8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR ULUSLARARASI BİRLİK, DAYANIŞMA VE MÜCADELE GÜNÜ KUTLU OLSUN!

09.03.2004

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde TMMOB adına Yönetim Kurulu Üyesi Betül Uyar bir açıklama yaparak TMMOB'nin bakışını kamuoyuna duyurdu

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Uluslararası Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü KUTLU OLSUN!

Ülkemizde siyasal iktidarların, IMF ve Dünya Bankası‘nın yapısal uyarlama programları doğrultusunda yürüttükleri süreç, özelleştirmeler ve yoksulluğun yaygınlaşması ve derinleşmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk önce işten atılanlar da, kadınlar olmaktadır. Küresel kapitalizmin yeni liberal politikaları, kadının toplumsal alanda cinsiyetçi politikalarla, daha fazla ezilmesine olanak sağlamaktadır. Bunun sonucunda da kadının aile, toplum ve çalışma yaşamındaki konumu, daha fazla gerilemektedir. Çünkü: Sermayenin yeniden yapılanma programı ve birikim modeli; emeğin ucuzluğu, sosyal güvencesizliği ve örgütsüzlüğü üzerine kurgulanmaktadır.

Bugün TMMOB‘nden baktığımızda;

  • Özellikle mühendislik mesleklerinin içinde, kadınların oransal olarak, hakettikleri yeri henüz bulamadıklarını,
  • Mühendis ve mimar kadınların iş ve istihdam koşullarında, DSİ, DHMİ, TMO vb. kamu kurumlarına iş başvurularında, geçtiğimiz günlerde yaşandığı gibi; erkek meslektaşlarına oranla daha fazla zorluk yaşadıklarını,
  • Eğitimli kadınların bile, sorunlarının çok fazla olduğu mevcut düzende; evde, tarlada çalışarak, emeğini yeniden üreten kadınların, hiçbir sosyal güvencelerinin olmadığını,
  • Fabrikalarda v.b. yerlerde işçi olarak çalışan kadınların "eşdeğer işe eşit ücret" uygulamasından yoksun olarak, ucuz emek piyasasında sigortasız, güvencesiz, korumasız olarak çalıştırıldıklarını,
  • Kadın kimliği ve bedeni üzerinde; cinsiyetçi politikaların ve ayrımcı yaklaşımların, töre cinayetlerinin, cinsel-dinsel - sosyal şiddetin ve tacizin sürdüğünü, sosyal ve cezai yaptırımların hep geri bıraktırıldığını,
  • "Erkek egemen anlayışın" kadının siyasal, toplumsal ve kamusal alanda etkinleşme alanını olabildiğince daralttığını,

görüyoruz.

  • Bugün Mühendis-Mimar kadınlar, tüm hemcinsleri adına;
  • Tüm dünyada, yanıbaşlarındaki Ortadoğu‘da ve sevgili ülkelerinde, öncelikle "barış" istiyorlar.
  • Kadınların haklarına saygılı, çoğulcu, eşitlikçi, özgür ve demokratik bir Türkiye istiyorlar.
  • Örgütlenme ve çalışma haklarının korunması için "iş güvencesi" ve 4857 sayılı İş Yasası‘nın daha demokratik, katılımcı ve özgürlükçü bir anlayışla, yeniden düzenlenmesini istiyorlar.
  • Anneliklerinin korunmasını, ücretli anne-baba izinlerinin ILO normları düzeyine getirilmesini, sosyal devlet kurumlarının ücretsiz olmasını ve arttırılmasını istiyorlar.
  • Parasız koşullarda, daha nitelikli eğitim ve sağlık hizmetine olanak veren bir "bütçe" ve "kamu hizmeti" istiyorlar.
  • Kamusal alanda "Sosyal Devlet"in varlığını istiyorlar.
  • Kendilerine yönelik her türlü düzenleme ve uygulamanın, meslek birliklerinin, sendikaların ve kadın örgütlerinin katılımıyla hazırlanmasını istiyorlar.
  • 8 Mart‘ın "ücretli izin günü" olarak sayılmasını istiyorlar.
  • 28 Mart‘ta yapılacak Yerel Seçimler‘de, ülkemizdeki nüfusları oranında Belediye Başkanı, İl Genel Meclisi Üyesi, Belediye Meclisi Üyesi ve Mahalle Muhtarı olarak partilerince aday gösterilemeyen! Kadınların mücadele hattıyla; hiç değilse, seçilecek erkek adaylardan kadın sorunlarına eğilmelerini ve kadınların ülkemizde erkeklerle "eşitlik düzlemi"nde var olacakları ortam ve koşulların yaratılmasını; sağlıklı ve insanca yaşanabilir bir yerleşme, sosyal bir konut edinme, sosyo-kültürel hizmetlerden yararlanma, çocuk- engelli - yaşlı ve kadın dayanışma evleri, halk meclislerine katılım talep ediyorlar.
  • TBMM Genel Kurulu‘nda 50. Madde‘ye kadar geçirilen, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı‘nda olduğu gibi; kamunun üretim, yatırım, iş ve istihdam alanını küresel sermayeye açan düzenlemelerle, daha fazla mağdur olmak istemiyorlar.
  • Ve son olarak da AKP‘li kadın milletvekillerini, kadınları daha fazla işsiz ve sosyal güvencesiz bırakacak Kamu Yönetimi Temel Kanunu ve Yerel Yönetimler ile ilgili düzenlemelerde, siyasal iktidarın erkek egemen anlayışının sürdürülmesine "daha fazla seyirci kalmamaları" için, bir kez daha uyarıyorlar!

Mühendis-Mimar kadınlar, nice 8 Mart‘larda da görevlerinin başında olacaklar; ülkelerinin aydınlık yarınları için, bilimin ışığında toplumsal faydayı, en az erkek meslektaşları kadar omuzlamayı, bundan sonra da sürdüreceklerdir.

Saygılarımızla,

A.Betül UYAR TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi