EĞİTİMSEN YOLUNA DEVAM EDİYOR...

27.10.2005

[Sesonline] Ankara 2. İş Mahkemesi, Eğitim Sen hakkında açılan kapatma davasında, kapatmaya konu olan ''anadilde öğrenim'' ifadesinin sendika tüzüğünden çıkarılması nedeniyle, 'sendika hakkında ''kapatılmama'' kararı verdi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nun, mahkemenin kapatma istemini reddetmesini esastan bozması üzerine üçüncü kez yargılama yapılan Ankara 2. İş Mahkemesi‘ndeki davanın duruşmasına Eğitim Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer ve sendika yöneticileriyle çok sayıda avukat
katıldı.

Avukat Kazım Genç, sendikanın kapatılmamasına karar verilmesini talep etti.

Yargıç Kudret Kurt, sendika tüzüğündeki ‘‘anadilde öğrenim‘‘ ifadesi çıkarıldığından, sendikanın kapatılmasına yer olmadığına karar verdi.

Eğitim Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer, sendika hakkındaki kapatma davasının düşmesiyle ilgili olarak, ‘‘Davadan çıkan sonuç, Türkiye‘nin çağdaş, medeni toplumlar düzeyine ulaşmadaki inat ve ısrarını, ciddi eksikliklere rağmen tamamen yitirmediğini göstermiştir‘‘ dedi.

Ankara 2. İş Mahkemesi‘nde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nun sendikanın kapatılması gerektiği yönündeki ve bağlayıcı nitelik taşıyan kararının ardından yapılan duruşmaya Dinçer ve Eğitim Sen yöneticileriyle sendikanın çok sayıda avukatı katıldı.

Duruşmada söz alan Eğitim Sen avukatlarından Kazım Genç, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nun kararının hukuki olmadığına inandığını söyledi. Genç, Eğitim Sen‘in, Hukuk Genel Kurulu‘nun kararından sonra 3 Temmuz 2005 tarihinde yaptığı genel kurulda tüzüğün değiştirildiğini ve ‘‘anadilde öğrenim‘‘ ifadesinin sendika tüzüğünden çıkarıldığını söyledi.

Genç, yerel mahkemelerin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına uymak zorunda olmalarına rağmen, tüzük değişikliği nedeniyle dava konusu kalmadığına dair karar verilmesini talep etti.

Yargıç Kudret Kurt, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Yurtdışı İşçi Hizmetleri Genel Müdürlüğü‘nün, mahkemece verilecek kararın örneğini Uluslararası Çalışma Örgütü‘ne (ILO) gönderilmek üzere istediğini bildirdi.

Kurt, sendika yönetiminin, duruşma öncesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı‘ndan davadan feragat etmesi talebinde bulunduğunu, Başsavcılığın ise feragat yetkisi bulunmadığı ve takdirin mahkemede olduğu cevabı verdiğini belirtti.

Tekrar temyiz edilebilecek

Daha sonra kararı açıklayan Kurt, Eğitim Sen‘in tüzüğündeki kapatma davasına konu olan ‘‘anadilde öğrenim‘‘ ifadesinin çıkarıldığını, bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini açıkladı.

Yargıç Kurt, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nun sendikanın kapatılması gerektiği yönündeki karara, tüzük değişikliği sonrası ortaya çıkan durum nedeniyle uyulmamış olduğu için, Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın yasal süre içinde kararı Yargıtay 9. Hukuk Dairesi‘nde temyiz edebileceğini belirtti.

Çeşitli illerden gelerek, Ankara Adliye Sarayı önünde toplanan Eğitim Sen üyeleri, kararı öğrendikten sonra sevinç gösterileri yaptılar.

‘‘Görevimiz demokrasi sürecini hızlandırmak‘‘

Duruşmanın ardından basın açıklaması yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Dinçer, kararı demokratikleşme yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

Sendikaya destek veren ulusal ve uluslararası kuruluşlara teşekkür eden Dinçer, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi. Dinçer, ‘‘Mahkemeden çıkan sonuç, Türkiye‘nin çağdaş, medeni toplumlar düzeyine ulaşmadaki inat ve ısrarını ciddi eksikliklere rağmen tamamen yitirmediğini göstermiştir‘‘ dedi.

KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul da Eğitim Sen ve KESK‘in, sürdürdükleri mücadeleyle bir kez daha ders verdiğini söyledi. Tombul, bundan sonra üzerlerine düşen görevin, demokratikleşme sürecini hızlandırmak olduğunu belirtti.

Dava süreci

Ankara 2. İş Mahkemesi, sendikanın tüzüğünde anadilde öğrenim hakkına yer vermesi dolayısıyla açılan davanın ilk yargılamasında, kapatma istemini reddetmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın temyiz etmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sendikanın kapatılması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını esastan bozmuştu.

Ankara 2. İş Mahkemesi, bozmanın ardından yapılan ikinci yargılamada, ilk kararında direndi ve kapatma istemini reddetti. Yerel mahkeme, direnme kararını, ‘‘Davalı sendikanın tüzüğünde bulunan hükümler, mahkememizce Türkiye Cumhuriyeti‘nin toprak bütünlüğüne, ulus bütünlüğüne, devletin tekliğine, sınırların değişmezliğine karşı bir tehlike olarak görülmemiştir‘‘ gerekçesine dayandırmıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı direnme kararını da temyiz edince dosya, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘na gitmişti. Genel Kurul, Ankara 2. İş Mahkemesi‘nin direnme kararını oybirliğiyle esastan bozmuştu.

Eğitim-Sen‘in kapatılması istemiyle açılan davanın davanamesinde, Eğitim-Sen tüzüğünün ‘‘Sendikanın Amaçları‘‘ başlıklı 2. maddesinin (b) bendindeki anadilde öğrenime ilişkin ifadenin Anayasa‘nın 3. maddesindeki ‘‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Resmi dili Türkçe‘dir‘‘ hükmüne ve Türkçe dışında hiçbir dilin eğitim ve öğretim kurumlarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına anadilleri olarak öğretilemeyeceğini düzenleyen 42. maddesine aykırı olduğu ifade ediliyordu.

SESONLINE