"BİZ YAPI DENETİMİ İSTİYORUZ" DİYENLER 14 EKİM'DE ANKARA'DA TMMOB MİTİNGİNDE
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı 12 Ekim 2006 tarihinde, 14 Ekim "TMMOB Mitingi"ne yönelik "yapı denetimi"ni konu alan basın açıklaması yaptı.
TMMOB, "Yapı denetiminde eksiklikler giderilmeli ve uygulama tüm ülke genelini kapsamalıdır" diyor.
Herkes biliyor:
Ülkemizin asli sorunları arasında köyden kente göç, kaçak ve sağlıksız yapılaşma, seçim dönemlerinde çıkartılan imar afları ve çarpık kentleşmenin doğurduğu sonuçlar yer almaktadır. Servisli kentsel alt yapı üretilememesi sağlıksız kentleşmenin ve yapılaşmanın ana nedenidir. Kentlerimiz rahat ve kolay yaşanılır yerler olmaktan çok uzaktır ve deprem gibi doğal afetler karşısında insanımız korunaksız kalmaktadır.
Yapı denetimi, bütün bu sürecin başat sorunu olarak ülke gündeminde önemli bir yer tutmaktadır. Yapı denetimi, yapı üretim sürecinin bütün aşamalarını kapsadığı ve niteliklerini artırdığı oranda anlamlıdır. Yapı denetimini salt güvenirlilik olarak algılamak doğru değildir. Aynı şekilde salt doğal afetlerle ilgili ele almak da eksik olacaktır. Zümrüt apartmanının çökmesi, Antalya‘da alışveriş merkezinin çatısının uçması gibi olaylar doğru ve yeterli mühendislik hizmetinin tam olarak verilememiş olmasından kaynaklanmıştır.
Yapı denetim süreci yer seçimi, projelendirme, yapım koşulları, çevre güvenliği, kent planlaması, estetik, sağlık koşulları, ekonomi ve garanti sürelerini içermektedir. Ancak yukarda sıraladığımız asli sorunlar kullanıcının ve/veya tüketicinin talepleri arasında yer almamaktadır. Çünkü ülkemizde yapı üretimi süreci ranta bağlı olarak şekillenmekte, konut üretiminde esas beklenti getiri üzerine kurulmaktadır. Yapı projeleri mevcut işleyişte halen kullanıcı ve/veya tüketici için belediyeden alınacak yapı ruhsatının tamamlayıcı birer evrakı olmaktan öte anlam taşımamaktadır.
Doğal afet riskinin en az düzeyde olduğu Avrupa ülkelerinde bile yapı denetimi konusunda kurallar getirilmişken, büyük depremleri yaşayan ülkemizde konu ne yazık ki gerek kamuoyu gerekse siyasi erk nezdinde hak ettiği ilgiyi görememektedir. Çünkü ekonomik/siyasal sistemimiz bu anlayışa çanak tutmaktadır.
Yapı denetimi sadece bir yasal düzenlemeler sorunu değildir. Elbette ki, yasal düzenlemeler zorunludur ancak uygulayıcıların bu konudaki kararlılığı, başka bir ifadeyle siyasi erkin tercihi sonucu değiştirecek önemdedir.
1999 Marmara Depreminden sonra siyasi iktidar tarafından alelacele çıkartılan 4708 sayılı Yapı Denetimi Yasası ciddi eksiklikler ve yanlışlıklar taşımasının yanı sıra ihtiyacı gidermekten çok uzaktır. Nitekim yasanın değiştirilmesi kamuoyunun gündeminde bulunmaktadır.
TMMOB bir kez daha uyarıyor:
- Yapı Denetim sürecine dahil kurum ve kuruluşların görev, yetki ve sorumlulukları yeniden tanımlanmalıdır.
- Her inşaata şantiye şefi zorunluluğu getirilmelidir.
- Müteahhit tanımı doğru yapılmalıdır.
- Yapı Denetim Komisyonlarında TMMOB da temsil edilmelidir.
- Denetçi belgeleri ve süreç içerisindeki takibi TMMOB tarafından verilmelidir.
- Yapı denetimi mekanizmasında yer alan meslektaşların sicilleri TMMOB ve ilgili Odalar tarafından tutulmalıdır.
- Meslek içi eğitimler TMMOB‘ye bağlı Odalarca yapılmalıdır.
- Yasa ülke genelinde uygulanmalıdır.
- Yapı Denetim Laboratuarlarında akredite olma koşulu aranmalıdır.
- Mali Sorumluluk Sigortası ve Mesleki Sorumluluk Sigortası getirilmelidir.
14 Ekim‘de mühendisler, mimarlar, şehir plancıları Ankara‘da TMMOB mitinginde "Biz Yapı Denetimi İstiyoruz" diyecekler.
Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı


