özgürlükler ekseninde şekillenmesi için, emeğin, emekçilerin ve çalışanların hak ve talepleri doğrultusunda gayret sarf edenlerle birlikte katkı yapmayı sürdürecektir.

Bu böyle bilinmelidir. Bunu 14 Nisan mitingi üzerinden sürekli TMMOB‘ye saldıranlar da bilmelidir.


Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı