EMEK PLATFORMU TARAFINDAN 24-25 MART 2001 TARİHLERİ ARASINDA TÜBİTAK FEZA GÜRSEY KONFERANS SALONU'NDA GERÇEKLEŞTİRİLMEKTE OLAN VE AÇILIŞI TMMOB BAŞKANI VE EMEK PLATFORMU DÖNEM SÖZCÜSÜ KAYA GÜVENÇ TARAFINDAN YAPILAN "EMEK POLİTİKALARI SEMPOZYUMU" AÇILIŞ KO

24.03.2001

BASININ VE KAMUOYUNUN DİKKATİNE EMEK PLATFORMU TARAFINDAN 24-25 MART 2001 TARİHLERİ ARASINDA TÜBİTAK FEZA GÜRSEY KONFERANS SALONU'NDA GERÇEKLEŞTİRİLMEKTE OLAN VE AÇILIŞI TMMOB BAŞKANI VE EMEK PLATFORMU DÖNEM SÖZCÜSÜ KAYA GÜVENÇ TARAFINDAN YAPILAN "EMEK POLİTİKALARI SEMPOZYUMU" AÇILIŞ KONUŞMASI

Sayın Konuklar,

Emek Platformunun, TZOB‘nin katılımıyla düzenlediği Emek Politikaları Sempozyumuna hoş geldiniz. Sizleri Emek Platformu adına saygılarımla selamlıyorum.

Yaşanmakta olan büyük bunalımla ilgili olarak, Emek Platformu şu önemli saptamayı yapmıştır: "Kriz IMF ve Dünya Bankası politikalarının bir sonucudur ve sorumlusu da bu politikaları uygulayan siyasal iktidarlardır".

Emek Platformunun çeşitli açıklamalarında yer aldığı gibi, bu son olaylar da açıkça şunu göstermektedir ki, ekonominin, uluslar arası mali sermaye kuruluşlarının ve yönlendirilmemiş piyasa güçlerinin ellerine bırakılması, ne büyüme, ne yatırım, ne istihdam, ne de istikrar getirmiştir. Planlama, ulusal politikalar ve kamusal denetim tam anlamıyla bir kenara itilmiştir. Bunun sonuçları ise, bir yandan üretim ekonomisi yerine rant ekonomisinin egemen olması, diğer yandan da bu politikaların bütün yükünün ve krizlerin faturasının ülkemizin işçilerine, kamu çalışanlarına, emeklilerine, çiftçilerine, esnaf ve sanatkarlarına yüklenmiş olmasıdır. Yolsuzlukların boyutu ve yaygınlığı ise bu konuda en karamsarları bile şaşırtacak düzeylere ulaşmıştır. Halkımızın refah düzeyinin yükseltilmesi, gelir dağılımının düzeltilmesi, yoksulluğun ve işsizliğin giderilmesi gibi hedefler ise bu politikaların içinde zaten hiçbir zaman yer almamıştır.

Krizden çıkış için açıklanan acil önlemler paketinde de genel olarak Emek Platformunun isteklerine ve görüşlerine yer verilmediğini görmekten büyük bir rahatsızlık ve kaygı duymaktayız. Devalüasyon ve devalüasyonu izleyen zamlar, büyük çoğunluğu zaten yoksulluk sınırında yaşayan emekçi kesimler açısından büyük gelir kayıplarına neden olmuş, işten çıkarmalar hızlanmıştır. Açıklanan önlemlerde bu olumsuzlukları gidermeye yönelik her hangi bir yaklaşım yer almamaktadır. Acil önlemler paketi, yatırımı ve üretimi yine yok saymaktadır. Kaynak arayışı da yine ve neredeyse sadece çalışanların fedakarlığına dayandırılmak istenmektedir.

Bu konular Sempozyum süresince tartışılacaktır. Ancak, öyle anlaşılmaktadır ki, işsizlik-pahalılık-yoksulluk zinciri önümüzdeki günlerde, halkımızın büyük çoğunluğunu daha da hızlı ve acımasız bir şekilde sıkıştıracaktır.

