15-16 HAZİRAN DİRENİŞİNİN YILDÖNÜMÜNDE ODA AÇIKLAMALARI

16.06.2009

15-16 Haziran direnişinin yıldönümü nedeniyle KMO, MADEN MO ve MMO birer basın açıklaması yaptı.

KMO: 15-16 HAZİRANI YARATANLARI SAYGIYLA ANIYORUZ

Türkiye emekçi sınıfları için önemli bir dönüm noktası olan 15-16 Haziran direnişinin 39. yılındayız. 1970 yılının Haziran ayında örgütlü mücadelenin bir sonucu olarak, Türkiye emek hareketinin en görkemli yürüyüşü gerçekleşti. Sendikal haklarının gaspına karşı çıkan yüz binlerce işçi, emekçi eşleri ve çocuklarıyla geleceklerine sahip çıkmak için yollara döküldüler.

Ancak, bugün içinde bulunduğumuz süreçte emekçi sınıflar iş güvencesiz, 8 saati aşan aşırı çalışma koşullarında çalışma hayatlarını sürdürmektedirler. Çalışanlar iş güvenliğinden yoksun ortamlarda çalışmanın bedelini canlarıyla ödemektedir. Sendikalaşma oranı gün geçtikçe azalmakta, temel demokratik hak olan sendika örgütlenmesi artık bir lüks haline gelmektedir. Çalışma saatleri esnek hale gelmekte ve çalışanların hakları kapitalizmin yarattığı kar hırsı ile gaspa uğramaktadır. İşsizlik oranı sene başından bu yana yaklaşık % 20 artmış durumdadır. Çalışanlar işsizliğin bu denli can yaktığı bir dönemde işsiz kalmamak uğruna kendi haklarından feragat etmektedirler.

15-16 Haziran emekçi sınıflara, örgütlü mücadele etmenin ne denli önemli ve bunun dışında bir yol aramanın gereksiz ve etkisiz olduğunu göstermiştir. Emekçi sınıfların bugünkü mücadelesine ışık tutacağı inancıyla, 15-16 Haziranı yaratanları saygıyla anıyoruz.

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu 
 

MADEN MO: 15-16 HAZİRAN DİRENİŞİNİ YARATANLARI SELAMLIYORUZ.

Bundan 39 yıl önce sendikal hak ve özgürlüklerin budanması, DİSK‘in kapatılması için hazırlanan yasal düzenlemelere karşı işçi sınıfının gösterdiği direniş, Türkiye işçi sınıfı ve sınıf mücadelesi tarihi açısından "mücadele edilmeden hak alınamayacağını" gösteren önemli dönemeçlerden biridir.

15-16 Haziran, sendikalar yasasında yapılmak istenen değişikliklere karşı işçi sınıfının bu tarihsel eyleminin günüdür. 1960‘ ların başlarında yavaş yavaş gelişen işçi sınıfı mücadelesi, 1970‘ lere gelinirken, tüm toplumsal ve siyasal düzeni sarsacak boyutlara ulaşmıştır. Öğrenci gençliğin mücadelesinin yükselişiyle de birleşen işçi sınıfı eylemlerinin bu niteliği, 12 Mart darbesini gündeme getirmiştir.  En temel demokratik haklardan olan çalışma ve örgütlenme özgürlüğüyle ilgili eylemlere kan dökerek müdahale edilmiş; yüzlerce sendikacı 12 Mart ve 12 Eylül mahkemelerinde yargılanmıştır.

39 yıl sonra bugün Türkiye; pek çok alanda  hala çok olumsuz bir noktadadır. Madenler özelleştirilmiş, sektör yok olma noktasına getirilmiştir. İşsizlik ürkütücü boyutlara ulaşmıştır. İşçi sağlığı ve güvenliğinde büyük sorunlar yaşanmaktadır. 4857 sayılı İş Yasası; esnek ve kuralsız çalışmayı yaygınlaştırmış, işçileri başka işverenlere kiralamayı ve taşeronlaştırmayı yasallaştırmış, sendikal haklar tırpanlanmıştır. Yaşanan krizin faturası yoksul halka ve çalışanlara ödettirilmekte, kıdem tazminatını budamak için hazırlıklar yapılmakta, İşsizlik Fonu‘nun sermayeye aktarılması için çalışmalar yapılmaktadır.

