İMO: "KAMU İHALE SİSTEMİ DEMOKRATİKLEŞTİRİLMELİDİR"
İnşaat Mühendisleri Odası, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile ilgili olarak 16 Mart 2007 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu‘nun, Kamu İhale Kurulu‘nun işleyişini düzenleyen 53. maddesinin değiştirilmesini hedefleyen yasa değişikliği teklifi iktidar partisi tarafından TBMM‘ye getirilmiş, hemen her kanun teklifinde olduğu gibi konunun muhataplarının görüşü alınmadan alt komisyondan geçirilmiştir. İktidar partisi tarafından değişikliğin, kurulun daha etkin ve verimli çalışmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirildiği ifade edilmiştir.
Teklif edilen değişikliklerin gerçekleşmesi halinde, kamu ihale sisteminde önüne geçilmesi mümkün olmayan olumsuzluklar ortaya çıkacaktır. Kamu ihale sisteminin mevcut durumunda elbette değişmesi gereken yönler bulunmaktadır ancak kanun değişikliği olumsuzlukların önüne geçecek değil, derinleştirecek özellikler taşımaktadır.
Kamu İhale Kurulu‘nun etkin ve verimli çalışmasını sağlamanın kurul üyelerinin sayısı, görev süresi gibi teknik sayılabilecek değişikliklerle bir ilişkisi bulunmamaktadır. Teknik değişikliklerden daha çok ülkemizin ihtiyacı, kamu ihale sürecinin demokratikleştirilmesi, saydamlık ve şeffaflık ilkesinin kurulların işleyişi de dahil olmak üzere tüm sistemde hakim kılınması, kamuya güveni pekiştirecek bir öze kavuşmasıdır. Bu açık olduğu halde AKP iktidarının kurul üye sayısı, görev süresi gibi hükümlerde değişikliğe gitmek istemesi, farklı kaygılar taşındığının göstergesi sayılmalıdır.
İnşaat Mühendisleri Odası olarak, 53. maddede yapılmak istenen değişikliklerle ilgili görüşlerimizi şu şekilde özetleyebiliriz:
- Bilindiği gibi ihale, hazırlık, uygulama, denetim sürecinin önemli unsurlarından birisi de mühendis ve mimarlardır. Mühendis ve mimarların üyesi bulunduğu meslek örgütü TMMOB ise kurulda temsil edilmemektedir. Bu duruma son verilmeli, kurulda TMMOB temsilcisi yer almalıdır.
- Kurulda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği‘yle birlikte Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu da yer almaktadır. Kamu adına yapılan alımları düzenleyen bir kurumun yetkili kurulunda TİSK gibi kamunun değil, üyelerinin yararını gözetmekle yükümlü bir kuruluşun olması yadırgatıcıdır. TİSK‘in üyeliğine son verilmelidir.
- Kurulun üye sayısını 10‘dan yediye düşürecek öneriden vazgeçilmeli, üye sayısı değişmemelidir.
- Kurul üyelerinin kurumsal kimlikleri korunmalıdır. Temsilci göndererek mevcut kurulu oluşturan kurumların süreçteki varlığı işlevselliği sağlamakta ve denetim mekanizmasını harekete geçirmektedir.
- Mevcut yasada toplanma ve karar alma yeter sayıları ile ilgili hükümlerin değiştirmesini öneren değişikliklerin gerçekleşmesi halinde, karar alma sürecinin demokratik olma özelliği ortadan kalkacaktır. Bu durumun keyfiyete yol açması kaçınılmazdır.
- Özellikle "izin, rapor veya görevlendirme hallerinde en az beş üyeyle toplanabilir. Ancak boşalan üyelikler nedeniyle üye sayısının beşin altına düştüğü durumda, atama yapılıncaya kadar, mevcut üyelerin tamamıyla toplanır ve çoğunlukla karar alır" şeklindeki değişiklik gerçekleşirse, kurulun üç kişiyle toplanması ve iki oyla karar alınmasına olanak tanıyan bir işleyiş getirilmiş olacaktır ki, bunun demokratik sayılması mümkün değildir.
- Görev süresi biten kurul üyelerinin yerlerine yeni üye atanana kadar görevlerine devam etmesini sağlayacak bir düzenleme getirilmelidir.


