HKMO: "KAMU İHALE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ NEYİ AMAÇLAMAKTADIR?"

16.03.2007

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası; TBMM komisyonlarında görüşülmekte olan Kamu İhale Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'yle ilgili olarak 16 Mart 2007 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

2002 yılında IMF‘nin kredi önkoşulu olarak belirlediği ve bu doğrultuda ivedilikle çıkarılan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu bir çok kez değişikliklere uğramıştır. Bu doğrultuda yapılan son çalışma da TBMM‘nin ilgili komisyonunda ele alınan "Kamu İhale Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"dir. Yabancı tekellerin önündeki engellerin kaldırılması, mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin temizlik hizmetleri ile beraber ele alınması gibi bir çok konuda tartışma konusu olan yasa, yeni bir düzenleme ile gündeme oturmaktadır.

Kamu ihale yasasında, mühendislik, mimarlık alanına yönelik olarak hizmet ve yapımla ilgili düzenlemelerde bir çok eksikliğin gündemde olduğu ve sıkıntıların yaşandığı bilinen bir gerçektir. Söz konusu bu eksikliklerin ve hatalı uygulamaların giderilmesi için TMMOB ve bileşeni Odalar ciddi çalışmalar yapmışlardır. Yapılan çalışmalar, hazırlanan görüş ve raporlar gerek Kamu İhale Kurumu‘na ve gerekse Bakanlık birimlerine iletilmiştir. 2 Şubat 2007 tarihinde TBMM Başkanlığına iletilen "Kamu İhale Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", sözü edilen ve uygulamada yaşanılan sıkıntılardan hareketle oluşturulan görüş, öneri ve raporlar yok sayılarak, dikkate alınmayarak düzenlenmiştir. Kanun teklifinde sadece siyasal iktidarın kurumun özelinde kendine göre sorun gördüğü alanlarda düzenlemeler getirmektedir.

TBMM Başkanlığı‘na sunulan, AKP tarafından atanan Kurul üyelerinin görev sürelerinin uzatılmasına yarayacak Kanun Teklifi‘nin seçim öncesinde gündeme getirilmesi, Kurul üyelerinin siyaset yasağının kaldırılması ile kişiye özgü, bağımsızlık ilkelerini yıkan bir yapının önünü açması ve Kurul‘un incelemelerinin şikayet konusu ile sınırlandırılması ile de Kurul‘un elini kolunu bağlayacak bir durumu yaratacağı nedenleri ile düşündürücüdür ve eleştirilere maruz kalacağı açıktır.

Söz konusu Yasa Teklifi aşağıdaki düzenlemeleri getirmektedir:
Öncelikle, Kanun Teklifi‘nin Genel Gerekçesinde "Kurumun ve Kurulun işleyişine ilişkin etkin ve verimli bir yapının oluşturulmasına yardımcı olmak üzere yeniden düzenlenmesi amaçlanmaktadır. ... karar mekanizmasının daha hızlı işleyebilmesi için Kurulun yedi kişiden oluşması öngörülmekte, görev süreleri düzenlenmektedir" denilmektedir. Fakat, Teklifte düzenlenen bazı maddelerin etkin ve verimli çalışma ile nasıl bağdaştırıldığına değinilmemekte, anlaşılamamaktadır. Bunların başında da Kurul üyelerinin seçilebilme şartlarından biri olan siyaset yasağının kaldırılmasına yönelik düzenleme gelmektedir. Diğer taraftan, Kurul üyelerinin görev süresinin uzatılmasının da genel gerekçedeki unsurlarla bağı açıklığa kavuşturulamamıştır. Bu düzenlemeye aşağıda ayrıntılı olarak değinilecektir.

Kurul Üye Sayısı, Görev Süresi, Seçilebilme Şartları :

- Kamu İhale Kurumu‘nun mevcut yasaya göre 10 üyesi bulunmakta, görev süreleri de beş yıl olarak belirlenmektedir. Kanun teklifi ile Kurul üye sayısı yediye düşürülmekte, görev süreleri de altı yıla çıkarılmaktadır: "Kurumun karar organı yedi üyeden oluşan Kamu İhale Kurulu‘dur.", "Kurul üyelerinin görev süresi altı yıldır."