Tüm bu sorunların çözümü; neoliberal uygulamaları reddetmekten ve emekten yana politikalar uygulamaktan geçmektedir. Maden Mühendisleri Odası, emek ve demokrasi mücadelesi veren işçi sınıfını ve 15-16 Haziran direnişini yaratanları bir kez daha selamlamaktadır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu

  TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI, 15-16 HAZİRAN BÜYÜK İŞÇİ DİRENİŞİNİN 39. YILDÖNÜMÜNDE DİSK‘İN YANINDADIR

15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi‘nin 39. yılında Türkiye, neo liberal politikalar ve yapısal ekonomik krizin yol açtığı işsizlik dalgalarıyla yüz yüzedir. Bugün milyonlarca insanımız işsizlik ve emek sömürüsünün pençesinde yaşamakta, örgütlenme hakkından mahrum bırakılmakta, ekonomik ve sosyal bunalıma sürüklenmektedir.

1970 yılında, çalışma yaşamı ve temel sendikalar mevzuatını düzenleyen 274 sayılı İş Yasası ile 275 sayılı Sendikalar Yasası‘nda değişiklik öngören yasa tasarısı ile yüz binlerce işçinin meşru temsilcisi olan DİSK tasfiye edilmeye çalışılmıştı. Bu hak gaspına yanıt, 168 fabrika ve 150 bine yakın işçiyle birlikte 15-16 Haziran Direnişi ile verilmiştir. En temel demokratik haklardan olan çalışma ve örgütlenme özgürlüğüyle ilgili eylemlere kan dökerek müdahale edilmiş; yüzlerce sendikacı 12 Mart ve 12 Eylül mahkemelerinde yargılanmıştır.

15-16 Haziran, bugün için de çok şey ifade etmektedir. Zira Türkiye işçi hakları açısından Uluslararası Çalışma Örgütü-ILO‘ya göre en kötü ülkeler içinde yer almakta; işçi-iş sağlığı ve güvenliğinde büyük sorunlar yaşamaktadır. 4857 sayılı İş Yasası çalışma yaşamının bütününü kapsamamakta, esnek ve kuralsız çalışmayı yaygınlaştırmakta, işçileri başka işverenlere kiralama ve taşeronlaştırmayı yasallaştırmakta, kıdem tazminatları, fazla mesai ücretleri ile sendikal hak ve yetkileri budamaktadır. Bu kadarla kalınmayarak krizin faturası çalışanlara ödettirilmekte, kıdem tazminatlarını budamak için hazırlıklar yapılmakta, İşsizlik Fonu amaç dışı bir şekilde işveren kesimine destek için kullanılmaktadır.

Dünden bugüne uzanan sorunların kaynağı, çalışma yaşamı ve toplumsal yaşamın emek sömürüsü ve azami kâr hırsı ile kuşatılmasıdır. Bu nedenle son krizle birlikte, gerçek işsiz sayısı bir yılda 1 milyon 272 bin kişi artmıştır. Her dört çalışabilecek insandan birinin işsiz kaldığı Türkiye, işsizlikte OECD sıralamasında birinci, dünyada ikinci sırada yer almakta ve % 30‘a doğru tırmanış ile dünya birinciliğine oynamaktadır.

Oysa çalışanları ve Türkiye‘yi kuşatan bu sorunları aşmak; çalışma yaşamının insanca, iş güvenceli, örgütlü, toplu sözleşme ve grev hakları ve istihdamı esas alan, iş kazalarını en aza indirecek şekilde örgütlenmesi pekâlâ olanaklıdır. Bunun için yapılması gereken; neo liberal politikaların tamamen dışında insanı ve emeği temel alan eşitlikçi, sanayileşme, üretim ve istihdamdan yana bir çalışma yaşamı perspektifinin yaygınlaştırılmasıdır.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, 15-16 Haziran‘ın 39. yıldönümünde, bu kapsamdaki talepleri kamuoyuyla paylaşmayı, toplumsal sorumluluğu gereği görev bilmektedir. MMO, ekonomik krizin mağdurları olan işsizleri ve emek sömürüsünün tüm acımasızlığına karşın ayakta kalma ve yaşama mücadelesi veren işçileri selamlamakta, DİSK‘in 16 Haziran günü işten çıkarılan işçilerle birlikte Ankara‘da yapacağı etkinlikleri desteklemektedir.

Emin KORAMAZ
TMMOB Makina Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu Başkanı