
AVRUPA SOSYAL FORUMU 3. HAZIRLIK TOPLANTISI İSTANBUL'DA GERÇEKLEŞTİ
Avrupa Sosyal Forumu 3. Hazırlık toplantısı 22-25 Eylül 2005 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleşti.
Toplantıya TMMOB ve bağlı odaların temsilcilerinden 25 kişi katıldı. Hazırlık toplantısı yüzellisi Avrupa‘nın çeşitli ülkelerinden olmak üzere üçyüzü aşkın katılımcı tarafından gerçekleşti. Toplantının sekreteryalığını Türkiye Sosyal Forumu yürüttü.
Hazırlık toplantısında, İklim değişikliği ve çevre, Gençlik, Antirasist ağ, Güvenlik ve baskı politikalarına karşı ağ, Filistin, Kadın, Savaş karşıtları, Eğitim, Latin Amerika ağı, Avrupa Arap İletişim ağı, Başka Bir Avrupa Bildirgesi, Daha Demokratik Avrupa İmza Kampanyası çalışma grupları bir dizi toplantı yaptı.
Ayrıca; ASF‘nin öncelikleri ve program eksenleri, ASF‘nin genişlemesi ve gelecek hazırlık toplantısı ile Avrupa Sosyal Forumu ve Dünya Sosyal Forumu ilişkisi görüşmeleri de geniş toplantılarda yapıldı.
Avrupa Sosyal Forumu 4 Hazırlık toplantısı 5-8 Ocak 2006 da Viyana‘da yapılacak. Avrupa Sosyal Forumu 6-9 Nisan 2006 da Atina‘da toplanıyor.
TMMOB Yönetim kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ASF Hazırlık toplantısı açılışında yaptığı toplantıda şunları söyledi:
Başka Bir Yaşam Mümkün Diyenler,
Başka Bir Avrupa Mümkün Diyenler,
Başka Bir Dünya Mümkün Diyenler,
Sevgili Konuklarımız,
Hepinizi örgütüm Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği adına ve Türkiye Sosyal Forumu adına sevgiyle selamlıyorum. Ülkemize hoş geldiniz.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 270.000 üyenin 23 odada toplandığı kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütü. Örgütümüz kendini mesleki-demokratik-kitle örgütü olarak tanımlar. Sözlerinin başında da emekten ve halktan yana bir çalışma tarzı içerisinde olduğunu söyler.
TMMOB nin de bileşeni olduğu Türkiye Sosyal Forumu Temmuz ayında kamuoyuna duyuruldu. Türkiye Sosyal Forumu, Dünya Sosyal Forumu ve Avrupa Sosyal Forumu ilkelerine benzer ilkelerle oluşturuldu. Forum içinde emek örgütleri, meslek örgütleri, dernekler, sivil toplum kuruluşları, siyasal partiler yer aldı. Türkiye Sosyal Forumu sizleri burada konuk etmekten onur duymaktadır.
Yunan dostlarımıza da Avrupa Sosyal Forumu‘nun Hazırlık toplantısının burada İstanbul‘da yapılmasını sağladıkları için teşekkür ediyoruz.
Nisan‘da Atina‘da yapılacak Avrupa Sosyal Forumu‘nun büyük buluşması bir kez daha onbinlerce küreselleşme karşıtını, savaş karşıtını, çok çeşitli ve çok renkli sosyal hareketleri ve bireyleri bir araya getirecek. Bir kez daha onbinler, hep birlikte sorunlarımızı söyleyeceğiz. Bir kez daha kapitalizmin insanlığın ve gezegenin üzerine kâbus gibi çöken politikalarını ele alacağız. Başka bir dünyayı nasıl kuracağımızı, savaşı nasıl durduracağımızı, demokrasinin sınırlarını nasıl geliştirebileceğimizi, küresel ısınmayı nasıl engelleyeceğimizi, kadınların, çocukların, emekçilerin, ezilenlerin ve küreselleşme mağdurlarının ekonomik ve sosyal haklarını nasıl koruyabileceğimizi hep birlikte tartışacağız. Halkların özgürlüğünü hep birlikte konuşacağız.
Sosyal forumlar; dünyada ve Avrupa‘da, sayısız muhalefet dinamiğini ve sosyal hareketleri birleştirme süreci, eylem birliklerini sağlama platformları olarak çok önemli bir işleve sahip olmaya devam ediyor. Öte yandan da, sosyal forumların en önemli özelliği, birleşik bir platform ve güç olarak, evrenin efendilerinin politik görüşlerini ve dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde uyguladıkları siyasetleri masaya yatırması, mahkûm etmesi, yanlışlıklarını kanıtlaması ve alternatif politikaları şekillendirmesidir.
