HKMO: KENDİ MÜHENDİS VE MİMARINI YOK SAYAN BİR ANLAYIŞLA NE YAPILMAK İSTENMEKTEDİR?

23.05.2007

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, 22 Mayıs 2007 tarihinde "Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısı"yla ilgili bir basın açıklaması yaptı.

Ülkemizde bugün ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel, toplumsal ve diğer tüm alanlarda yaşanılmakta olan olumsuz gelişmelerin kırılma noktası olan 24 Ocak 1980 ekonomik kararları, siyasal iktidarlarca her geçen gün adım adım hayata geçirilmektedir. Bu süreçle birlikte Türkiye‘nin hem ekonomik hem de siyasi alanda ipotek altına alındığı görülmektedir. Yeni dünya düzeni ve küreselleşme sloganları ile yola çıkılarak halkımız ve kamuoyunu yanıltarak başta özelleştirmeler olmak üzere bir çok alanda, emperyalizmin unsurları olan IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü gibi kuruluşların direktifleri doğrultusunda yapısal değişiklikler yapılmaktadır. Eğitimde, sağlıkta, enerjide, haberleşmede, hayvancılıkta, tarımda, yabancıların mülk ediniminde, yerel yönetimlerde kısaca her alanda gerçekleştirilmekte olan yapısal değişikliklere bir yenisi daha eklenmek isteniyor. "Yabancıların Çalışma İzni Kanunu"nda değişiklik yapılarak Mühendis ve Mimarların geleceği karartılmak isteniyor.

17 Mayıs 2006 tarihinde Meclis Başkanlığına sunulan 2003 yılında çıkarılan 4817 sayılı "Yabancıların Çalışma İzni Kanunu"na değişiklik getiren Kanun tasarısı Meclis Gündemine alınmıştır. Meclis Başkanlığı‘na iletildiği tarihten bu güne hakkında tartışmaların eksik olmadığı Kanun Tasarısının seçim öncesi, meşruiyet tartışmalarının döndüğü bir dönemde gündeme alınması endişeleri artırmaktadır.

Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun Tasarısının kamuoyunda halen tartışma yarattığı, üzerinde mutabakata varılmadığı ve en önemlisi tasarının doğrudan konusunu oluşturan alanın sahipleri tarafından sakıncaların dile getirildiği akılda tutulmalıdır. Tasarı, seçime gidilen bir dönemde tartışmaya açılmadan, meslek odalarının görüş, öneri ve tespitlerini dikkate almadan, gündeme getirilen sakıncaları görmezlikten gelen bir anlayışla ve telaşla aradan çıkarılmak istenmektedir. Yaşam alanlarımızı ve geleceğimizi doğrudan etkileyecek olan bu yasal düzenlemede biz mühendis ve mimarları yok sayan yaklaşımı anlamak olanaklı değildir. TMMOB‘nin ve Odamızın da bu konuda rapor haline getirdiği görüşler, TBMM ve kamuoyu ile paylaşılmış fakat hükümet tarafından ne yazıkki dikkate alınmamıştır.

Bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki alanlarını doğrudan ilgilendiren bir konuda yapılacak yasa değişiklikleri mesleki ve yaşam alanlarımıza ipotek koyan bir anlayışı ortaya koyacaktır. Zaten gündemde olan işsizlik, kanunlar arasında çatışma, Anayasal kurum/kuruluşların görev ve yetkilerinin baypas edilmesi, yurdun insanının aleyhine imtiyazlı çalışanlar grubu oluşturulması gibi sorunlar had safhaya çıkacaktır. Ülkemizde yeterince mühendis ve mimar mevcut iken kendi mühendis ve mimarının aleyhine eşitsizlik yaratacak olan bu Kanun Tasarısı 25 yıldan fazla bir süredir devam eden küresel saldırının bir parçası olarak görülmeli ve bu yurdun sosyo-ekonomik yapısını değiştirecek, geleceğimiz ile ilgili bir düzenleme olduğu gözden ırak tutulmamalıdır. Dönemlik uygulamalar olmayan bu yasama faaliyetlerinin, geleceğimizi derinden etkileyeceği asla unutulmamalıdır.

Siyasal iktidara bir kez daha hatırlatmak isteriz ki, hükümetler, kendi oy tabanının ve sermaye tekellerinin değil, tüm halkın iktidarıdır ve tüm halka karşı sorumludur, bu nedenle de tüm halkın ve ülkemizin çıkarları ve mutluluğu söz konusudur. Siyasal iktidar, seçime giden bir dönemde, tartışmalara kulaklarını kapatarak, geleceğimizi ipotek altına alan yasama faaliyetlerini zorlama bir sürede aradan çıkarma amacıyla hareket etmemelidir.
Hiçbir kimse ve kurumun demokrasiyi kendi çıkarları yönünde kullanmaya hakkı olmadığı bilinen bir kabuldür. "Demokrasi" muayyen durumlarda kullanılacak bir kalkan değildir. Demokrasi, çoğunluğun azınlığa tahakkümü olamayacağı gibi, iktidara kadar bir yol da değildir.

Biz mühendis ve mimarlar, bilimi, tekniği ve mühendisliği ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için, kamunun ve halkın refahı için her alanda kullanmaya inançlı ve kararlıyız. Mühendisleri ve mimarları yok sayan bir anlayış, bu ülkenin gelişmesini, kalkınmasını, özgürleşmesini, bağımsızlığını yok sayan dar bir anlayışla paralellik içerisinde olduğu tartışmasız olarak görülmektedir.

Tasarının TBMM Başkanlığına geliş tarihinden itibaren, Anayasal bir kuruluş olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği olarak dile getirdiğimiz görüş, tespit, öneri ve endişelerimizi 22 Mayıs 2007‘de Meclis‘e tekrar hatırlatma gereği ile birlikte olacağız. TMMOB‘nin örgütlülüğü ile meslek alanımıza doğrudan müdahaleyi öngören bu yasa tasarı hakkında başta ülkemizin geleceği olmak üzere üyelerimizin haklarının korunması, halkımızın endişelerinin dile getirilmesi ve bu konuda ilgililerin göreve çağrılması sorumluluğundan hareketle siyasal iktidarı bir kez daha duyarlı olması konusunda uyarıyoruz!

TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI