İNSANLIK İÇİN KÜRESEL KADIN ŞARTI'NIN, 8 MART 2005'DE BAŞLAYAN DÜNYA YÜRÜYÜŞÜ 17 EKİM 2005'DE SONA ERDİ

18.10.2005

İnsanlık için Küresel Kadın Şartının 8 Mart 2005 tarihinde başlayan yürüyüşü 17 Ekim'de yapılan etkinliklerle sona erdi.

Dünya Kadın Yürüyüşü, 163 ülkeden 5500 kadın grubundan oluşan küresel bir feminist eylem ağıdır. Dünya Kadın Yürüyüşü, yoksulluğa ve kadına yönelik şiddete son vermek için mücadele ediyor.

10 Aralık 2004 tarihinde kabul edilen İnsanlık için Küresel Kadın Şartı, sömürünün, ezilmenin, savaşı ve fetihleri besleyen tahakkümün olmadığı bir dünya inşa etme önerisidir. Bu dünya, özgürlük, eşitlik, dayanışma, adalet ve barış değerleri üzerine kurulacaktır.

Şart beraberinde Küresel Dayanışma Yorganıyla birlikte 8 Mart -17 Ekim 2005 tarihleri arasında aşağıdaki ülkeleri dolaştı. Binlerce kadın İnsanlık için Küresel Kadın Şartı‘nın kendi ülkelerinden geçişini kutladı. Şart ve Yorganı kadınlar bir ülkeden diğerine götürerek elden ele iletti.

Amerika Kıtaları :
Brezilya, 8 -11 Mart
Brezilya, Arjantin, Uruguay sınırı 12 Mart
Arjantin, 13 -14 Mart
Bolivya, 15 - 19 Mart
Peru, 20 - 24 Mart
Ekvator, 29 - 31 Mart
Kolombiya, 1 - 3 Nisan
Trinidad ve Tobago, 4 - 6 Nisan
Haiti, 7 - 9 Nisan
Küba, 10 -12 Nisan
Honduras, 13 - 16 Nisan
Salvador, 17 - 20 Nisan
Meksika, 21 - 26 Nisan
Meksika - Birleşik Devletler sınırı 27 Nisan
Amerika Birleşik Devletleri, Nisan 28 - 30
Kanada, 1 - 5 Mayıs
Kebek, 6 - 8 Mayıs

Avrupa:
Türkiye/Yunanistan, 9 -12 Mayıs
İtalya, 13 - 14 Mayıs
Portekiz, 15 - 19 Mayıs
Galiçya, 20 - 23 Mayıs
Bask Ülkesi, 24 - 27 Mayıs
Fransa, 28 - 29 Mayıs
Belçika, 30 - 31 Mayıs
Hollanda, Haziran 1 - 3
Danimarka-İsveç, 4 - 5 Haziran
Romanya, 6 - 8 Haziran
Bulgaristan, 9 - 11 Haziran
İsviçre, 12 - 15 Haziran
Kastil-Katalonya, 16 -19 Haziran

Okyanusya ve Asya:
Yeni-Kaledonya, 20 - 24 Haziran
Avusturalya, 25 - 29 Haziran
Japonya, 30 Haziran - 2 Temmuz
Güney Kore, 3 - 5 Temmuz
Filipinler, 6- 9 Temmuz
Laos, 10 - 12 Temmuz
Tayland/Burma, 13 - 16 Temmuz
Hindistan, 17 - 23 Temmuz
Pakistan, 24 - 27 Temmuz
Azerbaycan, 28 - 30 Temmuz

Orta Doğu ve Magrep:
Lübnan 31 Temmuz - 2 Ağustos
Ürdün, 3 - 4 Ağustos
Tunus, 5 - 7 Ağustos
Israil 8 - 10 Ağustos