- Diğer taraftan, başkasının süresini tamamlamak üzere seçilen üyelerin de toplamda beş yıl görev yapması öngörülmektedir. Bu düzenleme 4734‘e eklenen Geçici 8. Madde ile getirilmektedir: "..bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başka bir üyenin görev süresini tamamlamak üzere atanmış olan üyelerin görev süreleri atandıkları tarihten itibaren beş yıla tamamlanır." Mevcut yasada ise (53. madde c fıkrası 3. paragraf) boşalan kurul üyeliklerine "atanan üye, yerine atandığı üyenin görev süresini tamamlar" denilmektedir. Bu geçici madde ile AKP tarafından atanan iki üyenin - atanan üyelerden biri kurul başkanlığı görevini sürdürmektedir- Nisan‘da biten görev süreleri uzatılmaktadır.

- Mevcut yasada Kamu İhale Kurumu üyelerine siyasi faaliyet yasağı getirilmiştir. 4734 sayılı Kanun‘un 53. maddesinin c fıkrasının 2. paragrafında düzenlenen "geçmişte ve halen bir siyasi parti ile aday gösterilme dahil üyelik ve görev alma ilişkilerinin bulunmaması gerekir" hükmü Kanun Teklifi ile yürürlükten kaldırılmaktadır. Kanun Teklifi ile seçimlerde bir partiden milletvekili adayı olan ancak seçilemeyen kişilerin de Kurul üyeliğine atanabilmesinin önü açılmaktadır. Bu düzenleme Kurul üyelerinden beklenen adalet, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine bağlılık konusunda tereddütlere neden olacaktır.

- 4734 sayılı yürürlükteki yasada (53. madde c fıkrası 2. paragraf) "Kurul üyeliğine önerilecek kişilerin; kamu kurum ve kuruluşlarında en az oniki yıl hizmetinin bulunması.., Kamu İhale Mevzuatı ile açısından kanıtlanmış niteliğe ve deneyime sahip olmaları .. gerekir" denilmektedir. Kurul üyelerinin 12 yıl kamu kurum ve kuruluşlarında deneyim sahibi olması ile ilgili düzenleme şu şekilde değiştirilmektedir: "Kurumun faaliyet alanı ile ilgili konularda olmak kaydıyla kamu ve/veya özel sektörde yüksek öğrenim sonrası en az on yıl çalışmış olmak suretiyle tecrübe sahibi olması şartı aranır." Görüldüğü gibi kamuda tanımlanmış deneyim süresine özel sektördeki deneyim süresi de dahil edilmektedir. Deneyim süresi on yıla düşürülmekte ve kamu ihale mevzuatı ile ilgili kanıtlanmış kamusal alandaki deneyim ve nitelik kriterleri de ortadan kaldırılmaktadır.

Şikayetlerde Konu ile Sınırlama :

- Mevcut 4734 sayılı Kanun‘un 53. maddesinin b fıkrasının 1 nolu bendinde Kurum‘un görev ve yetkilerinden olan şikayetlerin değerlendirilmesi ile ilgili şu hüküm yer almaktadır: "ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süre içerisinde idarece yapılan işlemlerde bu Kanun ve ilgili Mevzuat hükümlerine uygun olmadığına ilişkin şikayetleri inceleyerek sonuçlandırmak." Mevcut yasaya göre Kamu İhale Kurumu itiraz edilen konu üzerinde mevzuata aykırılık içeren her hangi bir uygulama gördüğünde kapsamı genişleterek inceleme yapabilmekte ve varsa başka usulsüzlük durumu tespit ettiği takdirde dikkate almaktadır. Kanun teklifi ile ise aynı bend şu şekilde değiştirilmektedir: "ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süre içerisinde Kurum tarafından belirlenen şekil ve usul kurallarına uygun olarak yapılan itirazen şikayet başvurularını, başvuru sahibinin iddiaları ile idarenin şikayet başvurusu üzerine aldığı kararda belirtilen hususlarla sınırlı olarak inceleyerek sonuçlandırmak." Görüldüğü gibi Kanun teklifi ile Kurum‘un yalnızca usule uygun şikayetleri kabul etmesi, şikayete konu iş ve işlemleri başvuru sahibinin iddiaları ile bu iddialara karşı idarece verilen kararlar ile sınırlı olmak üzere incelemesi öngörülmektedir. Kurum, inceleme esnasında şikayet konusu dışında mevzuata aykırı her hangi bir husus ya da bir usulsüzlük ile karşılaşsa dahi inceleme yapamayacaktır. Bunun yanında Kanun Teklifi ile şikayetlerin reddedilmesi mekanizması oluşturulmaktadır: "itirazen şikayet başvurularının; Kurum tarafından belirlenen şekil ve usul kurallarına uygun olmaması... hallerinde başvuru reddedilir."