Sayın Konuklar,

Emek Platformu, "sorunlarımızın, çoğulcu ve katılımcı parlamenter demokratik düzen içinde, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının, ulusal egemenliğin ve laik ve sosyal hukuk devletinin özenle korunarak çözülebileceği inancını" bir çok kez belirtmiştir. Ancak, uygulanmakta olan politikaların sonucu olarak, yurttaşlarımızın kararların oluşum sürecine katılması iyice sınırlanmıştır. Siyasi iktidarların neredeyse sürekli tekrarlamalarına karşın, demokratikleşme konusunda somut adımlar hala atılmamaktadır. Emek Platformu Anayasa değişikliklerini de kapsayacak kapsamlı bir demokratikleşmenin takipçisi olacaktır.

Sayın Konuklar,

Emek Platformu sadece kendi temsil ettiği kesimlerin değil, ülkemizin bugünkü koşullarından zarar görmekte olan bütün toplum kesimlerinin sorunlarına sahip çıkma ve bu sorunlara çözüm üretme kararlılığındadır.

Bu Sempozyum, yıllardan beri tek yanlı şartlandırmalarla, uygulanmakta olan yanlış politikaların alternatifinin bulunmadığı tezini çürütmek iddiasındadır. Bu Sempozyum aynı zamanda emek dünyasıyla bilim insanlarının bir kez daha bir araya gelerek halkımızın sorunlarına çözüm üretmek iddiasını da taşımaktadır.

Emek Platformu Başkanlar Kurulu bildirilerinde belirtilen temel ilkeler ve bu Sempozyumda dile getirilecek görüş ve öneriler çerçevesinde hazırlanacak metin, alternatif bir programın temel ögelerini içerecek biçimde kamuoyuna açıklanacak ve yaygın bir biçimde ülkemizin her yerinde halkımızın değerlendirmesine sunulacaktır.

Emek Platformunca yapılan bu çalışmaların, krizden çıkış için toplumsal mutabakat arayışı içinde olduğunu iddia eden siyasi iktidar tarafından gereği gibi değerlendirileceğini umuyoruz. Bu çalışmaların sonuçları, sadece günümüzde yaşanan krizden çıkılması için değil, aynı zamanda krizlerin tekrarlanmaması için de yol gösterici olacaktır inancındayım.

Sayın Konuklar,

Sempozyumumuz, bugün bildirilerin sunulması ve tartışılması, yarın sabah da Emek Platformunu oluşturan kuruluşların ve TZOB‘nin raporlarının sunulması şeklinde planlanmıştır.

On gün kadar kısa bir süre içinde düzenlenen Sempozyumun geç duyurulması, özel çağrıların yapılamaması ve bunlara benzer eksikliklerimizi hoş göreceğinizi umuyorum.

Sempozyumumuza katılarak görüşlerini ve çözüm önerilerini sunacak bilim insanlarımıza teşekkür ediyorum. Bu etkinliğe katkıda bulunacak dostlarımız kuşkusuz bugün burada olanlarla sınırlı değildir. Kısa hazırlık süresi nedeniyle hepsine ulaşma ve katkılarını isteme olanağımız olamadığını belirtmek istiyorum.

Sempozyumun hazırlanmasındaki büyük ve özverili katkıları nedeniyle Türk Sosyal Bilimler Derneği Başkanı Sayın Prof. Dr. Oğuz Oyan‘a ayrıca teşekkür ediyorum.

Emek Platformunun teknik komitesine ve Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Emekten yana politikaların somutlaşmasında önemli bir adım saydığımız Emek Politikaları Sempozyumunun çalışmalarına başarılar diliyor, Emek Platformu adına sizleri saygıyla selamlıyorum.


Kaya Güvenç
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı
Emek Platformu Dönem Sözcüsü