Afrika:
Sudan, 4 - 6 Eylül
Uganda, 7 -10 Eylül
Afrika Büyük Göller 11 - 17 Eylül
Mozambik, 18 - 21 Eylül
Güney Afrika, 22 - 24 Eylül
Kamerun, 25 - 28 Eylül
Nijer-Benin, 29 Eylül - 3 Ekim
Gine , 4 - 7 Ekim
Senegal, 8 -10 Ekim
Burkina Faso, 15 - 17 Ekim

Barış; Dünya Yürüyüşü süresince özellikle Kolombiya‘da, Rum ve Türk kadınlarının ortak eylem yaptığı Kıbrıs‘da, kadınların ülkelerinin yeniden militerleşmesine karşı çıktığı Japonya‘da, Ramallah‘da Women in Black‘in Konferansına katılan kadınların Filistinlilerle buluştuğu Orta Doğuda yapılan yürüyüşler sırasında merkezi öneme sahip bir değer olarak vurgulandı.

Yürüyüş boyunca, Dünya Yürüyüşü‘ne mensup kadınlar devlet yetkililerinin ve kamuoyunun dikkatini Şart‘ın içeriğine çekti. Kadınlar ayrıca Şart‘taki değerleri betimleyen kare yorgan motiflerini birleştirerek dev bir kırkyama yorgan oluşturdu. Bu kırkyama dayanışma yorganı, 17 Ekim‘de Burkina Faso‘nun başkenti Ouagadougou‘da törenle kamuoyuna gösterildi.

Aynı zamanda 17 Ekim‘de, birbirini izleyen zaman dilimlerinde sırayla, yani Okyanusya‘dan başlayarak Amerika Kıtalarına kadar, kadınlar öğle vakti (12:00-13:00) eylem yaparak 24 saat feminist dayanışma gerçekleştirdiler.

Dünya Kadın Yürüyüşü‘nün Türkiye ayağında da TMMOB‘nin de içinde yer aldığı platform tarafından 15-16-17 Ekim 2005 tarihlerinde etkinlikler gerçekleştirildi.

15 Ekim 2005 - Cumartesi

Etkinlikler, Saat 11.00 de Mimarlar Odası‘nda yapılan basın açıklaması ile başladı. Açıklamanın ardından Saat 12.00 de Dünya Kadın Yürüyüşü Platformu standları açıldı. Kadınlardan standa asılan tuale kendilerini anlatan renklerle çizim yapmaları istendi. Sanatçı Cevahir ve Gülay şarkıları ve türküleriyle etkinlikte yer aldılar. Etkinliklerin ilk günü ODTÜ Kadın Tiyatro Grubu gösterisiyle sona erdi.

15 Ekim 2005 tarihli Basın Açıklaması Metni

17 Ekim 2005: 24 Saat Feminist Dayanışma için saat 12:00-13:00 arasında sokaklardayız!

Özgürlük, eşitlik, dayanışma, adalet ve barış değerlerini temel alan bir dünya kurma önerimizin somut ifadesi olan İnsanlık için Küresel Kadın Şartı, 8 Mart‘ta Brezilya‘da başlattığı dünya yürüyüşünün son noktası olan Burkina Faso‘ya doğru ilerliyor. Küresel Kadın Şartı, kadınların bir ülkeden diğerine iletmesiyle 55 ülkeden geçti. Yürüyüş sırasında kadınlar Şartın içeriğini anlatan motiflerden bir Dayanışma Yorganı diktiler.