Arsa Temini, Mülkiyet ve Kamulaştırma

- Yapım işlerinde arsa temini, mülkiyet ve kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması koşulunun aranmayacağı alanlara, içmesuyu isale hattı, enerji nakil hattı, devlet karayolu, demir yolu, liman ve havaalanı projeleri de eklemlenmiştir. Mülkiyet Medeni Kanunun temelini oluşturmaktadır. Kamulaştırma işlemlerinde yaşanılan sıkıntılar nedeniyle Kamulaştırma Kanununda 2001 yılında değişikliğe gidilmiştir. Bu değişiklikle yurttaşın mülkiyet hakkı üzerindeki işlemlerde yurttaş hakkının önemi üzerinde durulmuştur. Kamu İhale Yasasında yapılacak bu değişiklikle yurttaşın önceki yıllarda yaşayacağı mağduriyet yine gündeme gelebilecektir. Sınırlı tutulan bu alan genişletilmiştir.

Sonuç yerine;

Yukarıda da değinildiği gibi Kamu İhale Kanunu‘nda, Kamu İhale Kurumu‘nun yetkisi, görev alanı, Kurul‘un üye sayısı, görev süresi ve seçilme şartları gibi çeşitli konularda değişikliklere gidilmek istenmektedir. Yürürlüğe girdiği günden bu yana tartışmaların ve değişikliklerin odağı olan Kamu İhale Kanunu‘nda olması gereken, TMMOB ve Oda bileşenleri ile diğer kurum ve kuruluşlarca ayrıntılı olarak yapılan çalışmalar ve oluşturulan raporlar doğrultusunda değişikliklerin gündeme getirilmesidir. Burada temel sorun 4734 sayılı Kamu İhale Yasası ile getirilen düzenlemeyle kamu ihalelerine uluslararası şirketlerin katılmalarının önünün açılmasıdır. Bu süreç maalesef ülkemizde artık hayat bulmuştur. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte mühendislik ve mimarlık alanlarına, meslek alanlarımıza müdahaleler gündeme gelmektedir. Kamu ihalelerinde mühendislik ve mimarlık hizmetlerine yönelik yanlış ve hatalı uygulamalar ülke coğrafyasının her hangi bir bölgesinde her an gündeme gelebilmektedir. Diğer yandan basına yansıyan ve gündemde yer tutan ihalelerdeki yolsuzluklar, adam kayırmalar ve usulsüz uygulamalara mutlaka ortadan kaldırılmalıdır. Kamu ihalelerinde bağımsızlık, tarafsızlık, şeffaflık, mühendislik ve mimarlık ilkelerine uygun, bilimsel verilere dayalı ve teknolojik gelişmelere paralel çağdaş, standart ve normlarda bir üretim süreci yaratılmalıdır. Bu nedenle her türlü mevzuat düzenlemelerinde siyasi kaygılar uzak tutulmalıdır. Temel yaklaşım kamu yararı, yurttaş ve halkın mutluluğu ilkesinin öne çıkarılmasıdır. Yasa tasarısı ile özellikle kamuda deneyim zorunluluğunun kaldırılması ve piyasa mantığının devreye girmesiyle bu alanın hem siyasallaştırılması hem de ticarileştirilmesi gündeme gelebilecektir. Kamu değil piyasa mantığı egemen olacaktır.

Türkiye, ne yazık ki siyasal iktidarın kişilere özgü, iktidarı korumaya yönelik düzenleme girişimleri ile dünya yolsuzluk algılama endeksinde 146 ülke arasında en az yolsuzluk olan ülkeler sıralamasında 60. sıralarda gezinmeye ve diğer taraftan da yolsuzluk ve yoksulluğun en önemli problemler olarak gündemin baş sıralarında yer almaya devam edeceği açıktır.

TMMOB
HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
ANKARA