Artık çok daha rahat bir biçimde söyleyebiliriz ki: Onların G8‘leri varsa, bizlerin, ezilenlerin, emekçilerin, mağdurların ve sosyal hareketlerin de sosyal forumları var. Egemenlerin sermayeyi küreselleştirme politikaları varsa, bizlerin alternatif küreselleşmeyi ortaya koyduğumuz, ezilenlerin mücadelesini küresel düzeyde nasıl birleştirebileceğimizi tartıştığımız sosyal forumlarımız var.
Bizim gücümüz hiç de küçümsenmeye gelmez.
Hareketimizin gücü sayesinde küresel savaş yalanlarını tüm çıplaklığıyla teşhir edebildik. Dünyanın neresinde kime, Bush‘un Irak‘ta ne işle uğraştığını soralım aynı yanıtı verecektir "Bush Irak‘ta petrol peşinde. Bush, Irak‘ta küresel hegemonya peşinde. Bush Irak‘ta yalan söylüyor" diyecektir.
Dünyanın neresinde kime, "IMF ne iş yapar?" diye soralım aynı yanıtı alacağız. "IMF, Sermayenin özelleştirme, işsizleştirme, sendikasızlaştırma politikalarını düzenleyen emek ve demokrasi düşmanı bir kurumdur." yanıtını alacağız. Küresel sermayenin ekonomik ve siyasi-askeri tüm baskı mekanizmaları ve örgütleri, kapitalizmin tarihinde çok sık rastlanmayan bir şekilde Sosyal Forumların çabasıyla teşhir edildi. Politikaları açığa çıkarıldı. Toplantıları bloke edildi. Son olarak patlayan bombaların gölgesinde kalmasına izin vermememiz gereken İskoçya‘daki G8 zirvesine karşı gerçekleşen protesto gösterilerini ve karşı zirveyi hatırlayalım. Yüz binlerce küreselleşme karşıtı Bush‘un, Blair‘in ve diğer dünya liderlerinin küresel sorunların çözüm merkezi olamayacağını, çünkü bu liderlerin uyguladığı politikaların bizzat sorunun kendisi olduğunu, eylemlerle, sloganlarla ve tartışmalarla bir kez daha gösterdi.
Burada sizlere sadece sosyal forumlar süreçlerinin bir devamcısı olarak değil, Türkiye‘de mağdurların mücadelesinin aktif bir bileşeni olan, Türkiye çapında örgütlü bir meslek örgütünün, TMMOB‘nin Başkanı sıfatıyla sesleniyorum. Bizler sürekli uyanık, sürekli hareket halinde olmak zorundayız. İşte Türkiye. Siyasal iktidar IMF‘nin bir dediğini iki etmiyor. Türkiye‘de alınıp satılabilecek ne varsa, hepsini, teker teker, sermayeye devretmeye yemin etmiş bir siyasal iktidarla karşı karşıyayız. Türkiye‘de dört kişiden biri işsiz. Yoksulluk artık katlanılamayacak boyutlarda. Hala kamu çalışanlarının grev hakkı yok, toplu sözleşme hakkı yok. Mitingler yasaklanıyor. İncirlik Üssü‘nden Irak‘a bomba, silah ve ABD askeri yağıyor.
Ama bunların hiçbirisi bizleri yıldırmıyor, yıldırmamalı.
İki şeye sonuna kadar güveniyoruz:
Birisi, mücadelemize. Türkiyedeki emek ve demokrasi güçleri, savaş karşıtları, siyasal demokrasinin sınırlarını geliştirmek için mücadele eden güçler, şiddet dozajı ağır baskı politikalarına bugüne kadar hiç taviz vermedi. Bugün de vermiyoruz. Sonuna kadar, kazanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Güvendiğimiz ikinci güç ise, uluslararası hareket. Bu gün bu salonda olan ya da yüreği şimdi bizlerle olan Avrupa‘daki ve dünyadaki dostlarımızın eylemleri ve mücadelesine güveniyoruz.
Bu yüzden, küresel düşünüp yerelde örgütlenmeye devam edeceğiz. Bu yüzden kazanmaya kararlıyız. Biz biliyoruz: Çünkü onlar bir avuç biz milyarlarız!
Hepimize kolay gelsin diyorum.


