BURSA İKK'DAN "14 EKİM MİTİNGİ"NE ÇAĞRI
TMMOB Bursa İKK Sekreteri Ahmet Atalay, 12 Ekim 2006 tarihinde 14 Ekim mitingine yönelik bir basın açıklaması yaptı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘nın değişiklik teklifi ile gündeme getirdiği, sonra Başbakanlık müdahalesi ile son şeklini alan "yabancıların çalışma izinleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı" TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu‘nun 22.06.2006 tarihli toplantısında, hiçbir önerimiz kabul edilmeyerek Meclis Genel Kurulu‘na sevk edildi.
Bu tasarının 14. maddesinde; "Avrupa Birliği‘ne üye ülkelerden veya Bakanlar Kurulu‘nca belirlenecek diğer ülkelerden gelecek yabancı mimar ve mühendislerin çalışma izinlerinin verilmesinde, diploma ve ilgili meslek odasına kayıtlı olduğuna dair belgenin ibrazı halinde, 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 34‘üncü ve 35‘inci maddeleri ile 17/6/1938 tarihli 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun‘un 1‘inci ve 7‘inci maddeleri uygulanmaz" denilmektedir.
Siyasal iktidar bu tasarı ile;
1. Yabancı mimar ve mühendisler hakkında 6235 sayılı TMMOB Yasası‘nın ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Yasa‘nın uygulanmayacağını,
2. Akademik ve mesleki yeterliliği kanıtlanmamış yabancı mimar ve mühendislere; ülkemiz kapısının hiçbir kısıtlama olmaksızın sonuna kadar açık olduğunu,
3. Bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancılarının kendi ülkesinde aslında "yabancı" olduğunu,
4. Yabancı mühendis, mimar ve şehir plancısı ile bu ülkenin mühendisinin, mimarının ve şehir plancısının haksız bir rekabetin içinde olması gerektiğini söylüyor.
Ülkemizin mühendisleri, mimarları ve şehir plancıları adına söylüyoruz ki;
"Bu madde bizim tarafımızdan asla kabul edilemez."
Bu madde, egemen bir devletin kendi kurumlarını ve yetkilerini inkar eden, hiçbir ulusal kuralı tanımayan, yetişmiş teknik elemanlarını ulusal ve uluslararası sermayenin çıkarları adına yok sayan bir anlayışın maddesidir.
Bu tasarı yanlışlıkla (!) ve bu haliyle yasalaştığında, sonuçları ne olacaktır?
1. Akademik ve mesleki yeterliliği kanıtlanmamış kişiler bu ülkede "mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı mesleğini" icra edebilecek duruma geleceklerdir. Oysa her ülkenin olduğu gibi, ülkemizin de "diploma" verilmesini düzenleyen, yasayla tanımlanmış bir kurumu vardır. Bugün, yabancı bir üniversiteden mezun olmuş bir şahsın - ister yabancı ülke vatandaşı, ister yurttaşımız olsun- diploma denkliğini veren kurum Yüksek Öğretim Kurumu‘dur. Tasarıya göre ise, üniversite denkliğinin akademik kurum tarafından kanıtlanmasının gereği bulunmamaktadır. Bu anlamda, bu meslek ile ilgili "akademik bir alan" kaosa sürüklenecektir.
2. Bu tasarı yasalaştığında, yurtdışında okuyan ülkemiz vatandaşı, başka bir ülke vatandaşı ile yurtdışındaki aynı üniversiteden mezun olup ülkemize çalışmaya geldiğinde, yurttaşımız için denklik belgesi aranacak ama yabancı ülke vatandaşı için aranmayacaktır. Bu yaklaşım, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 1998/78/ Esas, 1999/307 sayılı kararına göre akademik yeterliliği kanıtlanmamış kişilerin mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı yapamayacaklarına ilişkin kararı siyasal iktidar tarafından bu düzenleme ile yok sayılmaktadır. Yargı kararlarını aşmak için yasal düzenleme yoluna gitmek, olsa olsa bir teslimiyetin ifadesidir.
3. Ülkemizde, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı alanındaki "mesleki yeterliliği" belirleyen kurum TMMOB‘dir. Meslek disiplini ve icrası için gerekli meslek kuralları doğal olarak ve tüm dünyada kabul gördüğü şekli ile, meslek kuruluşlarınca belirlenmektedir. Yasa tasarısı ile TMMOB ve bağlı odalarına "yabancı ülke vatandaşı meslek mensuplarına hiçbir kural uygulamayınız" denilmektedir. Bu tasarının mantığı, öncelikle meslek kuruluşlarının varoluş gerekçesine aykırıdır. Ülkemizde hukukun üstünlüğünü savunanlar, öncelikle ve asgari olarak; kendi yurttaşları için ne istiyorlarsa, yabancı ülke vatandaşları için de onu istemelidirler. Kural tanınmaz bir şekilde bütünleşilmeye çalışılan AB ülkeleri arasında dahi, "diğer ülke vatandaşlarına, en fazla kendi yurttaşlarına tanınmış hakları tanıyan" bir anlayış varken, ülkemizin muz cumhuriyeti konumuna düşürülmek istenmesi, anlaşılabilir bir tutum değildir.
4. Bu tasarı yasalaştığında, "denetimsiz hizmet sunumu"nun önü açılacaktır. TMMOB Yasası‘nın gerekçesinde "mühendislik ve mimarlık hizmetinin ülke güvenliği ile yakından ilgili olduğu" saptaması vardır. "Ülkemizde denetimsiz yabancı girişi" ve dolayısıyla; meslek mensuplarının denetimini ortadan kaldıracak yasal düzenlemeler, mühendislik hizmetini kamu çıkarından ve ülke güvenliğinden uzak bir noktaya getirecektir.
Uyarıyoruz.
Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı mesleğinin icrası için aranan koşullar, yabancı-yerli ayrımı yapılarak düzenlenemez. Yurttaşların aleyhine ve eşitlik ilkesine aykırı olan bu tasarının ne bilim karşısında ne de hukuk karşısında savunulabilir bir yönü bulunmamaktadır. Siyasal iktidar şaşırmış durumdadır. Ama bilmelidir ki; ülkesinin mühendisini, mimarını, şehir plancısını gözden çıkararak yasal düzenlemeleri gündeme getiren siyasal iktidarı, bu ülkenin mühendisi, mimarı, şehir palancısı da gözden çıkarmaktadır.