Uluslararası Yoksullukla Mücadele Günü olan 17 Ekim‘de, Dünya Kadın Yürüyüşü‘ne üye 163 ülkeden 5500 kadın grubu 24 saat feminist dayanışma adlı eylemle dünyanın etrafında daire çizerek güneşi takip edeceklerdir. Öğle vakti gezegenimizdeki bütün zaman dilimlerinde, İnsanlık için Küresel Kadın Şartı ile içerdiği değerleri, eşitlik, özgürlük, adalet, barış ve dayanışmayı desteklediğimizi göstermek için sokaklara çıkacağız.
Bir zaman diliminden diğerine birer saat süren eylem dalgası 24 saat boyunca dünyanın etrafını dolanacaktır. Pasifik Adalarında (Yeni Kaledonya‘da) başlayacak; Asya, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa‘da aynı anda sürecek ve Amerika Kıtaları‘nda sona erecektir. Böylece, 24 saat içinde taleplerimizle gezegenin etrafında dolaşarak farklılıklarımızla ve benzerliklerimizle birleştiğimizi göstereceğiz.
Biz Türkiye‘de Dünya Kadın Yürüyüşü üyesi olan kadınlar 17 Ekim 2005 Pazartesi günü saat 12:00-13:00 arasında aşağıdaki eylemler yoluyla kendi zaman dilimimizde dayanışmaya katılacağız:

Ankara: saat 12:00‘de Yüksel Caddesinde İnsan Hakları Anıtı önünde toplanarak taleplerimize duyarsız kalan TBMM‘ne yürüyeceğiz.

İstanbul: saat 12:00‘de Kadıköy‘de Haydarpaşa Vapur İskelesi çıkışındaki Et-Balık Kurumu önünde toplanıp bir basın açıklaması ile gerçekleştireceğiz.

İzmir: saat 12:00-13:00 arasında Konak Meydanında balonlu trampetli dayanışma eylemi gerçekleştireceğiz.

16 Ekim 2005 - Pazar

Etkinlik Saat 14.00‘da Mamak Tek Mezar Parkında Mamaklı kadınların gecekondu yıkımları ve ekonomik sıkıntılarını anlatan konuşmalarıyla başladı. Konuşmaların ardından Mamak Halkevi kadınlarının oluşturmuş olduğu halkoyunları ekibi, Pir Sultan Abdal Derneği Mamak Şubesinin Halkoyunları ve Semah ekibi gösterilerini sundular. Etkinlik halaylarla ve zılgıtlarla coşku içinde geçen müzik dinletisinin ardından ODTÜ Kadın Tiyatro Grubunun hazırlamış olduğu tiyatro gösterisiyle sona erdi.

17 Ekim 2005 - Pazartesi

İnsanlık için Küresel Kadın Şartı‘nın, 8 Mart 2005 tarihinde başlayan Dünya Yürüyüşü sona ermesi nedeniyle yapılan etkinliklerin son gününde kadınlar taleplerini dile getirmek için Saat 12.00 de Yüksel caddesinde toplanarak TBMM‘ne yürüdüler. TBMM‘nin Dikmen kapısı önünde bir basın açıklaması yapıldı.

17 Ekim 2005 tarihli Basın Açıklaması

17 Ekim: Güneşin Peşinde 24 Saat Feminist Dayanışma!
Bugün Uluslararası Yoksullukla Mücadele Günü‘nde, İnsanlık için Küresel Kadın Şartı‘nın 8 Mart‘ta Brezilya‘da başlayan ve 55 ülkeden geçen Dünya Yürüyüşü son noktası Burkina Faso&‘ya ulaştı. Yürüyüşün final noktası olarak Burkina Faso‘yu seçtik; çünkü, yeryüzünün en yoksul ülkesidir; çünkü, orada yaşayan kadınlar, kadın sünneti, erken evlendirme ve çok-eşlilik gibi özel şiddet biçimlerini yaşamaktadır.

Dünya eylemlerimizi Afrika‘da sona erdirerek aynı zamanda kadınların her yerde daha çok yoksullaşmasından sorumlu neo-liberalizme ve serbest ticaret anlaşmalarına karşı verdiğimiz kararlı ve istikrarlı mücadelemize vurgu yapmak istiyoruz. Yoksul ülkelerinin borçlarının iptalini talep ediyoruz. Başta Ortadoğu olmak üzere bütün dünyayı kasıp kavuran savaşlara karşı, barış için çalışıyoruz. Kadına yönelik şiddete, özellikle geleneklerce uygun görülen şiddet biçimlerine "HAYIR!" diyoruz.

