HALDUN ÖZEN ANMASI / HKMO ANKARA ŞUBESİ
Hepinizi TMMOB Yönetim Kurulu adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
5 Mayıs 2002‘de kaybettiğimiz Dr. Haldun Özen‘in mühendislerin, mimarların, şehir plancılarının örgütlenmesinde, özerk demokratik üniversite mücadelesinde, 1402‘liklerin haklarının aranmasında ve insan hakları savunuculuğunda gösterdiği inanç ve kararlılık, ölümünün 5.yılında da bizi burada topladı. Sevgili Haldun Özeni sevgiyle ve saygıyla anıyoruz.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri, geniş katılımlı Cumhuriyet mitingleri, 28 Nisan askerlerin e-muhtırası, 367 ile ilgili Anayasa mahkemesi kararı, Temmuz ayında yapılacak erken seçim, İstanbul‘da 1 Mayıs günü yaratılan terör ortamı, Ankara‘da patlayan bomba, Tunceli karakol baskını, Cumhurbaşkanlığı konusunda anayasa değişiklikleri, Meclisin son gününde çıkarılıveren yasalar. Bu kelimeler son bir aydır yaşananların kısa özeti.
Evet, bizim ülkemiz sıkıntılı, sancılı ve sorunlu bir ülkedir. Bu yaşananlar ve yaşatılanlar tüm dünyayı bir karabasana sokan kapitalist küreselleş menin ülkemize yansımalarıdır. Değişmeyen 12 Eylülün anti demokratik anayasa maddeleri, Siyasal partiler yasası. Seçim yasası. Kaldırılmayan seçim barajları. Birbirinden farkı olmayan, ABD‘ci, İMF‘ci siyasal partiler. Parti başkanlarının iki dudağı arasında belirlenen milletin vekilleri.
Tüm bunlara karşı özetle de biz, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği olarak, "bu ülke bu halk bu yaşananlara müstahak değildir" diyoruz. Aydınlık bir Türkiye ve aydınlık bir gelecek için bir meslek örgütü sorumluluğumuzla ve öznesine insanı koyan bir çalışma anlayışı ile meslek alanlarımız üzerinden bu ülke için, bu halk için doğruları söylemeye devam ediyoruz.
Evet, Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Siyasette, ekonomide, sokaklarda ve toplumsal yaşamın her alanında gerilim ve kriz giderek tırmanıyor. Tırmanan bu gerilim, ne öncekilerin bir tekrarından öte olmayan bir erken seçimle, ne de herhangi bir geçici düzenlemeyle aşılabilir. İçinden geçmekte olduğumuz kriz, 12 Eylül‘den bu yana bizlere dayatılan yaşam biçiminin, siyaset tarzının, ekonomik politikaların ürünüdür. Dolayısıyla krizi aşmanın yegâne yolu, "12 Eylül Hukuku”nun ve ülkemizde yarattığı toplumsal, siyasi ve ekonomik erozyonun yaşamımızın her alanından çıkarılmasıdır.
Halkımıza dayatılan sahte çözümlerin çıkmaz yol olduğunu, ırkçılığa varan milliyetçi söylemlerin, sosyal ve siyasal yaşamı din temelli anlayışa göre kurgulamak isteyenlerin ülkemizi içinden çıkılmaz bir kaosa doğru sürüklediklerini, bu kaostan çıkış yolunun demokrasi dışı yöntemlerle olamayacağını bir kez daha ifade ediyoruz.
12 Eylül hukukunun somut ve yaşayan örneklerinden biri de YÖK sistemidir. Ülkemizde sürdürülmeye ve yaratılmaya çalışılan sanal bir kamplaşmanın bir parçası olarak laik ve cumhuriyetçi bir konumda durur gibi gözüken YÖK, kimilerince meşrulaştırılmaya çalışmaktadır.
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şubemiz ‘‘Dr. Haldun Özen Toplantıları‘‘ başlığı altında düzenlediği etkinliklerin üçüncüsünde 12 Eylül hukukunun en önemli miraslarından olan YÖK‘ü ve kurucusu İhsan Doğramacı‘ya verilen TBMM Onur Ödülü‘nü tartışmayı amaçlamıştır.
Şubemiz çok doğru ve yerinde bir karar almıştır. Çünkü 1402 sayılı yasanın üniversitelerde uygulanmasında sorumluluk taşıyan, bilimsel kimliği yıllarca tartışılan, üniversitelerimiz üzerine karabasan gibi çöken YÖK‘ün baş mimarı İhsan Doğramacı‘ya verilen TBMM Onur Ödülü toplum vicdanını zedelemiştir.
İşte biz, buna karşılık olarak, unutturulmaya ve aklanmaya çalışılan bir dönemin yaşanılanlarını birinci dereceden belgeleyen ve özerk ve demokratik üniversite mücadelesinden yaşamı boyunca vazgeçmeyen sevgili Dr. Haldun Özen‘i bu yıl bu konu üzerinden anıyoruz.
Sevgili arkadaşlar,
Sevgili Haldun Özen‘i anarken onunla birlikte üniversite operasyonunu ve 1402 uygulamasını sarsılmaz azim ve iradeleri ile aşan dostlarımıza ve gerçek bilim insanlarına da sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
TMMOB ve odaları yıllardır söylüyor, bir kez daha buradan söylüyoruz: YÖK tüm kurum ve uygulamalarıyla kaldırılmalıdır. Üniversitelerarası kurul ve üniversiteler, özerk ve demokratik bir anlayış temelinde yeniden düzenlenmelidir. Üniversitelerin bütün bileşenlerinin yönetim ve karar süreçlerine katılımları güvenceye alınmalıdır. Üniversitenin üç temel bileşeni olan öğretim üyeleri, öğrenciler ve üniversite çalışanlarının üniversite yönetimine katılmaları sağlanmalıdır.
Biz, üniversiteler, üniversite bileşenlerinindir diyoruz... Biz eşit, parasız, demokratik, bilimsel eğitim istiyoruz... Biz yaşasın özerk ve demokratik üniversite mücadelesi diyoruz...
Sevgili Haldun Özen‘in şahsında selam olsun bu uğurda mücadele eden, her türlü zorluğa ve zorbalığa göğüs geren arkadaşlarımıza, dostlarımıza. Onların mücadelesi yolumuzu aydınlatıyor.
Sizler de iyi ki varsınız, iyi ki geldiniz buraya. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.