Bir zaman diliminden diğerine birer saat süren eylem dalgası 24 saat boyunca dünyanın etrafını dolanacaktır. Böylece, 24 saat içinde taleplerimizle gezegenin etrafında dolaşarak farklılıklarımızla ve benzerliklerimizle birleştiğimizi gösterecek; eşitlik, özgürlük, dayanışma, adalet ve barış değerleri üzerine kurulu bir dünya yaratma kararlılığımızı göstereceğiz.
Ülkemizde de Kadın-Erkek Eşitsizliği Derinleşiyor
Toplumsal adaletsizliğin günden güne arttığı ülkemizde kadın-erkek eşitsizliği daha da derinleşmektedir. Devletin neoliberal ve erkek egemen politikaları sonucu kadınları tamamen ekonomik, toplumsal ve siyasal yaşamın kıyısına itmektedir.

Eğitimde Eşitsizlik
Milli Eğitim Bakanlığı, 2001-2002 öğretim yılında, ilköğretim çağındaki 152 bin kız çocuğunun okula gönderilmediğini açıklamıştır. İlköğretim çağında okula gidemeyen kız çocuğu sayısı adeta kartopu gibi katlanarak 2003-2004 öğretim yılında 640 bine çıkmıştır. 15 yaş ve üstü kadınların % 22.8 i hala okuma yazma bilmiyor.Oysa Türkiye Pekin Konferansında 2000 yılına kadar kadın okuryazarlığını %100‘e çıkarmayı taahhüt eden ülkeler arasında yer aldı.

Kadınlar Siyasette Temsil Edilmiyor
Parlamentoda 2002 Genel Seçimi sonucu kadın temsil oranı % 4,36. Bu kadın temsil oranıyla, Türkiye 119 ülke arasında 103. sıradadır. Yerel meclislerde ise durum daha vahimdir. Siyasi Partiler ve Seçim Yasaları kadın erkek eşitliğini sağlamaya yönelik herhangi bir geçici özel önlem içermemektedir.

İşgücüne Katılım Düşmeye Devam Ediyor
Türkiye‘de 15 yaşından büyük kadın nüfusun işgücüne katılma oranı erkeklerin yaklaşık yarısı kadardır. Bu fark, cins ayrımcılığının ne denli ciddi olduğunu göstermektedir. Kadının işgücüne katılım oranı 1980lerde %40 iken, şimdi dramatik biçimde % 23‘e düşmüştür. Ayrıca ev-içi emek işgücü dışında tanımlandığından, 12 milyonu aşkın ev kadını işgücünün tamamen dışında görülmektedir. İşe en son alınan ve kriz dönemlerinde işten ilk çıkarılan kadınlar, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin doğrudan mağdurlarıdır.

Şiddet: Onurlu Yaşam Hakkının İhlali
Basına yansıyan namus cinayetinden ölen kadın sayısı, son yıllarda da artmıştır. Kadınların %57‘si şiddete uğramaktadır ve bu oran Türkiye‘yi dünyada en fazla kadının şiddete uğradığı ülkelerden birisi yapıyor.

Ayırımcılık Sürüyor
Cinsiyete dayalı ayrımcılığın sona erdirilmesi bir devlet politikası haline gelmemiştir. Kadının yasal haklarının tanınmasını ve ayrımcılığın önlenmesini içeren her yasal düzenleme, özellikle siyasi iradenin direnciyle karşılaşmaktadır. Tecavüz ve taciz her alanda kadınları tehdit ederek yaşam alanlarını sınırlamaktadır.

Eşit, Özgür, Adil, Dayanışmacı Ve Barışçıl Bir Ülke Yaratmak İçin
Kadın istihdamını artırmaya yönelik bir istihdam politikası oluşturulmalı; işe alınmada, yükselme ve terfilerde olumlu ayırımcılık uygulanmalıdır.
Devlet Pekin ve Pekin+5 taahhütlerini yerine getirmeli; eğitimde yaşanan kadın-erkek eşitsizliğini giderecek köklü değişiklikler yapmalıdır.
"Geçici özel önlemlerin ayrımcılık sayılmayacağı" şeklinde Anayasa değişikliği yapılmalı, eşitlik çerçeve yasası oluşturulmalıdır.
Siyasi Partiler ve Seçim Kanunları başta olmak üzere, kadınların ayrımcılıktan korunmasını öngören kota vb düzenlemelerle diğer geçici özel önlemlerin hızla alınması yani bir cinsin en az %30 temsil ve katılımının zorunlu tutulması gerekmektedir,
Hükümet, kadınlara yönelik tüm şiddet eylemlerini kınanması, yasaklanması ve önlenmesi, tüm şiddet vakalarının soruşturması ve faillerinin uluslararası adil yargılanma standartlarına uygun olarak adalet önüne çıkarılması, keza kurbanlara tazminat sağlamayı amaçlayan tüm uluslararası ve bölgesel anlaşmaları, bildirgeleri, kararları ve tavsiyeleri tam olarak ve hızla uygulamaya geçirmek için gerekli önlemleri almalıdır.
İşkence ile aşağılayıcı ve küçük düşürücü muamele, cinsel şiddet, tecavüz, kadın ticareti insanlığa karşı işlenmiş suçlar olarak kabul edilmeli ve failleri cezasız bırakılmamalıdır.
Cinsel yönelimleri yok sayılan, şiddete uğrayan, ezilen, kendilerini ifade etme alanları oluşturulmasına izin verilmeyen eşcinsellerin kendilerini var etme özgürlüklerinin ellerinden alınmasına ve cinsel yönelimleri dolayısıyla ayrımcılığa uğramalarına karşıyız.
Borç ödemeleri eğitim ve sağlık harcamalarının toplamının iki katından daha fazladır. (Eğitim harcamaları: % 3.5, Sağlık harcamaları: % 3.6, Askeri harcamalar: % 4.9, Borç ödemeleri: % 15.2) IMF ve Dünya Bankası programlarından vazgeçerek; yoksulları ve kadınları hedefleyen sosyal bir program yürürlüğe konmalıdır. Başta eğitim ve sağlık olmak üzere ücretsiz, nitelikli kamu hizmetlerinden herkesin eşit olarak yararlanması sağlanmalıdır.
Savaş, işgal ve çatışma ortamlarının kadınları daha fazla etkilendiği gerçeğinden hareketle ABD‘nin Ortadoğu‘daki işgal politikalarına karşı çıkılmalı ve ülkemiz, hiçbir biçimde işgalin ve olası çatışmaların bir parçası olmamalıdır.
Ülkemizde yükselen şovenizm ve Kürt kadınlarının ayrıca ulusal kimliğinden kaynaklı yaşadığı sorunların çözümü için biz de kadınların birlikte barış mücadelesini yükselteceğiz.

17 Ekim vesilesiyle Yeni Kaledonya‘dan Burkina Faso‘ya kadar eşitlik, özgürlük, dayanışma, adalet ve barışa dayalı bir dünya kurmak için sokaklara çıkan kadınları, ABD‘de savaş karşıtı mücadelenin ön saflarında yer alan Cindy Sheehan‘ı, Iraklı ve Filistinli kız kardeşlerimizi ve uzun süredir şiddetsiz sömürüsüz savaşsız bir dünya kurmak için direnen ve mücadele eden kadınları selamlıyoruz.

KADININ İSYANI DA ÖFKESİ DE DÜNYAYI TERSİNE DÖNDÜRECEK KADAR KARARLI VE GÜÇLÜDÜR!